İdare Hukuku

İdare Hukukunda Olağanüstü Kanun Yolları

idare-hukukunda-olaganustu-kanun-yollari

Kanun yolu; ilk derece mahkemesinde verilen bir karara karşı, bu kararın usule veya hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle denetlenmesi için yargı düzeninin en üst mahkemesine başvurmaktır.

Kanun yollarının amacı hem kendisi hakkında yanlış karar verildiğini düşünen bireylerin bu yolla tatmin edilmesini ve bireylerin, toplumun adalete olan inancını güçlendirmek hem de usule veya hukuka aykırı kararların adil bir şekilde denetlenerek bu kararların ortadan kaldırılmasını sağlayarak adil bir hukuk düzeni oluşturmaktır.

İdari yargıda kanun yolları dediğimiz zaman ise, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı bu kararların usul veya hukuka aykırı olup olmadığını denetlenmesi amacıyla 20.01.1982 tarihli 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na üst derece mahkemeler olan bölge idare mahkemeleri(istinaf) ya da Danıştay ilgili idari veya dava dairelerine konusuna göre (İdari Dava Daireleri – Vergi Dava Daireleri) başvurulması anlatılmaktadır.

İdari Yargılama Hukukunda kanun yolları, yargı mercilerinin kararlarının kesinleşmesini önleyen olağan kanun yolları ve yargı mercilerinin kesinleşmiş(nihai) kararlarına karşı başvurulan olağanüstü kanun yolları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk İdari Yargı Sistemi’nde olağanüstü kanun yolları İYUK madde 51’de düzenlenen kanun yararına temyiz ve İYUK madde 53’te düzenlenen yargılamanın yenilenmesi yollarıdır.

Kanun Yararına Temyiz

İYUK madde 51’e göre; idare, vergi ya da bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile temyiz incelemesinden geçmemiş kesinleşen kararlara karşı kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilmektedir.

Maddeden de anlaşılacağı üzere idare, vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı ve temyiz incelemesine gitmeyen nihai kararlarına karşı bu kararların niteliği gereği yürürlükteki kurallara aykırılık teşkil ediyorsa kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilir. Bu bakımdan kanun yararına temyiz, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulabilen bir yol olduğu için olağanüstü kanun yoludur.

Kanun yararına temyize konu olabilecek yargı kararları:

  • Temyiz merci tarafından incelenmeden kesinleşmiş idare mahkemesi kararları
  • Temyiz merci tarafından incelenmeden kesinleşmiş vergi mahkemesi kararları
  • Bölge İdare Mahkemesi’nin kesin hüküm niteliğinde olan kararları
  • Danıştay’ın, Danıştay Kanunu madde 24’te sayılan ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktığı ve kesinleşmiş yargı kararları
  • Kanun Yararına Temyiz yoluna başvurabilmek için iki şartın bir arada (kümülatif) şekilde bulunması gerekmektedir. Bunlar, kanun yararına temyiz yoluna başvurulacak kararın temyiz incelemesinden geçememiş olması; diğer bir şart ise bu kararın yürürlükteki hukuka aykırı bir karar olması gerekir.

Kanun Yararına Temyizde Yetki

İlgili kanun maddesi metnine göre kanun yararına temyiz yoluna başvuruda bulunma yetkisi Danıştay Başsavcısına verilmiştir. Durum bu olmakla birlikte Başsavcıya vekalet eden Danıştay Üyesinin de duruma göre kanun yararına temyiz talebinde bulunabileceği kabul edilmektedir. Ancak Danıştay Savcılarının kanun yararına temyiz yoluna başvurabilme yetkisi bulunmamaktadır.

