- +90 (312) 911 1168
- info@mdmhukuk.com
İdare hukuku, kamu idaresinin kuruluşunu, işleyişini, yetki ve sorumluluklarını, idarenin bireylerle olan ilişkilerini ve bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen hukuk dalıdır. İdare, kamu yararı amacıyla kamu gücü kullanarak tek yanlı işlemler tesis edebilir; ancak bu yetkiyi kullanırken hukuka bağlı kalmak zorundadır. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır ve idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
İdare hukukunun temel ilkeleri hukuka uygunluk, kamu yararı, eşitlik, ölçülülük ve öngörülebilirlik ilkeleridir. Kişiler; kamu görevlisinin atanması ve disiplin süreçlerinden imar ve kamulaştırma işlemlerine, kamu ihalelerinden idari para cezalarına kadar birçok alanda idareyle karşı karşıya gelir. İdari yargıdaki dava açma süreleri kısa olduğundan, idari işlemin öğrenilmesinden itibaren sürenin doğru hesaplanması büyük önem taşır.
MDM Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Ankara merkezli olarak idari işlemlere karşı iptal ve tam yargı davaları, kamulaştırma, kamu ihale uyuşmazlıkları, disiplin işlemleri ve idari yaptırımlara ilişkin hukuki destek sunmaktadır. Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olayda değerlendirme, idari işlem ve belgeler incelendikten sonra yapılabilir.
Büromuz, idare hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda ve danışmanlık süreçlerinde aşağıdaki başlıklarda hizmet vermektedir.
Hukuka aykırı idari işlemlerin iptali için idare ve vergi mahkemelerinde dava açılması ve takibi.
İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararların tazmini için tam yargı davaları.
Telafisi güç zararlar doğuran işlemlerin uygulanmasının durdurulması talepleri.
Kamulaştırma kararına itiraz, bedel tespiti ve tescil ile kamulaştırmasız el atma davaları.
İhale şikâyet, itirazen şikâyet ve ihalenin feshi süreçleri ile yasaklama işlemlerine karşı dava.
Atama, disiplin, ilişik kesme ve özlük haklarına ilişkin idari işlemlere karşı dava.
Trafik ve diğer idari para cezalarına itiraz ve idari yaptırımlara karşı başvuru.
Bilgi edinme başvuruları, üst makama başvuru ve zımni ret süreçleri.
İdare hukukunun temel kaynakları Anayasa, idari yargılamaya ilişkin kanunlar ve idari faaliyet alanlarını düzenleyen özel kanunlardır. İdari yargıda dava açma, yürütmeyi durdurma ve yargılama usulü İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmiştir.
| Mevzuat | Düzenlediği Başlıca Konular |
|---|---|
| Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m. 125) | İdari işlemlere karşı yargı yolu ve idarenin tazmin sorumluluğu |
| 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu | İptal ve tam yargı davaları, dava açma süreleri, yürütmenin durdurulması, kanun yolları |
| 2709 sayılı Anayasa Mahkemesi Kanunları | Bireysel başvuru usulü ve kanun yolları |
| 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu | Kamu ihalelerinde şikâyet, itirazen şikâyet ve yasaklama |
| 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu | Kamulaştırma kararı, bedel tespiti, tescil ve el atma |
| 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu | Bilgi edinme başvurusu, cevap süresi ve itiraz |
| 5326 sayılı Kabahatler Kanunu | İdari para cezaları ve itiraz usulü |
İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek taraflı irade beyanıyla hukuki sonuç doğuran işlemidir. Atama, ruhsat verilmesi veya reddedilmesi, disiplin cezası, imar planı, kamulaştırma kararı ve idari para cezası gibi işlemler idari işlem niteliğindedir. İdari işlem, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından oluşur. Bu unsurlardan birinde hukuka aykırılık bulunması, işlemin iptal sebebini oluşturur.
