Makale Başlıkları
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 335. maddesinde düzenlenmiştir. Suç, yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlere dayanarak açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin siyasal veya askerî casusluk amacıyla elde edilmesini yaptırıma bağlar. Temel şekli için sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Fiil Türkiye ile savaş hâlindeki bir devletin yararına işlenirse ya da Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokarsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
TCK m.335, Kanun’un İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Yedinci Bölümünde yer alan “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıklı suçlar arasındadır. Uygulamada en çok tereddüt doğuran husus, suça konu bilginin özünde devlet sırrı mı (TCK m.328), yoksa yalnızca açıklanması yasaklanmış bir bilgi mi (TCK m.335) olduğudur. Bu ayrım, aynı eylem için öngörülen cezanın alt sınırını on beş yıldan sekiz yıla indirmektedir. Aşağıda suçun unsurları, cezası, yargılama usulü ve Yargıtay’ın konuya ilişkin içtihadı ele alınmaktadır.
Yasaklanan Bilgilerin Casusluk Maksadıyla Temini Suçu Nedir? (TCK 335)
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini, devletin güvenliği ile iç ve dış siyasal yararları bakımından korunan, ancak özünde devlet sırrı niteliği taşımayan bilgilerin yabancı bir devlet yararına elde edilmesidir. Kanun koyucu bu tür bilgilere yönelik ihlalleri “temin” ve “açıklama” olarak iki ayrı hareket şeklinde düzenlemiş, her iki hareket bakımından da casusluk maksadı taşıyan ve taşımayan hâlleri ayrı maddelere bağlamıştır. Casusluk maksadı olmaksızın temin TCK m.334‘te, casusluk maksadıyla temin TCK m.335’te, açıklama fiilleri ise TCK m.336 ve TCK m.337‘de yer almaktadır.
TCK 335 Madde Metni
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
Madde 335 – (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Madde gerekçesinde hükmün, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin siyasal ve askerî casusluk maksadıyla teminini cezalandırdığı; ikinci fıkrada ise suçun nitelikli hâllerinin gösterildiği belirtilmiştir. Kanun metninin güncel hâline Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.

Yasaklanan Bilgi Nedir? Devlet Sırrından Farkı
TCK, devletin korunmaya değer bilgilerini iki gruba ayırmaktadır. Birinci grupta, devletin güvenliği veya iç ya da dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken, yani özünde devlet sırrı olan bilgiler bulunur; bunlar TCK m.326 ile 330 arasında korunur. İkinci grupta ise özünde devlet sırrı olmamakla birlikte yetkili makamlarca açıklanması yasaklanmış ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgiler yer alır. Bu bilgiler TCK m.334 ile 337 arasında korunmaktadır.
Bir Bilginin Yasaklanan Bilgi Sayılmasının Koşulları
- Yetkili makam: Yasaklama, mevzuatın bu konuda yetkilendirdiği bir makam tarafından yapılmış olmalıdır.
- Kanun veya düzenleyici işlem: Yasak; kanuna ya da yönetmelik, genelge, talimat gibi düzenleyici bir işleme dayanmalıdır.
- Niteliği bakımından gizlilik: Bilginin içeriği itibarıyla da gizli kalması gereken türden olması aranır. Belge üzerinde yalnızca “gizli” ibaresinin bulunması tek başına yeterli değildir.
- Gizliliğin devam etmesi: Suç tarihinde bilgi kamuya açıklanmış veya herkesçe bilinir hâle gelmişse korunan bir sırdan söz edilemez.
Yargıtay’a göre yasaklama, yürütmenin herhangi bir işlemiyle yapılabileceği gibi belge üzerine gizlilik derecesini gösteren damga konulması, yazılı veya sözlü uyarı yapılması ya da tabela yerleştirilmesi yoluyla da gerçekleştirilebilir. Ancak yasaklamanın hukuka uygun ve usulüne göre yapılması şarttır. Usulüne uygun yapılmayan bir yasaklama, bilgiye açıklanması yasaklanmış sır niteliği kazandırmaz (Yargıtay 16. CD, E. 2016/5096, K. 2017/364).
