Vekaleten Daire Başkanı Kaç Yılda Hak Kazanır?

Son güncelleme: Okuma süresi: 13 dakika

Makale Başlıkları

Vekaleten Daire Başkanı Kaç Yılda Hak Kazanır?, Vekaleten daire başkanlığı görevini yürüten kamu görevlisi, bu görevde 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl veya daha uzun süre çalışmış olsa bile yalnız sürenin geçmesiyle daire başkanlığı kadrosunun tüm haklarını kazanmaz. Türk kamu personel hukukunda vekaleten yürütülen bir görevin belirli bir süre sonunda kendiliğinden asaleten atamaya dönüşmesini sağlayan genel bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu nedenle “vekaleten daire başkanı kaç yıl çalışırsa kadroyu kazanır?” sorusunun kısa cevabı şudur: Belirli bir yıl sınırı yoktur ve uzun süre vekaleten görev yapmak tek başına kadro veya unvan hakkı doğurmaz.

Kamu personel hukukunda belirleyici olan fiilen kaç yıl görev yapıldığı değil, kişinin ilgili kadroya mevzuatta öngörülen usule uygun biçimde asaleten atanıp atanmadığıdır. Vekalet görevi geçici bir görev ilişkisi oluştururken asaleten atama kişinin hukuki statüsünü doğrudan ilgili kadroya bağlayan ayrı bir idari işlemdir.

Danıştay 2. Dairesinin E.2012/6808, K.2013/3092 sayılı kararında yaklaşık 12 yıl boyunca yönetici görevini yürüten kamu görevlisinin dahi bu görevlendirme nedeniyle kazanılmış hak elde etmediği kabul edilmiştir. Danıştay, asıl olanın yönetim ve memuriyet kadrolarına yasal koşulları taşıyan kişilerin kariyer ve liyakat ilkelerine uygun biçimde atanması olduğunu belirtmiştir.

SoruGenel Hukuki Durum
1 yıl vekalet kadro hakkı verir mi?Hayır
5 yıl vekalet kadro hakkı verir mi?Hayır
10 yıl vekalet kadro hakkı verir mi?Hayır
12 yıl vekalet kazanılmış hak doğurur mu?Danıştay kararında hayır
Görevi başarıyla yürütmek yeterli mi?Hayır
Vekalet kendiliğinden asalete dönüşür mü?Hayır
Kadro nasıl kazanılır?Usulüne uygun asaleten atama ile
Vekalet süresinde mali hak doğabilir mi?Şartlarına göre evet
Vekalet aylığı kadro hakkı verir mi?Hayır
Asaleten başkası atanabilir mi?Şartları varsa evet

Vekaleten Daire Başkanı Kaç Yılda Hak Kazanır?

Vekaleten Daire Başkanı Kaç Yılda Hak Kazanır?, kamu hizmetinin kesintiye uğramaması amacıyla bir kamu görevlisinin başka bir görevi geçici olarak yürütmesidir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinde vekalet görevinin temel çerçevesi düzenlenmiştir. Memurun kanuni izin, geçici görev, görevden uzaklaştırma veya benzeri nedenlerle görevinden geçici olarak ayrıldığı durumlarda yerine kurum içinden, başka bir kurumdan veya şartları varsa açıktan vekil atanabilmektedir.

Boş bulunan bazı görevlerin de hizmetin devamı amacıyla vekaleten yürütülmesi mümkündür.

Vekalet Neden Kullanılır?

Vekalet kurumunun temel amacı kamu hizmetinin sürekliliğini sağlamaktır.

Bir daire başkanlığı kadrosu boşaldığında yeni daire başkanı hemen atanamayabilir. Mevcut daire başkanı başka göreve atanmış, emekli olmuş, görevden uzaklaştırılmış veya geçici olarak görevini yerine getiremiyor olabilir.

Kamu hizmetinin bu süreçte durması mümkün olmadığından başka bir kamu görevlisine geçici olarak daire başkanlığı görevi verilebilir.

Ancak vekalet kurumunun varlık nedeni kişiye yeni bir kadro kazandırmak değil, boşluk döneminde kamu hizmetinin yürütülmesini sağlamaktır.

Vekalet ile Asaleten Atama Farkı

Vekaleten görevlendirme ile asaleten atama hukuken aynı işlem değildir.

Vekaleten görevlendirilen kişi ilgili görevin yetki ve sorumluluklarını belirli süreyle kullanabilir. Bununla birlikte kişinin asıl kadrosuyla hukuki ilişkisi devam eder.

Asaleten atanan kişi ise doğrudan ilgili kadroya atanmış olur.

Bu nedenle bir kişinin fiilen daire başkanının yaptığı bütün işleri yapması, toplantıları yönetmesi, imza yetkisi kullanması, personeli sevk ve idare etmesi veya yıllarca bu görevi yerine getirmesi tek başına asaleten atanmış sayılması sonucunu doğurmaz.

