- +90 (312) 911 1168
- info@mdmhukuk.com
Rekabet hukuku, piyasalarda etkin ve adil bir rekabet ortamının korunmasını amaçlayan hukuk dalıdır. Bu alan, teşebbüsler arasındaki rekabeti kısıtlayan anlaşmaları, hâkim durumun kötüye kullanılmasını ve rekabeti önemli ölçüde azaltan birleşme ve devralmaları denetler. Rekabet hukukunun temel kaynağı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’dur; kanunun uygulanması Rekabet Kurumu ve Rekabet Kurulu tarafından yürütülür.
Rekabet hukuku iki ana kısımdan oluşur. İlki, kamu hukuku niteliğindeki rekabet ihlallerinin Rekabet Kurulu tarafından incelenmesi ve idari para cezalarıyla yaptırıma bağlanmasıdır. İkincisi ise Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki haksız rekabet hükümleri ile 4054 sayılı Kanun’un özel hukuk hükümlerine dayanan tazminat ve men davalarıdır. Bu nedenle bir rekabet uyuşmazlığında hem idari hem de özel hukuk boyutu birlikte değerlendirilmelidir.
MDM Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Ankara merkezli olarak rekabet hukuku alanında uyum danışmanlığı, Rekabet Kurumu nezdindeki süreçlerin takibi ve haksız rekabet davalarının yürütülmesi konularında hukuki destek sunmaktadır. Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olayda değerlendirme, belgeler incelendikten sonra yapılabilir.
Büromuz, rekabet hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda ve danışmanlık süreçlerinde aşağıdaki başlıklarda hizmet vermektedir.
Şirketlerin faaliyetlerinin rekabet mevzuatına uygunluk yönünden değerlendirilmesi ve uyum programı oluşturulması.
Birleşme, devralma ve ortak girişim işlemlerinde Rekabet Kurulu izin ve bildirim süreçlerinin yürütülmesi.
Önaraştırma ve soruşturma süreçlerinde yazılı ve sözlü savunmaların hazırlanması ve temsil.
Rekabet Kurumu’nun yerinde incelemelerinde şirketlerin hak ve yükümlülükleri konusunda destek.
Etkin pişmanlık, uzlaşma ve taahhüt mekanizmalarının değerlendirilmesi.
Haksız rekabetin tespiti, men’i, önlenmesi ve tazminat davalarının açılması ve takibi.
İşçi, ortak ve işletme devri sözleşmelerindeki rekabet yasağı hükümlerinin hazırlanması ve incelenmesi.
Dikey anlaşmalar, bayilik, distribütörlük ve münhasırlık hükümlerinin rekabet mevzuatına uygunluğu.
Rekabet hukukunun ana kaynağı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’dur. Kanunun yanında Rekabet Kurulu tebliğleri, grup muafiyet düzenlemeleri ve Türk Ticaret Kanunu’ndaki haksız rekabet hükümleri de bu alanın önemli kaynaklarıdır.
| Mevzuat | Düzenlediği Başlıca Konular |
|---|---|
| 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun | Yasaklı anlaşmalar (m. 4), hâkim durumun kötüye kullanılması (m. 6), birleşme ve devralmalar (m. 7), idari para cezaları, özel hukuk tazminatı |
| 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu | Haksız rekabet (m. 54 vd.), tacirlerin dürüst davranma yükümlülüğü, ticari işletme devri |
| 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu | İşçinin rekabet yasağı, haksız fiil ve tazminat hükümleri |
| Rekabet Kurulu Tebliğleri | Dikey anlaşmalara grup muafiyeti, birleşme ve devralmalar, etkin pişmanlık ve uzlaşma usulleri |
| 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu | Rekabet uyuşmazlıklarında özel hukuk yargılaması ve delil hükümleri |
| 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu | Rekabet Kurulu kararlarına karşı iptal davası |
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin kararlarını hukuka aykırı ve yasak sayar. Yasağın kapsamına yazılı anlaşmaların yanı sıra sözlü anlaşmalar ve rekabet bilinciyle bağdaşmayan uyumlu davranışlar da girer.
