Makale Başlıkları
Noterin hukuki sorumluluğu, 1512 sayılı Noterlik Kanunu‘nun 162. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay, bu sorumluluğu noterin kusuruna bağlı olmayan özel bir kusursuz sorumluluk olarak kabul etmektedir; zarar gören, noterin kusurunu değil, işlemi, zararı ve bunlar arasındaki uygun illiyet bağını ispat eder. Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2025 tarihli ve E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararıyla Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerini iptal etmiştir. Karar, 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden doğan zararlarda noterin sorumluluğuna ilişkin uygulamayı değiştirmiştir.
Güncelleme tarihi: 25 Eylül 2026.
Noterin Hukuki Sorumluluğu Nedir?
Noterlik, 1512 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca hukuki güvenliği sağlamak ve uyuşmazlıkları önlemek amacıyla kurulmuş bir kamu hizmetidir. Noterin hukuki sorumluluğu, bu hizmetin yürütülmesi sırasında yapılan işlemlerin eksik, hatalı veya hiç yapılmamış olması nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararın giderilmesini ifade eder. Noterin sorumluluğu üç ayrı alanda ortaya çıkar: hukuki (tazminat) sorumluluk, disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk. Bu yazı esas olarak noterin hukuki sorumluluğunu ve tazminat davasını konu almaktadır.
Noterin Hukuki Sorumluluğunun Yasal Dayanağı
Noterin hukuki sorumluluğunun temel dayanağı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasına göre noter, stajyerin, kâtibin veya kâtip adayının işi eksik, hatalı veya hiç yapmamasından doğan zarardan sorumludur ve bu kişilere rücu edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Hukuk Daireleri, bu hükümden hareketle noterin sorumluluğunu kusursuz sorumluluk olarak değerlendirmektedir. Sorumluluğun doğması için aşağıdaki üç unsurun birlikte bulunması gerekir:
| Unsur | Açıklama |
|---|---|
| Noterlik işlemi veya ihmal | Noterin görevi kapsamında yaptığı ya da yapması gereken bir işlem |
| Zarar | Zarar görenin malvarlığında meydana gelen azalma |
| Uygun illiyet bağı | İşlem veya ihmal ile zarar arasındaki uygun nedensellik ilişkisi |
Anayasa Mahkemesinin 2025/276 Sayılı Kararı
Anayasa Mahkemesi’nin E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararı, noterin hukuki sorumluluğu bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. Karar, 7413 sayılı Kanun ile eklenen ve taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlenmesinden dolayı oluşan zarardan noterlerin de sorumlu olduğunu, devletçe ödenen zararın noterlere rücu edileceğini öngören hükmü iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 40. ve 129. maddelerini gerekçe göstermiştir; noterlerin kamu görevlisi niteliği nedeniyle tazminat davalarının idare aleyhine açılması ilkesi bu değerlendirmenin dayanağını oluşturmuştur.
| Karar Bilgisi | Ayrıntı |
|---|---|
| Esas ve karar sayısı | E.2025/209, K.2025/276 |
| Karar tarihi | 25 Aralık 2025 |
| Resmî Gazete | 1 Nisan 2026, sayı 33211 |
| İptal edilen hüküm | 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 162/2, birinci ve ikinci cümleler |
| Yürürlük | Kararda ayrı bir tarih belirtilmemiştir; yayım tarihinde etkilidir |
| Gerekçe | Anayasa m. 40 ve 129 |
Kararın kapsamı taşınmaz satış sözleşmesinden doğan zararlarla sınırlıdır. Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin birinci fıkrası yürürlüktedir. Diğer noterlik işlemlerinden (vekaletname, vasiyetname, araç satışı gibi) doğan zararlarda hasmın kim olacağı ve görevli merci konusunda uygulamanın nasıl şekilleneceği içtihatla netleşecektir. Bu nedenle devam eden veya açılacak davalarda somut olayın hukuki değerlendirmesi gerekmektedir.
