- +90 (312) 911 1168
- info@mdmhukuk.com
Tüketici hukuku, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla mal veya hizmet satın alan kişilerin haklarını koruyan ve satıcı ile sağlayıcı karşısındaki zayıf konumlarını dengelemeyi amaçlayan hukuk dalıdır. Tüketici, kanunda ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanır. Satıcı ve sağlayıcılar ise ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında hareket eden kişilerdir. Bu taraflar arasındaki hukuki ilişki, genel sözleşme hukuku kurallarının yanı sıra tüketiciyi koruyan emredici hükümlere de tabidir.
Türkiye’de tüketici hukukunun temel kaynağı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur. Kanun; ayıplı mal ve hizmet, haksız şartlar, mesafeli sözleşmeler, kapıdan satışlar, tüketici kredileri, konut satışları, devre tatil ve haksız ticari uygulamalar gibi konuları düzenler. Tüketici uyuşmazlıkları, belirli parasal sınırlara göre tüketici hakem heyetlerinde veya tüketici mahkemelerinde çözüme kavuşturulur. Kanuna ilişkin resmî bilgilere T.C. Ticaret Bakanlığı internet sitesinden ulaşılabilir.
MDM Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Ankara merkezli olarak tüketici hukukunda ayıplı mal ve hizmet, cayma, garanti, kredi ve haksız şart uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olayda değerlendirme, fatura, sözleşme ve yazışmalar incelendikten sonra yapılabilir.
Büromuz, tüketici hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda ve danışmanlık süreçlerinde aşağıdaki başlıklarda hizmet vermektedir.
Ayıplı ürün nedeniyle sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ve değiştirme talepleri.
Hizmetin eksik veya hatalı sunulması nedeniyle ücret iadesi ve zararın tazmini.
İnternet ve uzaktan satışlarda cayma hakkı ile ödemelerin iadesine ilişkin işlemler.
Garanti belgesi, servis ve onarım süreçlerinden doğan uyuşmazlıklar.
Tüketici kredisi, konut kredisi ve kredi kartı sözleşmelerinden doğan haklar.
Ön ödemeli konut satışı ve devre mülk sözleşmelerinde tüketici koruması.
Hakem heyeti başvuru dilekçelerinin hazırlanması ve kararlara itiraz.
Tüketici mahkemesinde dava açılması, savunulması ve kanun yolu başvuruları.
Tüketici hukukunun temel kaynağı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur. Kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kurallar yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
| Mevzuat | Düzenlediği Başlıca Konular |
|---|---|
| 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun | Ayıplı mal ve hizmet, haksız şartlar, mesafeli sözleşmeler, tüketici kredisi, haksız ticari uygulamalar |
| Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği | İnternet ve uzaktan satışlarda bilgilendirme, cayma hakkı ve iade |
| Garanti Belgesi Yönetmeliği | Garanti süresi, garanti belgesi ve tüketicinin garanti kapsamındaki hakları |
| Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği | Servis, onarım ve yedek parça yükümlülükleri |
| Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği | Hakem heyetine başvuru, karar ve itiraz usulü |
| 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu | Genel sözleşme hükümleri, ayıp, haksız fiil ve zamanaşımı |
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | Tüketici mahkemelerinde yargılama usulü |
Ayıplı mal, tüketiciye teslim edildiği anda sözleşmede kararlaştırılan özelliklere uymayan, kullanım amacına elverişli olmayan veya satıcının tanıtımında belirttiği niteliklerden yoksun olan maldır. Kanuna göre tüketici, malın ayıplı çıkması hâlinde satıcıya karşı seçimlik haklara sahiptir: sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme. Bu haklardan biri seçildiğinde, satıcı tüketicinin talebini yerine getirmek zorundadır. Ayıbın giderilmesi için gerekli tüm masraflar satıcıya aittir.
