Makale Başlıkları
Adli Kontrol kararı, tutuklama sebebinin varlığına rağmen sanık ya da şüpheliyi tutuklamak yerine şüpheli ya da sanığın sosyal hayat içerisinde denetim altına alınarak uygulanan bir ceza muhakemesi tedbiridir. Amaç tutukluluğun doğuracağı sakıncaların önüne geçmektir. Hakim şüpheli ya da sanığı adli kontrol şartıyla serbest bırakmaktadır.
Adli Kontrol Nedir?
Tanımı: Adli kontrol; şüpheli veya sanığın, tutuklanmadan serbest bırakılması ama belli koşullara ve kısıtlamalara tabi tutulmasıdır.
Amacı: Kişinin tamamen özgür bırakılması hâlinde kaçma, delilleri yok etme ya da suç işlemeye devam etme ihtimalini azaltmak ve soruşturmanın/kovuşturmanın sağlıklı yürütülmesini sağlamak.
Adli kontrol kararı şüpheli ya da sanığın tutuklanmasını gerektirecek bir sebebin varlığında verilebileceği gibi tutuklama yasağı öngörülen hallerde de verilebilecek bir karardır. Adli bir karar ile şüpheli ya da sanık idari yol ile kontrol altına alınmaktadır. Bu makalemizde Adli kontrol tedbirlerinin neler olduğu, şartları, kararı verecek mercii, karara itiraz konularını ele alacağız.
Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan ceza muhakemesi tedbiridir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 109. maddesinde düzenlenmiştir. Kişi özgürlüğünü tamamen kısıtlamadan, belirli yükümlülükler getiren bir ara tedbirdir.
Kararı Kim Verir?
Soruşturma aşamasında: Sulh Ceza Hakimliği verir. (Savcının talebi üzerine ya da kendiliğinden)
Kovuşturma aşamasında: Davaya bakan mahkeme verebilir veya kaldırabilir.
Adli Kontrol İtiraz Süresi ve Yolu
İtiraz süresi: 7 gün
Kararın tefhim (mahkemede sözlü bildirim) veya tebliğinden (yazılı bildirim) itibaren 7 gün içinde yapılır.
Nereye başvurulur: Kararı veren hakimin bağlı olduğu bir üst Sulh Ceza Hakimliği’ne ya da kararı veren mahkemenin üst dereceli mahkemesine başvurulur.
İtiraz, yazılı veya sözlü olarak kararı veren mahkemeye/savcılığa yapılır; dosya üst merciye gönderilir.
Adli Kontrolün Kaldırılması / Değiştirilmesi
Sanık veya avukatı, adli kontrolün kaldırılması veya hafifletilmesi için dilekçe ile başvurabilir. Hakim/mahkeme, şartlar değişmişse (örneğin deliller toplanmış, kaçma riski kalmamışsa) tedbiri kaldırabilir veya azaltabilir.
Adli Kontrol Kapsamındaki Yükümlülükler
Hakim veya mahkeme, şüpheliye aşağıdaki yükümlülüklerden bir veya birkaçını getirebilir (CMK m.109/3):
Belirli aralıklarla karakola imza atmak (imza yükümlülüğü)
Yurt dışına çıkış yasağı
Belirlenen yerleşim yerinden ayrılmamak
Belirlenen kişilere veya mağdura yaklaşmamak / iletişim kurmamak
Ehliyet veya pasaport teslimi
Alkol veya uyuşturucu madde kullanmamak
Teminat yatırmak (para veya değerli eşyayı teminat olarak bırakmak)
Elektronik kelepçe (konutunu terk etmeme, ev hapsi)
Not: Hangi yükümlülüklerin uygulanacağı, suça, şahsın durumuna ve dosyanın özelliklerine göre belirlenir.
Adli Kontrol Tedbirleri Nelerdir?
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109’a göre adli kontrol tedbirleri tek tek sayılmıştır. Bu maddeye göre; Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109/3: Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
- a) Yurt dışına çıkamamak.
