Ceza Hukuku

Hakaret Sayılmayan Kelimeler Nelerdir?

hakaret-sayilmayan-kelimeler-nelerdir

Hakaret Sayılmayan Kelimeler Nelerdir?

Hakaret Suçu Nedir? Hakaret Suçu Nasıl Oluşur?

Hakaret suçu Türk Ceza Kanununun şerefe karşı suçlar isimli 8. bölümünde 7 madde halinde düzenlenmiştir. Hakaret suçu belli bir somut olgunun kişiye isnat edilmesi veya genel ve soyut olarak kişinin rencide edilmesi ve değersizleştirilmesi yoluyla işlenebilir. Bunun yanı sıra suç salt hareket suçu olduğu için, hakaret edilmesiyle suç oluşacaktır. Bu sebeple suça teşebbüs mümkün değildir. Suç temel olarak nitelikli haller hariç yüze karşı hakaret ve gıyapta hakaret olmak üzere ikiye ayrılır. Yüze karşı hakaretin oluşabilmesi için failin hakaret ettiği kişinin duyması kastını taşıması gerekir. Gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için ise hakareti fail hariç en az üç kişinin duyması gerekmektedir. Suçun temel şeklinin cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak nitelikli hallerde verilecek ceza 1 yıldan az olamaz.

Hakarete Ceza Verilmeyen Durumlar Nelerdir?

Hakaret suçuna ceza verilebilmesi için öncelikle suçun, suç unsurlarını taşıması gerekmektedir. Bunlar ise hakaret etme kastı, kişinin hakareti duyduğu bilgisi veya hakareti fail hariç 3 kişinin duymasıdır. Bunun yanı sıra hukuka uygunluk sebepleri de bu suça ceza verilmesini engeller. Mağdurun rızası, iddia ve savunma dokunulmazlığı, kanun hükmünün icrası, eleştirme hakkı veya terbiye ve disiplin hakkı hukuka uygunluk sebepleri olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra kasten yaralama hareketinin sonucu olarak hakaret edilmişse buna da hakaretten dolayı ceza verilmez. Diğer yandan tarafların hakaret olduğunu iddia ettiği kelimeler somut olaya göre hâkim tarafından hakaret olarak görülmeyecektir.

Hakaret Suçunu Oluşturmayan Sözler Nelerdir? Yargıtay 2021

Son zamanlarda insan ilişkilerinin çok gerginleşmesi ve pandemi koşullarıyla birlikte insan sinirlerinin gerilmesi sebebiyle ikili ilişkilerde çok fazla hakaret oluşabilmektedir. Bunun yanı sıra hakaret edilen tarafın da gergin olması konuyu savcılığa taşımakta ve şikâyete bağlı bir suç olan hakaret suçu ayyuka çıkmaktadır. Türk Ceza Kanununda hakaret kelimeleri tahdidi olarak gösterilmemiştir. Bu sebeple tıpkı hâkim tıpkı “silah” terimini somut olaya göre kendi tanımladığı gibi hakaret sayılacak kelimeleri de somut olaya göre belirleyecektir. Bu sebeple avukatlar son zamanlarda hangi kelimelerin hakaret sayılacağına dair sorularla sıkça karşılaşmaktadır. Biz de yargı içtihatları ışığında hangi kelimelerin hakaret sayılmayacağını izah etmeye çalışacağız.

  • Yaktığın Çırada Kavrul İnşallah
  • Sen Benim Ayağımın Altını Kazanları Tez Zamanda Yak Yarabbim
  • Hakkımı Helal Etmiyorum

Yargıtay 18.CD. T. 08.01.2019, E.2018/3618, K.2019 / 590 sayılı kararında “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 17/02/2016 tarihli ve 2015/19524 esas, 2016/2854 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukukî değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Yargılamaya konu somut olayda; sanığın müteveffaya ait facebook isimli sitende yayımlanan paylaşımlarında, “hakkımı helal etmiyorum, özgür körükçü sırf siyaset devreye girdi diye D4 belgemi vermemiştin Allah affetmesin seni”, “yaktığın çırada kavrul İnşallah” ve “takdir ilahiden kaçış yok er veya geç hepimiz nasibimizi alacağız ama kötü bir şekilde, ama iyi bir şekilde. Sen benim ayağımın altını kazanları tez zamanda yak yarabbim” şeklindeki sözlerinin müteveffanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, beddua ve sızlanma niteliğinde olduğu ve kişinin hatırasına hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” ifadeleriyle verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.


Karardan da anlaşılacağı üzere kişiyi rencide edici seviyede olmayan beddua ve sızlanmalar hakaret niteliği taşımamaktadır. Burada hakaret edildiği iddia edilen kişinin dindar oluşu ve bedduanın hakaret olduğu iddiası geçerli sayılamaz.

  • Terbiyesiz


Yargıtay 18.CD. T. 08.01.2019, E.2018/3600, K. 2019/586 sayılı kararında “Dosya kapsamına göre, mahkemesince, sanığın mağdura hitaben söylediği “terbiyesiz” şeklindeki sözü nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 22/10/2017 tarihli ve 2015/33019 esas, 2017/11822 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, kaba söz ve ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” ifadeleriyle verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.


Kararda kaba söz ve ağır eleştirilerin şeref ve saygınlığı rencide edici nitelikte olmaması sebebiyle suçun oluşmadığı hususu üzerinde durulmuştur.

