- +90 (312) 911 1168
- info@mdmhukuk.com
Sözleşmeler hukuku, kişiler arasında borç doğuran hukuki ilişkilerin kurulması, geçerliliği, yorumu, ifası ve sona ermesine ilişkin kuralları düzenleyen hukuk dalıdır. Sözleşme, iki veya daha fazla kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurduğu hukuki işlemdir. Sözleşmelere ilişkin kurallar yalnızca Borçlar Kanunu’nda değil, Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve çeşitli özel kanunlarda da yer alır.
Sözleşmeler hukukunun temelini Roma hukukundaki “contractus” kavramı oluşturur. Modern hukukta bu alanın dayandığı temel ilke, Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğüdür. Taraflar, sözleşmenin içeriğini kanunun sınırları içinde serbestçe belirleyebilir; ancak kanunun emredici hükümlerine, kişilik haklarına, kamu düzenine ve ahlaka aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
MDM Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Ankara merkezli olarak sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi ve uyuşmazlık hâlinde dava veya arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır. Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir sözleşme veya uyuşmazlık için değerlendirme, belgeler incelendikten sonra yapılabilir.
Büromuz, sözleşmeler hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda ve danışmanlık süreçlerinde aşağıdaki başlıklarda hizmet vermektedir.
Satış, hizmet, eser, vekâlet, kira ve ticari sözleşmelerin tarafların ihtiyacına ve mevzuata uygun biçimde hazırlanması.
Karşı tarafça sunulan sözleşme metinlerinin risk ve hukuka uygunluk yönünden incelenmesi.
Sözleşmenin haklı nedenle feshi, sözleşmeden dönme ve ihtarname düzenlenmesi.
Sözleşmeye aykırılıktan doğan zararların ve cezai şart alacaklarının takibi.
Aşırı ifa güçlüğü ve mücbir sebep hâllerinde sözleşmenin uyarlanması veya sona erdirilmesi.
Distribütörlük, bayilik, franchise, tedarik ve hizmet sözleşmelerine ilişkin danışmanlık.
Taşınmaz satış vaadi, kira, devre mülk ve inşaat sözleşmelerine ilişkin hukuki destek.
Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların arabuluculuk, tahkim ve mahkeme yoluyla çözümü.
Sözleşmeler hukukunun ana kaynağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’dur. Kanunun genel hükümler bölümü sözleşmenin kurulmasını, hükümsüzlüğünü, ifasını ve ifa edilmemesinin sonuçlarını; özel hükümler bölümü ise satış, kira, eser, vekâlet ve kefalet gibi tipik sözleşme türlerini düzenler.
| Mevzuat | Düzenlediği Başlıca Konular |
|---|---|
| 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu | Sözleşmenin kurulması, şekil, hükümsüzlük, ifa, temerrüt, cezai şart, zamanaşımı ve özel sözleşme türleri |
| 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu | Dürüstlük kuralı, ehliyet, temsil, taşınmaz mülkiyeti ve tapu işlemleri |
| 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu | Ticari sözleşmeler, tacirler arasındaki özel hükümler, cari hesap, komisyon ve acentelik |
| 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun | Tüketici sözleşmeleri, haksız şartlar, cayma hakkı, mesafeli sözleşmeler |
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | Sözleşme uyuşmazlıklarında yargılama usulü, delil ve yetki sözleşmeleri |
| 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu | Güvenli elektronik imzanın hukuki sonuçları |
| 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu | Sözleşmelerde kişisel verilerin işlenmesi ve aydınlatma yükümlülüğü |
Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Bu irade beyanları açık veya örtülü olabilir. Taraflardan birinin sözleşme yapma önerisi icap, bu öneriyi kabul eden beyan ise kabul olarak adlandırılır. İcap ile kabulün örtüşmesiyle sözleşme kurulmuş olur. Sözleşmenin esaslı noktalarında anlaşma sağlanmadan sözleşme kurulmuş sayılmaz.
