Makale Başlıkları
Türkiye’deki sürücülerin en sık karşılaştığı ihlaller için önemli artışlar içermektedir. Trafik güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan bu düzenlemelerle birçok kural ihlalinin ceza tutarları artırılmıştır. İşte bazı önemli cezalar ve 2024’teki güncellenen tutarları:



Para cezası ne kadar süre içerisinde ödenmelidir?
Para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmelidir. 15 gün içerisinde tam ödenilmesi halinde yüzde yirmi beş indirim uygulanmaktadır.Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanır.
Aylık faizin hesaplanmasında bütün aylar 30 gün sayılarak dikkate alınır ve hesaplanır. Bu yöntemle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez.
Süresinde ödenmeyen ve kesinleşen idarî para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
Trafik cezası nerede ödenir?
E-devlet: E-devlet üzerinden ödeme yapılabilmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB): Gelir idaresi başkanlığı online sistemi aracılığıyla ödeme işlemleri yapılabilmektedir.
İnternet bankacılığı: İnternet bankacılığı aracılığıyla trafik cezalarınızı ödeyebilirsiniz.
Geleneksel yöntemler: PTT şubeleri, banka şubeleri ve vergi dairelerine giderek de trafik cezalarını ödeyebilirsiniz.
Ehliyetin geri alındığı haller nelerdir?
-Kırmızı ışık ihlali halinde ,son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde kırmızı ışık kuralını üç defa ihlal ettiği tespit edilen sürücülerin belgeleri otuz gün süreyle geçici olarak geri alınmaktadır.
Aynı sene içerisinde kırmızı ışık kuralını ikinci kez üç defa ihlal halinde, sürücü belgeleri kırk beş gün, üç ve daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geçici olarak geri alınmaktadır.
Aynı yıl içinde bu madde kapsamında iki seferden daha fazla kez sürücü belgesi geri alınanlar geri alma süresi sonunda psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilir.
Sürücü belgesi almasına engel teşkil eden bir hali olmadığı anlaşılırsa bu Kanun kapsamında verilen trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilir.
-Ceza puanının 100 puanı aşması: Bu Kanunun suç saydığı bir fiilden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere,aldıkları her ceza, için esasları yönetmelikte belirlenen ceza puanları verilmektedir.
Trafik suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 2 ay süre ile geri alınır ve eğitime tabi tutulurlar.
Aynı yıl içinde ikinci defa 100 puanı dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 4 ay süre ile geri alınarak psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.
Muayene sonucunda sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların belgeleri, süresi sonunda iade edilir. Bir yıl içinde üç defa 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri süresiz olarak iptal edilir.
Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süreyle geri alınır.
Sürücü belgeleri geri alınan sürücüler, sürücü belgesine el koyan trafik birimine veya en yakın Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne alıkoyma süresinin bitiminde dilekçe ile başvurarak sürücü belgelerini geri alabilirler.
-Alkollü araç kullanmak, yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında para cezası verilmesinin yanı sıra sürücü belgesi 6 ay süreyle geri alınmaktadır. Özel otomobil dışındaki araçları alkollü kullanan sürücüler açısından promil alt sınırı 0.20 olarak uygulanmaktadır.
Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişinin , son ihlalin tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içerisinde ikinci ve üçüncü ihlaller gerçekleştirmesi halinde bu ihlallerin her seferinde 5’er yıl süreyle geri alınmaktadır.
-Uyuşturucu ve uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülerin de sürücü belgeleri 5 yıl süreyle geri alınmaktadır.
-Hız sınırının yüzde otuzunu ihlal tarihinin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde beş defa aşma halinde sürücü belgesi bir yıl süreyle geri alınmaktadır.
Sürücü belgesinin iptali nedenleri nelerdir?
1- Trafik kazalarında asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet vererek birden fazla kez trafik kazası yapan sürücünün sürücü belgesi mahkeme tarafından iptal edilebilir.
2- Görevli trafik zabıtası tarafından ehliyet iptali istenen ve sağlık kuruluşuna sevk edilen sürücünün sağlık kuruluşundan sürücü olur raporu alamazsa sürücü belgesi daimi olarak iptal edilir.
3- Geçirmiş olduğu kaza, hastalık gibi nedenlerle büyük oranlarda uvuz kaybı yaşayan, Örneğin İki elini yitiren, İki gözünü kaybeden kişilerin sürücü belgeleri de daimi olarak iptal edilir.
4- Bir yıl içerisinde 3 defa 100 ceza puanını dolduran araç sürücüsünün ehliyeti mahkemeye sevk edilir ve hakim bu sürücü belgesini iptal edebilir.