Danıştay Başsavcısı, bu yetkisini madde metninde de ifade edildiği üzere ya ilgili bakanlığın göstereceği lüzum üzerine ya da kendiliğinden kanun yararına temyiz yoluna başvurabilir. Burada yargıya ilişkin bir kavramdan bahsedildiği için ilgili bakanlık olarak sadece Adalet Bakanlığı düşünülebilir ancak mesela kamu harcamaları ile ilgili bir kararda Adalet Bakanlığı’nın ilgili bakanlık olduğu kadar Maliye Bakanlığı da ilgili bakanlık olarak kabul edilmelidir.

Kanun Yararına Temyizde Süre Ve Başvuru Biçimi

Kanun Yararına Temyiz başvuru yolu için kanunda herhangi bir süreden söz edilmemekle beraber öğretide, kamusal bir yararın bulunduğu, güncel kararlara karşı bu yola başvurulabileceği, çok eski hukuki konulara karşı bu yola başvurulamayacağı kabul edilmektedir.

Kanun Yararına Temyiz başvurusu İYUK ilgili maddesinde belirtilen temyiz başvuru dilekçesi şekline tabidir. Ancak bu kanun yolunun tarafların hukuki durumuna herhangi bir etkisi olmadığı için tara ara tebliği gibi hususlar söz konusu değildir.

Kanun Yararına Temyizin Sonuçları

  • Kanun yararına temyiz, tamamen hukuki denetimden ibaret olduğu için verilecek bozma kararı, tarafların hukuki durumunda herhangi bir değişiklik yapmaz. Bozmaya konu olan kararın kesin hüküm niteliği devam eder. Bu kanun yolunun amacı hukuka aykırı kararların bozularak bundan sonraki kararlarda birlik ve yargı mercilerinin adil kararlar vermesini sağlamaktır. Dolayısıyla bozma kararı verilen hükmün ilk derece mahkemesi tarafından tekrar ele alınıp yeni bir karar verilmesi gibi bir şey söz konusu değildir.
  • Kanun yararına temyiz incelemesinde yürütmenin durdurulması talebinde de bulunulamaz. Zira, yukarıda da izah edildiği üzere kanun yararına temyiz yolu sonucunda verilen bozma kararının tarafların hukuki durumunda herhangi bir değişiklik yaptığından söz edilemez.Kanun yararına temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı karar düzeltme ya da yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulamaz.
  • Kanun yararına temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararları ilgili bakanlığın gördüğü lüzum üzerine başvurulmuşsa ilgili bakanlığa kararın birörneği gönderilir, aynı zamanda verilen bozma kararının bir örneği Resmi Gazete ’de yayımlanır.

Yargılamanın Yenilenmesi

Yargılamanın Yenilenmesi yolu, İYUK madde 53’te düzenlenmiş olup ilgili madde metninden de anlaşılacağı üzere, bazı ağır yargılama hatalarından ve hukuki eksikliklerden dolayı maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve aynı dava hakkında yeniden bir inceleme yapılarak karar verilmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Kesinleşmiş bir karara karşı öngörülen bir kanun yolu olduğu için yargılamanın yenilenmesi yolu da olağanüstü kanun yoludur.

Yargılamanın Yenilenmesine Konu Olabilecek Kararlar

İYUK ilgili maddesine göre idari yargıda yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabilmek için ;

  • Esasa ilişkin nihai ve kesin bir karar olmalıdır.

Yargılamanın Yenilenmesi yoluna İdare ve Vergi Mahkemeleri’nin kesin hüküm niteliğindeki kararları, Bölge İdare Mahkemesi’nin kesin hüküm niteliğindeki kararları ve Danıştay’ın, Danıştay Kanunu madde 24’te belirtilen ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı ve temyiz incelemesinden geçmeden verdiği kararlara karşı başvurulabilmektedir.

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu 53.maddede tahdidi (sınırlı sayıda) belirtilen sebeplerden birinin varlığı
  • Yargılamanın Yenilenmesi kanuni süre içinde yapılmalıdır.

