Memur Hukuku

Lojman Tahliye Davaları Nedir?

lojman-tahliye-davalari-nedir

Lojman Tahliye Davaları Nedir?

  1. Lojman Tahliye Davalarına Dair Genel Bilgi

1984 yılında senesinde yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yasası, Kamu konutlarından yararlanma şartlarını ve lojmanlardan tahliye edilmeye dair konuları düzenlemiştir. Kamu Konutları Yasası kapsamında çıkarılan yönetmelikler aracılığı ile farkı kamu kuruluşlarına ait lojmanlarla ilgili düzenlemeler yapılmıştır.

  1. Lojman Tahliyesinin Usulü Ve Süresi

İlgili kurumda görevi sonlanan kişilerin o tarihten itibaren 2 ay içerisinde konutu boşaltmış olması gerekir. Aynı veya eşdeğer bir göreve nakil olan kişiler ise konutu 6 ay içerisinde boşaltmalıdır. Konutu boşaltan kişiler konutun anahtarını “kamu konutları geri alma tutanağı” ile beraber ayrıldıkları kurumun ilgili birimlerine teslim etmedir. Kamu Konutlarının geri alınması tutanağı, idarece yapılan demirbaş kontrolü sonrası verilmektedir. Lojman Tahliye Davaları Nedir

  1. Anayasal Düzene Karşı Suçlarda Lojman Tahliyesi

Türk Silahlı Kuvvetleri lojmanlarına dair yönetmelikte yapılan düzenleme sonucu Anayasal suçlara dair iddianamesi kabul edilenler ve bu suçlardan kaynaklı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine tebliğ yapılmasından itibaren 15 gün içerisine ilgili konutu boşaltmalıdır.

Fakat bu düzenleme birçok yönden kanuna ve hakkaniyete aykırıdır. Söz konusu yönetmelik düzenlemesi Anayasanın 124. Maddesinde belirtilen sınırları aşmaktadır. Anayasanın 124. Maddesinde yönetmelik düzenlemesi sırasında tabi olunan sınırlar belirtilmiştir. Yönetmelikler kanun aracılığıyla düzenlenmiş olan konuları değiştiremezler. Sadece kanunun idare tarafından nasıl yürütüleceğin düzenleyebilmektedirler.

Söz konusu değişiklik Kanununun belirlediği esasların dışına çıkmış ve hakkaniyete aykırı düzenlemeler yapmıştır. Ayrıca Kamu Konutları Kanunun 12. Maddesi uyarınca kamu konutlarına dair bir uyuşmazlık çıkması durumunda bu kanunun kullanılması gerekmektedir. Kanun maddesinin 12. Maddesinde bu kanuna aykırı düzenleme yapılamaz demektedir. Söz konusu yönetmelik değişikliği bu kanun kapsamınca uygulanması açık bir şekilde hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Konuyu başka bir yönden ele almak gerekirse; Anayasanın 38. maddesi uyarına suçluluğu mahkeme kararı ile kesinleşinceye kadar kimse suçlu sayılamaz. İlgili yönetmelik değişikliğinde belirtilen iddianame düzenlenmesi hususu hiçbir şeklide suçlu olduğu kanaatini doğramaz. Yönetmelikte bu kişilerin suçlu varsayımında bulunarak düzenleme yapılması açıkça Anayasaya aykırıdır.

Söz konusu değişikliğin devamında bulunan etkin pişmanlıktan yararlanılmasına dair düzenleme etkin pişmanlık hükümlerinin amacına aykırılık teşkil etmektedir. Türk Ceza Kanunun 221. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümleri, suça karışmış olan kişilerin yaptığı fiilden dolayı pişmanlık duyması ve suçun sonuçlarını azaltmak amaçlı suçluya tanınmış bir haktır. İlgili maddede etkin pişmanlık hakkından yararlanılması sonucu, somut olaya göre değişmekle birlikte, cezanın kaldırılması veya cezada indirime gidilmesi gerekmektedir. Yönetmelikte yapılan değişiklik ile Türk Ceza Kanununa ilgili maddende olan indirim düzenlemesin aksine bir düzenleme yapılmıştır. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişiler aynı suçu işlemiş fakat etkin pişmanlıktan faydalanmamış kişiler ile aynı kefeye konulmamalıdır. Bu uygulama açıkça kanunun amacına ve ruhuna aykırıdır.

Bu konuda açılmış olan birçok dava bulunmaktadır ve bu davalara dair üst mahkemelerce verilmiş içtihat niteliği taşıyan bir karar verilmemiştir.