| Seçimlik Hak | Açıklama |
|---|---|
| Sözleşmeden dönme | Malın iade edilerek ödenen bedelin geri alınması |
| Bedel indirimi | Ayıbın değeri oranında satış bedelinden indirim yapılması |
| Ücretsiz onarım | Malın ayıbının satıcı tarafından masrafsız olarak giderilmesi |
| Ayıpsız misli ile değiştirme | Malın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi |
Teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim anında mevcut olduğu karine olarak kabul edilir. Bu durumda ayıbın sonradan tüketicinin kullanım hatasından kaynaklandığını ispat etme yükü satıcıya geçer. Ayıptan doğan hakların kullanılması için genel süre, malın tesliminden itibaren iki yıldır; konutlarda ise bu süre beş yıldır. Ayıplı mal davalarına ilişkin ayrıntılı bilgi için tüketici hukukunda ayıplı mal ve hizmet davaları ve ikinci el araç satışları bakımından ikinci el araç satışlarında satıcının ayıp nedeniyle sorumluluğu yazıları incelenebilir.
Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre veya standartlara uygun olarak sunulmayan, tüketicinin makul beklentilerini karşılamayan veya reklamda ve tanıtımda belirtilen niteliklerden yoksun hizmettir. Ayıplı hizmette tüketici; sözleşmeden dönme, hizmet bedelinde indirim, hizmetin ücretsiz olarak yeniden görülmesi veya ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararın tazmini haklarından birini talep edebilir. Tüketicinin, ayıbı öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren makul süre içinde sağlayıcıya bildirim yapması ve süresinde başvurması önem taşır. Tatil, eğitim, sağlık dışı özel hizmetler ve abonelik hizmetleri bu kapsamda sık karşılaşılan örneklerdir.
İnternet, telefon veya katalog gibi uzaktan iletişim araçlarıyla, tarafların eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın yapılan sözleşmeler mesafeli sözleşmedir. Tüketici, mesafeli satış sözleşmelerinde, malın teslim alındığı tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkı kullanıldığında satıcı, tüketicinin ödediği bedeli, cayma bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren on dört gün içinde iade etmek zorundadır. İade masrafları, kanunda ve sözleşmede farklı öngörülmedikçe satıcıya ait olabilir.
Cayma hakkı kullanılamayacak durumlar: Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar, çabuk bozulabilen mallar, iç giyim, ambalajı açılmış hijyenik ürünler ve elektronik ortamda anında ifa edilen dijital içerikler gibi mal ve hizmetlerde cayma hakkı kullanılamayabilir. Ürünün niteliğine göre bu istisnaların uygulanıp uygulanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Mesafeli satışlarda satıcının ön bilgilendirme yükümlülüğü vardır. Tüketiciye ürünün temel özellikleri, toplam fiyatı, teslim koşulları, cayma hakkı ve iade usulü hakkında sözleşmeden önce açık bilgi verilmelidir. Bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde cayma süresi uzayabilir ve satıcı idari yaptırımlarla karşılaşabilir. Tüketicinin sipariş onay e-postalarını, ekran görüntülerini ve kargo takip kayıtlarını saklaması, uyuşmazlık hâlinde ispat kolaylığı sağlar.
Garanti belgesi, satıcı veya üreticinin ürünün belirli bir süre boyunca ayıpsız çalışacağını taahhüt ettiği belgedir. Garanti süresi, malın tesliminden itibaren işlemeye başlar ve mevzuatta belirlenen asgari süreden az olamaz. Garanti süresi içinde ortaya çıkan arızalarda tüketici, ücretsiz onarım hakkından yararlanır; onarımın makul süre içinde tamamlanması gerekir. Malın tekrar arızalanması veya onarımın süresinde yapılmaması hâllerinde tüketici, seçimlik haklarını kullanabilir.
Tüketici kredisi ve kredi kartı işlemlerinde tüketici; toplam maliyeti, faiz oranını, geri ödeme planını ve erken ödeme koşullarını öğrenme hakkına sahiptir. Konut satışlarında, özellikle inşaat halindeki konutların ön ödemeli satışında, tüketiciyi koruyan özel hükümler bulunur. Bu hükümler, satış sözleşmesinin yazılı olması, tüketiciye bilgi verilmesi ve teminat gösterilmesi gibi şartları içerir. Bankacılık işlemlerine ilişkin ayrıntılar için banka hukuku sayfamıza bakılabilir. Devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinde tüketiciye tanınan koruma için devre mülk hukuku sayfasına başvurulabilir.