| İptal Sebebi | Açıklama | Örnek |
|---|---|---|
| Yetki | İşlemi yapan idari makamın kanunen yetkili olmaması | Yetkisiz makamca verilen disiplin cezası |
| Şekil | İşlemin kanunda öngörülen usul ve şekle aykırı yapılması | Savunma alınmadan verilen ceza |
| Sebep | İşlemin dayandığı olayın gerçekte bulunmaması veya hukuken yetersiz olması | Delilsiz ilişik kesme |
| Konu | İşlemin içeriğinin kanuna aykırı olması | Kanunda olmayan yaptırım uygulanması |
| Maksat | İşlemin kamu yararı dışında bir amaçla yapılması | Kişisel husumete dayalı tayin |
İdarenin takdir yetkisi bulunan alanlarda da, bu yetki sınırsız değildir. Takdir yetkisi kamu yararı, eşitlik ve ölçülülük ilkelerine uygun kullanılmalıdır. Yargı denetimi, takdir yetkisinin bu sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığını inceler; idarenin yerindelik denetimi ise yargı yetkisi dışındadır.
İdari yargıda başlıca iki dava türü bulunur: iptal davası ve tam yargı davası. İptal davası, idari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle ortadan kaldırılması için açılır ve işlemden dolayı menfaati ihlal edilen kişiler tarafından ileri sürülebilir. Tam yargı davası ise idarenin işlem veya eylemi nedeniyle kişisel hakkı ihlal edilen kişinin, bu ihlalin giderilmesi ve zararın tazmini için açtığı davadır. Bunların yanında vergi uyuşmazlıkları vergi mahkemelerinde, idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar ise idari yargıda görülür.
| Dava Türü | Amaç | Başlıca Şart |
|---|---|---|
| İptal davası | İdari işlemin hukuka aykırılığının tespiti ve işlemin iptali | Menfaat ihlali; süresinde dava açılması |
| Tam yargı davası | Kişisel hakkın ihlali nedeniyle uğranılan zararın tazmini | İdareye önceden başvuru; dava süresine uyum |
| Vergi davası | Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklar | Tebliğden itibaren 30 gün |
| İdari sözleşme davaları | İdari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar | Sözleşmeye ve ilgili mevzuata göre |
Sözleşmelerin idari veya özel hukuk nitelikli olduğu ayrımı, görevli yargı yerini belirler. Görev ve yetki kuralları, dava dilekçesinin doğru mahkemede açılmasını gerektirir. İdari yargıda dilekçeler, dava konusu işlemin öğrenilmesinden itibaren süre içinde ve ilgili idare mahkemesine sunulur. SGK gibi kurumların işlemlerine karşı görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından SGK’nın işlemlerine karşı açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkemeler yazısına bakılabilir.
İdari yargıda süreler kısadır ve hak düşürücü niteliktedir. İdare mahkemelerinde dava açma süresi, işlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren altmış gündür. Vergi mahkemelerinde bu süre otuz gündür. Kamulaştırma işlemlerine karşı da kanunda ayrıca süre öngörülür. Süreler, resmî tatil günlerinde durmaz ve son gün resmî tatile denk geliyorsa tatilin bitimini izleyen ilk iş gününe uzar. Dava süresinin hesabı hakkında idari dava açma süresi hesaplama yazısına bakılabilir.
İdari işlemlere karşı dava açılmadan önce, ilgili idareye veya üst makama başvuru yapılabilir. İdari başvuru, dava açma süresini keser ve idarenin otuz gün içinde cevap vermesi gerekir. İdare bu süre içinde cevap vermezse istek zımnen reddedilmiş sayılır ve bu tarihten itibaren yeni dava açma süresi başlar. Tam yargı davasında ise zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulması, davanın ön şartlarından biridir.
