Makale Başlıkları
Müsadere Nedir? (TCK md. 54-55)
İşlenen bir suç karşılığı olarak, suçla ilgili eşya veya kendisi suç oluşturan eşyanın veya suçlunun malvarlığının veya bunların karşılık değerlerinin varsa semerelerinin tamamı ya da bir bölümü üzerindeki mülkiyetine mahkeme kararı ile son verilmesi ve bu mülkiyetin devlete geçirilmesidir.
Müsaderenin Hukuki Niteliği Nedir?
Müsadere 5237 sayılı TCK’da güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmiştir. Bu durum müsaderenin hukuki niteliğinin kanun tarafından güvenlik tedbiri olduğunun kabul edildiği anlamına gelmektedir.
Fail Cezaya Mahkum Edilmese de Müsadere Gerçekleştirilebilir Mi?
Müsadereye hükmedilebilmesi için bir suçun işlenmesi zorunludur fakat failin bu suçtan dolayı cezaya mahkûm edilmesi gerekmemektedir.
Eşya müsaderesi yapılabilmesi için gereken şartlar nelerdir?
- Eşya iyi niyetli kişilere ait olmamalıdır.
- Kasıtlı bir suçun işlenmelidir.
- Müsadereye konu eşya suçla bağlantılı olmalıdır.
- Müsadere kararı verilirken orantılılık ilkesi gözetilmelidir.
Eşya üzerine iyi niyetli üçüncü kişinin sınırlı ayni hakkı olması durumunda ne olur?
Eşyanın üzerinde iyi niyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hak bulunduğu takdirde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
Müsadere konusunu oluşturan eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderenin imkansız hale gelmesi halinde ne olur?
Bu durumda bahsedilen eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilmektedir.
Müsadereye hükmedilmemesi gereken bir hal var mıdır?
Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça göre daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılırsa müsaderesine hükmedilmeyebilir.
Hangi tür eşyalar müsadere edilir?
Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alımı ve satımı suç oluşturan eşyalar müsadere edilmektedir.
Asıl eşyaya bağlı bulunan bütünleyici parçalar müsadere edilebilir mi?
Asıl eşyaya bağlı bulunan eşyanın bütünleyici parçaları da asıl eşya ile birlikte müsadere edilir. Benzer şekilde, asıl eşyaya bağlı olarak suçun işlenmesinde fonksiyon ifa eden eklenti müsadere edilir. Ancak eklenti, suçun işlenmesinde asıl eşya ile birlikte bir fonksiyon ifa etmiyorsa bu durumda eklenti kabul edilen eşya müsadere edilemez.
Mesela, silah kılıfı müsadereye konu olmaz yine suçta kullanılan traktörün römorku eklenti olduğu için müsadere edilemez ancak bu römorka, gizli bölme yapılarak kaçakçılık suçuna konu eşyalar konulmuş ise bu durumda römorkunda traktör ile birlikte müsaderesine karar verilmesi gerekir.
Devlete ait malların müsaderesi mümkün mü?
Devlete ait malların müsaderesi söz konusu olamaz. Söz konusu eşyanın ait olduğu devlet kurumuna geri verilmesi gerekir. Yargıtay da vermiş olduğu kararlarda devlete ait malların müsaderesinin mümkün olmadığını belirtmiştir.
Müsaderenin hukuki niteliği nedir?
Müsadere kurumunun hukuki niteliğinin belirlenmesi, müsaderenin uygulanma koşullarının yanı sıra, doğuracağı hukuki sonuçlar ve ceza hukukunun diğer kurumları bakımından yaratacağı etki açısından da önem taşımaktadır.
Kazanç müsaderesi düzenlemesinin amacı nedir?
Kazanç müsaderesi düzenlenmesiyle sanığın suç işleyerek gelir etme ve geçimini bu şekilde idame ettirme düşüncesinin oluşmasını engellemek amaçlanmaktadır. Çünkü kazanç müsaderesiyle işlenen suç neticesinde yalnızca ceza verilmesiyle yetinilir, elde edilen maddi kazançlar sanığın yanına kâr kalırsa bu cezanın caydırıcılığı kalmayacaktır.
Cezaya ek olarak edinilen maddi kazancın kazanç müsaderesi kapsamından müsadere edilmesi gerekir.Sanık suç işleyerek elde ettiği kazancı başkasına devretse bile yine de kazancın müsadere edilmesini engellemez.
Kazanç müsaderesi yapılması şartları nelerdir?
Kazanç müsaderesine karar verilebilmesi için; kanunda belirtilen şartların sağlanması gerekmektedir. –Suç kasıtlı bir şekilde işlenmiş olmalıdır.
- Kazanç suç neticesinde elde edilmiş olmalıdır.
- Elde edilen kazanç iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmamalıdır veya kazanç suçun mağduruna iade edilemiyor olmalıdır.
Müsadere yargılaması usulü nasıldır?
