Makale Başlıkları
İş davalarında arabuluculuk, işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın dava açılmadan önce tarafsız bir arabulucu eşliğinde çözülmesini sağlayan ve belirli dava türlerinde dava şartı olarak öngörülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Düzenleme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde yer almakta; usul ve esaslar ise 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği hükümlerine dayanmaktadır. Zorunlu arabuluculuk 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Bu yazıda, hangi taleplerde arabuluculuğun dava şartı olduğu, başvurunun nasıl yapıldığı, sürelerin nasıl işlediği ve sürecin nasıl sonuçlandığı anlatılmaktadır.
İş Davalarında Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin, yani arabulucunun, uyuşmazlığın taraflarını bir araya getirerek görüşmelerini kolaylaştırdığı, iletişimi sağladığı ve taraflara çözüm önerileri sunabildiği gönüllülüğe dayalı bir yöntemdir. Arabulucu, hâkim veya hakem gibi bir karar veremez; taraflar üzerine bir çözüm dayatamaz. Uyuşmazlığın çözümü, tarafların ortak iradesiyle oluşan anlaşmaya bağlıdır.
İş hukukunda arabuluculuğun ayırt edici yönü, 7036 sayılı Kanun ile zorunlu arabuluculuk niteliği kazanmış olmasıdır. Belirli talepler bakımından arabulucuya başvurmadan dava açılamaz. Süreç boyunca taraflar anlaşmak zorunda değildir; yükümlülük, arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk görüşmesine katılmakla sınırlıdır. Görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanağı düzenler ve taraflar iş mahkemesinde dava açma hakkına kavuşur.
Arabuluculuğun genel niteliği ve ihtiyari uygulaması için arabuluculuk nedir ve ihtiyari arabuluculuk nedir başlıklı yazımıza, zorunlu uygulamanın ayrıntıları için zorunlu arabuluculuk yazımıza bakılabilir.
Zorunlu Arabuluculuk Hangi İş Davalarında Dava Şartıdır?
7036 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Uygulamada bu kapsama giren başlıca talepler şunlardır:
- Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepleri,
- Ödenmeyen ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, genel tatil (UBGT) ve yıllık izin ücreti alacakları,
- İşe iade talebi ve buna bağlı olarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı,
- Kötü niyet tazminatı, ayrımcılık tazminatı ve sözleşmeden doğan diğer işçilik alacakları,
- İşverenin işçiden olan alacakları ve iş sözleşmesine aykırılıktan doğan tazminat talepleri.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre arabuluculuk dava şartı, arabulucuya başvuruda ileri sürülen talepler bakımından gerçekleşir. Başvuruda hiç yer almayan bir alacak kalemi için doğrudan dava açılması hâlinde, o talep bakımından dava şartı eksikliği söz konusu olabilir. Bu nedenle arabuluculuk başvurusunda tüm alacak kalemlerinin eksiksiz yazılması önem taşır. İşçilik alacaklarının kapsamı için kıdem tazminatı yazımı ve kıdem, ihbar ve fazla çalışma tazminatı davası yazımı incelenebilir.
Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar
Her iş uyuşmazlığı dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Kanun, yalnızca alacak, tazminat ve işe iade taleplerini kapsamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu ile işçi veya işveren arasındaki, kamu düzenine ilişkin tespit ve rücu nitelikli uyuşmazlıklar ile serbestçe tasarruf edilemeyen konular arabuluculuğa elverişli değildir. Aynı şekilde, iş mahkemesinde görülmekle birlikte kanunda belirtilen alacak veya tazminat niteliği taşımayan talepler bakımından dava şartı aranmaz. Bir talebin kapsama girip girmediği tereddüt yaratıyorsa, dava açmadan önce başvurunun eksik yapılması riskini ortadan kaldırmak için talebin niteliği belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.
Kamu görevlilerinin, yani memur statüsündeki kişilerin özlük hakları, idari yargının görev alanında olduğundan bu düzenlemenin dışındadır. Toplu iş uyuşmazlıkları ise 6356 sayılı Kanun’daki özel çözüm yollarına tabidir.
Arabulucuya Başvuru Süreci Nasıl Yürütülür?