Trafik cezasına karşı itiraz ne kadar süre içerisinde ve nereye yapılır?
Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağına karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz için başvurulabilir.
Bu süre içinde başvuru yapılmaz ise idari para cezası kesinleşir.Eğer kişi hakkında idari yaptırım kararı da verilmiş ise idari yaptırım kararına karşı hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür.
Ancak mücbir bir sebep yüzünden bu süreler geçirilmiş ise bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
Trafik cezaları hakkında detaylı bilgi almak için Türk Medeni Kanunu‘na göz atabilirsiniz. Ayrıca, herhangi bir hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Emsal Kararlar
‘’…Uyuşmazlık; davacının alkollü araç kullandığından bahisle sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 25.2.2007 gün ve 075252 sayılı geri alma tutanağı ile 561,00 TL trafik para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25.2.2007 gün ve 312351 sayılı trafik para cezası tutanağının iptali isteminden kaynaklanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 48. maddesinde, uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmelerinin yasak olduğu hükme bağlanmış olup, 15.01.2003 gün ve 24994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın
3. maddesiyle değişik ikinci paragrafında, uyuşturucu veya keyif verici maddelerin cinsleri ile alkollü içkilerin etki dereceleri ve kandaki miktarlarını tespit amacıyla, trafik zabıtasınca teknik cihazlar kullanılacağı, tespit usulleri ve muayene şartlarının, Sağlık Bakanlığının görüşüne uygun olarak hazırlanacak yönetmelikte düzenleneceği belirtilmiş, müteakip paragraflarda da;
bu madde hükmüne uymayan sürücülerin derhal araç kullanmaktan men olunacağı, Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde ilk defasında sürücü belgelerinin altı ay süreyle geri alınacağı, ikinci defasında iki yıl süreyle geri alınacağı hükme bağlanmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin değişik 97.maddesinin 3.fıkrasının (c) bendinde, alkollü içki almış sürücülerin ve kanlarındaki alkol miktarının tespit esasları altı fıkra halinde düzenlenmiş, maddenin (c) bendinin 1.fıkrasında, alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen sürücülerin; alkol tespitine ilişkin tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılarak trafik zabıtası tarafından kontrol edileceği,
4.fıkrasında, bu bendin (1) numaralı alt bendinde belirtilen teknik özelliklere sahip olmayan cihazlarla yapılan ölçümlere vaki itirazlar ile mütecaviz davranışlarda bulunulması veya cihazla ölçüme mukavemet gösterilmesi gibi durumlarda sürücülerin adli tıp kurumu, adli tabiplik veya Sağlık Bakanlığına bağlı resmi sağlık kuruluşlarına olay anından itibaren en geç iki saat içerisinde sevk edilerek (1) numaralı alt bentte belirtilen teknik özelliklere sahip teknik cihazın özelliklerine eşdeğer özelliklerdeki teknik cihazlarla veya kan aldırmak suretiyle alkol tespitlerinin yaptırılacağı, yapılan tespitin değerlendirilmesinde;
tespiti yapan kurum/kuruluş tarafından olay anından tespit yapıldığı ana kadar geçen süre de göz önünde bulundurularak sonucun belirleneceği ve çıkan sonuca göre yasal işlem gerçekleştirileceği,
5. fıkrasında, kandaki alkol miktarının teknik cihazlarla ve kan alınarak laboratuvarda tespit imkanlarının bulunmadığı hallerde, alkollü olarak araç kullandığından şüphe edilen sürücülerin en yakın resmi sağlık kuruluşuna sevk edilerek, kurum hekimi tarafından alkol muayenesinden geçirilecekleri düzenlenmiş, (b) bendinin 2.fıkrasında, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen araç sürücülerinin kanlarındaki alkol miktarı 0,50 promilin üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 25.2.2007 tarihinde davacının bir şahıs ile market çıkışında yaşadığı tartışma neticesinde Yenikapı Polis Merkezine götürüldüğü, burada alınan ifadelerden davacının alkollü araç kullanarak olay yerine geldiğinin anlaşılması üzerine merkeze trafik ekiplerinin çağrıldığı, trafik ekiplerince merkezde yapılan alkol kontrolünde davacının 1.95 promil alkollü çıkması üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği ve davacının bu işlemleri itiraz etmeksizin imzaladığı, davacının market çıkışında bir şahıs ile yaşadığı tartışma nedeniyle darp raporu almak üzere sevk edildiği Antalya Devlet Hastanesinden alınan genel adli muayene raporunda da davacının 2.04 promil alkollü olduğunun saptandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının yukarıda anılan mevzuat uyarınca yasal sınırın üzerinde alkol aldığının kabulü ile hakkında yasal işlem yapılabilmesi için, davacının idaresindeki aracın karayolunda seyir halinde iken trafik ekiplerince durdurulması ve mevzuata uygun ölçüm yapılması gerekirken, yaşanan tartışma olayı nedeniyle götürüldüğü polis merkezine çağrılan trafik ekiplerince yapılan ölçüm sonucu tanzim edilen tutanağa istinaden tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 2. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.’’ 8. D., E. 2008/5065 K. 2011/3982 T. 19.9.2011
