8. Yargı Paketi İle Yapılan Değişiklikler

Zaman içinde gelişen ve değişen şartlar dikkate alınarak uygulamada yaşanan sorunları giderebilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi, yargı hizmetlerinin daha nitelikli yürüyebilmesi adına yeni değişiklikler yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda sekizinci yargı paketi ile birlikte önemli değişiklikler yapılmış ve yenilikler getirilmiştir.

8. Yargı Paketi İle Yapılan Değişiklikler

8. Yargı Paketi İle Yapılan Değişiklikler, İİK süreleri düzenleyen maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Buna göre İCRA VE İFLAS KANUNU’nun süreleri düzenleyen on dokuzuncu maddesine ekleme yapılarak hafta olarak düzenlenen sürelerin ne zaman biteceği belirlenmiştir. Yapılacak yeni eklemeye göre hafta olarak düzenlenmiş süreler;

başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecektir.Bu sayede hafta olarak belirlenen sürelerin ne zaman sona ereceği net bir şekilde tespit edilebilecektir.

İİK madde 364’ de temyiz yoluna başvuru ve incelenmesini düzenlenmiştir.

Anılan maddendin önceki halinde temyiz şartlarını taşıyan nihai kararlara karşı yapılacak başvuru HMK hükümlerine göre yapılacağı ve bu durumda da 363 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri uygulanacağı düzenlenmekteyken aynı maddeye yapılan eklemeye temyiz şartlarını taşıyan kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği eklemesi yapılarak süresine ilişkin açık bir düzenleme yapma yoluna gidilmiştir.

Pasaport Kanununda yapılan değişiklikler nelerdir?

Hususi pasaportların düzenlendiği 14. maddeye yapılan ekleme ile 1512 sayılı Noterlik Kanununa göre noterlik faaliyetleri kamu hizmeti sayılmasından ve noterler de bu kamu hizmetini icra eden görevlilerdir.

Noterler hukuk mesleklerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra başvuru sırasına göre atanabilmektedir. Ancak, noterlerin hususi damgalı pasaport alma hakkı bulunmamaktadır. Yapılan düzenlemeyle, noterlerin görevleri süresince hususi damgalı pasaport alabilmelerine imkân tanınmaktadır.

Noterlik Kanununda yapılan değişiklikler nelerdir?

Noterlik kanununu madde 52 Noterlerin tatilde iş yapmak yasaklığı ve ayrık halleri düzenlerken yapılan yeni değişiklikle birlikte madde başlığı değiştirilerek noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışması haline gelmiştir. Maddenin içeriği de tamamen değiştirilmiştir.

Buna göre noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasına ilişkin usul ve esaslar Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alınarak Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenecektir.

Noterlik Kanununda yapılan bir diğer değişiklik ise ücret tarifesini düzenleyen 112. madde de yapılmıştır. Önceki düzenlemede tarifede gerekli görülecek değişiklikler her yıl Mart ayında yapılacağı ve yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanacağı düzenlenmekteyken yeni yapılan değişiklikle tarifede gerekli görülecek değişiklikler her takvim yılı başında geçerli olmak üzere yapılır.

Ayrıca yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanacaktır.

Yapılan yeni düzenleme ile makbuz karşılığında tahsil ve noter hissesi başlıklı madde 118’e ekleme yapılmıştır.

Yeni yapılan düzenlemeyle noterliklerde yapılan işlemler sebebiyle ödenmesi gereken vergi, resim, harç ve değerli kâğıt bedelleri, noterlik ücretleri ile diğer işlem giderlerinin nakit olarak tahsil edilebilmesinin yanı sıra, ilgili mevzuatta düzenlenen banka kartı veya kredi kartı gibi her türlü ödeme araçları vasıtasıyla tahsil edilebilmesine imkân tanınmaktadır.

İdari Yargılama ve Usül Kanununda yapılan değişiklikler nelerdir?

İstinaf Parasal Sınır

Kanunun istinaf başlıklı 45. maddesi konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını düzenlemekteydi.

Yeni yapılan değişiklikle söz konusu parasal sınır yirmi bin Türk lirasına çıkarılmıştır.

Ayrıca İstinaf başvurusunun kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğu gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine ilk kez bölge idare mahkemesince karar verilmesi halinde, bu karara karşı tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir.

