Mdm Dark Logo
CİMER NEDİR?

CİMER

CİMER Nedir? CİMER, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin kısaltması olup elektronik bir kamu hizmeti aracıdır. CİMER, bilgi edinme hakkının ve dilekçe hakkının kullanılmasını sağlar. Yapılan tüm başvurular İletişim Başkanlığı tarafından takip edilmektedir. CİMER’e Kimler Başvurabilir? CİMER’e başvuru da üçlü

Devamını Oku »
İdari Merci Tecavüzü

İdari Merci Tecavüzü

İdari Merci Tecavüzü İYUK’a göre dava açılmadan önce dava şartı olarak işlemi tesis eden ilgili idareye başvurunun zorunlu olduğu durumlar vardır ve bu başvuru yapılmadan dava açıldığında idare mahkemesi veya Danıştay ilk incelemede İYUK madde 14 gereği

Devamını Oku »
Kurum ve Kuruluşların Haksız Fiil Sorumluluğu Nedir?

Kurum ve Kuruluşların Haksız Fiil Sorumluluğu Nedir?

Kurum ve Kuruluşların Haksız Fiil Sorumluluğu Nedir? Kurum ve kuruluşların haksız fiil sorumluluğu nedir? sorusunun cevabını bu yazımızda okuyabilirsiniz. Haksız fiil hukuka uygun olmayandır. Bir başka kişinin mal varlığında ya da şahıs varlığında eksilmeye neden olan eylemdir.

Devamını Oku »
Bu Kategorideki Tüm Makaleleri Görüntülediniz.

Avukatlarımız

Danışmanlarımız

İDARE HUKUKU NEDİR?

İdare hukuku Anayasa’nın temel hukuk kurallarından biridir. İdarelerin yapısının, işleyişlerinin, ve ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini teftiş eden aksi halde meydana gelen durumlar karşısında da yaptırım cezası uygulayan kamu hukuku dalıdır.

İDARE HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ

  • 1872 yılında Fransa’da doğan idare hukuku ülkemizde 1927’den sonra gelişme göstermiştir ve diğer hukuk dallarının Antik Roma çağına dayandığı göz önüne alındığında yeni bir hukuk dalı olduğu fark edilmektedir.
  • İdare hukuku kodifiye olmamış bir hukuk dalı olduğundan dağınık bir hukuk dalı olarak ifade edilir.
  • İdare hukuku yazılı olmayan hukuk dalı olarak bilinir bu durumun sebebi de içtihada dayalı olmasıdır yeni idare hukuku oluşmadan evvel idari yargı oluşmuş idari yargı içtihatlarıyla da idare hukuku şekillenmiştir. İdare hukukunun içtihatlara dayanmasının hem olumlu hem de olumsuz yönleri vardır. İdare hukuku çok ayrı dallar içinde çalışma alanı bulduğu için esnek bir yapıya sahiptir ve bu durum olumlu bir özellik olarak varsayılmaktadır. Ancak hukuksal anlamda bir belirsizlik olması durumu da olumsuz bir özellik olarak addedilmektedir.
  • İdare hukuku bağımsızdır; özel hukukta mevcut olmayan şahsına münhasır kelimeler ve kaideleri vardır. İdarelerin üstün haklarının olması işlemler ve haklar bakımından idareye verilen öncelikler bu özelliğin bir örneği olarak gösterilebilir.
  • İdare hukuku statüsel niteliktedir yani önce statülendirme (konumlandırma) (örneğin memur statüsü gibi) yapılır ve onlara göre kurallar belirlenir.
  • İdare hukukunun işlemleri tek taraflıdır. İdare karar alırken tek taraflı alır ve karşısındakinin de bu karara uyma mecburiyetindedir.
  • İdare hukukunda yetişkini üstün taraf olarak kullandığı için eşitsizlik bulunmaktadır.
  • İdare hukukundan doğan uyuşmazlık davaları idari yargı ile karar verilir.

İDARE HUKUKUNUN UYGULAMA ALANI

İdare hukukunun uygulama alanının belirlenebilmesi için yazılan faaliyetlerin özel hukuka mı tabi yoksa idare hukukuna mı tabi olduğu önemlidir. İdare hukuku uygulama alanına ait olduğunu belirlemek için bazı kıstaslar mevcuttur. Bunlar; kamu gücü kıstası, kamu hizmeti kıstası ve idari işlem kıstasıdır.