Gizlilik Dereceleri
İdari makamlar, bilgi ve belgelere çoğunlukla gizlilik sınıflandırması yaparak açıklanması yasaklanmış sır niteliği vermektedir. Yargıtay’ın aynı kararında yer verilen sınıflandırmaya göre gizlilik dereceleri dört gruptan oluşur:
| Gizlilik derecesi | Kapsamı |
|---|---|
| Çok gizli | İzinsiz açıklanması hâlinde devletin güvenliğine, ulusal varlık ve bütünlüğe son derece büyük zarar verecek, yabancı bir devlete fayda sağlayacak bilgi ve belgeler |
| Gizli | İzinsiz açıklanması hâlinde devletin güvenliğine ve iç ya da dış menfaatlerine ciddi şekilde zarar verecek bilgi ve belgeler |
| Özel | İzinsiz açıklanması hâlinde devletin menfaat ve prestijini zedeleyecek veya yabancı bir devlete fayda sağlayacak bilgi ve belgeler |
| Hizmete özel | Üst derecelerle korunması gerekmeyen, ancak bilmesi gerekenler dışındaki kişilerce bilinmesi istenmeyen bilgi ve belgeler |
TCK 328 ile TCK 335 Arasındaki Fark
Casusluk maksadıyla bilgi temini her iki maddede de cezalandırılmaktadır. Aradaki fark bilginin niteliğinden kaynaklanır. Yargıtay uygulamasında TCK m.327’deki suç için kastın varlığı yeterli görülürken, TCK m.328 bakımından failin ayrıca yabancı bir devlet yararına ve siyasal veya askerî casusluk maksadıyla hareket etmesi aranmaktadır. Aynı ayrım TCK m.334 ile m.335 arasında da geçerlidir.
| Kriter | TCK 328 – Siyasal veya askerî casusluk | TCK 335 – Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini |
|---|---|---|
| Bilginin niteliği | Özünde devlet sırrı | Özünde devlet sırrı olmayan, açıklanması yasaklanmış bilgi |
| Gizliliğin kaynağı | Bilginin kendi niteliği | Yetkili makamın kanun veya düzenleyici işleme dayalı yasağı ile bilginin niteliği |
| Özel kast | Siyasal veya askerî casusluk maksadı | Siyasal veya askerî casusluk maksadı |
| Temel ceza | 15–20 yıl hapis | 8–12 yıl hapis |
| Nitelikli hâl | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | Ağırlaştırılmış müebbet hapis |
Uygulamada aynı olay hakkında soruşturma TCK m.328 kapsamında başlatılabilmekte, yargılama sonunda bilginin özünde devlet sırrı niteliği taşımadığı anlaşılırsa suç vasfı TCK m.335 olarak belirlenebilmektedir. Bu nedenle ele geçirilen bilgilerin niteliğine ilişkin kurum yazıları ve bilirkişi incelemesi, dosyanın en kritik delilleri arasında yer alır.
Yasaklanan Bilgilerin Casusluk Maksadıyla Temini Suçunun Unsurları
Korunan Hukuki Değer ve Suçun Niteliği
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçuyla korunan hukuki değer, devletin güvenliği ile iç ve dış siyasal yararlarıdır. Suç soyut tehlike suçu olarak düzenlenmiştir. Bilginin temin edilmesiyle tamamlanır ve devletin fiilen zarar görmesi aranmaz.
Fail ve Mağdur
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu özgü suç değildir; herkes fail olabilir. Failin Türk vatandaşı veya yabancı, kamu görevlisi veya özel kişi olması sonucu değiştirmez. Suçun mağduru Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle öğrendikleri devlet sırlarından yararlanmaları ve devlet hizmetlerinde sadakatsizlik ise TCK m.333‘te ayrıca düzenlenmiştir.
