Makale Başlıkları
DNA testi, genetik materyalin incelenmesiyle kişiler arasındaki biyolojik bağlantılar, hastalık riskleri ve kişisel özellikler belirlenebilir. Peki, DNA testi nasıl yapılır ve DNA testi ücreti ne kadar?
Günümüzde, babalık testi, soyağacı analizi ve genetik hastalık taramaları gibi farklı amaçlarla kullanılan DNA testleri, hem tıbbi hem de kişisel nedenlerle giderek daha popüler hale gelmiştir.
Bu makalede, DNA testinin ne olduğu, nasıl yapıldığı ve maliyetlerinin neler olduğu konularında detaylı bilgiler sunacağız. Ayrıca, DNA testi nerelerde yapılır, sonuçlar ne kadar sürede çıkar ve testin doğruluğu gibi merak edilen sorulara da yanıt vereceğiz.
DNA testi hakkında kapsamlı bilgi arayanlar için rehber niteliğindeki bu yazıda, tüm süreçler ve maliyetler hakkında en güncel ve detaylı bilgileri bulabilirsiniz.
DNA Testi Nedir?
Kromozomlarda yer alan DNA genetik yapının temelidir. Gen, bir organizmanın herhangi bir biyolojik özelliğini sağlayan kalıtsal bir etkendir. DNA üzerinde bulundurduğu genler sayesinde ata bireylerin özelliklerini yavru bireylere aktarır. DNA incelemeleri insandan insana değişen bu gen bölgelerinde yapılmaktadır.
DNA testi sayesinde adli durumlarda biyolojik materyallerin daha önce örnek alınmış kişilerden hangisine ait olduğu tespit edilebilir. Veya ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin tespit edilmesinin gerektiği durumlarda da önem taşır. DNA testi çeşitleri şunlardır;
- Annelik DNA testi
- Babalık DNA testi
- Kardeşlik DNA testi
- mtDNA
- Soyağacı DNA testi
- Amca-Hala DNA Testi
- Y-STR Testi
DNA Testi Nasıl Yapılır?
DNA testi, çeşitli örneklerden elde edilen çekirdekli hücrelerin analiz edilmesiyle yapılır. Bu örnekler kan, saç, tırnak, yanak mukozası, kemik veya vücudun farklı dokularından alınabilir. Alınan bu dokulara referans örnek denir.
Örnek alımı için genellikle EDTA’lı – Hemogram yöntemi kullanılır. Bu yöntemde, tüpe alınacak 2-3 ml kan örneği veya yanak içi sürüntü tercih edilir. Bu mümkün olmadığında, alternatif yöntemler de kullanılabilir. Örneğin, saç, tırnak, sperm örneği, diş fırçası, kökü olan saç telleri, jilet, izmarit, cilt biyopsisi veya tahliye materyali gibi örnekler de kullanılabilir.
Bu örnekler kullanılarak kişinin DNA profili oluşturulabilir. Oluşturulan DNA profili, diğer profillerle karşılaştırılarak babalık ya da akrabalık bağı saptanabilir. DNA testi, çeşitli DNA profilleme yöntemleri kullanılarak genetik laboratuvarlarında yapılır.
Bu süreç, genetik ilişkilerin belirlenmesinde önemli bir rol oynar ve yüksek doğruluk sağlar. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış laboratuvarlarda yapılan testler, adli tıp kurumu standartlarına uygun olarak gerçekleştirilir ve sonuçların güvenilirliğini sağlar.
Adli Tıp Babalık Testi Ücreti Ne Kadar?
Adli Tıp Kurumu’nda yapılan babalık testi, biyolojik bağın doğrulanması için kullanılır ve ücretleri genellikle 2.500 TL ile 3.500 TL arasında değişmektedir. Özel laboratuvarlarda ise babalık testi fiyatları 1.500 TL ile 6.000 TL arasında değişebilir. Ücretler, başvurulan kuruma ve testin karmaşıklığına göre değişiklik gösterebilir.