Dava; davacıya ait aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. maddesi uyarınca geçici olarak trafikten men edilmesine ilişkin 16.01.2014 tarih ve 079583 sayılı işlem ile araç sürücüsüne idari para cezası verilmesine ilişkin aynı tarih ve 620549 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 2. İdare Mahkemesince; men edilen araç ile taşınanların davacıya ait işletmenin personeli olduğu, ayrıca denetim tarihinde düzenlenen tutanakta taşımacılığın süreklilik arz eden ve ticari amaçlı olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı, aracın trafikten men’ine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, araç sürücüsü davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlem yönünden ise sürücünün menfaatini etkileyen sürücüye yönelik idari para cezası dışında bir idari yaptırım kararı bulunmadığı, adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan Mahkeme kararının; görev yönünden reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından ise men işleminin iptaline ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Davacı ‘e ait aracın trafikten men edilmesine ilişkin 16.01.2014 tarih ve 079583 sayılı işlemin iptaline ilişkin kısım incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin
1. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın bu yönüyle hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Araç sürücüsü davacı Serkan Keskin’ e idari para cezası verilmesine ilişkin 16.01.2014 tarih ve 620549 sayılı işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısım incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun
2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “iptal davaları”, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
“Meşru menfaat” ilgisinden kasıt, kişi ile işlem arasında hukuken kabul edilebilir, dinlenilebilir veya korunmaya değer bir ilginin varlığı iken; “kişisel menfaat” ilgisiyle, işlemin, kişinin hukukunu etkilemesi, diğer bir anlatımla kişi bakımından hukuk aleminde sonuç doğurması kastedilmektedir.
“Güncel menfaat” ise, söz konusu işlemin kişi üzerindeki hukuki etkisinin doğmak üzere olmasını veya halihazırda devam etmesini, işlemin uygulanabilir niteliğini yitirmemesini ifade etmektedir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; davacı ‘e ait 55 …plakalı araç ile ilgili belediyeden izin alınmaksızın ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle söz konusu aracın trafikten men edildiği, araç sürücüsü davacı …’ e ise aynı eylem nedeniyle idari para cezası verildiği, bu iki işlemin iptali istemiyle öncelikle Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurulduğu, burada görevsizlik kararı verilmesi üzerine idari yargı yerinde dava açıldığı anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3.maddesinde;
idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin diğer kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde uygulanacağı, 27. maddesinin 8. fıkrasında; idari yaptırım kararının idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde idari yaptırıma ilişkin hukuka aykırılık iddialarının işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı yerinde görüleceği hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Araçların tescil edildikleri amacın dışında kullanılması” başlıklı Ek 2. maddesinde;
araçlarını motorlu araç tescil ve trafik belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerinin 14.400.000 lira para cezası ile cezalandırılacağı, ayrıca, aracın onbeş gün süre ile trafikten men edileceği, ilgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye;
araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasının üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanacağı, ayrıca, aracın her defasında altmış gün süre ile trafikten men edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, ilgili belediyeden izin alınmaksızın ticari amaçlı taşımacılık yapıldığından bahisle aracın trafikten men edildiği, aynı eylem nedeniyle araç sürücüsü Serkan Keskin’e de idari para cezası verildiği araç sürücüsü ve araç sahibi tarafından birlikte dava açıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, trafikten men edilen aracın sürücüsü olarak geçimini sağlayan davacı tarafından men işleminin iptalini istemekte meşru, güncel ve kişisel menfaati olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda davacının sürücüsü olduğu araca yönelik idari yaptırım kararı niteliğindeki men işlemi ile birlikte aynı eylem nedeniyle davacıya verilen para cezasının da idari yargı yerince incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle idari para cezası işlemi yönünden davayı görev yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Samsun 2. İdare Mahkemesi’nin 22/01/2015 tarih ve E:2014/935; K:2015/45 sayılı kararının aracın trafikten men’i işleminin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine;
2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Danıştay 15. D., E. 2015/5503 K. 2015/6864 T. 4.11.2015



