Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal ve Hizmet Davaları

Son güncelleme: Okuma süresi: 6 dakika

Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal ve Hizmet Davaları, tüketicilerin aldıkları mal veya hizmetin beklenilen kalite ve özellikleri taşımadığı durumlarda başvurabilecekleri yasal hakları kapsamaktadır. Ayıplı mal ve hizmet, tüketiciye sunulan ürünün ya da hizmetin sözleşmeye, hukuka ve beklentilere uygun olmaması durumunu ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu konudaki düzenlemeleri içerir. Başvuru yollarının genel çerçevesi için tüketici hukuku rehberine bakılabilir. Son güncelleme: 25 Eylül 2026.

Ayıplı Mal ve Hizmet Tanımı

  • Ayıplı Mal: Satın alınan ürünün, teslim anında beklenen özellikleri taşımaması veya işlevini tam olarak yerine getirmemesi durumudur. Ayıp, gizli (sonradan ortaya çıkan) veya açık (teslim anında fark edilebilen) olabilir.
  • Ayıplı Hizmet: Alınan hizmetin, tüketiciye vaat edilen veya sözleşmede belirtilen özelliklere sahip olmaması, eksik veya yanlış ifa edilmesi durumudur.

Tüketicinin Hakları

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, ayıplı mal veya hizmet alan tüketicinin seçimlik hakları şunlardır:

  1. Malın veya hizmetin iadesi: Tüketici, ayıplı malın geri alınmasını ve ödenen bedelin iadesini talep edebilir.
  2. Ayıplı malın ücretsiz onarımı: Tüketici, malın onarılmasını talep etme hakkına sahiptir.
  3. Ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi: Malın yenisi ile değiştirilmesi talep edilebilir.
  4. Fiyat indirimi: Tüketici, ayıplı malın bedelinde indirime gidilmesini talep edebilir.

Dava Süreçleri

Tüketici, ayıplı mal veya hizmet nedeniyle zarar gördüğünde, ayıbın tespiti ve haklarının korunması için dava açabilir. Bu davalar genellikle Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri aracılığıyla çözülür. Ayıplı mal veya hizmetle ilgili tazminat davası açılmadan önce, tüketici genellikle satıcıya başvurarak sorunu çözmeye çalışmalıdır.

Ayıplı Mal Nedir? Ayıplı Hizmet Nedir?

Ayıplı mal ve ayıplı hizmet kavramları asıl olarak borçlar hukukunu ilgilendiren kavramlar olup borçlar hukukunun alt dalı olan tüketici hukukunda da önemli anlamlar taşımaktadır. Bu bağlamda ayıplı mal kavramı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8.maddesine göre ayıplı mal “tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmayan mal” olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda ürünün reklamda belirtilen özellikleri taşımaması, satıcı tarafından bildirilen özelliklerin bulunmaması gibi durumlar ürünü ayıplı mal kategorisine sokacaktır. Aynı kanunun 13.maddesine göre ise ayıplı hizmet kavramı “taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmet” olarak tanımlanmıştır.

Ayıplı Mal ve Hizmette Hukuki Sorumluluk

Satıcı sattığı malın sözleşmedeki niteliklere haiz olmasından ve sözleşmeye uygun olarak teslimat yapılmasından hukuken sorumludur. Ancak ürünün ayıplı olmasında satıcının sorumluluktan kurtulduğu bir durum da bulunmaktadır. Bu durum ise satıcının kendisinden habersiz reklam yapılması, satıcının bu reklamdan haberdar olmasının beklenememesi veya yapılan açıklamanın tüketiciyle satış sözleşmesi imzalanması sırasında düzeltildiğini veya satış sözleşmesi kurulmasıyla reklam arasında nedensellik bağının bulunmamasının ispatlanmasıdır.

Ayıplı Mal ve Hizmetlerde İspat Yükü Kime Aittir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun üretim ve satış konusunda güçlü olan sağlayıcı ve satıcılara karşı tüketicilerin korunması gereği sebebiyle çıkarılmıştır. Bu sebeple kanunda ispat yükü konusunda da tüketici lehine karineler bulunmaktadır. Kanunun ispat yükü başlıklı 10.maddesine göre teslim tarihinden itibaren altı ay içinde meydana gelen ayıplar teslim tarihinde var sayılır. Bu durumda ise malın teslim tarihinde ayıplı olmadığının ispatı sağlayıcıya yüklenmiş bulunmaktadır. Ayrıca maddenin ikinci fıkrasında da belirtildiği üzere satış sözleşmesinin yapıldığı sırada tüketicinin ayıbın varlığından haberdar olması veya haberdar olmasının beklenebilecek durumda olması halinde sözleşmeye aykırılık meydana gelmeyecektir. Yine bu durumun ispatı ise satıcıya yüklenmiştir.

Ayıplı Mal Konusunda Tüketicinin Hakları Nelerdir?

Alınan ürünün ayıplı olması durumunda tüketicinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 11.maddesi uyarınca seçimlik hakları bulunmaktadır.

  • Tüketici satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirmek kaydıyla sözleşmeden dönebilir.
  • Tüketici satılanı alıkoyarak ayıp oranında indirim talep edebilir.
  • Tüketici satıcı veya sağlayıcıyı zora sokacak aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ürünün tadil edilmesini talep edebilir.
  • Tüketici imkân bulunması halinde ürünün ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep edebilir.