Fiyat tespiti, pazar paylaşımı ve arz kısıtlaması gibi rakipler arasında yapılan ağır ihlaller “kartel” olarak adlandırılır ve en ağır yaptırımlara tabi tutulur. Bazı anlaşmalar rekabeti sınırlasa da, tüketiciye fayda sağlama ve ekonomik gelişmeyi destekleme gibi şartları sağlaması hâlinde muafiyetten yararlanabilir. Muafiyet, tekil olarak Rekabet Kurulu’ndan talep edilebileceği gibi ilgili grup muafiyeti tebliğlerinin kapsamına girilmesiyle de söz konusu olabilir.
Dağıtıcı, bayi, distribütör ve tedarikçi gibi üretim ve dağıtım zincirinin farklı aşamalarındaki teşebbüsler arasında yapılan anlaşmalar dikey anlaşmalardır. Bu anlaşmalar belirli koşullarda grup muafiyeti kapsamında değerlendirilse de, alıcının yeniden satış fiyatının belirlenmesi gibi sınırlamalar ağır ihlal olarak kabul edilebilir. Bayilik ve münhasırlık hükümlerinin sözleşmede düzenlenmesi aşamasında rekabet mevzuatına uygunluk kontrolü bu nedenle önem taşır. Sözleşme hazırlığına ilişkin genel esaslar için sözleşmeler hukuku sayfamıza bakılabilir.
Bir veya birden fazla teşebbüsün belirli bir piyasadaki mal veya hizmetin fiyatını, arz veya üretim miktarını belirleyebilme gücüne sahip olması hâkim durumdur. Hâkim durum tek başına yasak değildir; hukuka aykırı olan, bu durumun kötüye kullanılmasıdır. Rekabet Kurulu, hâkim durumun tespitinde ilgili piyasanın tanımını, pazar paylarını, piyasaya giriş engellerini ve rakiplerin ekonomik güçlerini birlikte değerlendirir.
| Davranış | Açıklama |
|---|---|
| Yıkıcı fiyatlama | Rakipleri piyasadan çıkarmak amacıyla maliyetin altında fiyat uygulanması |
| Ayrımcılık | Aynı nitelikteki alıcılara farklı ve haklı gerekçesi olmayan koşullar uygulanması |
| Bağlama | Bir ürünün satışının başka bir ürünün satın alınması şartına bağlanması |
| Münhasırlık zorlaması | Müşterinin veya bayinin yalnızca kendisinden alım yapmaya zorlanması |
| Erişimin engellenmesi | Rakiplerin gerekli girdiye veya altyapıya erişiminin haksız yere engellenmesi |
Hâkim durumun kötüye kullanılması, tek başına fiyat gibi ekonomik göstergelere değil, davranışın rakipleri dışlama veya tüketicilere zarar verme etkisine dayanılarak değerlendirilir. Bu nedenle pazardaki güçlü teşebbüslerin uygulamalarını, sözleşme şartlarını ve fiyat politikalarını önceden hukuki değerlendirmeden geçirmesi önerilir.
Birleşme ve devralmalar, rekabeti önemli ölçüde azaltacak biçimde bir hâkim durum yaratıyor veya güçlendiriyorsa yasaktır. Belirli ciro eşiklerini aşan birleşme ve devralma işlemleri Rekabet Kurulu’na bildirilmek ve izin alınmak zorundadır. Bildirim yapılmadan gerçekleştirilen işlemler hukuken geçersiz olur ve idari para cezasına yol açabilir. İzin sürecinde Kurul; işlemin ilgili piyasadaki rekabete, piyasaya giriş engellerine ve tüketici refahına etkisini inceler.
İzin şartı: Birleşme ve devralma işlemlerinde bildirim yükümlülüğünün kapsamı ciro eşiklerine ve işlemin niteliğine göre belirlenir. Eşiklerin ve bildirim şartlarının, işlemden önce güncel Rekabet Kurulu düzenlemelerine göre kontrol edilmesi gerekir.
Rekabet Kurulu, şikâyet üzerine veya resen önaraştırma başlatabilir. Önaraştırma sonucunda ihlale ilişkin ciddi bir şüphe doğarsa soruşturma açılır. Soruşturma sürecinde Kurul; bilgi ve belge talebinde bulunabilir, işyerlerinde yerinde inceleme yapabilir ve taraflardan savunma isteyebilir. Yerinde incelemeler sırasında şirketin belgelerinin ve elektronik verilerinin incelenmesine izin verilmemesi, ayrı bir idari para cezası gerektirir.
