Makale Başlıkları
İş göremezlik, bir kişinin sağlık sorunları nedeniyle işini yapamayacak durumda olması durumunu tanımlayan bir terimdir.
Peki, iş göremezlik nedir ve hangi koşullarda iş göremezlik raporu alınır?
Bu makalede, iş göremezlik durumunun ne anlama geldiği, kimlerin iş göremezlik raporu alabileceği ve bu raporun nasıl düzenlendiği hakkında detaylı bilgiler sunacağız.
Ayrıca, iş göremezlik ödeneği nedir, kimler bu ödenekten faydalanabilir ve iş göremezlik raporu nasıl alınır gibi önemli konulara da değineceğiz.
İş göremezlik durumunda haklarınızı ve bu sürecin nasıl işlediğini öğrenmek isteyenler için hazırladığımız bu rehber niteliğindeki yazı, en güncel ve kapsamlı bilgileri sunmaktadır.
Kişilerin iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve gebelik gibi nedenlerle işlerini geçici veya sürekli olarak devam ettirememelerine iş göremezlik denir.
İş göremezlik geçici ve sürekli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı;
hastalık ve analık hâllerinde Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresi boyunca geçici olarak çalışamaması halidir.
Sürekli iş göremezlik ise iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden;
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğunun tespit edilmesi halidir.
Raporun başlangıç tarihinden öngörülen çalışma tarihine kadar geçen süre “iş göremezlik süresi” olarak kabul edilmektedir. Bu süre belirli bir zaman diliminde ortadan kalkabileceği gibi süreklilik de arz edebilmektedir.
İş Göremezlik Ödeneği Nedir?
Sigortalı çalışanın geçici veya sürekli olarak işe devam edemeyeceği;iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde mesleklerine geçici veya sürekli olarak devam edemediklerinde gelir kaybı yaşamaması için iş göremezlik ödemesi sistemi getirilmiştir.İş göremezlik ödemesi maaş ödemelerinin işveren tarafından değil SGK tarafından yapılmasıdır.
Kişiler iş göremezlik ödemesi alabilmek için öncelikle mesleklerine devam etmelerini engelleyen geçici veya sürekli durumun hekim raporuyla belgelemeleri gerekmektedir. Bu rapora iş göremezlik raporu denir.
İş Göremezlik Raporu Nereden Alınır?
Sadece Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilen devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerden alınabilmektedir.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Alabilme Şartları Nelerdir?
Sosyal Güvenlik Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olmalıdır. Hangi sebeple rapor alındığı önem taşımaktadır.
Hastalık nedeniyle iş göremezliğe uğrama durumunda iş göremezlik ödemesi alabilmek için sigortalının iş göremezlik halinin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde;
en az 90 gün için kısa vadeli sigorta primi yatırılmış olmalı ve geçici iş göremezliğin üçüncü gününden itibaren başlamalıdır.
Meslek hastalığı sebebiyle iş göremezlik ödemesinden faydalanabilmek için meslek hastalığının uzman doktor tarafından rapor edilmesi gerekir.
Rapor alma sebebine göre değişmekle birlikte genel olarak iş göremezlik ödeneğinden faydalanmak şartları:
Sigortalı kişinin, istirahatinin başlayacağı günden bitiş süresine kadar geçerli bir sigortaya sahip olmalıdır.
Bir sağlık kuruluşundan iş göremezlik raporu alınmalıdır.
Rapor süresince iş yerinde çalışılmamalıdır.
Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş göremezlik ödeneği;
genel sağlık sigortası dâhil prim ile ilgili olan bütün borçlarını ödemiş olmalıdır.
Tedavisini geçirdiği süre dâhilinde veya yatarak tedavi sonrası yapılan tedavi ile bağlantılı olarak;
alınan istirahat raporu süresince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenir.
Ancak iş kazası ve meslek hastalığı için aranan tedavinin yatarak geçirilmesi şartı analık hali için aranmamaktadır.
Kendi nam ve hesabına çalışacak olan sigortalılar da genel sağlık sigortasındaki primleri dâhil Sosyal Güvenlik Kurumu’na;
prim borçları olmamak şartıyla geçici iş göremezlik ödeneğinden faydalanabilirler.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Nasıl Hesaplanır?