Noterin Kusurlu Davranışı ve Hukuki Sorumluluğun Şartları
Kusurun Mahiyeti
Noterin hukuki sorumluluğu kusura bağlı değildir. Zarar gören bakımından noterin kusurunu ispat etme zorunluluğu bulunmaz; noter, kendisinden beklenen özeni gösterse dahi zararın doğacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulmaya çalışabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/3-994, K.2018/1048 sayılı ve 9 Mayıs 2018 tarihli kararında, noterin gerçek rehin alacaklısını araştırmaksızın ibra belgesi düzenlemesini özen yükümlülüğünün ihlali saymış ve sorumluluğu kabul etmiştir.
Zarar
Noterin hukuki sorumluluğunun doğması için gerçek bir zararın bulunması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2015/7890, K.2016/4119 sayılı ve 17 Mart 2016 tarihli kararında noterin sorumluluğunu teyit etmekle birlikte gerçek zarar ilkesine uyulması gerektiğini vurgulamıştır. Zarar, işlem hatalı yapılmasaydı zarar görenin malvarlığında bulunacak durum ile fiilen bulunan durum arasındaki farktır.
Uygun İlliyet Bağı
Noterin hukuki sorumluluğu için noterin işlemi veya ihmali ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunludur. Zarar gören veya üçüncü kişinin ağır kusuru gibi hâller illiyet bağını keserek noterin sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.
Noterin Hukuki Sorumluluğunu Kaldıran Haller
Noterin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıran hâller aşağıda sıralanmıştır. Bu hâllerin varlığını ispat yükü notere aittir.
- Mücbir sebep: Noterin önleyemeyeceği, önceden öngörülemeyen dış olaylar.
- Zarar görenin tam kusuru: Zararın tamamen zarar görenin kendi davranışından kaynaklanması.
- Üçüncü kişinin ağır kusuru: Zararın üçüncü kişinin ağır kusurlu davranışından doğması.
- İğfal kabiliyetine sahip sahte belge: Sahte belgenin normal ve özenli bir incelemeyle fark edilemeyecek nitelikte olması.
Noterin Hukuki Sorumluluğunun Doğabileceği İşlemler
Noterin hukuki sorumluluğu uygulamada en çok vekaletname, satış vaadi, araç satışı, vasiyetname, ibra ve rehin fekki işlemlerinde gündeme gelir. Sahte kimlik veya sahte vekaletname ile yapılan işlemler ile eksik incelenen belgeler sorumluluk davalarının başlıca nedenleridir. İlgili işlemler için genel vekaletname örneği, noterden verilen muvafakatname nasıl iptal edilir ve aile içi tapu devri başlıklı yazılarımıza bakılabilir.
Noterin Sorumluluğunda Zamanaşımı
Noterin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davalarında uygulamada haksız fiile ilişkin genel hükümler dikkate alınmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu‘nun 72. maddesi uyarınca zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle dava hakkı zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda ceza kanunu uyarınca daha uzun bir zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu süre uygulanır.
Noterin Rücu Hakkı
Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin birinci fıkrası uyarınca noter, stajyerin, kâtibin veya kâtip adayının hatalı işleminden doğan zararı tazmin ettikten sonra bu kişilere rücu edebilir. Taşınmaz satış sözleşmesinden doğan zararlar bakımından ikinci fıkrada düzenlenen ve devletin ödediği zararın notere rücu edilmesini öngören hüküm ise Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Noter aleyhine açılan tazminat davalarında genel olarak asliye hukuk mahkemesi görevli kabul edilmektedir. Yetki bakımından genel yetki kuralları ile haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin yetkisi gündeme gelir. Taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle açılacak davalarda Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında hasım ve görevli merci uygulamasının değişip değişmeyeceği içtihatla belirlenecektir.
Noterin Disiplin ve Cezai Sorumluluğu
Noterin hukuki sorumluluğu, disiplin ve cezai sorumluluktan bağımsızdır. Noterler, Türk Ceza Kanunu bakımından kamu görevlisi sayılır ve görevlerini ihmal veya kötüye kullanma nedeniyle yargılanabilir. Disiplin bakımından Türkiye Noterler Birliği ve Adalet Bakanlığı denetim ve yaptırım yetkisine sahiptir. Aynı fiil hem hukuki hem disiplin hem de cezai sorumluluğu birlikte doğurabilir.
Noterin Hukuki Sorumluluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Noterin hukuki sorumluluğu nedir?