Kural olarak suçun işlenmesinde kullanılan eşyanın müsaderesine usul hükümleri gereği asıl dava için hazırlanan iddianamede müsaderenin talep edilip asıl davanın görüldüğü mahkemede müsadere yargılamasının yapılmasıdır.
Eğer savcılık tarafından hazırlanan iddianamede eşyanın müsaderesi talep edilmemişse veya müsadere talep edilmiş ancak mahkeme tarafından müsadere hakkında ilgili hüküm kurulmamışsa Cumhuriyet savcısı veya katılan müsadere yaptırımı hakkında karar verilmesi için davayı gören mahkemeye başvurabilir.
Müsadere kararı verilebilmesi için talep edilmesi şart olmasına rağmen iade kararı için talep şartı yoktur mahkeme resen veya ilgililerin istemi üzerine eşyanın iadesine karar verebilir.
Asıl davanın görüldüğü mahkemedeki müsadere yargılamaları duruşmalı olarak yapılır. Müsadere yargılamasına konu olan eşya veya malvarlığı üzerinde hakkı olan kişiler duruşmaya çağırılır, bu kişilerin duruşmaya iştirak etmemeleri CMK’nın 257/3. maddesi kapsamında yargılamaya devam edilip karar verilmesine engel teşkil etmez.
Müsadere kararına karşı İstinaf kanun yoluna gidilebilir mi?
Mahkemeler tarafından verilen müsadere kararına karşı CMK’nın kanun yolu başlıklı 258. maddesine göre istinaf kanun yolu açıktır.
Müsadere kararına karşı İstinaf kanun yoluna kimler gidebilir?
Cumhuriyet savcısı veya katılan veya eşya ya da malvarlığı üzerinde hak sahibi olan kişiler asıl davanın görüldüğü mahkemede verilen müsadere veya iade kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurabilecektir.
Suç teşkil eden eşyaların müsaderesine kim karar verir?
Bir suçun işlenmesinde kullanılmasına gerek olmaksızın bizatihi varlığı suç teşkil eden eşyaların müsaderesine CMK’nın 259. maddesindeki düzenlemeye göre sulh ceza hakimi tarafından karar verilecektir.
Müsadere kararının zamanaşımı süresi nedir?
TCK’nın “müsadere zamanaşımı” başlıklı 70. maddesinde müsadere hakkında ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmektedir.Buna göre müsadereye ilişkin hüküm kesinleşmeden itibaren 20 sene geçtikten sonra infaz edilemeyecektir.
Emsal Kararlar
“Ayrıca uyuşturucu madde taşınarak suçun işlenmesinde kullanıldığı sabit olan kamyonetin suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde;
TCK’nın 54/l. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.“ 10. CD., 03.10.2006,8214/10958.
“Eylemin silahla işlendiği kabul olduğu halde, suçta kullanılan bıçağın TCK’nın 54 .maddesi uyarınca müsaderesi yerine sanığa iadesine karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.“ 5. CD., 22.02.2006,
“…Hazırlık hareketlerinin cezalandırılmaması sebebi bu tür hareketlerin henüz hiçbir hükmü zedelememesiyle açıklanmaktadır. Bu tür hareketler, suçu işleme konusunda hazırlıkların yapıldığını belirtip failin suç işlemek hususundaki kesin iradesini açığa vurmaz. Hazırlık hareketleriyle, failin bir suç işlemek amacı izlediği anlaşılsa bile fiil hal bir tehlike başlangıcı görülmez.
Basit şüpheyle ifrata kaçılması kişi özgürlük ve dokunulmazlığı için tehlikeli uygulamalara gidilmesine yol açabileceğinden, hazırlık hareketlerinin cezalandırılmayacağı ilkesi yasamızca da benimsenmiştir…
YCGK 12.11.1984 gün 1984/5-98 E, 1984/378 K.
;“… Gizli bir maddenin izlerini tespite yarayan dedektör ile kontrolde bulunma faaliyetinin, define izlerine rastlansa bile ilerde ne şekilde hareket edileceğinin belli olmaması karşısında izinsiz araştırma yapma suçu yönünden icraî hareket sayılmadığı;
hazırlık hareketi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, bulundurulması bizatihi suç teşkil etmeyen dedektörün iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi.
Yargıtay 11. C.D., 26.01.2006 gün 2003/13325 E, 2006/252 K
“…sanığın kendisine ait olan ve daha önce de kaçakçılıkta kullandığı araçta, suça konu kaçak sigaraların dışında başka bir yük bulunmaması ve sanığın da kaçak olduğunu bildiği sigaraları para karşılığı taşıdığını kabul etmesi karşısında aracın kaçak eşyanın taşınmasına özgülendiğinin kabulünde de zorunluluk bulunmaktadır.”