Kamu Gücü Kıstası

Bu kıstasın varlığını incelemek için faaliyetin kamu gücü kullanılıp kullanılmadığına bakılmaktadır.
a) Hakimiyet Tasarrufları: üstün emretme gücüyle oluşturulan faaliyetlerdir. Örneğin kamulaştırma, disiplin cezaları, ruhsat iptali, imar planında değişikliklerdir.
b)Temsiyet Tasarrufları; İşletme ile ilgili özel hukuka bağlı olan işlemlerdir. Örneğin; bir kiralama işlemi

Kamu Hizmeti Kıstası

Bu kıstasa göre kamu hizmeti maksadıyla yapılan her şey idare hukuku tabidir ve doğal olarak ortaya çıkan problemler idari yargı tarafından bakılır.

İdari İşlev Kıstası

Bu kıstas idarenin faaliyetlerinin işlev olarak bakıldığında idare hukukuna tabi olduğunu ifade eder yasama, yargı ve yürütme haricindeki işleri idare işlevi olarak kabul edilmektedir.

İDARE HUKUKU TAM YARGI DAVALARI

Tam yargı davası; idarenin bir işlemi, eylemi veya ihmali sebebiyle zarar gören kişinin maddi ve manevi zararının tazmini maksadıyla açtığı bir idari davadır. Tam yargı davası, özel hukukta idare aleyhine açılan tazminat veya alacak davasına benzemektedir.
Tam yargı davası, idari işlemden kaynaklanan bir zararın ödemesi istemiyle açılıyorsa, iptal davası ile birlikte de açılabilmektedir. İptal davasının kesinleşmesinden sonra da iptal davasından ayrı bir şekilde açılabilir.
İdare hukukunda dört çeşit tam yargı davası vardır, bunlar: tazminat davası niteliğinde tam yargı davası, istirdat davası niteliğinde tam yargı davası, vergi davası niteliğinde tam yargı davası, idari sözleşmelerden doğan tam yargı davasıdır.

İDARİ İŞLEMİN İPTALİ DAVASI

İdari işlemin iptali davası; idari yargı dahilinde açılan ve idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının yargı yoluyla denetimini hedefleyen bir davadır. İptal davası, idari işlemin yetki, sebep, şekil, konu ve amaç yönlerinden herhangi birinin hukuka aykırı olması sebebiyle hakları ihlal edilenlerce açılan bir idari dava türüdür.
İptal davasına konu edinen işlemin; kamu idaresi işlemi, kesin ve icrai bir işlem, kamu idaresinin tek taraflı irade açıklamasına dayanan bir işlem, kamu hizmeti maksadı ile yapılan bir işlem olması gerekir.

İDARİ YARGI

İdari yargıda ilk derece mahkemeleri idare ve vergi mahkemeleridir, ikinci derece mahkemeleri Bölge İdare Mahkemeleridir ve son olarak yüksek mahkeme ise Danıştay’dır.
İdare mahkemeleri, vergi idaresine dahil olanlar haricindeki idarelerin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen bir mahkemedir. Vergi mahkemeleri ise vergi idaresinin gerçekleştirmiş olduğu vergilendirme işleminin hukuka uygunluğunu denetleyen mahkemedir.
Bölge İdare Mahkemeleri ilk derece mahkemeleri olan idare ve vergi mahkemelerinin belli kararlarına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurularını sonuca erdiren bir mahkemedir.
İdari yargıda üst derece mahkemesi Danıştay olup kamu idarelerinin gerçekleştirmiş olduğu işlem ve eylemlerin hukuku uygun olup olmadığının denetlemesini yapan mahkemedir.

İDARE HUKUKU AVUKATI

İdare hukukunda açılan davalar taraflar açısından dönülmez sonuçlar meydana getirmektedir. İdare avukatı veya idari yargı avukatı ile idare hukuku alanındaki uyuşmazlıklar çözümlenecektir. İdarenin işlemleri karşısında yaşanan mağduriyet idare hukuku avukatı Ankara ile giderilmiş olacaktır. Alanında uzman ve profesyonel bir idari dava avukatı ile süreci yönetmek oldukça önemlidir. İdari avukat ve idari mahkeme avukatları ücretleri internet üstünden sıklıkla araştırılmaktadır. İdari yargı avukatlık ücreti olayın yoğunluğuna ve avukata düşen iş yüküne göre değişmektedir. İdari davalarda avukat vekalet ücreti olaydan olaya farklılık göstermektedir.