Geçici iş göremezlik ödeneğinde belirtilen günlük kazancın hesaplamasında; eğer iş kazası meydana gelmiş ise kazanın meydana geldiği tarihten,
meslek hastalığında ise iş göremezliğin başlangıç anından önceki bir yıllık dönemde doksan günlük prime esas olan kazançları toplamının belirtilen kazançlarla alakalı olan prim gün sayısına bölünerek hesaplanmaktadır.
Eğer sigortalı işe başladıktan sonra o ay içerisinde iş kazası geçirir veya meslek hastalığına yakalanır ve bunların sonucu olarak geçici iş göremez hale gelirse;
sigortalının çalışmaya başladığı gün ile iş göremez hale geldiği gün arasındaki prime esas günlük kazançları toplamı sigortalının çalıştığı gün sayısına bölünmesi dikkate alınmaktadır.
Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalı ile kendi nam ve hesabına çalışan sigortalıya verilecek olan geçici iş göremezlik ödeneğinin miktarı;
yatarak tedavi edilen sigortalılarda geçici iş göremezlik ödeneğine esas alınan günlük kazancın yarısı, ayakta tedavi edilen sigortalılara ise günlük kazancın üçte ikisidir
Örnek hesaplama:
- 10.01.2024 iş göremezlik başlangıcı 20 bin TL brüt maaş
- 10.01.2024-10.01.2024 (son 1 yıllık dönem)’de bulunan 90 günlük prime esas kazancı toplamı: 60 bin TL
- Günlük prime esas kazanç: 60.000/90=666,6 TL
- Günlük yatarak tedavi ödemesi666,6/2=333.3TL
- Günlük ayakta tedavi ödemesi: 666,6/3=222,2 TL 222,2×2=444,4 TL olarak hesaplanır.
İş Göremezlik Ödeneği Ne Kadar Süre İçin Verilir?
-İş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için,
-Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar ve sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu 5’ inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların, hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğramaları hâlinde,
iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
-Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı hâlinde;
doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede;
çoğul gebelik hâlinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün, sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması hâlinde;
sigortalının bu sürede çalışmamış olması şartı ile sigortalının isteği ve hekim raporu ile doğum öncesinde kullanılmayan sürenin beş haftaya, çoğul gebelik hâlinde yedi haftaya kadar olan kısmından doğum sonrasına ilave edilen her gün için,
– Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının;
erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması durumunda, doğum sonrasına ilave edilen her gün için,
-Kanunun ek 5 inci maddesinde yer alan tarım ve orman işlerinde süreksiz olarak çalışan sigortalılara; iş kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları;
sigortalılıklarının sona ermemiş olması ve prim ve prime ilişkin herhangi bir borcunun bulunmaması şartıyla bu Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Sürekli İş Görmezlik Ödeneği Nedir?
Sürekli iş göremezlik geliri, işçinin iş kazası veya meslek hastalığı geçirmesinden sonra yapılan tedavi sonucunda tamamen iyileşememesi halinde kazanma gücünden yoksun olması sebebiyle bağlanan gelirdir;
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler sebebiyle;
Sosyal Güvenlik Kurumunca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlarda meslekte kazanma gücünün en az % 10 oranında azalmış bulunduğunu belirtilen;
ve Kurum Sağlık Kurulunca bu durumu onaylanan sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik raporunun iki çeşidi vardır:
Sürekli tam iş göremezlik raporu, sigortalının meslekte kazanma gücünün %100’ünün kaybetmesi durumunda verilir.
Sürekli kısmi iş göremezlik raporu, sigortalının meslekte kazanma gücünün %10 ilâ %99,99’unun kaybetmesi durumunda verilir.
İş Göremezlik Raporuna İtiraz Süreci Nasıl?
İş görmezlik raporunun usul ve fenne aykırı olduğu hususunda şüpheler varsa itiraz yoluna başvurulabilir.
İlgililer itiraz dilekçesi ve sağlık raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte;
itiraza konu sağlık kurulu raporunu düzenleyen sağlık kuruluşunun bulunduğu ya da adına rapor düzenlenen kişinin ikametgâhının bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne itiraz için başvurur.
İtiraz kimler tarafından yapılabilir?