Satıcı veya sağlayıcı tarafından önceden hazırlanmış ve tüketicinin etkilemediği sözleşme şartları, tüketici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı biçimde taraflar arasındaki dengeyi bozuyorsa haksız şart sayılır. Haksız şartlar, tüketiciyi bağlamaz ve hâkim bunu kendiliğinden dikkate alır. Örneğin, satıcının sorumluluğunu tümüyle kaldıran hükümler, tek taraflı fesih hakkı veya aşırı cezai şartlar haksız şart oluşturabilir. Bu durumda sözleşmenin geri kalan hükümleri geçerliliğini korur. Sözleşmelerin genel esasları için sözleşmeler hukuku sayfamıza bakılabilir.
Tüketici uyuşmazlıkları, uyuşmazlığın parasal değerine göre iki farklı yolla çözülür. Belirli bir parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur; bu sınır her yıl güncellenir. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılır. Tüketici hakem heyeti başvurusu, ilgili ilçe veya il tüketici hakem heyetine yazılı olarak veya elektronik ortamda yapılır. Hakem heyeti kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Hakem heyetleri hakkında tüketici hakem heyeti yazımız ve Ticaret Bakanlığı bilgilendirme metni incelenebilir.
Tüketicinin uğradığı zarar ayıplı mal veya hizmetin ötesinde tazminat gerektiriyorsa, ayrıca tazminat talep edilebilir. Genel tazminat esasları için tazminat hukuku sayfamıza bakılabilir.
Satıcıların veya sağlayıcıların tüketicinin ekonomik davranışını olumsuz etkileyen, dürüstlük kuralına ve mesleki özenle bağdaşmayan uygulamaları haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Yanıltıcı reklamlar, gizli reklamlar, tüketicinin kararını etkileyen yanlış bilgi verilmesi ve baskı veya psikolojik zorlama içeren satış yöntemleri bu kapsamdadır. Bu tür uygulamalar idari para cezasına ve reklamların durdurulmasına yol açabilir; tüketici ise sözleşmeden dönme veya tazminat talep edebilir.
İnternet, telefon, elektrik ve dijital platform üyelikleri gibi abonelik hizmetlerinde tüketici, sözleşmenin şartlarını, fiyat artış koşullarını ve sözleşmeden çıkış usulünü bilmelidir. Taahhütlü aboneliklerde erken fesih bedeli uygulanabilir; ancak bu bedelin oransız olması hâlinde haksız şart olarak değerlendirilebilir. Tüketicinin bilgisi dışında abonelik başlatılması veya ek ücret tahsil edilmesi durumunda, işlemin iptali ve ödemelerin iadesi talep edilebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle sağlayıcıya yazılı başvuru yapılmalı, sonuç alınamazsa hakem heyetine veya mahkemeye başvurulmalıdır.
Piyasaya arz edilen ürünlerin güvenli olması, tüketici hukukunun temel ilkelerindendir. Üretici, ithalatçı ve satıcı, ürünün tüketicinin sağlığına ve güvenliğine zarar vermeyecek nitelikte olmasını sağlamakla yükümlüdür. Güvenli olmayan bir ürünün neden olduğu zararlarda, tüketici; ayıplı mal hükümlerine ek olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanarak tazminat da isteyebilir. Ürünün üzerinde uyarı, kullanma talimatı ve üretici bilgilerinin bulunması, sorumluluğun değerlendirilmesinde önem taşır.
İkinci el mal satışlarında da tüketici hukuku hükümleri uygulanabilir. Ancak satıcının ticari veya mesleki amaçla hareket etmediği hâllerde, yani tüketici ile tüketici arasında yapılan satışlarda, genel Borçlar Kanunu hükümleri geçerlidir. Satıcının profesyonel satıcı olup olmadığı, ilan sitelerinde yapılan satışlarda sıkça uyuşmazlık konusu olur. İkinci el araç satışlarında ayıp ihbarı ve satıcının sorumluluğuna ilişkin özel durumlar bulunduğundan, satış öncesinde aracın ekspertiz raporunun alınması önerilir. İkinci el satışlarda ayıp süresi ve sorumluluk sınırlaması için sözleşme şartları dikkatle incelenmelidir.