İdari yargıda dava açılması, idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması hâlinde, mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu talep dava dilekçesinde veya sonradan ayrıca yapılabilir. Yürütmenin durdurulması kararı, davanın esası hakkında verilecek kararı beklemeksizin, işlemin sonuçlarını geçici olarak ortadan kaldırır. Kararın verilmesinde mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde kişinin uğrayacağı zararın niteliğini ve kamu yararını birlikte değerlendirir.
Yürütmenin durdurulması talebi ile iptal talebi birbirinden bağımsızdır. Talebin reddedilmesi, davanın esasında iptal kararı verilmesine engel değildir.
Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği hâllerde devletin ve kamu tüzel kişilerinin, özel mülkiyetteki taşınmazları bedelini ödemek suretiyle mülkiyet hakkını kamuya geçirmesidir. Kamulaştırma kararı idari işlemdir ve kamu yararı, zorunluluk ve bedel unsurlarına uymak zorundadır. Kamulaştırma kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Taşınmaz malikleri ayrıca kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, idarenin ödeyeceği bedelin gerçek değerine uygun olup olmadığını inceletebilir. Ayrıntılı bilgi için kamulaştırma ve dava süreci ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası yazıları incelenebilir.
İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmaksızın özel mülkiyetteki bir taşınmazı fiilen kullanması kamulaştırmasız el atmadır. Bu durumda malik, taşınmaz bedelinin ödenmesi için idareye karşı dava açabilir. Kamulaştırmasız el atma davaları adli yargıda görülür ve mülkiyet hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle korunması esasına dayanır. Malikin hak kaybına uğramaması için el atma tarihi, taşınmazın değeri ve işgal durumunun belgelerle ortaya konulması gerekir.
Kamu ihaleleri, kamu kaynaklarının şeffaf, rekabetçi ve eşit muamele ilkeleri çerçevesinde kullanılmasını amaçlar. İhale sürecinde hukuka aykırı bir işlem yapıldığını düşünen istekli, sırasıyla idareye şikâyet, Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet ve son aşamada idari yargıda dava açma yollarını izler. İdareye şikâyet ve Kurum’a itirazen şikâyet için kanunda kısa süreler öngörülmüştür; bu sürelerin kaçırılması hâlinde sonraki aşamalara geçilemez. İhaleye katılmaktan yasaklama işlemleri ve ihalenin feshi süreçleri hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama nedir ve ihalenin feshi davası yazılarına bakılabilir.
İdare, işlem ve eylemlerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İdarenin sorumluluğu iki temele dayanır: hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk. Hizmet kusuru, idari hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâlinde ortaya çıkar. Kusursuz sorumlulukta ise idarenin kusuru aranmaksızın, kanunda veya idare hukuku ilkelerinde öngörülen durumlarda zararın tazmini gerekir. Bir işlemin iptal edilmesi, ilgili kişinin uğradığı zararın tazmini bakımından da önem taşır.
İdarenin tazminat sorumluluğuna ilişkin dava açılmadan önce, zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir. İdare başvuruya olumsuz yanıt verirse veya otuz gün içinde cevap vermezse dava açılabilir. Tazminata hükmedilirken, zarar görenin uğradığı maddi ve manevi zararın kapsamı ile idarenin kusur oranı dikkate alınır. Tazminat hukukunun genel esasları için tazminat hukuku sayfamıza bakılabilir.
İdari para cezaları, kabahat niteliğindeki fiillere uygulanan idari yaptırımlardır. Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezasına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Trafik cezaları da bu usule tabidir. Ehliyet ve trafik cezalarına ilişkin genel bilgi için ehliyeti yanında bulundurmama cezası yazısı incelenebilir.
Kamu görevlileri hakkında disiplin cezası, atama, tayin ve ilişik kesme işlemleri de idari işlem niteliğindedir ve idari yargıda dava edilebilir. Askeri personel ve polislere ilişkin uyuşmazlıklar için asker ve polis hukuku ve TSK sicil iptal davası, memurlara ilişkin uyuşmazlıklar için ise memur hukuku sayfalarına başvurulabilir.