4054 sayılı Kanun’un ihlali hâlinde teşebbüs veya teşebbüs birliklerine, ilgili yılın gayrisafi gelirinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilebilir. Kartel niteliğindeki ihlallerde teşebbüsün yönetici veya çalışanlarına da ayrıca idari para cezası uygulanabilir. Kanun; etkin pişmanlık, uzlaşma ve taahhüt gibi mekanizmalarla cezanın indirilmesine veya soruşturmanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasına imkân tanır. Ceza miktarının belirlenmesinde ihlalin ağırlığı, süresi ve teşebbüsün piyasadaki gücü dikkate alınır.
Türk Ticaret Kanunu, rakipler veya tedarikçi ile müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışları ve ticari uygulamaları haksız rekabet olarak kabul eder. Başkasını ve onun mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını veya iş ilişkilerini gereksiz yere kötülemek, yanıltıcı reklam yapmak, başkasının ürünlerini taklit ederek karışıklığa yol açmak ve sır niteliğindeki bilgileri hukuka aykırı biçimde kullanmak bu kapsamdaki davranışlardandır. Haksız rekabet, belirli şartlarda ayrıca ceza hukuku yaptırımına da bağlanmıştır; bu konuda haksız rekabet suçu ve cezası yazımız incelenebilir.
Haksız rekabet davalarında zamanaşımı, davacının haksız rekabeti ve sorumluyu öğrenmesinden itibaren bir yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren üç yıldır. Ticari nitelikteki tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekebilir; bu konuda ticari uyuşmazlıklarda çözüm yolları yazımız incelenebilir.
İşçi ile işveren arasında iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da işçinin rakip işletmede çalışmasını yasaklayan rekabet yasağı hükmü, ancak yazılı olarak ve işçinin müşteri çevresine veya üretim sırlarına ulaşabilecek konumda olması hâlinde geçerlidir. Yasak, yer, zaman ve iş türü bakımından uygun biçimde sınırlanmalıdır ve süresi iki yılı aşamaz. İşletmenin devri sözleşmelerinde de satıcının belirli süre rekabet etmeme yükümlülüğü kararlaştırılabilir. Rekabet yasağı hükümlerinin aşırı geniş düzenlenmesi hâlinde hâkim bunları makul bir düzeyde sınırlandırabilir.
Rekabet Kurulu’nun nihai kararları, idari işlem niteliğinde olduğundan yargısal denetime tabidir. Kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde Ankara’daki idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava açılması, idari para cezasının ödenmesini kural olarak kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ileri sürülmelidir. Mahkeme, Kurul kararının hukuka uygunluğunu, ihlalin tespitinde kullanılan delilleri, ceza miktarının hesaplanmasını ve savunma hakkına uyulup uyulmadığını inceler. İdare mahkemesi kararlarına karşı istinaf ve temyiz yolları da açıktır.
Rekabet ihlali nedeniyle zarar gören kişi, Kurul kararından bağımsız olarak özel hukuk mahkemelerinde tazminat davası açabilir. Rekabeti sınırlayan anlaşma, uyumlu eylem veya hâkim durumun kötüye kullanılması nedeniyle zarar gören müşteri, rakip veya tedarikçi, uğradığı fiili zararın tazminini isteyebilir. Kanun, belirli ağır ihlaller bakımından zarar görene, uğradığı zararın üç katına kadar tazminat isteme imkânı tanır. Bu davalarda Rekabet Kurulu’nun ihlale ilişkin kesinleşmiş kararı, ispat bakımından güçlü bir delil niteliği taşır. Görevli mahkeme ticaret mahkemesidir ve para alacağına ilişkin taleplerde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekip gerekmediğinin ayrıca değerlendirilmesi önem taşır.
