Güvenlik Soruşturması İçeriği ve Güvenlik Soruşturması Avukatı

Güvenlik Soruşturması İçeriği ve Avukatı

Günümüzde kamu kurum ve kuruluşlarında daha öncelikli olan ancak memur olmayan kamu işçileri ya da diğer statüde çalışan kimseler için özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası kurumların mevzuatında yer alan güvenlik soruşturması içeriği yapılması zorunluluk hali almıştır.

Kamu kurun ve kuruluşlarına memur statüsünde girecekler için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 48’de sayılan genel ve özel şartları taşıyıp taşımadığı incelenirken aynı zamanda 2016 tarihli 676 sayılı KHK ile “güvenlik soruşturması zorunluluğu” getirilmiştir.

Güvenlik soruşturmasının amacının ne olduğu sorusunun cevabını bize Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. Maddesi vermektedir. Buna göre; devletin güvenliği, menfaati, ulusal varlığı, bağımsızlığı ve bütünlüğünün zarar görebileceği ya da zarar görme tehlikesi içinde olması halinde bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşların gizlilik dereceli birimlerini ve kısımlarını belirlemek ve

Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet, istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması yapmaktır. Peki, yapılacak bu güvenlik soruşturması neleri kapsamaktadır? Bu makalemizde bu sorunun cevabını vererek güvenlik soruşturmasının ne olduğunu ve içeriğini tespit edeceğiz.

Güvenlik Soruşturması Nedir?

Güvenlik soruşturmasının ne olduğu Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin Tanımlar başlıklı 4. Maddesi’nde şu şekilde tanımlanmıştır: Kişinin kolluk kuvvetleri ve istihbarat ile ilişkisinin durumu, kolluk kuvvetleri tarafından aranıp aranmadığı, adli sicil kaydının mevcut olup olmadığı, yıkıcı bölücü faaliyetler içinde yer alıp almadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi aşamasına güvenlik soruşturması denir. Buradan yola çıkarak kişinin ahlaki durumu, sadakati saptanır. Güvenlik soruşturması içeriği ve avukatı ile ilgili hemen bilgi almak için bizlere ulaşın.

Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır?

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 11. Maddesi araştırılacak hususları sıralamıştır. Buna göre;

  1. ✅Öncelikle kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğru olup olmadığı
  2. ✅Uyruğu, geçmişte başka ülkenin uyrukluğu altına girip girmediği,
  3. ✅Adli sicil kaydı bulunup bulunmadığı,
  4. ✅Hakkında arama kaydının olup olmadığı,
  5. ✅Terör örgütüne ya da Milli Güvenlik Kurulu tarafından Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğu kanaatine varılan gruplara üye olup olmadığı ya da bu gruplar ile iltisaklı olup olmadığı,
  6. ✅Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı davranıp davranmadığı,
  7. ✅Ahlaka ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,
  8. ✅İçkiye, kumara, uyuşturucuya, paraya ve menfaatine aşırı düşkün olup olmadığı,
  9. ✅Yabancılarla özellikle hasım olan devlet mensupları ile ilgi derecesinin iç yüzü araştırılır.

Bunların dışında idarelerin hukuka aykırı, kanunda yer almayan, keyfi bazı yanlış uygulamaları mevcuttur. Örnek verecek olursak ;

Güvenlik soruşturması içeriği her kişiye göre değişiklik gösterebilir. Kişinin çekirdek ailesinin dışındaki hısımlarının araştırılması, kişinin boşanmış olması, kişisel borçları nedeniyle kişi hakkında icra takiplerinin olması, kişinin daha önce eğitim gördüğü okul ya da dershanenin güvenlik soruşturmasının olumsuz olmasının kaynağı olarak gösterilmesi, önceden yürütülen soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlanması, kişinin ceza davasından beraat etmesi ya da hakkında HAGB kararı verilmiş olmasından sebeple güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması gibi durumlarda idarenin keyfi, hukuka aykırı karar verdiği kabul edilir.