Testler, genellikle hukuki süreçler için yapılır ve Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleştirilmesi resmi olarak kabul edilmektedir. Güncel ücret bilgileri için Adli Tıp Kurumu’na başvurmanız önerilir
DNA Testi Sonucu Güvenilir Mi?
DNA profillleme adı verilen teknikile elde edilen sonuçların güvenilirliği %99.999’dur.
DNA Testini Kimler Talep Edebilir?
Mahkeme nezdinde görülen bir davada davanın taraflarınca talep edilebilir. Kamu düzenine ilişkin olan tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği davalar taraflarca getirilme ilkesinin istisnasını oluşturur. Bu tür davalarda hakim tarafların getirdiği delillerle bağlı değildir.
Bu tür tür davalarda hakim re’sen araştırma ilkesine bağlı olarak tarafların talebi olmasa dahi kendiliğinden DNA testi yapılmasını isteyebilir. Tarafların serbestçe tasarruf edemeyeceği davalara; babalık davası, soy bağının reddi davası, nüfus düzeltme davaları örnek olarak verilebilir.
Mahkeme Kararı ile DNA Testi Yapılmasına Hükmedilebilir Mi?
Medeni Kanun hükmü gereği soybağına ilişkin davalarda hâkim maddî olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Dolaysıyla resen araştırma ilkesi gereği mahkeme kararı ile DNA testi yapılmasına hükmedilebilir. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler.
DNA Testinin Zorla Yapılması Mümkün Müdür?
HMK madde 292; Uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak. Ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla! Herkes, soy bağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır.
Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verileceğini öngörmüştür. Dolayısıyla zor kullanarak yaptırılabilmesi mümkündür.
Mahkeme Kararı Olmaksızın DNA Testi Yapılması Mümkün Mü?
Kişiler kendi istekleri doğrultusunda özel kliniklerde DNA testi yaptırabilmektedirler
Anne Karnindaki Bebeğe DNA Testi Yapilabilir Mi?
Bebeğin genetik bilgilerini taşıyan yapılar, gebeliğin birinci ayından itibaren anne karnında tespit edilebilecek seviyeye ulaşmaktadır. Ancak yine de miktarları, üzerlerinde bir test gerçekleştirecek kadar yeterli değildir. Dolayısla hamilelikte anne karnındaki bebeğe DNA testi hamileliğin 10. haftasından itibaren yapılabilir.
DNA Testi Anne Karnındaki Bebeğin DNA Testi ve Sonuçları
DNA testi, günümüzde hem kişisel hem de adli amaçlarla yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu testler, örneklerin alımı ve analizinin doğru şekilde yapılmasını gerektirir. DNA testine, özellikle babalık testinde sıkça başvurulmaktadır. Anne kanından elde edilen DNA örneklerine dayanarak yapılan testlerin sonuçları, genellikle hamileliğin 10. haftasından itibaren değerlendirilir.
Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış laboratuvarlarda gerçekleştirilen DNA profilleme işlemi, test sonuçlarının güvenilirliğini garanti eder. Bu işlemler, adli tıp kurumu standartlarına uygun olarak yapılır ve test sonuçlarının doğruluğu sağlanır. 18 yaşından küçük bireyler için yapılan testler, özel izinler gerektirir ve titizlikle değerlendirilir.
DNA testinin nasıl yapıldığı ve sonuçlarının nasıl değerlendirildiği, birçok kişinin merak ettiği önemli konulardır. Test sonuçlarının güvenilirliği, örneklerin alımı ve analizine bağlıdır. Elde edilen sonuçlar, babalık ilişkisinin olup olmadığı gibi kritik bilgileri ortaya koyar ve yasal geçerlilik taşır.
Özetle, DNA testi sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar, örneklerin doğru alımı ve analizidir. Anne karnındaki bebeğin DNA testinden adli tıp kurumunun gerçekleştirdiği analizlere kadar tüm aşamalar, sağlık bakanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun olarak yürütülmelidir. Bu sayede, test sonuçlarının doğruluğu ve güvenilirliği sağlanmış olur. Dna analizi testi hangi adli tıp kurumu ile yapıldıysa sonuç orada çıkar.
