Vergi Hukuku

Ankara Vergi Hukuku Avukatı

ankara-vergi-hukuku-avukati

Ankara Vergi Hukuku Avukatı Nedir?

Ankara Vergi Hukuku Avukatı; Vergi genel anlamıyla kamu hizmetlerinin giderlerini karşılamak amacıyla devletlerin egemenlik güçlerine dayanarak belirleyip topladıkları paradır. Vergi hukuku da bu toplanacak paranın hangi esaslarla, hangi oranlarla ve nasıl toplanacağını, toplanamadığında nasıl yaptırımlar uygulanacağını düzenleyen oldukça detaylı bir hukuk dalıdır. Bu düzenlemelerin yasal dayanağı, Vergi Usul Kanunu, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, İdari Yargılama Usul Kanunu, Danıştay Kanunu ve son olarak Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’dur.

Devletin kamu gücünden kaynaklanan ilişkileri düzenlemesi sebebiyle vergi hukuku kamu hukukuna dahildir. Vergi hukukunun temelde 3 konusu vardır; çeşitli kamu gelirlerinin(vergi, harç, fon gibi) tarhı, tahakkuku ve tahsili, ikinci konu vergi suç ve cezaları, üçüncü konu  ise vergilendirme sürecinde çıkan uyuşmazlıkların çözümüdür. Vergi gelirleri merkezi idareler ve yerel idarelerce toplanır.

Vergilendirme yapılırken sürecin en adil ve en az şekilde vergi kaybıyla sonuçlanması amaçlanır bunları sağlamak içinse vergi hukukunda uyulması gereken temel ilkeler vardır. Öncelikle her hukuk dalında olduğu gibi burada da belirlilik ilkesi hakimdir. Böylece vatandaştan alınacak vergilerin önceden kanunla kararlaştırılmış olması gerekir. Aynı zamanda da vergi hukukunda kıyas yasağı vardır, bu ise kanunda yer almayan fakat kanundaki düzenlemeye benzer olayların kıyas yapılarak kanunda düzenlenmemiş olan olaya düzenlenmiş olan maddenin uygulanmasıdır.

Bir diğer ilke vergi yasalarının geçmişe yürütülmesinin yasak olmasıdır. Vergiyi doğuran olay hangi tarihte gerçekleştiyse, o tarihte yürürlükte olan vergi kanunlarına göre vergilendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Ölçülülük ilkesi ise bir diğer ilkedir. Kamu giderlerinin karşılanması her ne kadar önemli olsada vergilendirme yapılırken vatandaştan geliriyle orantılı olacak şekilde vergi alınması insanların fakirleşmemesi, vergilerin zamanında ödenmesi, vergi kaçırılmaması için gereklidir. 

Vergilendirme süreci ise genel olarak şöyle işlemektedir;

  • Öncelikle vergilendirmeye sebep olacak bir olay ortaya çıkar, bu olay ortaya çıktığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre vergi tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Vergiyi doğuran olay verginin sebebini oluşturur, örneğin bir sözleşme imzalanması damga vergisini ortaya çıkarır, bir arsa, arazi veya binaya sahip olunduğunda emlak vergisi ortaya çıkar, bir kazanç elde edildiğinde ise gelir vergisi söz konusu olacaktır.
  • Vergiyi doğuran olay ortaya çıktıktan sonra, olayın doğurduğu vergi borcunun vergi idaresince hesaplanmasıdır. Bu işlemi vergi mükellefinin tabi olduğu yer vergi idaresi yapar. (genellikle ikametgahın bulunduğu yer veya işyerinin bulunduğu yer vergi idaresi yetkilidir.) Vergiler Türk Hukuk Sistemi’nde beyan üzerine tarh edilir. Eğer vergi mükellefleri beyanda bulunmaz veya zamanında beyanda bulunmaz ise vergi tarhı idarece gerçekleştirilecektir.
  • Üçüncü adım olarak ise hesaplaması yapılan verginin ilgililere (çoğunlukla mükellef) tebliğ edilmesidir.
  • Olay sonucu ortaya çıkan verginin hesaplanmasının ve ilgilisine tebliğ edilmesinin ardından vergi ödenebilir hale gelir. Verginin ödenebilir aşamaya gelmesine tahakkuk aşaması olarak adlandırılır. Bu aynı zamanda verginin kesinleşmesi anlamını taşır. Eğer tebliğ aşamasından sonra tarh edilmiş vergi için yargı yoluna gidilirse verginin tahakkuku yargı kararı sonucuna kadar ertelenir.

Tüm bu aşamalar tamamlandıktan sonra vergi tahsil edilecektir. Vergi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesine ödemeler yapılır. Görüldüğü üzere sadece verginin ortaya çıkıp tahsil edilebilir hale gelmesi bile karışık bir iştir ve sürelere tabidir. Aynı zamanda vergi ceza ve kabahatleri de vardır ve vergi kaçırma, eksik ya da yanlış beyanda bulunma gibi pek çok durumda kişiler ağır para cezaları ve hatta hapis cezaları ile karşılaşabilmektedir.

Vergilendirme sürecinde bir hata olduğunu fazla verginin tarh edildiğini düşünen kişilerin gecikmeksizin itiraz etmesi önemlidir çünkü sonraki aşamalarda vergi borcu kesinleşecektir. Sadece vergilendirme sürecinin değil kesilmesi gereken makbuzların, yapılması gereken beyanlarında doğru şekilde yapılması cezalarla karşılaşmamak için önemlidir. Bu süreçte ve ceza veya kabahat olarak addedilen bir fiil dolayısıyla yapılan soruşturmalarda sürecin alanında uzman bir avukatla yürütülmesi yerinde olacaktır.

Vergi Hukuku Alanında Sağladığımız Avukatlık Hizmetleri

  • Vergi, ceza ihbarnamelerinin iptali davalarının açılması ve dava sürecinin yürütülmesi,
  • Ödeme emrinin iptali davaları ve dava sürecinin yürütülmesi,
  • Sahte veya yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma iddiasıyla yapılan katma değer vergisi başta olmak üzere kurumlar ve gelir vergisi ile geçici vergiye ilişkin iptal davaları açılması ve sürecin takibi,
  • Defter veya belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan katma değer vergisi tarhlarına ilişkin iptal davaları ve sürecin takibi,
  • Araç veya taşınmaz alım satım faaliyeti nedeniyle vergi idarelerince tesis edilen mükellefiyetlerin ve yapılan tarhlar ile kesilen cezaların iptali davaları ve sürecin yürütülmesi
  • İhtirazı kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların iptali davaları ve dava sürecinin yürütülmesi alanlarında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.