Suçun Konusu
Suçun konusu, yukarıda açıklanan koşulları taşıyan yasaklanmış bilgilerdir. Bilginin yazılı belge, fotoğraf, harita, dijital kayıt veya sözlü aktarım biçiminde bulunması sonucu değiştirmez. Yargıtay, uluslararası koruma statüsündeki bir kişinin kimlik ve ikamet bilgilerinin 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca gizli tutulması gerektiğini kabul ederek bu bilgileri yasaklanan bilgi olarak nitelendirmiştir. Bu yaklaşım, kişisel veri niteliğindeki bilgilerin de belirli koşullarda TCK m.335’in konusunu oluşturabileceğini göstermektedir. Böyle bir durumda kişisel verileri ele geçirme suçu ile aralarındaki içtima ilişkisinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Fiil: Temin Etmek Ne Anlama Gelir?
Temin, gizli kalması gereken bilgiyi öğrenmek veya elde etmek için çaba gösterilmesi ve bu amaçla araçlara başvurulmasıdır. Belgenin aslının alınması, kopyalanması, fotoğrafının çekilmesi, içeriğinin not edilmesi, dijital ortamda indirilmesi veya bilginin bir başkasından öğrenilmesi temin kapsamında değerlendirilir. Ancak bilginin tesadüfen öğrenilmesi, yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini bakımından tek başına temin sayılmaz; failin bilgiye ulaşmaya yönelik iradi bir faaliyetinin bulunması gerekir.
Manevi Unsur: Genel Kast ve Casusluk Maksadı
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu ancak kasten işlenebilir. Failin, bilginin açıklanmasının yasaklandığını bilerek ona ulaşmayı istemesi genel kastı oluşturur. Bunun yanında failin siyasal veya askerî casusluk maksadıyla hareket etmesi gerekir. TCK m.328’in gerekçesinde askerî casusluk, yabancı devlet yararına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti zararına askerî bilgilerin toplanması olarak tanımlanmıştır. Siyasal casusluk da aynı ölçütle, siyasal nitelikteki bilgiler bakımından anlaşılmaktadır. Bu özel kast ispatlanamazsa fiil, şartları bulunduğu takdirde TCK m.334’teki yasaklanan bilgileri temin suçunu oluşturur.
Bilginin Yabancı Devlete İletilmesi Gerekir mi?
Yargıtay’ın eski içtihadında casusluk suçunun oluşması için bilgilerin, lehine casusluk yapılan devletin resmî kurumlarına iletilmek üzere temin edilmesi ve fail ile yabancı devlet arasında bir anlaşma bulunması aranmaktaydı (Yargıtay 9. CD, E. 2014/4290, K. 2014/7360). Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise sonraki kararlarında bu yaklaşımdan ayrılmıştır. Daireye göre casusluk amacıyla bilginin temin edilmesi suçun oluşumu için yeterlidir; bilginin başka bir ülkeye veya yapıya verilmesi zorunlu değildir ve kanun metninde yer almayan bir unsur içtihat yoluyla eklenemez (Yargıtay 16. CD, E. 2016/5096, K. 2017/364). Bununla birlikte bilginin kimin yararına toplandığı, casusluk maksadının ispatı bakımından belirleyici olmaya devam etmektedir.
Nitelikli Hâl: Savaş Hâli ve Askerî Hareketler (TCK 335/2)
Maddenin ikinci fıkrası, yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçunun iki ayrı nitelikli hâlini düzenlemektedir:
- Fiilin Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin yararına işlenmesi,
- Fiilin Devletin savaş hazırlıklarını, savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması.
Bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda temel cezada artırım yapılmaz; doğrudan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır. İkinci hâl bakımından kanun metninde resmî bir savaş durumunun varlığı aranmamaktadır. Ancak savaş hazırlıklarının veya askerî hareketlerin fiilen tehlikeye girdiğinin somut olarak ortaya konulması gerekir.