Raporlara;
– raporu alan kişi
– raporu alan kişinin velisi veya vasisi
– raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir.
İtiraz Edilmesi Halinde Ücret Ödenmesi Gerekir Mi?
Raporlara itiraz edilmesi halinde, aynı sağlık kurumu veya farklı sağlık kurumuna yapılan başvurular ilk müracaat gibi değerlendirilerek ücretlendirilir
Sağlık raporuna itiraz edilmesi halinde ilgili kişinin sevk edilerek yeniden muayene edilmesi ve yeniden tetkikler yapılır. Yapılan muayene ve tetkikler neticesinde yeniden sağlık raporu düzenlenir.
İtiraz sonucunda düzenlenen rapor, kanun gereği ücretsiz düzenlenen rapor türlerinden olmadığı sürece itiraz eden kişi veya kurum tarafından ödenmesi gerekir.
Emsal Yargı Kararları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/10-577 K. 2005/630 T.16.11.2005
İş kazası sonrasında bedensel bütünlüğü ihlal edilen sigortalının bu durumu, mesleğini tam ve gereği gibi yürütmesine engel olacağı veya zorlaştıracağı için meslekte kazandırma gücü kaybından söz edilir.
İş kazası sonucu ortaya çıkan meslekte kazanma gücü kayıp oranı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemler Tüzüğüyle getirilen cetvellere göre matematiksel bir yapı içinde belirlenir.
Bu yöntemle bulunan güç kayıp oranı Kurum tarafından sigortalıya bildirilmektedir (SSK. md.31). İş kazası sonucu sigortalının çalışma gücündeki azalma oranı maddi zarar miktarına etki eden unsurlardan en önemlilerinden olup;
iş kazası nedeniyle zarar gören işçinin maddi zararından, bunun doğal sonucu olarak da Kurumun tavan zararından iş göremezlik derecesiyle orantılı bir indirim yapılacaktır.
Sürekli iş göremezlik halini düzenleyen 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 19/1. maddesi uyarınca;
iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 10 azalmış bulunduğu Kurumca tespit edilen sigortalı;
sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanmakta olup, sürekli iş göremezlik geliri, sürekli iş göremezlik halini saptayan rapor tarihinden itibaren bağlanmaktadır.
Gelirin başlangıç tarihi ise, hakkı doğuran rapor tarihi olacaktır. 506 sayılı Kanunun “Raporlar” başlıklı 109. maddesinde; “Bu kanunun uygulanmasında:
A) Sigortalıların sürekli iş göremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin,
B) Hak sahibi kimselerin malullük durumlarının, Tespitinde, Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızalar esas tutulur.
Raporları yeterli görülmeyen ilgililer Kurumca yeniden muayene ettirilebilirler. İlgililerin durumlarının tespitinde son muayene raporu esas tutulur.
Yukarıda belirtilen raporlar üzerine. Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilirse, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
“Hükmü yer almaktadır. Sürekli iş göremezlik derecesinin belirlenmesinde izlenecek yol: 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde hükme bağlanmıştır.
28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da buna ilişkin ilkeler açıklanmıştır.
Buna göre, Kuruma ait sağlık tesisleri tarafından düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur.
Düzenlenecek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporlarına karşı mahkemeye başvurma haklarının bulunduğu da anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında dile getirilmektedir.
İşveren doğrudan Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kuruluna başvurabileceği gibi;
Mahkemeye uyuşmazlığı getirme yasal hakkına sahiptir.
Konu yargı önüne geldiğine göre, uyuşmazlığın daha kısa sürede en az masrafla çözümü yönünden doğrudan mahkemece işin sonuçlandırılması gerekecektir.
Anılan maddenin son fıkrasında, Kurumca verilen kararlara itiraz edilebilir hükmü, hem rapora hem de Kurum kararına karşı itirazı içermektedir.
Maddede geçen “ilgililer” deyiminin sigortalı ve hak sahipleri dışında, Kurum kararından etkilenen başka kimseler varsa, hukuki yararının bulunması koşuluyla onları da, bu anlamda;
haklarında rücu davası açılmışsa, işverenleri de kapsadığından kuşku bulunmamaktadır.