- b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
- c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
- d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
- e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
- f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
- g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
- h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
- i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.
- j) Konutunu terk etmemek.
- k) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek.
- l) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek. Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir. Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir. Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.
Ceza Muhakemesi kanunu madde 109’da sayılan adli kontrol tedbirlerinden bir ya da birden fazlasının uygulanması hakkında karar verilebilir. Kararı verecek olan mahkeme ceza mahkemesdir.
Türkiye’de birçok kişi hakkında verilen adli kontrol kararı sonrası en çok merak edilen sorulardan biri: “Adli kontrol sicile işler mi?” sorusudur. Çünkü sabıka kaydının iş ve sosyal hayattaki etkileri oldukça büyüktür.
Adli Kontrolün Amacı ve Kapsamı
Amaç, şüphelinin veya sanığın kaçmasını, delilleri karartmasını veya suçu tekrarlamasını engellemektir. Böylece hem yargılama süreci güvence altına alınır hem de tutuklamanın ağır sonuçları hafifletilmiş olur.
Adli Kontrol ile Tutuklama Arasındaki Farklar
Hangi Durumlarda Tutuklama Yerine Adli Kontrol Uygulanır?
Şüphelinin sabıkasız olması
Suçun niteliğinin tutuklamayı gerektirmemesi
Sağlık, yaş ve sosyal durum gibi nedenlerle tutuklama yerine daha hafif bir tedbirin uygun görülmesi
Adli Kontrolün Süresi ve Sınırları
Adli kontrol kararı belirli sürelerle uygulanır. Mahkeme veya savcılık düzenli aralıklarla bu kararı gözden geçirir. Gereksiz görüldüğünde kaldırılır.
Adli Kontrol Sicile İşler mi?
Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Arasındaki Fark
Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı): Kesinleşmiş mahkeme kararlarını içerir.
Arşiv Kaydı: Daha önce işlenmiş ama silinmiş veya düşmüş kayıtların tutulduğu arşivdir.
Adli Kontrol Kararı Sicil Kaydına Geçer mi?
Hayır. Adli kontrol, bir ceza hükmü değil, geçici tedbirdir. Bu nedenle sabıkaya işlemez.
Adli Kontrol Kararı Nerelerde Görünür?
Kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) sisteminde
Mahkemeler ve savcılık kayıtlarında
UYAP sisteminde (yargı organları görebilir)
Ama iş başvurularında kullanılan sabıka kaydında görünmez.
Adli Kontrol Kararının Uygulanması Amacıyla Elektronik Kelepçe Takılması
Adli kontrol kararının niteliğine göre; şüpheli ya da sanığa elektronik kelepçe takılması mümkündür. Elektronik kelepçe takılan şüpheli ya da sağın serbestçe hareket edebileceği alanlar belirlendikten sonra elektronik kelepçeyi çıkarmaya çalışması ya da belirlenen sınırların dışına çıkması gibi durumlarda adli kontrol tedbiri ihlal etmiş olur ve sanık ya da şüpheli hakkında tutuklama kararı verilebilir.
Adli Kontrol Tedbirine Hangi Mahkeme Karar Verir?
Hem soruşturma aşamasında hem de kovuşturma aşamasında adli kontrol kararı verilebilir. Buna göre;
Soruşturma aşamasında, Cumhuriyet Savcısının istemi ve Sulh Ceza Hâkiminin Kararı ile soruşturmanın her aşamasında adli kontrol kararı verilebilir. Şüphelinin yokluğunda da adli kontrol kararı verilir. Ancak Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109/3-e ye göre şüpheli hakkında bir tedavi kurumuna yatırma kararı verilecek ise yokluğunda adli kontrol kararı verilmez.
Kovuşturma aşamasında, sanık hakkında yargılama yapan mahkeme adli kontrol kararı verebilir.
Soruşturma ya da kovuşturma aşamasında adli kontrol karını vermeye yetkili mercii adli kontrol tedbirlerinden bir ya da birden fazlasına karar verebileceği gibi tedbirleri değiştirebilir ya da kaldırabilir.