Başvuru, yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır. Süreç genel olarak aşağıdaki aşamalardan oluşur:
- Başvuru: Taraflardan biri arabuluculuk bürosuna başvuru formunu sunar. Başvuruda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri ile uyuşmazlığın konusu ve talepler yer alır.
- Arabulucunun belirlenmesi: Taraflar anlaşarak bir arabulucu seçebilir; seçim yapılmazsa büro, görevlendirmeyi sistem üzerinden yapar.
- Davet: Arabulucu, diğer tarafa bildirim yaparak tarihini ve yerini bildirdiği görüşmeye çağırır.
- Görüşmeler: Arabulucu, tarafları birlikte veya ayrı ayrı dinleyerek uzlaşma imkânlarını araştırır.
- Sonuç: Anlaşma sağlanırsa anlaşma belgesi, sağlanamazsa son tutanak düzenlenir.
Başvuruda, uyuşmazlığa konu tüm alacak kalemlerinin, fesih tarihinin ve çalışma süresinin doğru gösterilmesi gerekir. İşçi tarafının ücret bordroları, hizmet dökümü, iş sözleşmesi, fesih bildirimi ve puantaj kayıtları gibi belgeleri hazır bulundurması, görüşmelerin verimli yürümesini sağlar.
Başvuru Hangi Arabuluculuk Bürosuna Yapılır?
Kanun, başvurunun davanın açılması hâlinde yetkili olacak iş mahkemesinin bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yapılmasını öngörür. İş davalarında yetki, genel olarak davalının yerleşim yeri veya işin fiilen yapıldığı yer mahkemesine göre belirlenir. Bu nedenle işçi, işini yaptığı yerdeki adliyenin arabuluculuk bürosuna başvurabilir. Ankara’da çalışan bir işçi bakımından örneğin Ankara Adliyesi Arabuluculuk Bürosu yetkilidir.
Başvuru artık uygulamada büyük ölçüde UYAP üzerinden elektronik ortamda yapılmakta; avukat tarafından yapılan başvurularda vekâletname sisteme yüklenmektedir. Yetkisiz büroya başvuru hâlinde büro dosyayı yetkili büroya gönderir; ancak sürelerin kaçırılmaması için baştan doğru büroya başvurulması yerinde olur.
Arabuluculuk Yetkisine İtiraz Edilebilir mi?
Diğer taraf, başvurunun yetkisiz bürosuna yapıldığını ileri sürebilir. Yetki itirazı, arabuluculuk sürecini durdurmaz; taraflar ilk toplantıda yetki hususunu gündeme getirebilir. Yetki hakkında nihai değerlendirmeyi, dava açıldığında iş mahkemesi yapar. Bu değerlendirme çoğunlukla dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olmaktan çok mahkemenin yetkisine dairdir.
Arabuluculuk Süreci Kaç Gün Sürer?
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde uyuşmazlığı sonuçlandırmalıdır. Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Dolayısıyla süreç, uzatma dâhil en çok dört hafta sürebilir. Süre, arabulucunun görevlendirildiği tarihten başlar; başvuru tarihinden başlamaz. Süre dolduğunda arabulucu, anlaşma sağlanamadığına ilişkin son tutanağı düzenler.
Zorunlu arabuluculuk bakımından iş uyuşmazlıklarında önem taşıyan süreleri aşağıdaki tablo özetlemektedir:
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Arabulucunun uyuşmazlığı sonuçlandırma süresi | Görevlendirmeden itibaren 3 hafta; zorunlu hâllerde 1 hafta uzatma | 7036 sayılı Kanun m.3 |
| İşe iade için arabulucuya başvuru | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay | 4857 sayılı Kanun m.20 |
| İşe iade davası | Arabuluculuk son tutanağından itibaren 2 hafta | 4857 sayılı Kanun m.20 |
| İşçilik alacağı davası | Kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri; arabulucuya başvuru zamanaşımını durdurur | Kanunda öngörülen süreler |
İşe İade Taleplerinde Arabuluculuk
İş sözleşmesi geçerli bir neden olmaksızın feshedilen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ila 21. maddeleri kapsamında işe iade talep edebilir. Bu talep için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Bir aylık süre hak düşürücüdür ve geçirilirse işe iade hakkı ortadan kalkar. Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılmalıdır.