Tüketici ücretiz tadilat veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcının yanı sıra üretici veya ithalatçısından da isteyebilir. Bu hususta satıcı ve üretici veya ithalatçı müteselsilen sorumlu olur. Ancak üretici veya ithalatçı malın kendisi tarafından piyasaya sürüldüğünde ayıpsız olduğunu ispat etmesi durumunda sorumlu tutulamaz. Tüketicinin sözleşmeden dönerek ödediği tutarın iadesini istediği veya ayıplı malı alıkoyup indirim talep ettiği durumlarda indirim tutarı tüketiciye derhal iade edilir.

Tüketicinin Ayıplı Hizmet Konusunda Hakları Nelerdir?

Sağlanan hizmetin ayıplı olması halinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 15.maddesi uyarınca tüketici seçimlik haklar sahiptir. Ayıplı hizmet durumunda;

  • Tüketici hizmetin yeniden görülmesini talep edebilir.
  • Tüketici hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz olarak tadil edilmesini isteyebilir.
  • Tüketici hizmetteki ayıp oranında bedelden indirim talep edebilir.
  • Tüketici sözleşmeden dönebilir. Tüketici seçimler arasında serbest olup sağlayıcı tüketicinin tercihini yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak tüketici hizmetin yeniden görülmesi veya ücretsiz onarım haklarının sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde bu haklarını kullanamaz. Buna karşın sağlayıcı tüketicinin seçimlik hakkını kullanmasına ilişkin tercihlerinde olağan giderlere katlanmak zorundadır.

Ayıptan Sorumluluğun Süresi ve Zamanaşımı

Ayıplı maldan sorumlulukta genel zamanaşımı malın tüketiciye tesliminden, ayıplı hizmette ise hizmetin ifasından itibaren iki yıldır. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre beş yıldır. İkinci el satışlarda satıcının sorumluluğu kural olarak bir yıldan, ikinci el konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz.

Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Süre, ayıbın gizli olması nedeniyle kendiliğinden öğrenme tarihinden başlamaz; somut olayda teslim veya ifa tarihi, ürünün niteliği ve özel düzenlemeler birlikte değerlendirilmelidir.

Ayıplı Malın Bildirilmesi ve Satıcının Sorumluluğu

Tüketici hukukunda ayıplı mal durumunda, satıcının sorumlu tutulabilmesi için ayıbın zamanında bildirilmesi gerekmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun‘da bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, genel düzenleme olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 223. maddesi dikkate alınmalıdır. Bu maddeye göre, tüketici, malı aldıktan sonra makul bir süre içinde ürünü kontrol etmeli ve bir ayıp tespit ederse, durumu derhal satıcıya bildirmelidir. Bildirim için herhangi bir belirli yöntem şart koşulmasa da, ayıbın yazılı olarak bildirilmesi önerilir, çünkü bildirimin yapıldığını ispat etme yükümlülüğü tüketiciye aittir. Yargıtay’ın 2020 tarihli kararında da vurgulandığı gibi, ayıbın bildirildiğinin kanıtlanması büyük önem taşımaktadır. Noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü posta ile yapılan bildirimler, ispat açısından güvenilir yöntemler arasında yer alır. Bu sayede, tüketici, ayıplı mal nedeniyle mağdur olduğunu ve satıcıyı bilgilendirdiğini hukuki süreçte kanıtlayabilir. Detaylı bilgi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göz atabilirsiniz.

2026 Yılında Başvuru Yolu

Uyuşmazlık değeri 2026 yılında 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere, önce dava şartı arabuluculuk; anlaşma olmazsa tüketici mahkemesi yolu izlenir. Hakem heyeti kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.

Başvuru usulü için tüketici hakem heyeti rehberini, güncel parasal sınır için T.C. Ticaret Bakanlığı bilgilendirme metnini inceleyebilirsiniz.

Ayıplı Mal ve Hizmetlerden Kaynaklanan Davalarda Yetkili ve Görevli Mahkeme

Ayıplı Mal ve Hizmetlerden Kaynaklanan Davalarda Yetkili ve Görevli Mahkeme konusunda şu unsurlar önem taşır:

Görevli Mahkeme

Ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili davalarda görevli mahkeme, Tüketici Mahkemeleridir. Bu davalar, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) uyarınca tüketici işlemleri kapsamında değerlendirilir. Eğer bulunduğunuz yerde tüketici mahkemesi yoksa, Asliye Hukuk Mahkemesi bu davalara bakmakla görevlidir.

Yetkili Mahkeme

Tüketici davalarında yetkili mahkeme:

  1. Davalının yerleşim yeri mahkemesi,
  2. Tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi olabilir. Yani, tüketici kendi ikamet ettiği yerde dava açabileceği gibi, davalının bulunduğu yerde de dava açma hakkına sahiptir.

Arabuluculuk Zorunluluğu

6502 sayılı TKHK’nın 73/A maddesi uyarınca, ayıplı mal ve hizmetlerle ilgili davalarda arabuluculuk bir dava şartıdır. Bu sebeple, ayıplı mal veya hizmetten doğan bir uyuşmazlık nedeniyle mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculuk süreci sonucunda taraflar anlaşamazsa, dava açılabilir. Ayıplı mal ve hizmet davaları, tüketicinin haklarını koruma amaçlı düzenlemelerdir ve hem görevli hem de yetkili mahkemeler, tüketiciyi koruyacak şekilde belirlenmiştir. Arabuluculuk, uyuşmazlığın çözümü için ilk adımdır ve bu süreç başarıyla tamamlanmadığında dava açılabilir.

Hemen Ara
WhatsApp