Yasaklanan Bilgilerin Casusluk Maksadıyla Temini Suçunun Cezası
TCK m.335/1 uyarınca suçun temel şekli için sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis cezası, nitelikli hâlleri için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmüştür. Aynı bölümde yer alan benzer suçların cezaları aşağıda karşılaştırılmıştır:
| Madde | Suç | Temel ceza |
|---|---|---|
| TCK 327/1 | Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme | 3–8 yıl hapis |
| TCK 328/1 | Siyasal veya askerî casusluk | 15–20 yıl hapis |
| TCK 329/1 | Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama | 5–10 yıl hapis |
| TCK 330/1 | Gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama | Müebbet hapis |
| TCK 334/1 | Yasaklanan bilgileri temin | 1–3 yıl hapis |
| TCK 335/1 | Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini | 8–12 yıl hapis |
| TCK 336/1 | Yasaklanan bilgileri açıklama | 3–5 yıl hapis |
| TCK 337/1 | Yasaklanan bilgileri casusluk maksadıyla açıklama | 10–15 yıl hapis |
Takdiri İndirim, HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçunda mahkeme, TCK m.62 kapsamında takdiri indirim uygulayarak cezayı altıda bir oranında azaltabilir. Alt sınırdan belirlenen sekiz yıllık ceza bu indirimle altı yıl sekiz aya iner. Bu miktar;
- hükmün açıklanmasının geri bırakılması için CMK m.231/5’te aranan iki yıl veya daha az hapis sınırını,
- TCK m.51’de hapis cezasının ertelenmesi için öngörülen iki yıllık sınırı,
- TCK m.50 uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi için kasten işlenen suçlarda aranan bir yıllık sınırı
aştığından, kural olarak bu kurumlardan yararlanılması mümkün değildir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması gibi cezada önemli indirim gerektiren hâllerde sonuç somut olaya göre değişebilir.
Hak Yoksunlukları ve Memuriyete Etkisi
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçundan hapis cezasına mahkûmiyet, TCK m.53’te sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılma sonucunu doğurur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi de kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanların memur olarak atanmasına engel oluşturur. Mahkûmiyet; görevdeki kamu görevlileri bakımından memuriyetin sona ermesi, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonuçları gibi ayrı idari etkiler de doğurur. Ayrıntılar devlet memurluğuna engel olan suçlar başlıklı makalemizde ele alınmıştır.
Teşebbüs, İştirak ve İçtima
Teşebbüs
Temin hareketi kısımlara bölünebildiğinden yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu teşebbüse elverişlidir. Failin bilgiye ulaşmaya yönelik icra hareketlerine başlayıp elinde olmayan nedenlerle bilgiyi elde edememesi hâlinde TCK m.35 uyarınca suça teşebbüs hükümleri uygulanır.
İştirak
Suç birden fazla kişinin iştirakiyle işlenebilir. Bilgiyi bizzat temin eden kişinin yanında, temin faaliyetini yönlendiren, finanse eden veya kolaylaştıran kişilerin sorumluluğu TCK m.37 ile 39 arasındaki hükümler çerçevesinde belirlenir. Uygulamadaki dosyaların önemli bir kısmında, yabancı bir istihbarat birimi adına hareket eden kişilerin farklı şüphelilere ayrı ayrı bilgi toplama görevi verdiği ileri sürülmektedir.
Zincirleme Suç ve İçtima
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birden fazla bilgi temin edilmesi hâlinde TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri gündeme gelir ve ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır. Temin edilen bilginin daha sonra başkalarına iletilmesi durumunda TCK m.337 ile ilişki ayrıca değerlendirilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, gizli bilgileri casusluk maksadıyla temin eden sanığın bu bilgileri başkalarına teslim ettiğinin anlaşılması karşısında açıklama suçunun da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir (E. 2017/2191, K. 2017/5680, T. 06.12.2017).
Taksirle İşlenme
TCK m.335’te düzenlenen suç taksirle işlenemez. Bununla birlikte bu bölümdeki suçların işlenmesine taksirle sebebiyet verilmesi TCK m.338‘de ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. Devlet güvenliğiyle ilgili belgelerin hukuka aykırı olarak elde bulundurulması ise TCK m.339 kapsamında değerlendirilir.