Tüketici, ayıplı mal veya hizmet nedeniyle bedel iadesinin dışında bir zarara uğramışsa, bu zararın tazmini için ayrıca talepte bulunabilir. Zarar; malın ayıbı nedeniyle uğranılan ek masrafları, kazanç kaybını ve bazı hâllerde manevi zararı kapsayabilir. Zararın ve ayıp ile zarar arasındaki nedensellik bağının ispatı için bilirkişi incelemesi, servis raporları ve fatura gibi belgeler önem taşır. Bu nedenle zarar ortaya çıktığında, delillerin derhâl toplanması ve saklanması gerekir.
| Konu | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Mesafeli satışta cayma hakkı | 14 gün | Malın teslim alınmasından itibaren |
| Cayma sonrası bedel iadesi | 14 gün | Cayma bildiriminin satıcıya ulaşmasından itibaren |
| Ayıp nedeniyle hak talebi | 2 yıl (konutta 5 yıl) | Malın tesliminden itibaren |
| Ayıbın teslimde var olduğu karinesi | 6 ay | Teslimden itibaren ortaya çıkan ayıplarda |
| Hakem heyeti kararına itiraz | 15 gün | Kararın tebliğinden itibaren |
Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi tüketicidir. Şirketlerin ticari faaliyetleri kapsamında yaptıkları alımlar, tüketici işlemi sayılmaz.
Sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme haklarından birini seçebilirsiniz. Ayıp ilk altı ay içinde ortaya çıkmışsa teslim anında var olduğu kabul edilir.
Malın tesliminden itibaren iki yıl içinde talepte bulunulmalıdır. Konutlarda bu süre beş yıldır. Satıcının ağır kusuru veya hilesi hâllerinde süre sınırı uygulanmaz.
Evet. Mesafeli satış sözleşmelerinde malın tesliminden itibaren on dört gün içinde gerekçe göstermeksizin cayma hakkı kullanılabilir. Ürünün niteliğine göre bazı istisnalar geçerli olabilir.
Satıcı, cayma bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren on dört gün içinde ödenen bedeli iade etmek zorundadır.
Kişiye özel hazırlanan mallar, çabuk bozulan ürünler, iç giyim, hijyenik ambalajı açılmış ürünler ve anında ifa edilen dijital içerikler gibi mal ve hizmetlerde cayma hakkı kullanılamayabilir.
Ürün, yetkili servise başvurularak ücretsiz onarım talep edilmelidir. Onarım süresi garanti süresine eklenir. Arızanın tekrar etmesi hâlinde diğer seçimlik haklar kullanılabilir.
Satıcı veya sağlayıcı tarafından önceden hazırlanan ve tüketici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı biçimde dengeyi bozan sözleşme şartlarıdır. Haksız şartlar tüketiciyi bağlamaz.
Uyuşmazlığın parasal değeri belirlenen sınırın altındaysa öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur. Sınır her yıl güncellenir.
Evet. Karar tebliğinden itibaren on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir. Belirli tutarların altındaki kararlar kesin olabilir; bu nedenle itiraz şartları ayrıca kontrol edilmelidir.
Tüketici işlemlerinden doğan ve parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ve hakem heyeti kararına itirazlarda tüketici mahkemesi görevlidir. Tüketici mahkemesi dava harçtan muaftır.
Hayır. Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. Tüketici hakem heyeti veya mahkemeye doğrudan başvurulabilir.
Sözleşmedeki fesih usulüne ve taahhüt şartlarına bakılmalıdır. Taahhüt süresi dolmadan yapılan fesihlerde bedel uygulanabilir; ancak bedelin oransız olması hâlinde haksız şart iddiası ileri sürülebilir.
Satıcı yazılı başvuruya yanıt vermediğinde, hakem heyeti kararına itiraz edilecekse, yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda ve süreler geçmek üzereyken hukuki destek alınması hak kaybını önler.
Ayıplı mal, ayıplı hizmet, cayma hakkı, garanti ve tüketici kredisi süreçlerine ilişkin belgeleriniz için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Tüketici uyuşmazlıklarında süreler bulunduğundan, başvurunun gecikmeden yapılması önemlidir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut bir uyuşmazlıkta güncel mevzuata ve ilgili belgelere göre değerlendirme yapılmalıdır. Son güncelleme: Eylül 2026.