Makale Başlıkları
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Hâkimin Tarafsızlığı Nedir? CMK’ de hâkimin tarafsızlığını sağlamak için 2 tür tedbir öngörülmüştür.
İlki kanunda sayılan hallerden birinin varlığı halinde hâkimin görev yapmasının yasaklanmasıdır. Diğeri ise hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı reddinin istenebilmesidir.
Hakimin Reddi ve Çekinmesi Sebepleri, Süresi, İtiraz
Hakimin Reddi ve Çekinmesi Sebepleri, Süresi, İtiraz, Getirilen görev yasakları ile hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddinin asıl amacı önyargılı ve taraflı hâkimlerin hükme katılmasını önleyerek daha başından itibaren yanlış kararlar verilmesini önlemektir.
Ama buradaki amaç bununla sınırlı kalmamaktadır. Aynı zamanda yargının taralı olduğu görüntüsünü de önlemek istemektedir.
Hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşüren hallerde reddi ile hâkimin görevden yasaklanması aynı amaca hizmet etmekle birlikte her iki kurumda farklı şartlara tabi tutulmuştur. Görev yasaklarında yasa koyucu en baştan itibaren saydığı durumlarda hâkimin tarafsız kalamayacağını kabul edip hâkimin davaya bakmasını yasaklamaktadır.
Tarafsızlığı şüpheye düşürecek haller ise kanunda sayılmamıştır. Hâkim tarafından veya yargılamaya katılanlar tarafından ileri sürülüp ileri sürülen sebebin de hâkimin tarafsızlığından şüphe duymayı haklı gösterecek nitelikte merci tarafından tespit edilmesi gerekiyor.
Görev Yasakları Nelerdir?
Görev yasakları CMK m.22 ve 23’ de düzenlenmiştir. Buna göre 22. maddeye göre hâkimin davaya bakamayacağı haller;
Hâkim suçtan kendisi zarar görmüşse,
Sonradan kalksa bile mağdur ya da şüpheli, sanık ile aralarında vesayet, evlilik veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
Mağdur ya da şüpheli, sanığın kan veya kayın hısımlığından üstsoy ya da altsoyundan biri ise,
Mağdur ya da şüpheli, sanık ile aralarında evlat edinme bağlantısı varsa,
Mağdur ya da şüpheli, sanık ile aralarında üçüncü derece dâhil kan hısımlığı varsa,
Evlilik sona ermişse bile, mağdur ya da şüpheli, sanık ile aralarında ikinci derece dâhil kayın hısımlığı varsa,
Aynı davada adli kolluk görevi, Cumhuriyet Savcılığı, şüpheli veya sanık müdafiliği ya da mağdur vekilliği yapmışsa,
Aynı davada bilirkişi ya da tanık sıfatıyla dinlenmişse,
Bu sayılanlardan biri varsa hâkim, hâkimlik görevini yapamaz.
CMK m.23’e göre yargılamaya katılamayacak hâkim;
Bir hükme ya da karara katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek hükme ya da karara katılamaz.
Aynı işin soruşturma evresinde görev yapan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.
Yargılanmanın yenilenmesinde ise, önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işe görev alamaz.
CMK 22 ve 23.maddelerde sayılan hallerde kanun koyucu hâkimin tarafsız kalamayacağını bir faraziye olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla bu gibi hallerde hâkim görev yapamaz. Görev yasaklarına uyulmaması CMK m.289/1-b gereğince kesin hukuka aykırılık halidir.
Kanun gereği hâkimin davaya bakmasının yasak olduğu bu durumlarda hâkimin bu yukarıda saydığımız hususları resen dikkate alması gerekir. Herhangi bir süre sınırlaması yoktur. Kanunumuzda bu husus sınırlı bir şekilde düzenlenmiştir. Kıyasa başvurularak benzer hususların bu yasak kapsamına dâhil edilmemesi gerekir.
Hâkimin Reddi
Kanun koyucu hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşüren hallerin varlığının olabileceğini de ortaya koymuştur. Ama bunları görev yasaklarında olduğu gibi tahdidi olarak saymamıştır, genel bir ifade kullanmıştır.
Hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşüren hallerde öncelikle bu sebep tespit edilir, ardından hâkimin tarafsızlığını etkileyip etkilemeyeceğine bakılır.
Hâkimin Reddi Sebepleri Nelerdir?
CMK’ de hâkimin reddi sebepleri ayrıntılı olarak düzenlenmemiştir. CMK m.24’e göre hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürülebilecek hallerde reddi istenebileceği gibi hâkimin davaya bakamayacağı hallerde de reddi istenebilir.
Hâkimin reddi isteminde bulunacaklar kimlerdir?
CMK’ nin 24. maddesinde hâkimin reddi isteminde bulunacak kişiler düzenlenmiştir. Buna göre;
Cumhuriyet Savcısı
Şüpheli
Sanık
Şüpheli ve sanığın müdafisi
Katılan
Ve katılan vekili istemde bulunabilecektir.
Yukarı saydıklarımızdan herhangi biri hâkimin reddini istediği takdirde, hüküm ya da karara katılacak hâkimlerin isimleri kendisine bildirilir.
Tarafsızlığını Şüpheye Düşürecek Sebeplerden Dolayı Hâkimin Reddi İstemi Süresi Ne Kadardır?
Yasaklılık nedenine dayanan ret isteminde bu reddi ileri sürmek için herhangi bir süre sınırlaması yoktur. Ret sebeplerinin varlığı halinde yargılama bitinceye kadar hâkim reddedilebilir. Bunun nedeni ise kanunda sayılan yasaklılık hallerinin hâkimin tarafsızlığını bozacağının kabulüdür.
Tarafsızlıktan şüphe edilmesine dayana ret isteminde ise kanun koyucu bir süre sınırlaması koymuştur. Bu süre geçtikten sonra ret isteminde bulunulamayacaktır. CMK m. 25’e göre;
İlk derece mahkemesinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar,
Duruşmalı olan işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu,
Yargıtay da görevlendirilen üye ya da tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.
Diğer hallerdeyse inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.
Ret sebepleri sonradan ortaya çıkabilir veya öğrenilebilir bu takdirde ise duruşma ve inceleme bitinceye kadar hâkimin reddi istenebilir. Ancak yapılacak olan ret isteminin bu sebebin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde yapılması şarttır.
Ret İsteminin Usulü Nasıldır?
Ret isteminin usulü CMK’nin 26.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre 2 şekilde yapılabilir. Hâkimin bağlı olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle ya da mahkemenin zabıt kâtibine bir tutanak düzenlemesi için başvurulur. Ret isteminde bulunan taraf ret sebeplerini ve bu sebeplerin dayandığı olguları ispatla yükümlüdür.
Nitekim kanun koyucu da CMK m.26/2’de bu hususa değinmiştir. Buna göre ret isteminde bulunan taraf öğrendiği ret sebeplerinin hepsini bir defada açıklamakla ve süresi içinde olgularıyla birlikte ortaya koymakla yükümlüdür. Aynı zamanda reddi talep edilen hâkim ret sebepleri hakkındaki görüşünü de yazılı olarak bildirir.
Hâkimin Reddi İstemine Karar Verecek Mahkeme Hangi Mahkemedir?
Hâkimin reddi istemine mensup olduğu mahkeme tarafından karar verilir. Ama reddi istenen hâkim müzakereye katılmaz. Bu sebeple mahkeme teşekkül edemezse bu durumda karar verilmesi;
Eğer reddi istenen hâkim asliye ceza mahkemesine mensupsa bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesince karar verilir.
Reddini istediğimiz hâkim ağır ceza mahkemesine mensupsa o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesi varsa, numara olarak kendisini izleyen daireye eğer son numaralı daire ise (1) numaralı daireye, orada ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması halindeyse, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
Reddi istenen hâkim sulh ceza hâkimiyse, yargı çevresi içerisinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve tek hâkime karşıysa, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir.
Eğer ki bölge adliye mahkemesi üye ve başkanlarının reddi istenmişse, reddedilen üye ve başkan katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanır.
Ret istemi kabul edilirse, davaya bakmak için bir başka mahkeme veya hâkim görevlendirilir.
Ret İstemi Üzerine Verilecek Karara Karşı Kanun Yoluna Başvurabilir miyiz?