Yasaklanan Bilgilerin Casusluk Maksadıyla Temini Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma
Şikâyet Şartı ve Resen Soruşturma
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet savcılığı suçun işlendiğini herhangi bir şekilde öğrendiğinde resen soruşturma başlatır. Şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma bu suç bakımından söz konusu olmaz. İfadeye çağrılan şüpheli, CMK m.147 uyarınca susma hakkına ve müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir.
Tutuklama ve Diğer Koruma Tedbirleri
TCK m.335 de dâhil olmak üzere “Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” başlığı altında sayılan suçlar, CMK m.100/3’te yer alan katalog suçlar arasındadır. Bu suçlarda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Bununla birlikte tutuklamanın ölçülü olması ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağının somut olarak gerekçelendirilmesi gerekir. Karara karşı başvuru yolları için tutuklama kararı ve tutuklamaya itiraz başlıklı makalemize bakılabilir.
Aynı suçlar, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 135. maddesi uyarınca iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanabileceği suçlar arasında da yer alır. Bu soruşturmalarda HTS kayıtları, dijital materyal incelemeleri ve yazışma içerikleri sıklıkla delil olarak kullanılmaktadır. Soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle müdafiin dosya inceleme yetkisi CMK m.153/2 uyarınca kısıtlanabilir. Ancak şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar ve bilirkişi raporları bu kısıtlamanın dışındadır (soruşturma evresinde dosyanın kısıtlanması).
Görevli Mahkeme ve Kanun Yolları
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçunun üst sınırı on yıldan fazla hapis cezası olduğundan yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılır. İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı bölge adliye mahkemesinde istinaf, istinaf kararlarına karşı ise Yargıtay’da temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararı ile devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarına ilişkin temyiz incelemesi Yargıtay 3. Ceza Dairesine verilmiştir. Duruşmalar kural olarak açık yapılır; kamu güvenliğinin kesin olarak gerektirdiği hâllerde CMK m.182 uyarınca duruşmanın tamamı veya bir kısmı kapalı yapılabilir.
Dava Zamanaşımı
TCK m.66 uyarınca yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçunda dava zamanaşımı süresi, temel şekil için 15 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli hâli için 30 yıldır. Suçun yurt dışında işlenmesi hâlinde ise TCK m.66/7 gereğince dava zamanaşımı uygulanmaz. Zira suç, Kanun’un İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yer almakta ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektirmektedir. Genel açıklamalar için Türk Ceza Kanunu’nda zamanaşımı başlıklı makalemize bakılabilir.
Uygulamada Güncel Davalar (2024–2025)
İsrail istihbarat servisi adına faaliyet yürüttükleri iddiasıyla 56 sanığın yargılandığı ve Eylül 2024’te İstanbul’da karara bağlanan davada mahkeme, 35 sanığı yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçundan 6 yıl 8’er ay hapis cezasına çarptırmış; 19 sanık hakkında ise suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Hükmedilen 6 yıl 8 aylık ceza, sekiz yıllık alt sınırdan takdiri indirimle ulaşılan miktara karşılık gelmektedir. İddianamede, ilgili servisin internet tabanlı mobil uygulamalar üzerinden uzaktan kaynak temin ettiği ve kaynaklarına kurye aracılığıyla para aktardığı ileri sürülmüştür.
Haziran 2025’te İstanbul’da görülen ve 20 sanığın yargılandığı bir başka davada Cumhuriyet savcısı, sanıkların elde ettiği bilgilerin devletin güvenliğine ilişkin devlet sırrı niteliğinde olmadığını, ancak yetkili makamlarca açıklanması yasaklanmış ve niteliği gereği gizli kalması gereken bilgiler olduğunu değerlendirmiştir. Mütalaada sanıkların zincirleme şekilde yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçundan 10’ar yıldan 24’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmiştir. Bu mütalaa, TCK m.328 ile TCK m.335 arasındaki ayrımın uygulamadaki karşılığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
Yasaklanan Bilgilerin Casusluk Maksadıyla Temini Suçuna İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/5096, K. 2017/364, T. 31.01.2017
Karara konu olayda sanıklar, şartlı mülteci statüsündeki ve kendi ülkesinin rejimine muhalif olduğu belirtilen bir yabancının kişisel bilgileri ile ikamet yerlerini temin etmiştir. Daire, uluslararası koruma kapsamındaki kişiye ait bu bilgilerin 6458 sayılı Kanun’un 94. maddesi uyarınca kanunla yasaklanmış ve gizli nitelikte bilgi hâline geldiğini kabul ederek mahkûmiyet hükmünü onamıştır. Kararda öne çıkan tespitler şunlardır:
- Açıklanması yasaklanan sır, özünde devlet sırrı niteliği taşımayan; ancak açıklanması mevzuata göre yasaklanmış ve gizlilik derecesi verilmiş bilgi, belge veya şeylerdir.