Adli Kontrol Tedbirleri Nasıl Değiştirilir Ya Da Kaldırılır?
Adli kontrol kararını değiştirilmesi ya da kaldırılmasını, şüpheli ya da sanık soruşturma evresinde Sulh Ceza Hâkimliği’nden, kovuşturma evresinde ise kararı veren mahkemeden talep edebilir. Şüpheli ya da sanığın istemi üzerine kararı veren mercii Cumhuriyet Savcısının görüşünü aldıktan sonra 5 gün içinde kararını vermelidir.
Adli Kontrol Tedbirine İtiraz
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 111/2 ye göre verilmiş olan adli kontrol kararının başka bir mercii tarafından gözden geçirilerek incelenmesini istemek adli kontrol kararına karşı itiraz kanun yoludur. Adli kontrol kararına itiraz süresi kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 gündür.
Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi
Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi yazılırken kararı veren mahkemeye hitaben itirazı değerlendirecek olan mahkemeye yazmamız gerekmektedir. İtirazı değerlendirecek olan mahkeme kararı veren mahkemenin bir üst mahkemesidir. Bu nedenle bu konu ile ilgili avukata danışarak, avukat aracılığıyla işlerinizi hallederek devam etmeniz çok daha doğru olacaktır.
Adli Kontrol Kararı Süresi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda adli kontrolün ne kadar süre uygulanacağına dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak 01.01.2022 tarihinde süreye dair uygulama yürürlüğe girmiştir. Buna göre; şüpheli ya da sanığın adli kontrol tedbiri yükümlülüğünün devam edip etmeyeceğine en geç 4 aylık sürelerle; soruşturma evresinde cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi ya da kovuşturma evresinde re’sen mahkeme tarafından karar verilir. Yine 01.01.2022 yılında yürürlüğe giren kanun maddesine göre adli kontrol süresi ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl olabilir. Bu süre ancak zorunlu hallerde gerekçeli olarak bir yıl uzatılabilir. Bu süre, zorunlu hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez. Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.
Adli Kontrol Tedbirine Uyulmaması Ve Sonuçları
Adli kontrol tedbirini kasıtlı olarak yerine getirmeyen şüpheli ya da sanık hakkında yetkili yargı mercii, derhal tutuklama kararı ya da adli kontrol tedbirinin değiştirilmesi kararı verebilir. Bu tamamen yetkili yargı merciinin takdirine bağlıdır. Kişi hakkında tutukluluk azami süresi dolduğu için adli kontrol kararı da verilebilir. Tutukluluk süresi dolmuş olsa bile adli kontrol tedbirine uymayan kişi hakkında da derhal tutukluluk kararı verilebilir. Ancak bu durumda ağır ceza mahkemesi tarafından adli kontrol kararı verilmiş ise ve adli kontrol tedbirine uyulmadığı için derhal tutuklanmış ise şüpheli ya da sanık tutukluluk süresi 9 ayı geçemez, diğer mahkemelerde ise bu süre 2 ayı geçemez.
Tutuklanan Kişinin Adli Kontrol Şartı İle Serbest Bırakılması
Tutukluğun süresinin dolması ya da tutukluluğa gerek kalmaması gibi durumlarda adli kontrol şartı ile tutukluluk sona erebilir. Adli kontrol tedbirinin getirdiği yükümlülüklere uyulamaması durumunda şüpheli ya da sanığın tekrar tutuklanmasına engel bir durum yoktur.
Ağır bir hastalığa maruz kalınması halinde, gebelik halinde, engellilik durumlarında ve doğumdan sonra ilk 6 ay içinde şüpheli ya da şahsın tutuklanmasını gerektirecek bir durum olması halinde adli kontrol tedbirine karar verilebilir.