Arşiv Araştırmasında İse, Kişinin;

  1. ✅Adli sicil kaydına,
  2. ✅Kolluk tarafından aranıp aranmadığına,
  3. ✅Kesinleşmiş mahkeme kararları olup olmadığına,
  4. ✅Devam eden soruşturma ya da kovuşturma kapsamındaki olguların varlığına,
  5. ✅Kesinleşmiş kamu görevinden ya da memurluktan çıkarılma cezasının olup olmadığına bakılır.

Güvenlik Soruşturması Nasıl Ve Kim Tarafından Yapılır?

Güvenlik soruşturması içeriği araştırması nasıl ve kim tarafından yapılacağı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu madde 6 ve 7’de yer almaktadır.

Güvenlik soruşturmasını yapacak olan kurum Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amiridir. Bu birimlere güvenlik soruşturması yapması için talep iletildiği anda, birimler talep ile bağlı kalmak şartıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlarının arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeleri temin edebilirler. Böylelikle kişi hakkındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarını, HAGB kararlarını alabilirler. Ayrıca güvenlik araştırması formu için tıklayabilir ve forma erişim sağlayabilirsiniz.

Kişi hakkında diğer kamu kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belgeleri temin ettikten sonra değerlendirmek için Değerlendirme Komisyonu kurulur.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapan birim elde ettiği verileri Değerlendirme Komisyonuna sunar. Bu verilerin yorum içermeyen, olgusal veriler olması gerekir.

Değerlendirme Komisyonu verileri değerlendirirken nesnel, gerekçeli ve yazılı olarak atama yetkisi bulunan amirine bildirir. Değerlendirme Komisyonu’nun değerlendirme yazısının nesnel, gerekçeli ve yazılı olmasının önemi mahkemeler tarafından istenildiğinde ispatının kolay olmasıdır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaparken dikkat edilen bir diğer önemli husus ise araştırma yapacak olan birimde yetkilendirilmiş personelin hukuka aykırı olarak elektronik ortamda ya da bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını silemez ya da değiştiremez, elde ettiği verileri paylaşamaz. Bu konuda tedbir alama yükümlülüğü altında olan birim Güvenlik Soruşturması ve arşiv araştırması yapmaya yetkili olan birimdir. Elde edilen verilerin doğru ve güncel olması gerekmektedir.

Güvenlik Soruşturmasında Telefon Kayıtlarına Ya Da Sosyal Medya Hesaplarına Bakılır Mı?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılırken 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında genel ilkelere aykırı hareket edilemez.

Güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı araştırmasının her aşamasında öncelikle KVKK genel şartlar gereği gizlilik ilkesine uygun davranılmalıdır.

KVKK kapsamında verilerin güvenliği için gerekli önlemler alınmalıdır. Bu kapsamda yapılacak işler öncelikle hukuka ve dürüstlük kuralına uygun olmak zorundadır. Güvenlik soruşturması olumsuz çıktı makalemizi linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Güvenlik Soruşturması İçeriği ile ilgili daha fazla bilgi almak için info@mdmhukuk.com adresine email yollayabilirsiniz. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi kurumların talepleri ile bağlantılı yani sınırlı ve ölçülü, amacın dışına çıkmadan güvenlik soruşturması ve arşiv kaydına bakılmalıdır.

Bu çerçevede, kişisel verilerin korunması amacı ile güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı yapılırken araştırılacak hususları da birlikte değerlendirdiğimiz zaman doğrudan ya da dolaylı olarak kişinin telefon kayıtlarına ve sosyal medya hesaplarına bakılmaması gerekir. Hukuka, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırıdır.

Güvenlik Soruşturması Avukatı

Yukarıda bahsettiğimiz üzere Güvenlik soruşturması ve arşiv kaydının amacı kamu kurum ve kuruluşlara memur statüsünde ya da kamuda işçi statüsünde çalışacak olan kimselerin devletin güvenliği ve menfaati için uygun, sadakati, ahlaki değerleri barındıran bir kimse olması önemlidir.

