Devremülk Hukuku

Devre Mülk Sözleşmesinin Feshi Senetlerin İptali ve İadesi Nasıl Yapılır?

devre-mulk-sozlesmesinin-feshi-senetlerin-iptali-ve-iadesi-nasil-yapilir

Devre Mülk Sözleşmesinin Feshi Senetlerin İptali ve İadesi;

Devre Mülk Sözleşmesinin tanım ve kapsamını daha önceki yazılarımızda ayrıntılı şekilde anlatmıştık.

Önceki yazımızda da görüleceği üzere uygulamada bu sözleşme bir tarafın tüketici bir tarafın sağlayıcı olduğu otel, tesis, tatil mekânları için devre tatil sözleşmesi şeklinde kurulmaktadır. Genelde satıcı sağlayıcı olan taraf sözleşmeyi resmi şekle uygun yapmayarak veya taahhüt ettiği şekilde teslim etmeyerek ya da temerrüde düşerek devre mülk sahibini mağdur etmektedir. Bu durumda tüketicinin Devre Mülk Sözleşmesinin Feshi ve sözleşmenin iptali istemiyle dava hakkı vardır.

  1. Satıcının taahhüt ettiği yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda devre mülk sözleşmesi feshedilebileceği gibi iptali istemiyle dava açılabilir. Bu fesih ve iptal davası ile karşı taraftan devre mülk sözleşmesi ile kararlaştırılan bedelin ödenmesi için nama yazılı senetler düzenlenmişse bu senetlerin iptali ve iadesi de talep edilir. Bu senetlerin ödemesi yapılmış ise ödenen bedelin iadesi de istenir. Ayrıca inşaat tamamlanmadığı halde kişiden aidat ücretleri kesildiyse bu ödemelerin de iadesi istenebilecektir.
  1. Bu sözleşme ile en fazla 30 ay olacak şekilde devre mülk teslim tarihi belirlenebilir. Bu belirleme sözleşmede kaç ay olursa olsun yönetmelik gereği 30 aydan sonrası geçersizdir. Devre mülkün 30 ay sonrasında teslimi yapılmamışsa satıcı temerrüde düşmüş demektir. Sözleşme fesih edilerek satıcıdan ödenen bedel ve aidatlar talep edilebilir. Dava açılarak sözleşmenin iptali ile yapılan ödemelerin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ve bonoların iptal ve iadesi istenebilir.
  1. Sözleşmede fesih ve sonuçlarının belirlenmesi gerekmektedir. Fesih hakkı ve sonuçlarının koyulmadığı sözleşmenin devre mülk sahibince iptali istenebilir.
  1. Ayrıca tüketiciye cayma hakkının sözleşmeye konulacak madde ile anlatılması açıklanması gerekmektedir. Cayma hakkının konulmadığı sözleşmeler geçersizdir. Devre mülk sahibince iptali istenebilir.
  1. Sözleşmedeki bedelin senetle ödenmesi kararlaştırılmışsa bu senetlerin nama yazılı olarak düzenlenmesi ve her taksit için ayrı ayrı düzenlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde düzenlenmemesi durumunda sözleşme geçersizdir. Sözleşme ile bonoların iptal ve iadesi ödemelerin avans faiziyle birlikte tahsili istenebilir.
  1. Son olarak Devre Mülk sözleşmeleri irtifak hakkı içerdikleri için taşınmazın devrine ilişkin resmi şekil şartı olan tapuda, tapu kaydına şerh düşülmek suretiyle yapılmak zorundadır. Bu sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Devre mülk satış vaadi sözleşmeleri ise noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılmak zorundadır. Aksi halde sözleşme geçersizdir. Noterde onaylama suretiyle de yapılamaz, geçersiz sayılır. Devre Mülk Sözleşmesinin resmi şekil şartlarına uyulmaksızın yapılması halinde devre mülk hakkı sahibi geçersizliği öne sürerek sözleşmenin iptalini buna dayanarak ödediği bedel ve aidatların dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini, satıcı da bulunan bonoların iptal ve kendisine iadesini talep edebilir. Ancak satıcı sağlayıcı taraf geçersizliği ileri sürerek devre mülk sözleşmesinin iptalini talep edemez. TKHK gereği bu istemi hakkın kötüye kullanılması kabul edilerek reddedilir.

Devre Mülk Sözleşmelerinin İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir? 

Görevli mahkeme işlemin tüketici işlemi olması sebebiyle Tüketici Mahkemeleri’dir.

Yetkili mahkeme konusunda iki farklı durum söz konusudur.

(13. H. D. 2016/27741-22084 E. K.)

  1. Resmi şekil şartına uygun yapılmış sözleşmelerde davada tapu iptal ve tescilin de söz konusu olması sebebiyle taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir. Bu yetki kesin olup mahkemece re’sen gözetilecektir.
  2. Taşınmazın aynı kapsamına girmeyen sadece ödediği bedellerin tahsiline ilişin olan, tapu iptal ve tescil gibi taşınmazın aynına ilişkin bir talep bulunmayan davalarda ise 
  • Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemeleri
  • Tüketicinin yerleşim yerinin bağlı bulunduğu mahkemeler olmak üzere iki farklı mahkemeden birinde dava açma seçimlik hakkı davacıya tanınmıştır.