Noterin hukuki sorumluluğu, noterin veya yanında çalışan kişilerin işlemleri eksik, hatalı veya hiç yapmaması nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararın tazmin edilmesi yükümlülüğüdür. Dayanağı 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesidir.
Noterin sorumluluğu kusursuz sorumluluk mudur?
Yargıtay kararlarında noterin sorumluluğu, Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca özel bir kusursuz sorumluluk olarak nitelendirilmektedir. Zarar gören, noterin kusurunu değil; işlem, zarar ve uygun illiyet bağını ispat eder.
Noter aleyhine tazminat davası nasıl açılır?
Zararın doğmasına yol açan işlem, zarar ve bunlar arasındaki illiyet bağı belgelendirilerek dava açılır. Taşınmaz satış sözleşmesinden doğan zararlar bakımından Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında dava hasmının kim olacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Noterin sorumluluğunu kaldıran haller nelerdir?
Mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru sorumluluğu kaldırabilir. Üçüncü kişinin ağır kusuru kapsamında, sahte belgenin normal özenle fark edilemeyecek nitelikte olması (iğfal kabiliyeti) da illiyet bağını kesebilir. Bu hâllerin ispatı notere aittir.
Noter aleyhine tazminat davasında zamanaşımı kaç yıldır?
Uygulamada haksız fiile ilişkin genel hükümler esas alınmakta; zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl süre uygulanmaktadır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı dikkate alınabilir.
Noter aleyhine tazminat davasında görevli mahkeme neresidir?
Noter aleyhine açılan tazminat davalarında genel olarak asliye hukuk mahkemesi görevli kabul edilmektedir. Taşınmaz satışından doğan zararlar bakımından Anayasa Mahkemesi kararının uygulamaya yansıması içtihatla belirginleşecektir.
Anayasa Mahkemesi kararından sonra taşınmaz satışından zarar gören notere dava açabilir mi?
Anayasa Mahkemesi, Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerini iptal etmiştir. Karar gerekçesinde noterin kamu görevlisi niteliği ve Anayasa’nın 129. maddesi gözetildiğinden, taşınmaz satış sözleşmesinden doğan zararlarda idare aleyhine dava açılması gündeme gelmektedir. Somut olayda hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Anayasa Mahkemesinin 2025/276 sayılı kararı ne zaman yürürlüğe girdi?
Karar, 25 Aralık 2025 tarihinde verilmiş ve 1 Nisan 2026 tarihli, 33211 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda ayrı bir yürürlük tarihi belirtilmediğinden iptal, yayım tarihinde etkili olmuştur.
Noter kâtibinin hatasından noter sorumlu mudur?
Evet. Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinin birinci fıkrası uyarınca noter, stajyerin, kâtibin veya kâtip adayının işi eksik, hatalı veya hiç yapmamasından doğan zarardan sorumludur; noter bu kişilere rücu edebilir.
Sahte vekaletname ile yapılan işlemde noter sorumlu olur mu?
Noterin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve sahte belgenin normal incelemeyle fark edilebileceği durumlarda sorumluluk doğar. Sahtelik iğfal kabiliyeti taşıyorsa noterin sorumluluğu ortadan kalkabilir; bu hususu noter ispat etmelidir.
Noterin cezai ve disiplin sorumluluğu var mıdır?
Noterler Türk Ceza Kanunu bakımından kamu görevlisi sayılır ve görev suçlarından yargılanabilir. Ayrıca Türkiye Noterler Birliği ve Adalet Bakanlığı tarafından disiplin soruşturması yapılabilir; bu sorumluluklar hukuki sorumlulukla birlikte gündeme gelebilir.
Sonuç
Noterin hukuki sorumluluğu, Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi ve Yargıtay içtihatlarıyla belirlenen özel bir kusursuz sorumluluktur. Anayasa Mahkemesi’nin E.2025/209, K.2025/276 sayılı kararı, taşınmaz satış sözleşmesinden doğan zararlar bakımından noterin sorumluluğunu düzenleyen hükmü iptal etmiş; bu alandaki dava yolunun içtihatla belirginleşeceği bir döneme girilmiştir. Noterlik işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, zamanaşımı ve hasım tespiti bakımından bizimle iletişime geçebilirsiniz.



