Vergi Hukuku

Vergi Davalarında Anayasa Mahkemesine Yargılamanın Yenilenmesi Kapsamında Bireysel Başvuru Süreci Nasıldır?

vergi-davalarinda-anayasa-mahkemesine-yargilamanin-yenilenmesi-kapsaminda-bireysel-basvuru-sureci-nasildir

Vergi Davalarında Anayasa Mahkemesine Yargılamanın Yenilenmesi Kapsamında Bireysel Başvuru Süreci Nasıldır? 

Bireysel başvuru hakkı, Anayasa Mahkemesine gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerinin hak ve özgürlüklerinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılan ve ihlalin giderilmesini amaçlayan Anayasa tarafından kişilere tanınan bir haktır. Başvuru koşulları ise şöyledir; öncelikle konu ile ilgili kanunda öngörülen tüm başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekmektedir. Başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün içerisinde başvuru yapılması gerekmektedir. Eğer başvuracak kişinin bir mazereti varsa mazeretin ortadan kalkmasından itibaren mazeret sebebini de bildirir şekilde 15 gün içerisinde başvurularını yapmalıdırlar. Bu durumda mahkeme önce mazeretin geçerli olup olmadığın inceler ve geçersiz ise başvuruyu reddeder. Başvuru dilekçesi kanunda aranan şartları sağlamak zorundadır, aksi halde başvuru reddedilecektir.

Başvuru şartları sağlandıktan ve başvuru harcı ödendikten sonra mahkemece başvuru incelenecektir. İddia edildiği gibi bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğine ve bir hak ihlal edildiyse de o ihlalin nasıl kaldırılacağı incelenir.  Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamaz, idari eylem ve işlem yerine geçebilecek kararlar tesis edemez. (6216 sayılı kanun madde 50/1) Başvuru eksiksiz olarak yapıldıktan sonra esas yönünden incelemeye geçilir. Başvuran kişinin hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verilir. Eğer ihlal durumu varsa ihlalin giderilmesi için yapılması gerekenler belirlenir.(Tüzük 79/1-a) İhlalin giderilmesi noktasında mahkemenin alabileceği kararlar şunlardır;

  • Mahkemece tespit edilen ihlal eğer bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa, yeniden yargılamanın yapılabilmesi için dosya ilgili mahkemeye gönderilecektir. Dosya ilgili mahkemeye geri döndükten sonra mahkemenin ihlal konusuyla alakalı yeniden yargılama yapması gerekmektedir.(6216 sayılı kanun madde 50) ihlalin oluştuğu yere göre bu mahkeme Vergi Mahkemesi, Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın ilgili vergi dairesi veya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu olabilir.
  • Dosya yeniden yargılama yapması için kendisine gönderilen mahkeme yeniden yargılama yapar, bu aşamadan sonra mahkeme ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar vermek zorundadır. Bu karar dosya üzerinden verilir.
  • Yeniden yargılama yapılmasına gerek olmayan hallerde Anayasa Mahkemesi başvuran kişi lehine tazminata hükmedebilecektir. Maddi veya manevi tazminata hükmedilebilmesi için zarar ile kamunun sebep olduğu ihlal arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir.

Mahkeme talebi yerinde görürse eğer yargılamanın yenilenmesi dilekçesi karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı tarafın bu dilekçeye 30 gün içerisinde cevap vermesi gerekmektedir. Bu aşamadan sonra dosya tekemmül etmiş (dosyada eksik kalmamak) sayılır.  Ardından ise mahkeme esastan yargılamayı yapar ve ihlal olup olmadığına karar verir, ihlalin oluşması durumunda bunun nasıl giderileceğinin tespitini yapar. İhlalin mahiyetine göre yeniden yargılamaya eğer şartları mevcutsa tazminata hükmeder.

Anayasa Mahkemesi kesilmiş vergi ve para cezasının tazminat olarak başvurana ödenmesine karar vermesi halinde, ödenmesine hükmedilen bu tazminata tahsil tarihinden itibaren yasal faiz uygulanır. 

SONUÇ:

Sonuç olarak vergisel bir işleme karşı yeniden yargılama kararı verilebilmesi için idari başvurulardan sonuç alınamaması halinde, vergi mahkemesinde dava açıldıktan sonra olumsuz sonuç alınması halinde ardından ise ihlal konusuna göre itiraz veya temyiz yolları sonrasında yine olumsuz sonuç alınması halinde kararın düzeltilmesi yolu tüketilmelidir. Vergisel uyuşmazlık eğer ceza mahkemelerinin görevine giriyorsa Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’ın da uyuşmazlık konusunda olumsuz karar vermiş olması gereklidir.  Ceza yargılamasında kararın düzeltilmesi yolu yoktur. Kamu gücü karşısında güçsüz durumda bulunan vergi ödevlilerinin haklarının korunması diğer tüm haklarda olduğu gibi önemlidir ve iddia konusunun vergisel ihlallere dönüşmesini engellemek hukuk devletinin gereğidir. Devletler egemenlik güçlerine dayanarak vergi almaktadır ve bu egemenliğin kaynağı Anayasadır. Anayasa madde 73 gereğince vergilendirme yapılırken kanunilik, eşitlik, malî güç ve vergi yükünün dengeli ve adaletli dağılımı ilkeleri esas alınarak düzenlenmiştir. Bu sebeple bu ilkelere uymayan vergilendirmelere karşı tüm kanun yolları tüketildikten sonra ihlal hala devam ediyorsa Anayasa mahkemesine bireysel başvuru devreye girer ve vergilendirme yetkisinin aşırıya kaçacak şekilde kullanılmasının önüne geçilir.

Vergi davalarında anayasa mahkemesine yargılamanın yenilenmesi kapsamında bireysel başvuru süreci kapsamında en sık karşılaşılan başvuru konuları; gelir idaresince ikmalen ya da re ’sen tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar sebebiyle hukuka aykırılık iddiası, tefecilik dolayısıyla vergilendirmeye karşı ihlal başvurusu, o faaliyetin KDV (Katma Değer Vergisi) kapsamına girip girmediği konusunda çıkan uyuşmazlık, özel usulsüzlük iddiasıyla verilen cezalara karşı başvurular, vergi oran ve miktarlarının yanlış, fazla uygulanması, Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş iptal kararları üzerine geçmişe dönük ödenmiş vergilerin iadesi talebi gibi başvurulardır.