Kişiler, kamu kurumlarından bilgi ve belge talep edebilir. Bilgi edinme başvurusuna kurum, on beş iş günü içinde cevap vermek zorundadır; başvurunun reddedilmesi veya cevap verilmemesi hâlinde, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz edilebilir. Bilgi edinme hakkı, idarenin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini sağlayan önemli bir araçtır.
| Konu | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| İdare mahkemesinde dava | 60 gün | İşlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren |
| Vergi mahkemesinde dava | 30 gün | Vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliğinden itibaren |
| Zımni ret sonrası dava | 60 gün | İdarenin cevap vermek için verdiği 30 günlük sürenin sona ermesinden itibaren |
| Kamulaştırma kararına karşı dava | 30 gün | Kararın tebliğinden itibaren |
| İstinaf başvurusu | 30 gün | Mahkeme kararının tebliğinden itibaren |
| Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru | 30 gün | Başvuru yollarının tüketilmesi ve kararın tebliğinden itibaren |
| İdari para cezasına itiraz | 15 gün | Kararın tebliğinden itibaren sulh ceza hâkimliğine |
İdare hukuku, kamu idaresinin kuruluşunu, yetki ve sorumluluklarını, bireylerle ilişkilerini ve bu ilişkilerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen hukuk dalıdır.
İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanıyla hukuki sonuç doğuran işlemidir. Atama, ruhsat, disiplin cezası ve kamulaştırma kararı örnek verilebilir.
İptal davası, idari işlemin hukuka aykırılığının tespiti ve işlemin ortadan kaldırılması amacıyla, tam yargı davası ise idarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla açılır.
İdare mahkemelerinde dava açma süresi, işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gündür. Vergi mahkemelerinde ise bu süre otuz gündür.
Evet. Süresi içinde yapılan idari başvuru, dava açma süresini keser. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek zımnen reddedilmiş sayılır ve yeni dava süresi işlemeye başlar.
Mahkemenin, telafisi güç veya imkânsız zararlar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması hâlinde idari işlemin uygulanmasını geçici olarak durdurmasıdır. Bu, davanın esasına ilişkin karar verilmeden önce alınan geçici bir korumadır.
Kamulaştırma kararına karşı, tebliğinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bedel konusunda ise kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası çerçevesinde itiraz edilebilir.
İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmadan özel mülkiyetteki taşınmazı fiilen kullanmasıdır. Malik, taşınmazın bedelinin ödenmesi için idareye karşı dava açabilir.
İstekli önce idareye şikâyet, ardından Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet yoluna başvurur. Bu yolların sonunda idari yargıda dava açılabilir. Şikâyet süreleri kısadır.
Zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde idareye yazılı başvuru yapılır. İdare reddederse veya cevap vermezse idari yargıda tam yargı davası açılabilir.
İdari para cezası kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Bu süre kaçırılırsa ceza kesinleşir.
Kurum on beş iş günü içinde cevap vermezse veya başvuruyu reddederse, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz edilebilir.
İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı bölge idare mahkemesine istinaf, belirli hâllerde Danıştay’a temyiz yolu açıktır. Kanun yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir.
İdari işlem tebliğ edildiğinde, disiplin soruşturması veya ilişik kesme gibi işlemlerle karşılaşıldığında ve kamulaştırma veya ihale uyuşmazlıklarında, sürelerin kısa olması nedeniyle hukuki destek alınması önem taşır.
İdari işlem, kamulaştırma, kamu ihalesi, disiplin ve idari para cezalarına ilişkin belgeleriniz için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. İdari yargıda süreler kısa olduğundan, başvurunun gecikmeden yapılması önemlidir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut bir uyuşmazlıkta güncel mevzuata ve ilgili belgelere göre değerlendirme yapılmalıdır. Son güncelleme: Eylül 2026.