Örneğin fesih bildirimi 10 Mart günü tebliğ edilmişse arabuluculuk başvurusu en geç 10 Nisan gününe kadar yapılmalıdır. Sürelerin hesabında tebliğ tarihinin doğru saptanması gerekir; bu husus için işe iade sürecinin ayrıntılarını içeren işe iade davası yazısı incelenebilir.
Arabuluculukta işe iade konusunda anlaşma yapılırken çoğunlukla işçinin işe başlatılması, başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar belirlenir. İşe başlatma taahhüdünün süresi ve işçinin başvuru yapması gereken tarih anlaşma metninde açıkça yazılmalıdır.
Arabuluculuk Başvurusunun Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi
6325 sayılı Kanun uyarınca arabulucuya başvurulması, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemesini durdurur. Duruş, başvuru tarihinden arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine kadar devam eder; sürenin kalan kısmı bu tarihten itibaren işlemeye devam eder. Bu durma etkisi işçilik alacaklarında önem taşır. İşe iade davalarında ise süre kanunda özel olarak düzenlendiğinden, yukarıda belirtilen bir ay ve iki hafta süreleri esas alınmalıdır.
Arabuluculuk Görüşmesine Katılmamanın Sonuçları
Taraflar arabuluculuk görüşmesine kendileri katılabileceği gibi vekilleri aracılığıyla da katılabilir; ancak vekilin anlaşma yapma yetkisinin bulunması gerekir. Arabuluculuk görüşmesine haklı bir sebep olmadan katılmayan taraf, dava sonunda kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca, haklı bir gerekçe göstermeden toplantıya katılmayan taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu düzenleme, sürecin ciddiyetle yürütülmesini sağlamayı amaçlar.
Arabuluculuk görüşmelerinde ileri sürülen beyanlar, sunulan belgeler ve öneriler gizlidir. Tarafların açık muvafakati bulunmadıkça bu bilgiler, sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz. Arabulucu da görüşmelerle ilgili olarak tanıklık yapamaz. Gizlilik ilkesi, tarafların gerçek taleplerini ve uzlaşma tekliflerini serbestçe ifade edebilmesini sağlar.
İş Davalarında Arabuluculuk Süreci Nasıl Sona Erer?
Arabuluculuk faaliyeti üç şekilde sona erebilir: tarafların tamamen anlaşması, kısmen anlaşması veya hiç anlaşamaması. Ayrıca taraflardan birinin katılmaması, arabulucunun uyuşmazlığın çözümünün mümkün olmadığını değerlendirmesi ya da sürenin dolması da sürecin sona ermesine yol açar.
| Sonuç | Belge | Hukuki etki |
|---|---|---|
| Tam anlaşma | Anlaşma belgesi | Uyuşmazlık sona erer; belge, kanunda belirtilen şartlarla ilam niteliğindedir |
| Kısmi anlaşma | Anlaşma belgesi ve son tutanak | Anlaşılan kısım bağlayıcı olur; anlaşılamayan talepler için dava açılabilir |
| Anlaşma sağlanamaması | Son tutanak | Dava şartı yerine gelir; iş mahkemesinde dava açılabilir |
Taraflar ve avukatları anlaşma belgesini imzaladığında, belge 6325 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Tarafların avukatı yoksa, anlaşma belgesinin ilam niteliği kazanması için tarafların başvurusu üzerine görevli mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Anlaşma belgesine aykırı davranan taraf hakkında icra takibi yapılabilir.
Dava şartı bakımından ise arabuluculuk sonunda düzenlenen son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Son tutanağın bulunmaması hâlinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir. Bu ret kararı, hak kaybı doğurmaması için sürelerin dikkatle izlenmesini gerektirir; özellikle işe iade davasında iki haftalık süre kaçırıldığında yeniden başvuru imkânı ortadan kalkabilir.
Arabuluculuk Ücreti ve Giderleri
Arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığınca her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir. Tutarlar her yıl değiştiğinden, güncel değerler için Adalet Bakanlığı ve arabuluculuk bürosu duyurularına bakılmalıdır. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, anlaşma sağlanması hâlinde ücret tarafların eşit olarak yüklendiği bir gider niteliğindedir. Anlaşma sağlanamazsa, tarifede belirtilen ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Taraflar ayrıca arabuluculuk sırasında ortaya çıkan zorunlu giderleri, örneğin bilirkişi veya keşif giderlerini birlikte karşılar. Arabuluculuk sürecine katılma, dava açma harcı ve gideri gibi sonraki yargılama masraflarından bağımsızdır.