- Yasaklama hukuka uygun ve usulüne göre yapılmalıdır; aksi hâlde bilgi, açıklanması yasaklanmış sır niteliği kazanmaz.
- Suç soyut tehlike suçudur ve herkes tarafından işlenebilir.
- Casusluk amacıyla bilginin temin edilmesi suçun oluşumu için yeterlidir; bilginin başka bir ülkeye veya yapıya verilmesi zorunlu değildir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/4290, K. 2014/7360, T. 18.06.2014
Daire, casusluk suçunun Türkiye Cumhuriyeti Devleti zararına ve yabancı devlet yararına işlenen bir suç olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle casusluk fiiline konu bilgilerin, lehine casusluk yapılan devletin resmî kurumlarına iletilmek amacıyla temin edilmesi ve casus ile yabancı devlet arasında bir anlaşmanın bulunması gerektiğini kabul etmiştir. Karar, 2017 tarihli kararla birlikte değerlendirildiğinde casusluk maksadının ispatı konusunda Yargıtay içtihadının zaman içinde değiştiğini göstermektedir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/2191, K. 2017/5680, T. 06.12.2017
Daire, gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla temin eden sanığın bu bilgileri başkalarına teslim ettiğinin anlaşılması karşısında, temin suçunun yanında açıklama suçuna ilişkin hükmün de değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ilişkin olmakla birlikte, TCK m.335 ile TCK m.337 arasındaki temin ve açıklama ayrımı bakımından da yol göstericidir.
Güncel kararlara Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden erişilebilir. Konuya ilişkin akademik bir değerlendirme için Hacettepe Üniversitesi bünyesinde hazırlanan devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları başlıklı çalışma incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Casusluk suçu için cezası nedir?
Ceza, bilginin niteliğine ve fiilin temin mi açıklama mı olduğuna göre değişir. Devlet sırrı niteliğindeki bilgilerin casusluk maksadıyla temini (TCK m.328) 15–20 yıl, açıklanması yasaklanmış bilgilerin casusluk maksadıyla temini (TCK m.335) 8–12 yıl, bu bilgilerin casusluk maksadıyla açıklanması (TCK m.337) ise 10–15 yıl hapis cezası gerektirir. Savaş hâli veya askerî hareketlerin tehlikeye girmesi gibi nitelikli hâllerde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
Casusluk suçları nelerdir?
TCK’nın 326 ile 339. maddeleri arasında “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlığı altında düzenlenen suçlar şunlardır: devletin güvenliğine ilişkin belgeler (m.326), devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme (m.327), siyasal veya askerî casusluk (m.328), bilgileri açıklama (m.329–330), uluslararası casusluk (m.331), askerî yasak bölgelere girme (m.332), devlet sırlarından yararlanma ve devlet hizmetlerinde sadakatsizlik (m.333), yasaklanan bilgileri temin ve açıklama suçları (m.334–337), taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi (m.338) ve devlet güvenliğiyle ilgili belgeleri elinde bulundurma (m.339).
Casusluk davası nedir?
Casusluk davası, TCK’nın devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk bölümünde yer alan suçlardan açılan kamu davasıdır. Bu davalar Cumhuriyet savcılığınca resen yürütülür, ağır ceza mahkemesinde görülür ve temyiz incelemesi Yargıtay 3. Ceza Dairesince yapılır. Kamu güvenliğinin kesin olarak gerektirdiği hâllerde duruşmalar kapalı yapılabilir; bu imkân yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçundan açılan davalar için de geçerlidir.