DNA Testi Fiyatları Nedir?
Özel kliniklerde yapılacak DNA testi yapılacak kişi sayısına göre artmaktadır. 2024 yılında tek çocuk için yaptırılacak DNA testinin ücreti 5.000-10.000 TL arasında değişmektedir.
DNA testi babalığın tespiti istemli davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaması ve doğru sicil oluşturulması zorunluluğundan dolayı hakim tarafından resen veya tarafların talebiyle DNA testi yapılmasına karar verilmesi halinde Adli tıp kurumu tarafından DNA testi yapılmaktadır bu durumda babalık iddiası ile ilgili olarak tarafların gerekli avansı karşılamaları gerekir. Karşılamamaları halinde ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere gerekli giderin Hazine’den karşılanarak DNA testi yaptırılır.
DNA Testi Sonucu Hakimi Bağlar Mı?
DNA testi yapılması mahkeme sürecinde davanın taraflarınca talep edilebileceği gibi davaya bakan hakimce de talep edilebilir. DNA testi hâkim açısından bilirkişi raporu niteliği taşır.HMK 282; Hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğini öngörmüştür.
Anılan maddeden anlaşılan üzere hakim bilirkişinin raporuyla bağlı değildir. Soy bağının tespiti gibi teknik ve özel bilgi gerektiren durumlarda DNA testinin sonuçlarının bilimsel olarak oldukça yüksek bir oranda doğru çıkmaktadır. Bilirkişi raporları hakimi bağlamasa da objektif olarak yapılan, bilimsel içeriğe sahip ve doğruluk oranı çok yüksek olan bir yöntem olduğu için hakimin bu rapora aykırı karar vermesi mantıklı görünmemektedir.
Emsal Yargı Kararları
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/3833 K. 2015/3911 T. 19.03.2015
Dava dilekçesinde, nüfus kaydında anne adının … olarak geçtiği halde annesi ile arasında bağ kurulmadığını bildirerek, nüfus kayıtlarındaki hataların düzeltilmesi suretiyle, annesi olarak görünen …’nin … ve … kızı … olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, nüfus kaydının anne yönünden düzeltilmesi istemine ilişkindir.Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğundan; mahkemece, sadece taraf ve tanık beyanları ile yetinilmeyip,
verilecek kararla mevcut nüfus kaydına göre çocuksuz ölü görünen Naciye Yalçınözü’nün mirasçılarının hukukları etkileneceğinden adı geçenin bütün mirasçılarının davalı sıfatı ile davaya katılımları sağlandıktan ve iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı …’in 28.09.1986
Hannover Almanya’da Mustafa ve Nermin çocuğu olarak doğup, hastane kayıtları dikkate alınarak Tokat ili, merkez ilçesi, Meydan mahallesi cilt, no:21, hane no:21 de Ahmet Hilmi Tavancı olarak nüfusa kaydedildiğini,
doğumdan sonra çocuğun anne Nermin’in kızkardeşi Sermin’e verildiğini, Sermin ve eşi … tarafından da kendi çocukları olarak ….. T.C nolu 14.09.1986 Düzce doğumlu olarak Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, Cumhuriyet mahallesi, cilt 8, hane 122’de … ad ve soyadı ile nüfusa tescil edildiğini, yaşamını … olarak sürdürdüğünü bildirerek, davacının mağdur olmaması için mükerrer kayıt niteliğinde olan …nın nüfus kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraf ve tanık beyanlarına ve DNA testi sonucuna göre; davanın kısmen kabulü ile Eskişehir İli, Tepebaşı Nüfusuna kayıtlı, … T.C kimlik Nolu, … ile Tokat ili, Merkez Nüfusuna kayıtlı, … T.C kimlik Nolu, …nın aynı kişi olduğu gerekçesi ile …nın kaydının iptaline,