Ceza Hukukunun Kapsamı ve Faaliyet Alanları
Ceza hukuku, geniş bir alanı kapsar. Hukuk büromuzun faaliyetleri arasında Ceza Hukuku Faaliyetlerimiz konusuna dair birçok uzmanlık bulunmaktadır. Ayrıca Ceza Hukukunda Temyiz Kanun Yolu süreçleri de bu alanın önemli bir parçasıdır.
Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakıldı Ne Demek?
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılma, şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine, belirli şartlara uyması koşuluyla serbest bırakılması anlamına gelir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 109. maddesi uyarınca, mahkeme veya savcılık, tutuklama gibi daha ağır bir tedbir yerine, kişinin kaçma, delil karartma veya suça devam etme riskini önlemek amacıyla adli kontrol tedbirlerini uygular.
Adli kontrol kapsamında şüpheli/sanığa bazı yükümlülükler getirilir. Bu yükümlülükler şunlar olabilir:
- Yurtdışına çıkış yasağı,
- Belirli yerlere gitme yasağı (örneğin olayın yaşandığı bölgeye),
- Belirli kişilere yaklaşmama,
- Polis merkezine düzenli imza verme (adli kontrol imza yükümlülüğü),
- Elektronik kelepçe ile izleme,
- Mesleğiyle ilgili faaliyette bulunmama,
- Pasaportunu teslim etme.
Adli kontrol, tutuklama gibi kişinin özgürlüğünü tamamen kısıtlayan bir tedbir değil, şarta bağlı bir serbest bırakma durumudur. Kişi bu tedbirlere uymadığı takdirde, tutuklanma ihtimali doğabilir.
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılma, tutuklama yerine getirilen bir tedbirdir. Kişi, yargılama süresince serbest kalır ancak belirlenen yükümlülüklere uymak zorundadır. Bu şartlar, suç işleme riskini önlemek veya adil yargılamanın sağlanması amacıyla uygulanır
Güvence Verilmesi (Kefaletle Tahliye)
Türk Ceza Kanunu’nun 113. Maddesinde düzenlenen kefaletle tahliye, şüpheli ya da sanığın belli bir güvence göstermek şartıyla adli kontrol altına alınmasıdır. Güvence verilerek adli kontrol altına alınması için öncelikle şüpheli ya da sanığın hükmün infazında, bütün usul işlemlerinde ve diğer yükümlülüklerde hazır bulunması gerekmektedir. Ve buna ek olarak aşağıda sayacağımız ödemeleri sırasına uyarak yapması gerekmektedir.
Suçun neden olduğu zararların yerine getirilmesi ve eski hale getirme, katılanın yaptığı masraflar,
Şüpheli ya da sanık nafaka borcunun ödenmemesi amacı ile kovuşturuluyorsa nafaka borçları,
Kamu giderleri,
Para cezaları.
Bu ödemelerin miktarları güvence gösterilerek adli kontrole hükmedilmesi kararında miktarları ile ayrı ayrı yazılmalıdır.
Adli Kontrol Kararı Sicile İşler Mi?
Öncelikle adli sicil kaydı, kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanarak şüpheli ya da sanık hakkında verişmiş ceza ya da güvenlik tedbiri kararlarının işlendiği kayıtlardır. Adli kontrol tedbiri kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile hükmedilen bir tedbir olmadığı için adli sicil kaydına işlemez.
Adli Kontrol Tedbiri Kovuşturma Aşamasında Da Devam Eder Mi?
Adli kontrol tedbiri soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hâkimliği tarafından alınmaktadır. Dava açıldığında yani kovuşturma aşamasına geçildiğinde adli kontrol tedbiri kendiliğinden kalkar. Ancak adli kontrol tedbirine devam edilebilmesi için tensip zaptında adli kontrol tedbirinin devam edeceği kararı alınabilir. Tensip zaptında bu karar alınmamış olsa bile daha sonra adli kontrol tedbirinin ayrıca talep edilmesi halinde kovuşturma aşamasında adli kontrol tedbirinin devamı kararı alınabilir.
Adli Kontrol Tedbiri Altında Geçirilen Süre Cezadan Mahsup Edilir Mi?