YCGK, 27.03.2012, 2011/346, 2012/124
“Sanığa yüklenen suçun kanıtı bulunan adli emanetin 2004/2852 sırasında kayıtlı belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine, müsaderesine karar verilmesi, yasaya aykırı… bozmayı gerektirmiştir.” Yargıtay 11. CD’ nin 20.06.2013 gün, 2012/20261 E., 2013/10504 K. sayılı kararı
“Suçta kullanılan 42 L. 2. plakalı aracın trafik kaydı araştırılarak sanığa ilişkin değilse araç sahibinin fiilde methali olup olmadığı ya da bu konuda iyi niyetinin bulunup bulunmadığı saptanıp sonucuna göre müsadere veya iade kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı“.; 10. CD, 28.12.2005, 2004/6134-2005/19746.
Alanya İlçe Emniyet müdürlüğünün 09.02.2005 günlü yazısına göre, suçta kullanıldığı iddia olunan 07 D XX plaka nolu aracın H. A. adına kayıtlı olduğu bildirilmiş, sanık ise otonun kendisine ait olduğunu ifade etmiş olup haricen satın alındığı anlaşılmakla;
suçta kullanılan eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak koşuluyla müsadere edileceği cihetle 07 D XX plaka nolu aracın suç tarihi itibarıyla kime ait olduğu H. A.’da dinlenerek oluşacak sonuca göre müsadere konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hükme varılması.
Yargıtay 5. C.D. 11.05.2006 gün 1497/4092
“Kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine karar verilebilmesi için 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesine göre;
müsadereye konu eşyanın iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmama ön koşulu arandığından, suçla ilgisi olmadığı anlaşılan müdahil (A) Nakliyat A.Ş. ait 34 A.. 42../ 34 A.. 42…“plaka sayılı tırın müsaderesi yerine sahibine iadesi zorunluluğu, bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK’un 321. maddesi gereğince (bozulmasına), ancak bu aykırılığın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
aracın zoralımına ilişkin hükümden çıkartılarak yerine“ 34 A.. 42../34 A.. 42.. plaka sayılı tırın sahibine iadesine“ denilmek suretiyle hükmün (Düzeltilerek Onanmasına) oybirliğiyle karar verildi.“ 8.C.D., 09.10.2006, 2092/7386
Dava konusu nakil aracının dosya kapsamına göre iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu gözetilmeden iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi…“
Yargıtay 7. C.D., 07.04.2016, 2015/11431 E- 2016/5221 K
M.A adına kayıtlı olan 32 … 726 plakalı üç tekerlekli motosikletin suç tarihinde sanığa aidiyetine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden … motosikletin müsaderesine karar vermek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması“
Yargıtay 13. C.D, 31.01.2013, 29390/2102
“5237 sayılı TCK’nın 54. maddesine göre, suçta kullanılan eşya iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla müsadere edilebileceğinden, suçta kullanıldığı iddia olunan … 852 plakalı aracın suç tarihi itibarıyla kime ait olduğu araştırılarak sonuca göre müsadere konusunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi“
Yargıtay 5. C.D, 16.06.2009,3056/7336
“Dava konusu tütünlerin naklinde kullanılan köy hükmi şahsiyetine ait vasıta Köy Kanunu 8. maddesine göre Devlet malı sayılmaktadır.
Suç işlenmesinde kullanılan Devlet malının ise, müsaderesi söz konusu olamaz.”, ifadelerine yer vererek köy tüzel kişiliğine ait aracın müsadere edilemeyeceğini
Yargıtay. 7. CD. 31.12.1979 tarih ve 7852/8106 sayılı kararında belirtmiştir.
“suçun icra edilmesi amacı ile tahsis edilen eşyanın, suçun işlenmesi için sürekli bulundurulan ve suç işlenmesinde kullanılmasına özgülenen eşya olduğu belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; Sanık B.Ş.’ın yakınan M.G.’e yönelik eylemlerden eşi adına kayıtlı … plakalı araç ile gelip, yakınanı araca bindirip, zorla alıkoyduğu ve yağmaladığı, bu eylem dışında diğer eylemlerde aracın kullanılmadığı anlaşılmıştır. Bunun karşısında;
öncelikle araç malikinin çağrılarak aracın kendisi tarafından sanığa verilip, verilmediği sorulmadan, olay mahalline ulaşım amacı ile bulundurulan arabanın hürriyetten yoksun kılma suçunun ve yağma suçunun icrası için kullanılması zorunlu olduğuna dair delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde denetime olanak verecek biçimde açıklanıp;
tartışılmadan arabanın müsaderesine şeklinde karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır”
Yargıtay 6. CD. E. 2012/19177, K. 2013/18274, 23.09.2013,
“Adli emanetin … sırasında kayıtlı 440 TL’nin uyuşturucu madde ticareti neticesinde elde edildiği gerekçesi ile TCK’nin 55/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, paranın tamamının uyuşturucu satışından elde edildiği dair delil bulunmadığından, uyuşturucu satışından elde edildiği tespit edilen 80 TL’nin müsaderesine;
geriye kalan 360 TL’nin ise uyuşturucu satışından elde edildiğine dair yeterli delil elde edilemediğinden sanığa iadesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.”
Yargıtay 20. CD. E. 2016/685, K. 2016/5666, 28.11.2016,