…’in babasının …, annesinin … olduğunun, doğum yerinin Düzce, doğum tarihin 14/09/1986 olduğunun tespitine, nüfus kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, davacının baba hanesi ile arasında bağlantı kurulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/9003 K. 2019/4019 T. 11.04.2019
Dava, mükerrer nüfus kaydının iptali istemine ilişkindir.Nüfus Hizmetleri Yasası’na göre açılan kayıt düzeltme davalarında, diğer kamu düzenine ilişkin olarak açılan davalarda olduğu gibi hakim taleple bağlı kalmayarak doğrudan doğruya yapacağı araştırma sonucu elde edeceği bulgulara göre karar vermek zorundadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile özellikle nüfus kayıt örneklerinden, Mustafa ve … oğlu …nın 28.09.1986 doğumlu olarak 05.11.1986 tarihinde Hannover Ahvali Şahsiye Dairesinin doğum belgesine göre nüfusa tescil edildiği,
yine Sermin ve … oğlu …’in ise 14.09.1986 doğumlu olarak 12.12.1986 tarihinde annesi beyanı ile nüfusa tescil edildiği anlaşılmıştır.Davacının beyanları ve Mahkemenin de kabulüne göre; …nın ikinci kere … adıyla nüfusa tescil edildiği yani ikinci kaydın mükerrer olduğunun kabulü gerekir.
Mükerrer kayıtlar söz konusu olduğunda kural olarak, sonradan tescil edilen kaydın iptali gerekir. İlgilinin evlenme gibi sosyal statüsündeki değişikliklerin ikinci kez oluşturulan nüfus kaydına işlenmiş olduğu durumlarda gerçek olan birinci kayıt korunup,
yanlış olan ikinci kayıt iptal edilerek, buradaki değişiklikler gerçek olan birinci kayda taşınırsa da, yapılan DNA incelemesine göre davacı … ve … oğludur. Bu kişinin kaydının iptali durumunda hatalı nüfus kaydı ile hayatını sürdürecektir.
Açıklanan hususlar gözönünde tutularak mahkemece; mükerrer kayıt olduğu anlaşılan Eskişehir İli, Tepebaşı Nüfusuna kayıtlı, … T.C kimlik nolu, …’in nüfus kaydının iptali ile varsa bu kayıtta yer alan şahsi hale ilişkin değişikliklerin (evlenme, nakil vs.) … T.C kimlik nolu, …nın kaydına aktarılmasına karar verilmesi gerekirken,
yazılı gerekçeye dayalı olarak gerçek kaydın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/6042 K. 2021/9541 T. 14.12.2021
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin nüfus kayıtlarında annesi ve babası görünen … ile …’ın gerçekte müvekkilinin yengesi ve amcası olduklarını, müvekkilinin gerçek annesinin nüfus kayıtlarında yengesi görünen …, gerçek babasının da amcası görünen … olduğunu iddia ederek, nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece;
DNA testi sonucuna göre davacı …’ın nüfus kaydında anne ve babası olarak gözüken … ve …’dan olmadığına karar verilmiştir.