Ret istemi kabul edilmişse verilen bu karar kesindir. Herhangi bir merciye başvuramayız. Ama ret istemi kabul edilmemişse bu kabul edilmeme kararına karşı itiraz yoluna gidebiliriz. İtiraz üzerine verilen ret kararı da hükümle birlikte incelenir.
Reddi İstenen Hâkim Hangi İşlemleri Yapabilir?
Bu husus CMK’nin 29. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre reddi istenen hâkim hakkında kabul veya ret kararı verilinceye kadar sadece gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapar.
Hâkim oturum sırasında da reddedilebilir, bu durumda bir karar verilmesi için ara vermek gerekse bile ara verilmeksizin devam olunur. Ama madde 216 gereğince tarafların iddia ve sözlerinin dinlenilmesine geçilemez ve ret konusunda bir karar verilmeden reddedilen hakim tarafından ya da onun katılımıyla bir sonraki oturuma başlanamaz.
Ret sebebi kabul edilmişse bu durumda gecikmesinde sakınca bulanan hal sebebiyle yapılmış olan işlemler dışında, duruşma tekrarlanır.
Hâkimin Reddi İstemi Geri Çevrilebilir mi?
Hâkimin reddi istemi kanunda sayılan hallerde geri çevrilebilir. Ret isteminin süresinde yapılmamış olması, ret sebebini ve delilini göstermemişsen ya da hâkimin reddi isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyor ise ret istemi geri çevrilebilir.
Bu nedenle verilen kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Geri çevrilme tek hâkimli mahkemelerde hâkimin kendi tarafından olurken, toplu mahkemelerde ise hâkimin müzakereye katılmasıyla geri çevrilir.
Hâkimin Çekinmesi
Hâkim yasaklılığını gerektiren bir sebeple çekiniyorsa, merci bir başka hâkim ya da mahkemeyi davaya bakması için görevlendirilir.
Hâkim tarafsızlığını şüpheye düşürecek nedenler ileri sürerek çekiniyorsa bu takdirde merci tarafından çekinmenin uygun olup olmadığına karar verilir. Eğer çekinme uygun kabul edilirse davaya bakmak için bir mahkeme ya da hâkim görevlendirilir.
Zabıt Kâtibinin Reddi veya Çekinmesi
Zabıt kâtibinin reddi halinde ya da kendisinin reddini gerektiren nedenleri bildirerek görevden çekinmesi halinde verilecek olan karar, zabıt kâtibinin yanında çalıştığı hâkim ya da mahkeme başkanı tarafından verilir.
Aynı işte hâkim ve zabıt kâtibinin reddi beraber isteniyorsa ya da çekineceklerse bunlara karar verecek olan merci, hâkime göre belirlenir.
EMSAL KARARLAR
YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ E.2019/18238 K.2020/19307 T.10.12.2020
DAVA KONUSU İSTEMİN ÖZETİ: Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Kanun’un “Hâkimin davaya bakamayacağı haller” başlıklı 22. maddesinde; “(1) Hâkim;
a) Suçtan kendisi zarar görmüşse,
b) Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,
d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa,
e) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa,
f) Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,
g) Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adlî kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa,
h) Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse,
Hâkimlik görevini yapamaz. Hükmüne yer verilmiş,
5271 sayılı CMK.nun 24/1. madde ve fıkrasında;
Hâkimin davaya bakamayacağı hallerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir düzenlemeleri uyarınca,
Şabanözü Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2014 gün 2011/20 esas sayılı dosyasının 10.02.2014 tarihli duruşmasında sanık hakkında Şabanözü Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği;
11.09.2014 tarihinde düzenlenen iddianame ile …’nde dava açıldığı, açılan davada suç duyurusunda bulunan hâkim tarafından yargılama yapılmak suretiyle tarafsızlığını şüpheye düşürecek hallerin varlığına rağmen, aynı davada yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ E.2015/15341 K.2015/13596 T.01.07.2015
DAVA KONUSU İSTEMİN ÖZETİ: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1 -b ve 116/1. maddeleri uyarınca 3 yıl ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair …Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2012/887 esas, 2013/651 sayılı kararını müteakip;
sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 15/04/2014 tarihli ve 2012/887 esas, 2013/651 sayılı ek kararına yönelik itirazın keza reddine dair.
Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2014 tarihli ve 2014/487 değişik iş sayılı karar aleyhine… nca verilen 27.05.2015 gün ve 2015/10756/34462 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2015 gün ve… Sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.”
şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hakimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği;
somut olayda ise ilk kararı veren hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendirdiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 gün ve 2012/887, 2013/651 sayılı kararı ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükümlü E.. K..’ın 11.04.2014 tarihli yargılamanın yenilenmesi isteminin, aynı mahkemenin 15.04.2014 tarihli ek kararı ile reddedildiği, ret kararına itirazın da Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesince yerinde görülmemesi üzerine, itiraz mercii kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma istemi, yargılamanın yenilenmesi talebinin asıl hükmü veren hâkim tarafından değerlendirilmesinin hukuka uygun olmaması nedeniyle itiraz merciince itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 318. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi isteminin, hükmü veren mahkemeye sunulacağı, bu mahkemenin, istemin kabule değer olup olmadığına karar vereceği düzenlenmiş, aynı yasanın “Yargılamaya katılamayacak hâkim” başlıklı 23. maddesinin 3.fıkrasında ise, yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkimin aynı işte görev alamayacağı hükme bağlanmıştır.
CMK’nın 289. maddesinde de, hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması, kesin hukuka aykırılık halleri arasında sayılmıştır.
Hükümlü hakkında Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 gün ve 2012/887, 2013/651 sayılı mahkumiyet hükmünde görev alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin aynı mahkemenin 15.04.2014 tarihli ek kararını da verdiği anlaşılmış, aynı hakimin;
dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaati ilk hükümle dosyaya yansıttığı ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, önceki kanaatinden etkilenebileceği dikkate alınarak, farklı bir hakim tarafından istem hakkında karar verilmesi gerekeceğinden;
itiraz merciince itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (EDİRNE) 1. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen;
09.05.2014 gün ve 2014/487 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY 21.CD., E.2016/7846 K.2016/5471 T.21.06.2016
DAVA KONUSU İSTEMİN ÖZETİ: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.04.2016 gün ve 94660652-105-34-352-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.04.2016 gün ve KYB……sayılı ihbarnamesi ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan şüpheliler …, … ve …. haklarında yapılan soruşturma sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/09/2015 tarihli ve … soruşturma, ….sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine ilgili mahkeme hakiminin tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir hal bulunup bulunmadığına yönelik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince dosyaya bakmaktan çekinmesine;
çekinme sebeplerinin değerlendirilmesi ve başka bir Sulh Ceza Hakiminin itirazı incelemek üzere görevlendirilmesine ilişkin … Sulh Ceza Hakimliğinin 30/11/2015 tarihli ve …. Değişik iş sayılı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair…. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2015 tarihli ve ….Değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin …. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2015 tarihli ve …. değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Usul hükümlerinde kıyasın mümkün olduğuna ilişkin genel hukuk prensibi doğrultusunda yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 30/2. maddesinde yer alan “Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin uygun olup olmadığına karar verir.
Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir.”
şeklindeki hükümde yer alan mercii kavramı vazıh olmamakla birlikte, 5271 sayılı Kanun’un 24/1. maddesi gereğince hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden reddinin istenebileceği belirtilerek anılan Kanun’un 27/2. maddesinde; “Ret istemi sulh ceza hâkimine karşı ise, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir.”
şeklinde ret istemi hakkında karar verecek mahkemenin tayin olunması karşısında, belirtilen hükmün kıyasen hakimin tarafsızlığını şüpheye düşüren hallere istinaden çekinmesi halinde uygulanabileceği düşünüldüğünden;
merciince yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteminin mercii tayini hususuna ilişkin olmasına, Başkanlar Kurulu kararlarına ve Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine,21.06.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Hukuki destek almak, danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi edinmek veya sorularınızı iletmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size en kısa sürede dönüş yapabilmemiz için iletişim sayfamızı ziyaret edin.
Ayrıca, ilgili yasal düzenlemeleri incelemek için Mevzuat.gov.tr adresinden resmi kaynaklara ulaşabilirsiniz.