  • Okumuşsunuz Ama Adam Olamamışsınız

  • Sana Bu Diplomayı Verenin


Yargıtay Ceza Genel Kurulu T. 28.05.2019, E. 2016/1403, K. 2019/464 sayılı kararında  “Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, diş hekimi olarak görev yapan katılana söylediği kabul edilen ‘Okumuşsunuz ama adam olamamışsınız, sana bu diplomayı verenin’ şeklindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi uygun görülmemiştir.” gerekçeleriyle verilen kararı bozmuştur.


Kararda kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmekte olduğu hususuna dikkat çekilmiştir.

  • Lan


Yargıtay 18.CD. T. 20.02.2019, E.2018/8267, K.2019/3577 sayılı kararında “Dosya kapsamına göre, mahkemesince, sanığın mağdura hitaben söylediği “nöbette sigara içmek yasak at lan o sigarayı” şeklindeki sözü nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” gerekçeleriyle verilen kararı bozmuştur.


Kararda kaba hitabın şeref ve saygınlığı rencide etmediği hususu üzerinde durulmuştur.

  • Gâvur Polis

  • Böyle Devlet Olmaz

  • Sana Yapacağımı Biliyorum

  • Sizin Maaşınızı Ben Veriyorum

  • Sen Kimsin


Yargıtay Ceza Genel Kurulu T.14.03.2019, E.2017/783, K.2019/215 sayılı kararında“Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, katılana söylediği kabul edilen ‘Sen kimsin bize talimat veriyorsun, biz PKK’lı mıyız, neden anneme bağırıp çağırıyorsun, gâvur polisisiniz, böyle devlet olmaz, sizin maaşınızı ben veriyorum, benim savcı tanıdığım var, sana yapacağımı biliyorum’ şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı” gerekçeleriyle verilen kararı bozmuştur.


Verilen kararda hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmekte olduğu hususu üzerinde durulmuştur.

  • Edepsiz


Yargıtay 18.CD. T.15.02.2018, E. 2015/25961, K.2018/1903 sayılı kararında “İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır. Anayasa’nın 26. maddesinde, ‘Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.’ hükmüne yer verilmiştir. Bunun yanında, bu hak, birçok uluslararası belgeye ve mahkeme kararına da konu olmuştur.

Türkiye’nin de yargılama yetkisini kabul ettiği AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesinin 2. paragrafı saklı tutulmak üzere, ifade özgürlüğünün sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen “bilgi” ve “fikirler” için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu pek çok kararında yinelemiştir. AİHM’e göre ifade özgürlüğü, yokluğu halinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslararası mevzuatlarda yer almaktadır.” gerekçeleriyle verilen kararı bozmuştur.


Mahkemeye göre edepsiz kelimesi hakaret olarak kabul edilmemiştir.

  • Hain

  • Korkak


Yargıtay 18.CD. T. 12.04.2018, E.2017/7129, K.2018/5519 sayılı kararında “incelemeye konu somut olayda; sanığın, siyasi bir oluşumun yürüyüşü esnasında “değerli dostlar, malumunuz iki üç ay öncesinde … Nazilli Devlet Hastanesinin açılışına geleceğini söylemişti, şaşırtmadı bizi gelemedi, neden şaşırmadık? Çünkü hainler korkak olur” şeklindeki sözleriyle hakaret ettiği iddianamede belirtilmiştir.Öncelikle belirtilmelidir ki, ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte, ifadelerin Anayasa ve AİHS ve AİHM içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Siyasetçilere yönelik eleştirilerin izin verilen sınırlarının özel kişilere nazaran daha geniş olduğu gerek iç hukukumuzda gerekse uluslararası mahkeme kararlarında yerleşmiş bir ilkedir. Bu ilkenin gerekçesi, siyasetçilerin, özel kişilerden farklı olarak, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açık olan, kamuoyuna mal olmuş kişi haline gelmeyi bilerek tercih etmeleridir. Siyasetçiler bu nedenle basın ve gazeteciler tarafından getirilen eleştirilere daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadırlar.” ifadeleriyle birinci derece mahkemesinin kararını onayarak bu kelimelerin eleştiri olduğunu ve hakaret sayılmadığı hükmünü vermiştir.


  • Allah Belasını Versin

  • Çocukları Hayır Görmesin

  • Ömür Boyu Sürün


Yargıtay Ceza Genel Kurulu T. 31.01.2017, E.2014/785, K. 2017/34 sayılı kararında “sanığın ifadeleri, beddua niteliğinde, nezaket dışı, kaba ve rahatsız edici sözler ise de, komisyon üyelerinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı içermemesi ve sövme fiilini de oluşturmaması nedeniyle hakaret suçunun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.” gerekçeleriyle yapılan temyiz talebini reddetmiştir.


Çeşitli Yüksek Yargı Kararları Kapsamında Hakaret Sayılmayan Kelimeler

  • Haysiyetsiz
  • Nankör
  • Adın batsın
  • Kukla
  • Adam değilsin.
  • Sana diploma verenin
  • Eşkıya
  • Kim oluyorsun
  • Tombaladan müdür
  • Siz polis misiniz lan
  • Dört gözlü
  • Suratsız seni
  • Beceriksiz herif
  • Savcıysanız savcılığınızı bilin
  • Sen mafya avukatı mısın?
  • Ne var lan, bizi mi döveceksiniz
  • Yalan söylüyorsun
  • Cins midir nedir
  • Sen dünkü çocuksun
  • Seni paramla satın alırım
  • Karaktersiz
  • Açgözlü
  • Görmemiş, görgüsüz
  • Bilgisiz
  • Tecrübesiz
  • Karı gibi adamsın gibi ifadeler de çeşitli yüksek yargı kararlarında hakaret olarak değil, eleştiri veya ağır eleştiri olarak kabul edilmiş ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle bu kelimelerin kullanılması bir ceza alınması sonucunu doğurmamaktadır.