İtirazı, kararı veren dairenin numara olarak kendisinden sonra gelen daire, son numaralı daire için bir numaralı daire inceler. İtiraz hakkında verilen karar kesindir. İtirazın kabulü halinde istinaf incelemesi, görevli daire tarafından yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Temyiz Parasal Sınır

İdari yargılama usul kanununda yapılan bir diğer değişiklik Temyiz kanun yolunu düzenleyen 46. maddede yapılmıştır.

Ayrıca madde devamında yapılan değişiklikle konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları;

tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar kararın tebliğinden itibaren otuz gün içerisinde temyiz edilebilecekken yeni düzenleme ile birlikte söz konusu parasal miktar beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşan vergi davaları olarak düzenlenmiş ve maddeye ek

c) fıkrası getirilerek Konusu yüz yetmiş bir bin Türk lirasını aşıp beş yüz seksen bir bin Türk lirasını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalarının temyiz edilebileceği düzenlenmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişiklikler nelerdir?

Kadının Soyadı

Kanunda kadının soyadını düzenleyen 187. madde, Anayasa Mahkemesinin 22/2/2023 tarihli ve E: 2022/155; K: 2023/38 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Söz konusu iptal kararı, 28/4/2023 tarihli ve 32174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Bunun üzerine yapılan yeni düzenleme anne ve babanın ayrı ayrı soyadı kullanmalarının çocuk üzerinde olumsuz etkiler doğurabilme ihtimali gözetilerek çocuğun hangi soyadını kullanacağı ayrı bir tartışma konusu haline geleceği ve bu durumun;

Türk toplumunun temeli olan aile bütünlüğüne zarar vereceği gözetilerek yapılmış ve kadına sadece kendi soyadını alma hakkı tanınmamış sadece evlenen kadının kocasının soyadını alacağı, ancak dilerse kocasının soyadının önünde önceki soyadını da kullanabileceği;

kadının soyadı, kendi soyadı ile daha önceki kocasının soyadından oluşuyorsa bu soyadlarından sadece birisini evleneceği kocasının soyadının önünde kullanabileceği hüküm altına alınmıştır.

Soybağının Reddi Davası

Medeni Kanunda yapılan bir diğer değişiklik soybağını düzenleyen madde 286 da yapılmıştır. Önceki halinde soybağı davasını ancak koca ve çocuk açabilecekken yeni düzenlemeyle soybağının sıhhati sağlanması amacıyla soybağının reddi davası açabilecek kişilere ana da eklenmiştir.

Ayrıca ananın da soybağı davası açabilecek kişilere eklenmesi nedeniyle soybağı davası açmak için hak düşürücü süreyi düzenleyen madde 289’da ana için öngörülen hak düşürücü süreyi düzenleme gereği doğmuştur. Buna göre yapılan yeni düzenlemeyle ana doğumdan itibaren bir yıl içinde soybağının reddi davası açabilecektir.

Evlat Edinme

Eşler tarafından birlikte ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin evlat edinilmesi halinde nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin isimleri yazılırken yeni düzenlemeyle ,eşlerin birlikte evlat edinmesi halinde ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları; tek başına evlât edinme halinde ise ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır.

Teklifle, ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin birlikte evlât edinilmesi halinin yanında, diğer evlât edinme hallerini de içerecek şekilde düzenleme yapılmaktadır.

Buna göre, tek başına evlât edinmede veya üvey evladın evlât edinilmesinde ana veya baba adı olarak evlât edinenin;

ayırt etme gücüne sahip küçük veya kısıtlının ya da ergin kişilerin birlikte evlât edinilmesi hallerinde ise ana ve baba adı olarak evlât edinenlerin adlarının yazılmasına olanak sağlanmaktadır. Ayrıca hükümle, evlât edinilmeleri rızalarına bağlı olan kimseler açısından, ana veya baba hanesine evlât edinenlerin adlarının yazılması işlemleri evlât edinilenlerin taleplerine bağlı kılınmaktadır.

Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Alma Durumunda Kısıtlanma

Özgürlüğü bağlayıcı cezayı düzenleyen madde 407 düzenleme öncesinde bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanacağını hüküm altına alırken yeni yapılan değişiklik ile kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişilerin ancak kendi istekleri üzerine kısıtlanacaklarını veya kendilerine kayyım atanacağını hüküm altına alınmış böylece yapılan düzenlemeyle;

özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılmıştır.

Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteklerine bırakılmıştır.

Ancak yeni yapılan değişiklikle toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişinin isteği bulunmasa bile kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabileceği hüküm altına alınarak düzenleme öncesinde bir yıl olan zorunlu kısıtlılık halini beş yıla çıkarmış ve bu yeni halinde gerekli görülmesi halinde kısıtlanabileceği hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasını yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler ve değerlendirerek karar verir.

Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikler nelerdir?

Hakaret Suçu Bakımından Şikayet Süresi

8. yargı paketi ile Türk Ceza Kanunu soruşturma ve kovuşturması şikayete tabi suçlar başlıklı 73. madde de değişiklik yapmaktadır. Buna göre Düzenlemeyle, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresinin, her ne suretle olursa olsun suç tarihinden itibaren bir yılı geçemeyeceği kabul edilmektedir.

Böylelikle bu suç bakımından azami şikayet süresi belirlenmektedir. Belirtmek gerekir ki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçu bakımından 73 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkrası başta olmak üzere ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir.

Ancak hakaret suçu bakımından şikayet süresi, suç tarihinden itibaren bir yılı geçemeyecektir

Ön ödeme için öngörülen miktar

Bir diğer değişiklik ön ödeme şartlarını taşıyan suçlar bakımından getirilmiştir. Buna göre ön ödeme şartlarının taşınması halinde hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunulan miktar yeni düzenleme ile yüz Türk Lirasına çıkarılmıştır.

Ayrıca bu düzenlemeyle birlikte ön ödemeye tabi katalog suçlar arasına hakaret suçunu düzenleyen 125 inci maddenin ikinci fıkrası yani mağduru muhatap alan sesli;

yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde ve üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi ve dördüncü fıkrası yani Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından;

mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,ve Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle ve bunların alenen işlenmesi halinin de ön ödeme kapsamında olduğu hüküm alına alınmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunun’nda yapılan değişiklikler nelerdir?

Eski Hale Getirme

Eski hale getirme dilekçesi düzenleme öncesinde engelin ortadan kalktığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde verilebiliyorken yapılan değişiklikle birlikte eski hale getirme dilekçesi vermek için öngörülen süre yedi haftaya çıkarılmıştır.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz

Suçtan zarar gören KYOK kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edebilirken değişiklik sonrasında KYOK kararına itiraz süresi 2 hafta haline gelmiştir.

Basit Yargılama Usulü

Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar veren mahkeme , iddianameyi sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ ederek beyan ve savunmalarını on beş gün içerisinde sunmaları için süre vermekteydi.

Yapılan değişiklik ile mahkemenin taraflara beyan ve savunmalarını sunmaları için vermiş olduğu süre iki hafta olarak düzenlenmiştir.

Hakim veya Mahkeme Kararlarına Karşı İtiraz

Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.

İtiraz kurumunda da daha önce yedi gün olan süre değişiklik sonrası iki hafta haline gelmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının İtiraz Yetkisi

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararı veren daireye itiraz edebilmektedir. Yine öncesinde gün olarak düzenlenen süre ay haline gelmiştir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesini düzenleyen 231. maddenin beşinci fıkrasına ‘’ müsadereye ilişkin hükümler hariç ‘’ ibaresi eklenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla birlikte verilen müsadere kararları, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesiyle birlikte yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu sayede 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamındaki müsadere konusu eşyalar başta olmak üzere halk sağlığını ve güvenliğini etkileyen bu eşyaların müsadere edilebilmesi sağlanmakta ve toplum yararı gözetilmektedir.

Düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkate alınarak müsadere kararlarının infazı bakımından belirlilik sağlanmaktadır.

Ayrıca aynı maddenin altıncı fıkrasının c bendinde bulunan ‘’ Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez’’ ibaresi çıkarılmıştır. Bu değişiklikle birlikte artık HAGB müessesesinin uygulanıp uygulanmaması kararı konusunda tüm yetki yargılamayı yürüten hakimdedir.

Bu değişiklik yargılamanın başında sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sorulmasının sanık üzerinde baskı oluşturduğu ve bu baskı altında kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının istinaf kanun yolundan feragat sonucunu taşıyan bir duruma neden olduğu gerekçesiyle hareket edilerek yapılmıştır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karşı İstinaf Yolu

Aynı maddenin HAGB kararına karşı itiraz yolunu öngören 12. fıkrası kaldırılarak yeni yapılan değişiklikle HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açılmıştır.

