İdare Hukuku

Türk Hukukunda Mülteci Ve Sığınmacılara Tanınan Hak Ve Hürriyetler Nelerdir?

turk-hukukunda-multeci-ve-siginmacilara-taninan-hak-ve-hurriyetler-nelerdir

Türk Hukukunda Mülteci Ve Sığınmacılara Tanınan Hak Ve Hürriyetler Nelerdir?

  1. Mülteci veya sığınmacı kavramları ne anlama gelmektedir?

Tarih boyunca insanlık birçok amaç uğruna mücadele etmiştir. Bu mücadeleler sırasında şiddetin sınırlarının aşılması sonucu savaşlar ortaya çıkmaktadır. Savaşlar genel olarak devletler arasında çıkmasına rağmen asıl mağdur olanlar savaşan devletlerin halklarıdır. Savaşlardan kaynaklı olarak zarar görmekten çekinen kişiler başka devletlere sığınma talebinde bulunmaktadır.

Savaş sebebinden farklı olarak vatandaşı oldukları ülkede farklı nedenlerle baskı altında kalan ve ayrımcılığa uğrayan kişiler de farklı ülkelere sığınma talebinde bulunmaktadırlar.

Tanımsal açıdan incelendiğinde mülteci kavramı vatandaşı olduğu ülkeden ayrılarak başka bir ülkenin koruması altına alınmış kişidir. Sığınmacı kavramı ise koruma talebi henüz kabul edilmemiş fakat geçici olarak koruma altına alınmış kişilerdir.

  1. Türk Hukukunda Düzenlenen Mülteci Hakları Nelerdir?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 3. kısmı olan Uluslararası Koruma başlığı, mültecilere dair düzenlemeleri barındırmaktadır. Söz konusu kanunun 88-90 maddeleri arasında mültecilerin sahip oldukları haklar ve yükümlülükler düzenlenmiştir. Kanun metnine göre;

  • Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler ve aile üyeleri, ilköğretim ve ortaöğretim hizmetlerinden faydalanabilirler.
  • Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler ihtiyaç sahibi olmaları halinde sosyal yardım ve hizmetlerden faydalanabilirler.
  • Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler başvuru tarihlerinden itibaren 6 ay geçmesi halinde çalışma izni alabilmektedirler.
  • Mülteci veya ikincil koruma sahibi kişiler bu statüye geçmelerinden itibaren, bağımlı ya da bağımsız olarak çalışabilirler. Bu konuda yabancıların çalışamayacağı meslekler istisna olarak kabul edilmektedir.
  • Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerin ihtiyaç sahibi olduğu maliye bakanlığı tarafından tespit edilen kişilere harçlık desteği verilebilmektedir.
  • İlgili kanunun 87. maddesinin ikinci fıkrasına uyarınca kanun kapsamında verilmiş olan haklar ve imkânlar, Türk vatandaşlarının sahip olduğu haklar ve imkânlardan fazla olacak şekilde yorumlanamamaktadır.
  1. Uluslararası Hukuktan Kaynaklanan Mülteci Ve Sığınmacı Hakları Nelerdir?

Birleşmiş milletlerin 1951 yılında düzenlediği Cenevre Sözleşmesine, Türkiye Cumhuriyeti devleti taraf devletler arasındadır. Söz konusu olan sözleşme, ikinci dünya savaşı sonrası ortaya çıkan, mülteci kavramını korumaya yönelik düzenlemeler içermektedir. Sözleşmeye göre mülteciler arasında ayrım yapılmamalı ve hepsine eşit davranılması gerekmektedir.

  • Hukuki statü

Cenevre sözleşmesi, taraf devletlere mültecilerin hukuki hakları açısından yükümlülükler içermektedir. Taraf devletler, mültecilere, hak arama hürriyeti açısından, vatandaşlarla aynı imkânları sağlamaları gerekmektedir. Ayrıca mültecilerin elde etmiş oldukları statüler (evlilik, aile bağları vb.) koruma altına alındıkları ülkeler tarafından da kabul edilmelidir.

Mültecilere ürettikleri fikri ve sınaî haklar açısından, koruması altına girdikleri ülkenin vatandaşlarından farklı bir muamele gösterilmemelidir. Ayrıca taraf devletler tarafından mültecilerin mülk edinme haklarına mümkün olduğu ölçüde izin verilmelidir.

  • Gelir Getirici İşler

Taraf devletler yasal bir biçimde ülkesinde ikamet eden mültecilere, ücretli bir meslekte çalışma hakkı bakımından en müsait biçimde muameleyi uygulamalıdır. Mültecilerin kendi işyerlerini açmak ve kendi ticari şirketini kurmak konusunda da mümkün olan en iyi muamelenin uygulanması gerekmektedir. 

Taraf devletteki yetkili makamlarca tanınmış olan diplomalara sahip olan mülteciler, ihtisas sahibi olduğu alanda müsait olduğu derecede çalışabilmektedirler.

  • Sosyal Durum

Mülteciler sosyal hakları ve bunların güvenliğinin sağlanması bakımından sözleşme aracılığıyla mümkün olduğu düzeyde korunmuşlardır. Sözleşme, mültecilerin yaşam için konut edinme, eğitim ve sosyal yardımlardan faydalanma haklarını düzenlemiştir. Sözleşmeye göre mülteciler, mümkün olduğu düzeyde, konut edinebilecek, eğitimlerine devam edebilecek, sosyal yardımlardan faydalanabilecek ve sosyal güvencelerden faydalanabileceklerdir.

Cenevre sözleşmesinden farklı olarak mültecilere ev sahipliği yapan devletler mültecilerin, İnsan Hakları Beyannamesinde bulunan, temel hak ve özgürlüklerine saygı duymalı ve bu hakların kullanılması için gerekli olan işlemlerin yapılması gerekmektedir. Temel Hak ve Özgürlüklere örnek vermek gerekirse; yaşam hakkı, barınma hakkı, beslenme hakkı gösterilebilir. Türk Hukukunda Mülteci Ve Sığınmacılara Tanınan Hak Ve Hürriyetler