Makale Başlıkları
Alacağın temliki (devri), bir alacak hakkının, alacaklı tarafından bir başka kişiye devredilmesi işlemidir. Bu işlem sonucunda, yeni alacaklı (temlik alan), eski alacaklının (temlik eden) yerine geçerek alacağı tahsil etme yetkisine sahip olur. Borçlu, devredilen alacağı yeni alacaklıya ödemek zorundadır. Bu işlem, borçlunun rızası olmadan da gerçekleştirilebilir; bu yönüyle borçlu, devreden kişinin kim olduğundan bağımsız olarak borcunu ödemekle yükümlü olmaya devam eder.
Alacağın Temlikinin Hukuki Dayanağı
Alacağın temliki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 183 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanuna göre, bir alacak hakkı, kanun veya sözleşme ile engellenmediği takdirde borçlunun rızası olmadan da devredilebilir. Ancak, temlik işleminin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması zorunludur.
Türk Borçlar Kanunu‘nun 308. maddesi bu konuda açıktır: Kişiler, kanun, sözleşme veya işin niteliği gereği aksi belirtilmediği sürece, alacaklarını devredebilirler. Ancak, bu işlemde borçlunun onayı aranmaz. Borçlunun temlik işleminden haberdar olması zorunlu olmasa da, alacağını ödeyeceği yeni kişi hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Alacağın Temlikinde Taraflar
Temlik işleminde üç temel taraf bulunmaktadır:
- Temlik Eden (Eski Alacaklı): Alacak hakkını devreden kişidir.
- Temlik Alan (Yeni Alacaklı): Alacak hakkını devralan kişidir ve devraldığı alacağı tahsil etme hakkına sahip olur.
- Borçlu: Borcunu, temlik işlemi sonucunda yeni alacaklıya ödemekle yükümlü olan kişidir.
Alacağın Temliki ve Borcun Devri Arasındaki Farklar
Alacağın temliki ile borcun devri arasındaki temel fark, borcun devri için alacaklının rızasının aranmasıdır. Borcun devrinde, alacaklının haklarının korunması amacıyla borçlu tarafın değiştirilmesi durumunda alacaklının onayı alınmalıdır. Bunun nedeni, borcu devralan kişinin mali durumu veya ödeme gücü hakkında alacaklının bilgi sahibi olmaması durumunda, alacaklının zarara uğramasının önlenmesidir.
Buna karşılık, alacağın temlikinde borçlu tarafın onayına ihtiyaç yoktur; borçlu yalnızca alacağını kime ödeyeceği konusunda bilgilendirilir. Borçlu, bu işlemi kabul etmese dahi borcunu yeni alacaklıya ifa etmek zorundadır.
Alacağın Temlikinin Şartları
Alacağın temlik edilmesinde bazı hukuki ve fiili şartların yerine getirilmesi gerekir:
- Yazılı Sözleşme: Alacağın temliki yazılı olarak yapılmalıdır. Yazılı bir temlik sözleşmesi olmadan temlik işlemi geçersiz sayılır.
- Kanuni Engel Olmamalıdır: Kanun veya işin niteliği, alacağın temlikine engel olmamalıdır.
- Borçlunun Bilgilendirilmesi: Borçlu, alacak hakkının devredildiği konusunda bilgilendirilmelidir. Temlik, borçluya bildirildiği anda hüküm ifade eder ve borçlu, yeni alacaklıya ödeme yapmakla yükümlü hale gelir.
Alacağın Temlikinin Sonuçları
Alacağın temlikinin sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
- Borçlunun Sorumluluğu: Temlik edilen alacağı borçlu, yeni alacaklıya ödemek zorundadır. Eğer borçlu, alacağın devrinden haberdar edilmemişse, eski alacaklıya ödeme yapması mümkündür.
- Yeni Alacaklının Hakları: Temlik işlemiyle birlikte yeni alacaklı, eski alacaklının tüm haklarına sahip olur ve borçludan alacağı tahsil etme yetkisini kazanır.
- Alacağın Güvence Altına Alınması: Temlik, alacaklıların alacaklarını güvence altına almak için başvurdukları bir yöntemdir. Özellikle borçların tahsil edilememesi riski karşısında, temlik işlemi bir önlem olarak kullanılabilir.
Alacağın Temliki Hangi Durumlarda Mümkün Olmaz?
Her alacağın temlik edilmesi mümkün değildir. Aşağıdaki durumlarda alacağın temliki geçerli olmaz:
- Sözleşmeyle Yasaklanan Temlikler: Alacak sözleşme ile temlik edilemez hale getirildiyse, devredilmesi mümkün değildir.
- Kanunen Yasaklanan Temlikler: Kanunda açıkça devredilemeyeceği belirtilen alacaklar temlik edilemez. Örneğin, nafaka alacakları gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar temlik edilemez.