Aynı şekilde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen HAGB kararlarına karşı da temyiz yoluna gitmek mümkün hale gelmiştir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecektir.

Yapılan bir yeni düzenleme Kaçak başlıklı 247. madde de olmuştur. Yapılan yeni düzenlemeyle kaçak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi ceza verilmesine yer olmadığı kararı da verilemeyecektir.

Uzlaştırma

Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan bir diğer değişiklik uzlaştırma kurumunu düzenleyen 253.maddenin altıncı fıkrasında yapılmaktadır.

Buna göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma hükümleri uygulanmayacak suçlara mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret suçu eklenmiştir.

Dolayısıyla, ikinci fıkrada düzenlenen bu suçun dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından;

mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı veya kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi hali ile alenen işlenmesi halinde de uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca değişiklik öncesinde şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmez ise teklifi reddetmiş sayılacağı hüküm altına alınmaktaydı. Yeni değişiklikle üç günlük süre arttırılarak yedi güne çıkarılmıştır.

Ayrıca uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç,

soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı madde metnine eklenerek uzlaşma görüşmeleri sırasında tespit edilemeyen ya da uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlara ilişkin tazminat davası açabilme imkânı tanınmak suretiyle hak arama hürriyeti kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı güvence altına alınmıştır.

İstinaf İstemi ve Süresi

Diğer önemli bir değişiklik istinaf istemi ve süresini düzenleyen CMK madde 273’de olmuştur. Değişiklik öncesinde ceza yargılamasında istinaf isteminde bulunmak için dilekçe verme süresi hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündü.

Kanun koyucu Hukuk ve Ceza yargılamasında kanun yollarına başvuru için farklı olan sürelerin adalete erişimi güçleştirdiği ve hak arama yollarının kullanılmasında karışıklığa neden olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün olan bu süreyi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde olarak değiştirmiştir.

Bu sayede hukuk yargılaması ve ceza yargılamasında kanun yollarına başvuru süresi bakımından uyum sağlanmıştır. Benzer bir değişim aynı maddenin altıncı fıkrasında düzenlenen ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcılarının, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yoluna başvuru süresinde yapılmıştır.

Değişiklik öncesinde Cumhuriyet savcıların istinafa başvurma süresi, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren yedi günken iki haftaya çıkarılmıştır.

Cumhuriyet savcılarının istinaf yoluna başvurma nedenleri gerekçeleriyle birlikte yazılı istemde açıkça göstermekte ve bu istem ilgililere tebliğ edilmektedir.

Değişiklik öncesinde ilgililerin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilecekleri öngörülmüşken yapılan değişiklik sonrasında ilgililerin yedi günlük cevap verme süresi iki haftaya çıkarılmıştır.

Temyiz İstemi ve Süresi

Yine aynı gerekçelerle yola çıkılarak temyiz istemi ve süresini düzenleyen 291. maddede yer alan ceza yargılamasında hükmün açıklanmasından itibaren 15 gün olan temyiz isteme süresi yeni düzenlemeyle gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta haline gelmiştir.

Temyiz Başvurusu

Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan diğer bir değişiklik temyiz başvurusunun içeriğini düzenleyen madde 294’de yer almaktadır. Buna göre temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtilir.

Adli Para Cezası

Değişiklik öncesinde adli para cezası en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezası miktarı değişiklikle en az yüz ve en fazla beş yüz Türk Lirası haline gelmiştir.

Tüketici Kanununda yapılan değişiklikler nelerdir?

Tüketici Hakem Heyetinin Kararlarına Karşı İtiraz

Tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı itiraz süresi önceden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olarak düzenleniyorken yeni değişiklikle tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde itiraz yoluna gidilebilecektir.

Hukuki destek almak, danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi edinmek veya sorularınızı iletmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size en kısa sürede dönüş yapabilmemiz için iletişim sayfamızı ziyaret edin.

Ayrıca, ilgili yasal düzenlemeleri incelemek için Mevzuat.gov.tr adresinden resmi kaynaklara ulaşabilirsiniz.

Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
WhatsApp