Bu nedenle belli kriterler göz önünde bulundurularak Değerlendirme Komisyonu tarafından yazılı, nesnel, gerekçeli kararlar ile kişinin Güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı araştırması sonucu elde edilen verileri değerlendirilir.

Ancak yukarıda da örnekleri mevcut olmakla birlikte hukuka aykırı kararlar ortaya çıkabilmektedir. Bu hukuka aykırı kararlara karşı Güvenlik Soruşturması iptal davası açılabilir. İdareye karşı açılacak olan bu davada avukat ile temsil edilme zorunluluğu olmamakla beraber kişi kendini idare mahkemesi karşısında temsil edebilir. Yalnız idareye karşı açılacak davalarda değil, tüm davalarda bu durum geçerlidir.

Ancak her alanda olduğu gibi bu alanda uzmanlık gerektiren teknik bir alandır. Bu nedenle meslek sahibi olmadan kaynaklı hayatınızı etkileyecek bu derece önemli bir konu da hak kaybına uğramamak için idare hukukunda uzman bir avukata danışmanız da büyük fayda göreceksiniz. İdari davaların daha spesifik ve daha teknik olduğu unutulmamalıdır.

Değerlendirme Komisyonunun hukuka, kanuna ya da dürüstlük kuralına ya da keyfi olarak verdiği bir karar sizin güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı araştırması sonucunuzun olumsuz olması sonucu icra etmek istediğiniz mesleği 30 ya da 40 yıl icra edemeyecek olmanız sonucunu doğuracaktır.

Bu denli önemli bir konuda kanunları iyi bilen sizin menfaatinizi iyi koruyabilecek alanında uzman bir idare hukuku avukatı ile çalışmanızı tavsiye ediyoruz.

Güvenlik Soruşturmasının İptali Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme

Güvenlik soruşturmasının iptali davası idari işleme karşı açılan bir iptal davası olması nedeniyle görevli mahkemeler aksi özel kanunlarda belirtilmedikçe, idare mahkemeleridir. Kanundaki özel yetki halleri saklı kalmak üzere, iptal davalarındaki yetkili mahkeme ise ilgili işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir.

Yargı Kararları

Danıştay Kararı – 1. D., E. 2003/15 K. 2003/40 T. 27.9.2003

Gereği Görüşülüp Düşünüldü

İstem, 4045 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birimleri ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında ve ceza infaz kurumları ile tutukevlerinde çalıştırılacak personelin yakınları ve birinci derece akrabalarını kapsayıp kapsamadığı, hukuki değeri olmayan istihbari bilgilerin talep makamlarına bildirilip bildirilmeyeceği hususlarında düşülen duraksamanın giderilmesine ilişkindir.

4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 1. maddesinde, “”Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün , iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.

Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek guruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.”” hükmüne yer verilmiştir.

Bu Kanun uyarınca çıkarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 11. maddesinde, “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak;

a ) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği,

b ) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı,

c ) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı,

d ) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı,

e ) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgi derecesinin iç yüzü ve nedeni,

f ) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır” hükmü yer almıştır.

Duraksamanın giderilmesi için öncelikle Yönetmeliğin 11. maddesinde yer alan “kişinin içinde bulunduğu ortam” ibaresinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Türk Dil Kurumunun 1998 yılında basımı yapılan Türkçe Sözlüğünde ortam; canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü, bir kimsenin veya insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü, nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevresi olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın içine kişinin ailesi, akrabaları ve sosyal çevresinin de girdiği açıktır. Esasen bir kişi hakkında, bulunduğu ortamdan, yakın çevresinden ve ilişkilerinden soyutlanarak bilgi edinilmesi mümkün olmadığı gibi sadece kişiye özel bilgilerle yetinilmesi değerlendirmeyi yetersiz hale düşürecektir.