Türk Borçlar Kanunu’nun 12. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Kanun bazı sözleşmeler için şekil şartı aramıştır. Şekil şartı bulunan sözleşmelerde şekle uyulmaması, kural olarak sözleşmeyi geçersiz kılar. Taşınmaz satış sözleşmeleri resmî şekle, kefalet sözleşmeleri ise yazılı şekle ve bazı ek şartlara tabidir.
| Şekil | Örnek Sözleşmeler | Açıklama |
|---|---|---|
| Şekil serbestisi | Taşınır mal satışı, hizmet, vekâlet | Sözleşme sözlü de kurulabilir; ancak ispat açısından yazılı düzenleme önerilir |
| Yazılı şekil | Kefalet, bağışlama vaadi, işçi rekabet yasağı | Tarafların imzasını taşıyan yazılı belge gerekir; elektronik imza da yeterlidir |
| Resmî şekil | Taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi, evlat edinme | Tapu müdürlüğünde veya noterde düzenlenmesi gerekir |
Sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olması ya da konusunun imkânsız bulunması hâlinde sözleşme kesin hükümsüzdür. Kesin hükümsüzlük hâlinde sözleşme baştan itibaren sonuç doğurmaz ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alır. Yanılma, aldatma ve korkutma gibi irade sakatlığı durumlarında ise sözleşme iptal edilebilir nitelik taşır. Sakatlığa uğrayan taraf, sakatlığı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır. Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunan ve bir tarafın zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak yapılan sözleşmelerde ise aşırı yararlanma hükümleri uygulanabilir.
Genel işlem koşulları: Bir tarafın önceden, tek başına hazırladığı ve birçok sözleşmede kullandığı hükümler genel işlem koşuludur. Bu koşulların karşı tarafa açıkça bildirilmemesi hâlinde sözleşmenin parçası sayılmaz; karşı tarafın aleyhine olan ve dürüstlük kuralına aykırı hükümler ise kesin olarak yok sayılır.
Borçlu, sözleşmeden doğan borcunu dürüstlük kuralına uygun olarak, doğru yerde, zamanında ve gereği gibi ifa etmelidir. Borcun ifa edilmemesi veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde sözleşmeye aykırılık ortaya çıkar. İfanın imkânsız hâle gelmesi hâlinde borç sona erer; ancak imkânsızlık borçlunun sorumlu tutulabileceği bir sebepten doğmuşsa borçlu, alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa gününün taraflarca belirlenmiş olduğu hâllerde ise ayrıca ihtar gerekmeden, sürenin dolmasıyla temerrüt gerçekleşir. Temerrüde düşen borçlu, gecikme nedeniyle uğranılan zararı ve temerrüt faizini ödemekle yükümlüdür.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, borçlunun ifasını ve gecikme tazminatını isteyebilir. Alacaklı ayrıca borçluya uygun bir süre vererek bu süre içinde ifa edilmezse ifadan vazgeçebilir ve olumsuz zararının tazminini isteyebilir; ya da sözleşmeden dönerek ifa yerine geçen tazminat talep edebilir. Bu haklardan birinin seçilmesi, ileride başka bir hakkın kullanılmasını etkiler; bu sebeple seçimlik hakkın kullanılmasında ihtarname içeriğinin doğru hazırlanması önem taşır.
Cezai şart, borçlunun borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ödeyeceği bedeli önceden belirleyen sözleşme hükmüdür. Cezai şartın amacı hem borçluyu ifaya zorlamak hem de alacaklının zararını ispat etme yükünden kurtarmaktır. Türk Borçlar Kanunu, cezai şartın fahiş olması hâlinde hâkimin bunu indirebileceğini öngörür. Tacir sıfatıyla yapılan sözleşmelerde ise Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel düzenleme dikkate alınmalıdır. Cezai şartın uygulanabilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir.
Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve borçluya yüklenemeyen olağanüstü değişiklikler, ifayı aşırı derecede zorlaştırabilir. Bu durumda borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün olmazsa sözleşmeden dönmeyi isteyebilir. Mücbir sebep, salgın, savaş ve doğal afet gibi olaylarda sözleşmenin ifasına ve uyarlamaya ilişkin değerlendirmeler için mücbir sebep gibi nedenlerle sözleşmenin uyarlanması davası yazımıza bakılabilir.
| Sözleşme Türü | Temel Özellik | Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| Satış sözleşmesi | Satıcı malı teslim ve mülkiyeti geçirmeyi, alıcı bedeli ödemeyi üstlenir | Ayıp ihbarı, taşınmazlarda resmî şekil |
| Kira sözleşmesi | Kiraya veren kullanımı bırakır, kiracı kira bedelini öder | Kira bedeli artışı, tahliye şartları, süre |
| Eser sözleşmesi | Yüklenici bir eseri meydana getirmeyi, iş sahibi bedeli ödemeyi üstlenir | Teslim, ayıp, bedel ve gecikme cezası |
| Vekâlet sözleşmesi | Vekil, işi görmeyi üstlenir | Sadakat ve özen borcu, vekâlet ücreti |
| Kefalet sözleşmesi | Kefil, asıl borçlunun borcunu ödemeyi üstlenir | Yazılı şekil, azami miktar, eş rızası |
| Bağışlama | Karşılıksız kazandırma | Taşınmaz bağışında resmî şekil |
Kira sözleşmelerine ilişkin ayrıntılı bilgi için kira sözleşmesi ve kiracının hakları, kira sözleşmesi örneği ve kiracı nasıl çıkarılır yazıları incelenebilir. Devre mülk sözleşmelerine ilişkin ise devre mülk hukuku sayfamıza başvurulabilir.
Kefalet, kefilin alacaklıya karşı asıl borçlunun borcunu ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin belirtilmesi gerekir. Müteselsil kefalette, kefilin bu ibareyi kendi el yazısıyla yazması aranır. Kefil evliyse kefalet için eşin rızası gerekir; bu rıza olmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçerli olmaz.
İyi hazırlanmış bir sözleşme, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önemli bölümünü önler. Sözleşme metninin tarafların gerçek iradesini açık, çelişkisiz ve ispatı kolay biçimde yansıtması gerekir. Aşağıdaki unsurların sözleşmede açıkça düzenlenmesi önerilir:
Sözleşmeyi imzalamadan önce imza yetkisinin ve tarafların ehliyetinin kontrol edilmesi, ekler ve ön sözleşmelerin ana sözleşmeyle uyumlu olması da önemlidir. Dijital ortamda kurulan sözleşmelerde güvenli elektronik imza kullanımı ve sözleşme sürecinin kayıt altına alınması, ispat bakımından fayda sağlar. Kişisel veri içeren sözleşmelerde ise aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekir.
Sözleşme görüşmeleri sırasında taraflar birbirlerine karşı dürüst davranmak zorundadır. Görüşmeleri haksız yere sürdürüp sonra sözleşmeden vazgeçen veya yanlış bilgi veren taraf, karşı tarafın uğradığı zararlardan sorumlu olabilir. Bu sorumluluk, sözleşmenin kurulmamış olduğu durumlarda da gündeme gelebilir.
| Konu | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Genel zamanaşımı | 10 yıl | Kanunda özel süre öngörülmeyen alacaklar |
| Kira bedelleri, faiz ve dönemsel edimler | 5 yıl | Kira, anapara faizi ve benzeri dönemsel alacaklar |
| Satışta ayıp | 2 yıl | Malın tesliminden itibaren; ağır kusur ve hilede daha uzun süre |
| İrade sakatlığı nedeniyle iptal | 1 yıl | Sakatlığın öğrenilmesinden itibaren |
| Aşırı yararlanma | 1 yıl | Sözleşmenin yapılmasından itibaren |
| Eser sözleşmesinde ayıp | 2 yıl (taşınmazda 5 yıl) | Eserin tesliminden itibaren |
Kural olarak hayır. Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir. Ancak taşınmaz satışı, kefalet gibi sözleşmelerde kanun şekil şartı aramıştır. Şekil şartı olmayan sözleşmelerde bile ispat kolaylığı için yazılı düzenleme önerilir.