Alacağın temliki, borçlunun rızası olmadan alacak hakkının devredilebildiği, alacaklının haklarını güvence altına alan önemli bir hukuki işlemdir. Borçlu, temlik işleminin ardından borcunu yeni alacaklıya ödemek zorundadır. Temlik işlemi Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, yazılı şekilde yapılması zorunludur.
Alacağın Temlikinde (Devrinde) Tarafların Hakları Ne Olur?
Alacağın devredilmesinde bütün hak ve borçlar devralana geçer. Bundan anlaşılacak husus ise şudur. Borçlu asıl alacaklıya karşı kullanabileceği def’ileri alacağı devralan kişiye karşı da ileri sürebilir. Alacağı devralan kişi de eski alacaklının borçluya karşı ileri sürebileceği hakların tamamını borçluya karşı ileri sürebilir. Buna örnek olarak devralan alacaklının alacağa ilişkin işlemiş olan faizi isteyebilmesi, kefile başvurma hakkını kullanabilmesi gösterilebilir.
Nitekim yüksek mahkeme Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 19.10.2021 T., 2021/1018 E., 2021/956 K. Sayılı kararında bu hususu “alacağın temliki; alacaklı (yüklenici) ile ondan temlik alan üçüncü kişi (davacı) arasında borçlunun (arsa sahiplerinin) rızasını gerektirmeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Kuşkusuz, yüklenicinin yaptığı temlik işleminin hüküm ve sonuç doğurması temlik işleminin konusu olan alacağın gerçek bir alacak olmasına bağlıdır. Alacağın temlik edildiği üçünü kişi bu şekilde bir temlik varsa temlik işleminden yararlanarak bu hakkını arsa sahibine karşı da ileri sürebilir hale gelir.” İfadeleriyle izah etmiştir.
Alacak Dava Sürecinde Devredilebilir Mi?
Belirtmek gerekir ki alacaklar dava sürecinde de temlik edilebilir. Bu durumda davanın tarafları arasında değişiklik meydana gelmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 125/2 maddesi uyarınca dava konusu alacağın dava açıldıktan sonra devredilmesi durumunda alacağı devralan davacının yerine geçerek davayı devam ettirir. Ayrıca dava sürecinde alacağın devredilebilmesi için bir zaman sınırlaması öngörülmemiştir.
Diğer bir deyişle alacağın dava sürecinde devredilmesi için zamanaşımı yoktur. Karar verilene kadar her aşamada alacak devredilebilir. Nitekim Yargıtay bir kararında “…dava konusu traktörün bu tarih itibariyle dava dışı 3. şahsa satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu devir işlemi henüz dava devam ederken, hüküm verilmeden önce gerçekleşmiştir.
HMK 125. maddede dava konusunun devri düzenlenmiş olup, birinci fıkrasında; davanın açılmasından sonra dava konusu davalı tarafından devredilecek olursa davacının yetkileri düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenleme mahkemece değerlendirilip, buna göre yargılamaya devam edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken…” gerekçesiyle verilen kararı bozmuştur.
Alacağın Devredilmesi Durumunda Borçlunun Durumu Nedir?
Borçlunun borcunu ilgili kişiye ifa etmesi için alacağın devredildiğinin borçluya bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde borçlu alacak bir kez devredilmişse asıl alacaklıya, birden fazla kez devredilmişse önceki devralanlardan birine borcunu iyi niyetle ifa ederek borcundan kurtulabilir.
Alacağın kime ait olduğunun belli olmadığı durumlarda borçlu borcunu ifa etmekten kaçınabilir. Borçlu bu durumda hakimin belirlediği bir yere borcunu tevdi ederek borcundan kurtulur. Ancak borçlu alacağın kime ait olduğunu bilmediği, çekişmeli bir borcu için ifada bulunursa sonucundan sorumlu olur.
Doğmamış Bir Alacak Devredilebilir Mi?
Doğmamış bir alacağın devredilebilmesi konusunda doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Bu görüşlerden birine göre alacağın devredilebilmesi için devir zamanında alacağı belli ve tayin edilmiş olması gerekmektedir. Bir başka görüşe göre ise alacağın ileriki bir zamanda belirlenebilir olması alacağın temliki için yeterlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun alacağın temliki başlıklı kısmında da alacağın devredilebilmesi için muaccel olması şartı öngörülmemiştir.
Nitekim Yüksek Mahkeme Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 1976/2040E ve 1976/10645K. Sayılı kararında durumu şu şekilde ifade etmiştir: “… Borçlar Yasasında yer alan genel kurallara göre doğmuş veya doğmamış bir hak ve alacağın temliki geçerlidir. Ancak özel kanunlarda taraflar arasında yapılan sözleşmelerde doğmuş veya doğacak bir hak veya alacağın temlik edilemeyeceği buyrulabilir veya koşullanabilir…”
Diğer Makalelerimiz