Yargılamanın Yenilenmesine Konu Olamayacak Kararlar

  • Ara kararları
  • İlk inceleme aşamasındaki kararlar
  • Davayı sonuçlandıran taraf işlemleri
  • Yürütmenin durdurulması kararları
  • Temyiz incelemesi üzerine verdiği kararlar
  • Davanın açılmamış sayılması kararları
  • Görev ve yetki uyuşmazlıklarına ilişkin kararlar
  • Yargısal olmayan kararlar
  • Yargılamanın yenilenmesi üzerine verilen kararlar

Yargılamanın Yenilenmesinde Süre

Yargılamanın Yenilenmesi yolunda idari yargıdaki genel süre olan altmış günlük süreler geçerlidir. Ancak ilgili maddede sayılan sebeplerden (h)bendinde yazılı sebep için süre 10 yıl, (ı) bendinde yazılı sebep için başvuru süresi 1 yıl olarak düzenlenmiştir. Bu süreler, yargılamanın yenilenmesi sebebinin gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren başlar.

Yargılamanın Yenilenmesini İsteyebilecekler

Asıl davanın tarafları yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabilir. Burada asıl taraf kavramında kastedilen davanın asıl tarafları ve onların halefleridir. Buradan çıkan sonuç ise davaya müdahil olarak katılan kişiler yargılamanın yenilenmesi yoluna başvuramazlar. Bu bakımdan asıl davanın tarafı olmayan kişilerin yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurma hakları evleviyetle yoktur. Taraflar, yargılamanın yenilenmesi yoluna bizzat başvurabilecekleri gibi, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurabileceğine ilişkin özel bir yetki verilen vekaletname ile avukatlarının da bu yola başvurması mümkündür. Davanın taraflarından ise, yargılamanın yenilenmesi yoluna hukuksal bir menfaati olan taraf başvurabilir. Yargılamanın Yenilenmesi yoluna başvuran taraf, başvuru dilekçesinde karşı tarafı da göstermek zorundadır.

Yargılamanın Yenilenmesinde Başvuru

Yargılamanın Yenilenmesi yoluna, kural olarak kararı veren mahkemeye hitaben yazılmış bir dilekçe ile olur ve o mahkemeye dilekçe verilir. Ancak53/1-h de sayılan çelişik iki kararın verildiği bir durumda ise son kararı veren yani ikinci kararı veren mahkemeye dilekçe verilir. Yargılamanın Yenilenmesi dilekçesinde sebeplerden en az birinin gösterilmesi gerekir.

  • Danıştay ile ilk derece mahkemeleri arasında çelişik bir karar var ise, ister ilk kararı veren mahkeme olsun ister son kararı veren mahkeme olsun başvurulacak mahkeme Danıştay olacaktır.
  • Yargılamanın yenilenmesi incelemesinde duruşma yapılıp yapılmayacağı incelemeye yapan mahkemenin takdir yetkisindedir.

Yargılamanın Yenilenmesi Sonuçları

Yargılamanın Yenilenmesi talebi üzerine verilen karar ile eski kararın tamamen veya kısmen kaldırılmasına ilişkin yeni kararın hukuki niteliği ile ilgili olarak medeni usul hukukçuları ile idare hukukçuları arasında bir ihtilaf mevcuttur.

Medeni Usul Hukukçularına göre, yargılamanın yenilenmesi sonucu verilen yeni karar ile eski kararın ortadan kaldırılması durumunda yeni hükmün eski hükmü geçmişe etkili olarak bütün sonuçları ile birlikte ortadan kaldıracağı ve bu bakımdan yeni hükmün inşaai bir hüküm olduğu yönündedir.

İdare hukukçuları ise, yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen yeni hüküm ileriye yönelik etki doğurur. Önceki karar, eskiye yönelik olarak kendiliğinden ortadan kalkmaz. Özellikle önceki kesin hükme dayanarak işlem yapmış üçüncü kişilerin durumlarının korunması bakımından önemlidir.