Devlet sırrını ifşa etmenin cezası nedir?
Özünde devlet sırrı olan bilgilerin açıklanması TCK m.329/1 uyarınca 5–10 yıl hapis cezasını gerektirir. Açıklama siyasal veya askerî casusluk maksadıyla yapılmışsa TCK m.330/1 uyarınca müebbet hapis cezası verilir. Özünde devlet sırrı olmayan, ancak açıklanması yasaklanmış bilgilerin açıklanması TCK m.336/1’e göre 3–5 yıl; bu bilgilerin casusluk maksadıyla açıklanması ise TCK m.337/1’e göre 10–15 yıl hapis cezası gerektirir.
Casusluk ne anlama gelir?
Casusluk, genel anlamıyla bir devletin veya yapının yararına, başka bir devlete ait gizli bilgilerin araştırılması, toplanması ve aktarılmasıdır (Vikipedi: Casusluk). Türk ceza hukukunda casusluk siyasal ve askerî casusluk olarak düzenlenmiştir. Sanayi, ticari veya teknolojik casusluk niteliğindeki eylemler bu bölümün değil, ticari sırrı koruyan TCK m.239 gibi diğer hükümlerin kapsamında değerlendirilir.
Siyasi casusluk ne demek?
Siyasi (siyasal) casusluk, yabancı bir devlet yararına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti zararına olarak devletin iç ve dış siyasal yararlarına ilişkin gizli bilgilerin toplanmasıdır. Askerî casusluktan farkı, toplanan bilginin askerî değil siyasal nitelik taşımasıdır. Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu bakımından her iki maksat da aynı cezayı gerektirir.
Casus ne yapar?
Ceza hukuku bakımından casus, yabancı bir devlet veya yapı yararına; açıklanması yasaklanmış ya da devlet sırrı niteliğindeki bilgileri elde eden veya aktaran kişidir. Kanun, bilginin elde edilmesini (temin) ve başkalarına iletilmesini (açıklama) ayrı suçlar olarak tanımlamıştır. Uygulamada kişilerin para karşılığında belirli yerlerin fotoğraflanması veya kişiler hakkında bilgi toplanması gibi görevlerle yönlendirildiği iddiaları da bu kapsamda değerlendirilmektedir.
66 madde hangi cezadır?
TCK’nın 66. maddesi bir ceza değil, dava zamanaşımını düzenleyen hükümdür. Bu maddeye göre yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçunda dava zamanaşımı temel şekil için 15 yıl, nitelikli hâl için 30 yıldır. Suç yurt dışında işlenmişse TCK m.66/7 uyarınca dava zamanaşımı uygulanmaz.
Hangi suçlar adli para cezasına çevrilir?
TCK m.50 uyarınca kasten işlenen suçlarda hükmolunan hapis cezası bir yıl veya daha az ise adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir. TCK m.335’in alt sınırı sekiz yıl olduğundan, takdiri indirim uygulansa dahi bu sınırın altına inilmesi kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle verilen ceza adli para cezasına çevrilemez.
Hangi suçlar kasten işlenir?
TCK m.21 ve 22 uyarınca suçlar kural olarak kasten işlenir; taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır. Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu yalnızca kasten işlenebilir ve genel kastın yanında siyasal veya askerî casusluk maksadı da aranır.
5237 sayılı kanun hangi suçları kapsıyor?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun özel hükümler kitabı; uluslararası suçları, kişilere karşı suçları, topluma karşı suçları ve millete ve devlete karşı suçları düzenler. Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini suçu, Kanun’un “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı Dördüncü Kısmının “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alır.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini iddiasıyla yürütülen soruşturmalarda bilginin niteliği, yasaklamanın hukuka uygunluğu ve casusluk maksadının somut delillerle ortaya konulup konulmadığı, suç vasfını ve cezanın miktarını doğrudan belirler. Ceza hukuku alanındaki çalışmalarımıza ilişkin bilgiye Ceza Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