| Konu | Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Rekabet Kurulu kararına karşı iptal davası | 60 gün | Kararın tebliğinden itibaren idare mahkemesine başvuru |
| Haksız rekabet davası zamanaşımı | 1 yıl (her hâlde 3 yıl) | Haksız rekabeti ve sorumluyu öğrenmeden; fiilin işlenmesinden itibaren |
| İşçinin rekabet yasağı | En çok 2 yıl | İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren |
| Soruşturma süresi | 6 ay (uzatılabilir) | Soruşturma açılmasından itibaren; Kurul tarafından uzatılabilir |
| Genel zamanaşımı | 10 yıl | Sözleşmeden doğan alacaklar bakımından |
Rekabet ihlalleri çoğunlukla e-posta, mesaj ve toplantı kayıtları gibi elektronik delillerle tespit edilir. Bu nedenle şirket içi iletişimde rakiplerle fiyat, müşteri ve pazar konularının konuşulmaması, uyum programının temel kurallarından biridir.
Rekabet hukuku, piyasalarda etkin rekabetin korunmasını amaçlayan hukuk dalıdır. Rekabeti sınırlayan anlaşmaları, hâkim durumun kötüye kullanılmasını ve rekabeti azaltan birleşme ve devralmaları denetler.
Rekabet Kurumu, 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasını sağlayan kamu tüzel kişisidir. Rekabet Kurulu ise Kurumun karar organı olarak soruşturma yürütür, birleşme ve devralmalara izin verir ve idari para cezası uygular.
Kartel, rakiplerin fiyat belirleme, pazar paylaşma, arz kısıtlama veya ihalelerde anlaşma gibi rekabeti ağır biçimde bozan gizli anlaşmalarıdır. Kartel ihlalleri en ağır yaptırımlara tabidir.
Hayır. Hâkim durum tek başına yasak değildir. Yasak olan, bu durumun rakipleri dışlamak veya tüketicilere zarar vermek amacıyla kötüye kullanılmasıdır.
İhlal hâlinde teşebbüslere ilgili yılın gayrisafi gelirinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilebilir. Kartel ihlallerinde yönetici ve çalışanlara da ayrıca idari para cezası uygulanabilir.
Belirli ciro eşiklerini aşan birleşme ve devralmalarda Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gerekir. Bildirim şartlarının işlem öncesinde güncel düzenlemelere göre kontrol edilmesi önerilir.
Şirket, yerinde inceleme yapan görevlilerin yetki belgesini talep edebilir, hukuki destek alabilir ve incelemeyi engellememekle yükümlüdür. İnceleme sırasında belgelere ve elektronik verilere erişimin engellenmesi ayrı bir yaptırım gerektirir.
Etkin pişmanlık, kartel benzeri ihlallere katılan teşebbüsün, ihlali Rekabet Kurumu’na bildirerek delil sunması hâlinde idari para cezasında indirim veya muafiyetten yararlanabilmesidir.
Kurul kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Haksız rekabet, rakipleri veya müşterileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalardır. Yanıltıcı reklam, taklit, kötüleme ve ticari sırların hukuka aykırı kullanımı örnek gösterilebilir.
Dava, haksız rekabeti ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren bir yıl içinde ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde açılmalıdır.
İşçinin rekabet yasağı en çok iki yıl süreyle kararlaştırılabilir. Yasağın yazılı olması ve yer, zaman ve iş türü bakımından sınırlandırılması gerekir.
Yeniden satış fiyatının belirlenmesi, münhasırlık ve rekabet etmeme yükümlülükleri gibi hükümler rekabet mevzuatına aykırılık oluşturabilir. Bu nedenle sözleşme hükümleri, hazırlık aşamasında rekabet hukuku yönünden incelenmelidir.
Uyum programı, şirket çalışanlarının rekabet ihlallerini tanımasını, riskli davranışlardan kaçınmasını ve olası ihlallerin erken aşamada tespit edilmesini sağlar. Program, idari para cezası riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Rekabet Kurumu süreçleri, bayilik ve dağıtım sözleşmeleri, haksız rekabet ve rekabet yasağı konularına ilişkin belgeleriniz için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. İdari ve yargısal başvurularda süreler kısa olduğundan, başvurunun gecikmeden yapılması önemlidir.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişebileceğinden, somut bir uyuşmazlıkta güncel mevzuata ve ilgili belgelere göre değerlendirme yapılmalıdır. Son güncelleme: Eylül 2026.