Türk Ceza Kanunu madde 109/6’ya göre adli kontrol tedbiri, kişinin hürriyetini sınırlayan sebep olarak cezadan mahsup edilemez. Ancak adli kontrol tedbirlerinin çeşidine göre mahsup edilme durumu değişiklik gösterir. Konutu terk etmemek yükümlülüğü şeklinde adli kontrol tedbiri verilmişse evde durulan her 2 gün için 1 gün cezadan mahsup edilir.
Son olarak adli kontrol tedbirine itiraz mümkündür. İtirazınızı hürriyetinizin sınırlanmasını gerektiren tedbirlere karşı usulüne uygun yapmanız çok önemli olacağı için konusunda uzman bir avukattan yardım alınız.
Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan ve özgürlüğü belirli ölçüde kısıtlayan bir tedbirdir. Bu konu Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiştir. Adli kontrol kararı sonrası sürece ilişkin ayrıntılar için Adli Süreç Nasıl İşler? Tüm Ceza Davalarında makalemize göz atabilirsiniz.
Ayrıca CMK ve adli kontrol tedbirleri hakkında Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Ceza Muhakemesi Rehberi sayfasına göz atarak resmi bilgilere ulaşabilirsiniz. Ceza hukukunun kapsamı hakkında daha fazla bilgi için Ceza Hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Mevzuat Bilgi Sistemi (CMK 109):
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5Adalet Bakanlığı – Ceza İşleri Genel Müdürlüğü:
https://www.adalet.gov.trUYAP Vatandaş Girişi (Adli Sicil, Dava Sorgu):
https://vatandas.uyap.gov.trResmî Gazete (CMK Güncel Değişiklikler):
https://www.resmigazete.gov.tr
Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
…… SULH CEZA HÂKİMLİĞİ’NE
(İtirazı İncelemeye Yetkili Mahkemeye Gönderilmek Üzere)
İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ/SANIK):
Adı Soyadı: ………
T.C. Kimlik No: ………
Adres: ………
MÜDAFİİ (VARSA):
Adı Soyadı: ………
Baro Sicil No: ………
Adres: ………
KARAR VEREN MAHKEME:
…… Sulh Ceza Hâkimliği
DOSYA NO:
Soruşturma No: ………
Karar No: ………
KONU:
…… Sulh Ceza Hâkimliği’nin …/…/20… tarih ve … sayılı adli kontrol kararına itirazlarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
Hakkımda yürütülen soruşturma kapsamında tutuklama talebi reddedilerek adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Ancak verilen adli kontrol kararı hukuka uygun olmayıp ölçülülük ilkesine aykırıdır.
Suç isnadı bakımından kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimali bulunmamaktadır. Tüm beyanlarım alınmış, gerekli deliller toplanmış ve soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleyici hiçbir durum kalmamıştır.
Uygulanan adli kontrol tedbirleri kişisel ve mesleki hayatımı ciddi şekilde zorlaştırmaktadır. Özellikle (örnek: imza yükümlülüğü nedeniyle işime devam edememekteyim / yurt dışına çıkış yasağı sebebiyle eğitim ve çalışma planlarım aksamakta).
CMK’nın 109 ve devamı maddeleri uyarınca adli kontrol tedbiri tutuklamaya alternatif bir önlem olup ölçülü ve gerekli olmalıdır. Mevcut koşullar altında bu tedbirler ağır ve gereksizdir.
HUKUKİ SEBEPLER
CMK m. 101, 109 ve devamı maddeleri ile ilgili sair mevzuat.
SONUÇ ve İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, … Sulh Ceza Hâkimliği’nin …/…/20… tarih ve … sayılı adli kontrol kararının kaldırılmasına veya hafifletilmesine karar verilmesini, aksi halde adli kontrol tedbirinin CMK ve ölçülülük ilkesi uyarınca yeniden değerlendirilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: …/…/20…
İtiraz Eden:
İsim-Soyisim
İmza