Arabuluculuk Anlaşmasında Dikkat Edilecek Hususlar
- Alacak kalemlerinin tek tek yazılması: Kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık izin ve benzeri her kalemin miktarı ayrı gösterilmelidir.
- Ödeme şekli ve tarihi: Tek seferde ödeme veya taksit planı ile temerrüt hâlinde uygulanacak sonuçlar belirlenmelidir.
- İbra kapsamı: Anlaşma belgesinde yer alan ibra, yalnızca uyuşmazlığa konu talepleri kapsayacak şekilde açık yazılmalıdır.
- Sigorta primleri ve vergi: Tutarların brüt veya net olduğu, sigorta primi ve vergi kesintilerinin kim tarafından yüklenileceği belirtilmelidir.
- Tarafların temsili: Temsilcinin anlaşma yetkisini gösteren belge sunulmalıdır.
Anlaşma belgesi imzalandıktan sonra, taraflar aynı taleplerle yeniden dava açamaz. Bu sebeple, ödenecek tutarın hesabı ve talebin kapsamı imzadan önce belgelere dayalı olarak kontrol edilmelidir. İş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için iş ve sosyal güvenlik hukuku sayfası incelenebilir.
Zorunlu Arabuluculuk ve İhtiyari Arabuluculuk
İhtiyari arabuluculuk, tarafların dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra kendi istekleriyle başvurdukları arabuluculuktur. Zorunlu arabuluculuk ise kanunun belirlediği talepler bakımından dava şartı olarak düzenlenmiştir.
| Özellik | Zorunlu arabuluculuk | İhtiyari arabuluculuk |
|---|---|---|
| Dayanak | 7036 sayılı Kanun m.3 | 6325 sayılı Kanun |
| Başvuru | Dava şartıdır | Tarafların iradesine bağlıdır |
| Kapsam | Belirli işçilik alacakları, tazminat ve işe iade talepleri | Serbestçe tasarruf edilebilen her hukuk uyuşmazlığı |
| Başvurmamanın sonucu | Dava usulden reddedilir | Yaptırım yoktur |
| Süre | Üç hafta, zorunlu hâllerde bir hafta uzatma | Taraflar arasında belirlenebilir |
Somut olayda değerlendirme belgeler incelenerek yapılmalıdır.
Arabuluculuk Görüşmesine Hazırlık
Arabuluculuk görüşmesi kısa sürede sonuçlanan bir süreç olduğundan, tarafların toplantıya hazırlıklı gitmesi gerekir. İşçi bakımından iş sözleşmesi, bordrolar, banka hesap dökümü, SGK hizmet dökümü, fesih bildirimi, izin ve puantaj kayıtları ile varsa yazışmalar ve mesai kayıtları önemlidir. İşveren bakımından ise bordro ve tahakkuk kayıtları, izin defteri, devam çizelgeleri, ödeme dekontları ve fesih gerekçesini gösteren belgeler sürece hazırlık açısından yararlıdır.
Talep edilen alacak kalemlerinin hesabı, çalışma süresi, ücretin niteliği, fazla çalışmanın ispatı ve fesih şeklinin haklı olup olmadığı gibi hususlar tarafların pazarlık gücünü belirler. Arabuluculukta bilirkişi incelemesi yapılmadığından, hesaplama tarafların sunduğu belgeler ve varsayımlar üzerinden yürütülür. Bu sebeple, dava açılması hâlinde bilirkişi hesabıyla ortaya çıkabilecek sonuç ile arabuluculuk teklifi karşılaştırılırken, ispat yükü ve olası yargılama süresi gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.
İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuğun Sağladığı Yararlar
Arabuluculuğun başlıca yararı, uyuşmazlığın kısa sürede ve mahkeme yargılamasına kıyasla daha düşük maliyetle sonuçlandırılabilmesidir. Yargılama sırasında yıllarla ölçülebilen süreçler, arabuluculukta haftalar içinde tamamlanabilir. Bu durum, özellikle ücret ve tazminat alacaklarında işçinin hakkına daha kısa sürede kavuşmasına imkân verir; işveren bakımından da belirsiz bir dava yükünün ortadan kalkmasını sağlar.