Sözleşme özgürlüğü, tarafların sözleşme yapıp yapmama, karşı tarafı seçme ve içeriği belirleme konusundaki serbestisidir. Bu özgürlük, kanunun emredici hükümleri, kişilik hakları, kamu düzeni ve ahlak kurallarıyla sınırlıdır.
Kesin hükümsüz sözleşme baştan itibaren hiçbir sonuç doğurmaz ve hâkim bunu kendiliğinden gözetir. İptal edilebilir sözleşme ise sakatlığa uğrayan tarafın belirli süre içinde beyanda bulunmasıyla geçersiz hâle gelir; beyanda bulunulmazsa sözleşme geçerlilik kazanır.
Muaccel bir borçta alacaklının ihtarıyla temerrüt gerçekleşir. Borcun ifa günü sözleşmede belirlenmişse ayrıca ihtar gerekmeden sürenin dolmasıyla temerrüt oluşur.
Dönme, tek seferde ifa edilen sözleşmelerde sözleşmenin geriye etkili olarak sona erdirilmesidir. Fesih ise sürekli borç ilişkilerinde sözleşmenin ileriye etkili olarak sona erdirilmesidir.
Cezai şart, borcun ifa edilmemesi hâlinde ödenecek bedeli önceden belirleyen sözleşme hükmüdür. Fahiş olması hâlinde hâkim tarafından indirilebilir; tacirler arasındaki sözleşmelerde Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel hüküm dikkate alınır.
Sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve borçluya yüklenemeyen olağanüstü değişiklikler nedeniyle ifa aşırı derecede güçleşmişse, borçlu hâkimden sözleşmenin uyarlanmasını, bu mümkün olmazsa sözleşmeden dönmeyi isteyebilir.
Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalı, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihi belirtilmelidir. Müteselsil kefalette bu ibare kefilin el yazısıyla yazılmalıdır. Evli kefilin sözleşme için eşinin rızasını alması gerekir.
Alıcı, ayıp ihbarını süresinde yapmışsa sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ayıpsız misliyle değiştirme veya bedelsiz onarım haklarından birini kullanabilir. Tüketici işlemlerinde ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un özel hükümleri uygulanır.
Genel zamanaşımı süresi on yıldır. Kira bedelleri ve benzeri dönemsel alacaklar için beş yıl gibi daha kısa süreler öngörülmüştür. Ayıp ve iptal gibi haklar için ise kısa hak düşürücü süreler bulunur.
Evet. Şekil şartı bulunmayan sözleşmeler elektronik ortamda da kurulabilir. Yazılı şekil aranan hâllerde güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur.
Evet. Taraflar, sözleşme görüşmeleri sırasında dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadır. Görüşmeleri haksız yere kesen veya yanıltıcı bilgi veren taraf, diğer tarafın uğradığı zararlardan sorumlu olabilir.
Ticari nitelikteki alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Diğer sözleşme uyuşmazlıklarında arabuluculuk ihtiyaridir. Uyuşmazlığın niteliğine göre hangi yolun izleneceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşme metninin tarafların iradesini doğru yansıtması, emredici hükümlere uygun olması ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkları öngörmesi gerekir. Eksik veya çelişkili hükümler, ileride ispat ve yorum sorunlarına yol açabilir.
Sözleşme hazırlama, inceleme, fesih ve tazminat süreçleriyle ilgili belgeleriniz için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Sözleşmelerde süre ve şekil şartları bulunduğundan, başvurunun gecikmeden yapılması önemlidir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut bir uyuşmazlıkta güncel mevzuata ve ilgili belgelere göre değerlendirme yapılmalıdır. Son güncelleme: Eylül 2026.