Ne var ki itirazın elle tutulur nitelikteki verilere dayanması gerekmektedir. Somut verilere dayanmayan, salt meslekte kazanma güç kaybına itiraz edildiğinin bildirilmesi;
Medeni Kanunun 2. maddesinde vurgulanan iyiniyet kuralına aykırı olduğu gibi, davayı uzatmaya yönelik bir davranış olarak da görülebilir.
Somut olaya bakıldığında, 1991 yılında meydana gelen iş kazası sonrasında sigortalının Sosyal Sigortalar Kurumunun sağlık tesislerinde (sol kalça travmatik luxation tanısıyla) tedavisinin yapılarak, istirahat sonrasında çalışabileceği belirtilerek taburcu edildiği, 10 yıl boyunca davalı işyerinde mevsimlik çalışmasına devam ettiği;
2002 yılında müracaatı üzerine (sol kalçada post travmatik osteoartrit) tanısıyla yapılan ameliyat ile (total kalça protezi) uygulandığı, ardından % 45 sürekli iş göremezlik oranı ile 1991 yılından geçerli olmak üzere sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı;
yargılamanın aşamalarında davalı idarece, iş kazası ile meslekte kazanma gücü kayıp oranı arasında illiyet bağının bulunmadığının ileri sürüldüğü görülmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, sürekli iş göremezlik hali, koşulları oluşmuş ise geçici iş göremezlik halinden sonraki devreyi oluşturur.
Geçici iş göremezlik dönemi sonunda, iş göremezlik durumu ortadan kalkmışsa, sürekli iş göremezlik halinden söz edilemez (SSK.md.19).
Başlangıçta iş göremezlik derecesi % 10’un altında kaldığı için kendisine gelir bağlanmayan sigortalıya, aynı olaya bağlı olarak;
illiyet bağı da oluşmak suretiyle ortaya çıkan veya nükseden arıza dolayısıyla iş göremezlik derecesi % 10’un üzerine çıktığında sürekli iş göremezlik geliri bağlanacaktır.
Yasada buna engel bir hüküm bulunmamaktadır.
İş kazasının meydana geldiği 1991 yılında tüm sağlık kontrollerinin Kurum Hastanesinde yapılmış olması ve sağlık raporlarının da anılan hastanece düzenlenmesine karşın, Kurum tarafından sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı;
2002 yılına gelindiğinde, benzer olmakla beraber farklı içerikteki tanı uyarınca, yüksek sayılabilecek güç kayıp oranı ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olması karşısında;
davalının itirazının 506 sayılı Kanunun 109. maddesi uyarınca ele alınarak, durumun öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan aldırılacak rapor ile çözümlenmesinde zorunluluk bulunmakta olup, davalının bu yöndeki itirazının dikkate alınmaması isabetsizdir.
Kaldı ki, yukarıda açıklanan hukuki olgular karşısında, maddi zararın hesaplanmasında dikkate alınması gereken;
sigortalının sürekli iş göremezliğe giriş tarihi ve bu tarihteki oranının, sonrasında artış meydana gelmiş ise tarihinin bilinmesinde zorunluluk bulunmakta olup;
bu bilgilere öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınacak görüş ve raporlar ile ulaşılmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, Yerel Mahkemece, aynı yöne işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken;
olaya uygun düşmeyen gerekçelerle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Direnme karan bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma, kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 16.11.2005 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/17073 K. 2016/8255 T. 10.5.2016
Davacı, murisinin sağlında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin kabul edilen oranda ve güncellenerek 02/05/2009 tarihinden itibaren başlatılmak üzere tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve;
Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle; dava dilekçesinin “ sonuç ve istem ” kısmında davacıya murisin sağlığında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin kabul edilen oranda ve güncellenerek;
02.05.2009 tarihinden itibaren başlatılmak üzere tahsisine karar verilmesinin talep edilmiş olması;
daha sonra da bu talebi değiştiren yazılı veya sözlü beyanda bulunulmamış olması dikkate alındığında;
davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin, 5510 sayılı Yasa’nın 20/3 madde uyarınca Yasa’da ön görülen oranlarda güncellenerek ve;
02.05.2009 tarihinden itibaren bağlanacağının hükmün infazında dikkate alınmasının mümkün bulunmasına göre davalı Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA;
10.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.