Görüşmelerin gizliliği, tarafların ticari ve kişisel bilgilerinin kamuya açılmasını önler. Ayrıca çözüm tarafların iradesiyle oluştuğundan, mahkeme kararına göre daha kolay uygulanır ve ilişkinin devamına imkân tanıyabilir. Buna karşılık arabuluculukta anlaşma yapılırken tarafların hak kaybına uğramaması için talepler ile teklif edilen bedel arasındaki farkın, dava sonucunda elde edilebilecek tutar ve süreyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Arabulucuya Başvurmadan Dava Açılırsa Ne Olur?
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir talep için arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa, mahkeme dava şartının gerçekleşmediğini saptar ve davayı usulden reddeder. Usulden ret kararı, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm niteliği taşımaz; ancak dava açma süresinin dolduğu durumlarda hak kaybına yol açabilir. Nitekim işe iade davasında bir aylık başvuru süresi ile iki haftalık dava açma süresi geçtikten sonra yeniden başvuru yapılması mümkün olmaz. Alacak davalarında ise zamanaşımı süresi dolmamışsa yeniden arabulucuya başvurulup dava açılabilir.
Bu sebeple dava açılmadan önce, taleplerin arabuluculuk kapsamına girip girmediği, başvuru yapılan büronun yetkisi ve son tutanağın dava dilekçesine eklenip eklenmediği kontrol edilmelidir. Sürecin adım adım izlenmesi, usulden ret riskini büyük ölçüde azaltır.
Sık Sorulan Sorular
İş davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacakları, tazminat talepleri ve işe iade talepleri bakımından arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.
İşe iade için arabulucuya ne kadar sürede başvurulmalıdır?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurulmalıdır. Bu süre hak düşürücü olduğundan geçirilmesi hâlinde işe iade hakkı kaybedilir.
Arabuluculuk sonunda anlaşılamazsa işe iade davası ne zaman açılır?
Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.
Arabuluculuk süreci en çok kaç hafta sürer?
Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde işlemi sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir.
Hangi arabuluculuk bürosuna başvurulur?
Davanın açılması hâlinde yetkili olacak iş mahkemesinin bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna başvurulur. İşçi genellikle işini yaptığı yerdeki büroya başvurabilir.
Arabulucuya başvurmak zamanaşımını durdurur mu?
Evet. Arabulucuya başvuru, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemesini durdurur. Süre, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesinden sonra kalan kısımdan işlemeye devam eder. İşe iade bakımından kanundaki özel süreler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Arabuluculuk ücretini kim öder?
Anlaşma sağlanırsa taraflar aksini kararlaştırmadıkça ücret eşit olarak paylaşılır. Anlaşma sağlanamazsa tarifedeki ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Arabuluculuk toplantısına katılmamanın sonucu nedir?
Haklı bir sebep olmaksızın toplantıya katılmayan taraf, dava sonunda haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Arabuluculuk anlaşma belgesi ilam yerine geçer mi?
Taraflar ve avukatları belgeyi imzalamışsa belge ilam niteliğinde sayılır. Aksi hâlde mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Arabuluculuk görüşmelerindeki beyanlar dava sırasında kullanılabilir mi?
Hayır. Görüşmelerde ileri sürülen beyanlar ve sunulan belgeler gizlidir; tarafların açık muvafakati olmadıkça davada delil olarak kullanılamaz.
Arabulucuya başvururken tüm alacaklar yazılmalı mıdır?
Evet. Arabuluculuk dava şartı başvuruda ileri sürülen talepler bakımından gerçekleşir. Başvuruda yer almayan talepler için dava açılırken sorun yaşanabilir.
Arabuluculuk anlaşmasından sonra aynı talepler için dava açılabilir mi?
Anlaşma belgesinde çözülen talepler için yeniden dava açılamaz. Bu nedenle anlaşma imzalanmadan önce hesaplamaların ve ibra kapsamının kontrol edilmesi gerekir.