Kanun ve Yönetmeliğin amacı ise kişinin, Kanunda belirtilen kurumlarda çalışabilmesi için onun her yönden güvenirliğini tespit etmeye yöneliktir. Yani, toplumun ve Devletin ileride uğrayabileceği zararı veya tehlikeyi önceden engelleme isteğidir. Son derece önemli görevlerde çalıştırılacak kişiler hakkındaki her türlü bilginin onun içinde bulunduğu ortam da dahil olmak üzere bilinmesinin toplumun ve Devletin güvenliği açısından yaşamsal öneme sahip olduğu tartışmasızdır.

Diğer yandan, Yönetmeliğin, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında İzlenecek Yöntem bölümünde yer alan 12. maddesinin ( d ) bendinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını isteyen makama, kişi hakkında karar vermeye yeterli bilgilerin aktarılacağı, ( e ) bendinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının nasıl ve ne şekilde yapılacağının, soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili makamların görev talimatları ile belirleneceği hükme bağlanmış, Yönetmeliğin eki olan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Formunda kişinin babasının, annesinin, eşinin ve kardeşlerinin doğum yeri ve tarihi, uyrukluğu ile adresleri gibi aileye dair bilgilere de yer verilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan, Yönetmelik hükümlerine göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak kişilerle sınırlandırılmadığı, kişi hakkında yeterli ve sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için kişinin içinde bulunduğu ortam ile yakınlarını ve birinci derece akrabalarını da kapsayacak şekilde yaptırılmasının öngörüldüğü sonucuna ulaşılmaktadır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişi hakkında elde edilen ( hukuki değeri olmayan ) istihbari bilgilerin talep makamlarına bildirilip bildirilmeyeceği hususuna gelince,

Yönetmeliğin 15. maddesinde, “Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumsuz olması halinde, kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları,

Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere, Başbakanlık ve bakanlıklarda müsteşarın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan

“Değerlendirme Komisyonu” kurulur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir.” hükmü yer almaktadır.

Yönetmelikte, istihbarat; “çeşitli kaynak ve araçlardan elde edilen haberlerin sınıflandırılması, kaydı, kıymetlendirilmesi ve yorumlanmasından çıkarılan sonucu ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Görüldüğü üzere, istihbarat, çeşitli kaynak ve araçlardan elde edilen haberlere dayanmaktadır.

Bir haberin hukuki değerinin olup olmadığının tespiti ve değerlendirilmesi; istihbarat faaliyetini yürüten makama değil, Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca, talep makamınca oluşturulan değerlendirme komisyonuna aittir.

Bu nedenle, Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak elde edilen, kişi hakkında karar vermeye yeterli her türlü bilginin hukuki değeri olup olmadığı üzerinde durulmaksızın bu bilgileri değerlendirecek olan talep makamlarına aktarılması gerekmektedir.

Öte yandan, Anayasanın 38. maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü, suç işleyen kişinin dışındakilerin bu suç nedeniyle cezalandırılmayacağını öngören ceza hukukuna ilişkin evrensel bir ilkedir.

Kişinin yakınları ve birinci derece akrabalarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasının onlar bakımından bir cezalandırma olarak değerlendirilmesi mümkün değildir, aksine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin esas ve usuller idarenin işleyişiyle ilgilidir. Bu durumda Anayasanın yukarıda belirtilen hükmünün duraksamanın giderilmesinde uygun bir hukuki çözüm aracı olarak değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 4045 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği hükümlerine göre yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birimleri ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında ve ceza ve infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılacak personelin yakınları ve birinci derece akrabalarını da kapsadığı ve kişi hakkında karar vermeye yeterli her türlü istihbari bilginin talep makamlarına bildirilmesi gerektiği sonucuna varılarak, dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 25.03.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Faydalı Linkler: 

Tüm detaylı bilgiler için iletişim sayfamızdan bizlere ulaşabilir ve hukuki danışmanlık alabilirsiniz.

Benzer Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hemen Ara
WhatsApp