Ancak, biyolojik anne baba olduğu iddia edilen davalı … ve …’a DNAtesti için mahkemeye başvurmaları, başvurmadıkları takdirde beklenen sonucun aleyhlerine doğmuş sayılabileceği ihtaratlı muhtıra çekilmesine rağmen mahkemeye başvurmadıkları, mahkemeye sundukları dilekçe ile DNA testi yapılmasına rıza göstermedikleri gerekçesiyle DNA incelemesi yapılmayarak mevcut delillere göre davacı …’ın, … ve …’ın çocuğu olduğuna karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, DNA testi yapılması için davalılar … ve …’ın bulunduğu adreslere usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı halde, çağrıya uyulmaması ve DNA incelemesi için örnek vermeyecekleri beyanı üzerine mahkemece davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Kamu düzeni ile yakından ilgili olan nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında, Türk Medeni Kanunu’nun 284 üncü maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Anılan madde uyarınca, hakim maddi olguları re’sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 292 nci maddesi uyarınca dava dilekçesindeki talep çerçevesinde mahkemece tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak iddia ile ilgili olarak DNAtesti yaptırmak üzere davalılar … ve …’a tekrar meşruhatlı davetiye çıkarılarak DNA testi için gerekli kan ve doku örneklerini vermesi,
aksi takdirde zor kullanılarak bu incelemenin yaptırılacağı hususu ihtar edilmeli, buna rağmen davalılar gelmez veya gelir de kan ve doku örneklerini vermez ise bu incelemelerin zor kullanılarak yapılmasına karar verildikten sonra DNA testi yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken,
yukarıda gösterilen yasal düzenlemelere aykırı şekilde eksik incelemeyle biyolojik anne ve baba olduğu iddia edilen davalılar yönünden davanın kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/4028 K. 2019/7344 T. 11.09.2019
Dava dilekçesinde, davacı …’in, annesi Nursel ile davalıların murisi Saim’in evlilik birliği içinde doğduğu ve Saim’in oğlu olarak nüfusa kaydedildiği,
Saim’in mirasçılarının açtıkları kayıt düzeltme davası ile DNA incelemesi yapılmaksızın ve davacının da davadan haberdar edilmeden davacı …’in, Saim’in oğlu olduğuna dair kaydın iptal edildiği ileri sürülerek yaptırılacak DNA incelemesi sonucu davacının babasının Saim olduğunun tespiti ile nüfusa bu şekilde tescili istenmiş;
Mahkemece, Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/417-1986/862 sayılı ilamı kesin hüküm kabul edilerek davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.04.2019 tarihli ve 2017/9636 Esas, 2019/4342 Karar sayılı ilamı ile onanmasına dair kararının davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenildiğinden dosya yeniden incelenmiştir.
Dava, nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.Kesin hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-i bendi gereği dava şartı olarak kabul edilmiş olup, aynı Kanunun 303.maddesinde kesin hükmün varlığı için davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve dava konusunun aynı olması gerektiği düzenlenmiştir.
Ancak 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesinin değişik “1/b” bendinde bu usul hükmüne bir istisna getirilmiş olup buna göre; “haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir.” düzenlemesini içermektedir.
Maddenin 18.10.2017 tarihli ve 7039 sayılı Kanunun 9. maddesi ile yapılan değişiklikten önce “aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir” düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli ve 2011/34-2012/48 sayılı kararı ile iptal edilmesi sonucu yasa koyucu tarafından iptal kararı doğrultusunda değişiklik yapılmıştır. Somut olay yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde;
daha önce aynı konuda dava açılması ve karara bağlanması, haklı sebeplerin varlığı halinde yeniden dava açılmasına engel olmadığı, mahkemece kesin hüküm kabul edilen Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/417-1986/862 sayılı ilamı incelendiğinde talep hakkında DNA incelemesi yaptırılmaksızın taraf ve tanık beyanları ile davanın kabulüne karar verildiği,
davacının bu konuya dair DNA incelemesi yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesini istemesi haklı sebep kabul edilmelidir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalar kamu düzeni ile yakından ilgilidir.
Bu özelliklerinden dolayı mahkemeler, tarafların beyanlarına bağlı kalmaksızın gerektiğinde re’sen yapacağı araştırma sonucu elde edeceği bulgulara göre doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir.
Mahkemece, işin esasının incelenip iddia ile ilgili taraf delillerinin toplanması,
DNA incelemesinin yapılması, bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu 36.maddesinin değişik “1/b”.maddesindeki düzenleme nazara alınmadan “kesin hüküm nedeni ile” davanın reddine karar verilmesi,
Bu defa ki inceleme sonucu doğru görülmeyerek hükmün bozulması gerektiğinden onama kararını kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.