Vekalet Kaç Yıl Sonra Kadroya Dönüşür?

Kamu personel mevzuatında genel olarak “üç yıl vekalet eden kadroyu kazanır”, “beş yıl sonra asaleten atanmış sayılır” veya “on yıl çalışanın kazanılmış hakkı oluşur” şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır.

Dolayısıyla vekalet bakımından otomatik bir süre dönüşümü söz konusu değildir.

5 Yıl Vekalet Eden Hak Kazanır mı?

Hayır.

Beş yıl boyunca aynı daire başkanlığı görevini yürütmüş olmak kişinin görevi fiilen uzun süre gerçekleştirdiğini gösterir ancak kendiliğinden kadro hakkı yaratmaz.

Kişi daire başkanlığı görevinde başarılı olmuş, hakkında herhangi bir disiplin soruşturması bulunmamış ve kurum yönetimi tarafından yıllarca görevde tutulmuş olsa dahi asaleten atanmış sayılması için gerekli idari işlemin ayrıca yapılması gerekir.

10 Yıl Vekalet Eden Hak Kazanır mı?

Genel kural yine değişmez.

Vekalet süresi uzadıkça kişinin görev konusunda deneyim kazanması mümkündür ancak kamu personel hukukunda deneyim ile kadronun hukuken kazanılması aynı kavram değildir.

Danıştayın bu konuda dikkat çekici bir kararı bulunmaktadır.

12 Yıl Vekalet Konusunda Danıştay Kararı

Danıştay 2. Dairesinin E.2012/6808, K.2013/3092 sayılı kararına konu olayda kamu görevlisi yaklaşık 12 yıl boyunca öğretmenevi müdürlüğü görevini yürütmüştür.

İlk derece mahkemesi bu kadar uzun süren görevlendirmenin artık geçici olma özelliğinin ötesine geçtiğini değerlendirmiştir.

Danıştay ise farklı sonuca ulaşmıştır.

Yüksek Mahkeme, vekalet ve geçici görevlendirmenin hizmet gereklerinden doğan geçici uygulamalar olduğunu, asıl olanın yönetim ve memuriyet kadrolarına yasal şartları taşıyan kişilerin kariyer ve liyakat ilkelerine uygun şekilde atanması olduğunu belirtmiştir.

Yaklaşık 12 yıl devam eden görevlendirmenin dahi kişi açısından kazanılmış hak oluşturmadığı ve asaleten başka bir kişinin atanmasıyla görevlendirmenin sona erdirilebileceği kabul edilmiştir.

Bu karar, “çok uzun süre görev yaptım, artık kadro benim kazanılmış hakkımdır” yaklaşımının tek başına yeterli olmadığını açık şekilde göstermektedir.

Uzun Süre Vekalet Kazanılmış Hak mı?

Kamu personel hukukunda kazanılmış hak kavramı belirli hukuki şartların tamamlanması sonucunda kişinin hukuki statüsüne dahil olmuş ve korunması gereken hakları ifade eder.

Vekaleten yürütülen görevin ise niteliği itibarıyla geçici olması nedeniyle yalnız sürenin uzaması görevi kazanılmış hakka dönüştürmez.

Fiili Görev ile Hukuki Statü Farklıdır

Burada fiili durum ve hukuki statü ayrımı önemlidir.

Bir kişi fiilen daire başkanı olarak;

  • personel yönetebilir,
  • resmi yazılar imzalayabilir,
  • kurum içi toplantıları yönetebilir,
  • bütçe veya idari süreçlere katılabilir,
  • dairenin bütün günlük faaliyetlerinden sorumlu olabilir.

Ancak bu görevlerin fiilen yapılması kişinin kadro statüsünü kendiliğinden değiştirmez.

Kamu personel hukukunda atama, yükselme ve kadro haklarının kanun ve ilgili mevzuata dayanması gerekir.

Anayasa’nın 128. maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları, yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmektedir.

İdare Uzun Süre Görevde Tutmuşsa Ne Olur?

İdarenin kişiyi uzun süre vekaleten görevde tutması da otomatik asaleten atama oluşturmaz.

Örneğin bir personel sekiz yıl boyunca daire başkanlığı yapmış ve idare bu süre içinde başka bir kişiyi asaleten atamamış olabilir.

Bu durum personel planlaması açısından eleştirilebilir veya vekalet kurumunun geçicilik niteliği açısından ayrıca tartışılabilir.

Ancak idarenin yıllarca asaleten atama yapmamış olması tek başına vekili kadronun sahibi haline getirmez.

Danıştayın yaklaşık 12 yıllık görevlendirme konusunda verdiği karar da bu ayrımı göstermektedir.

Asaleten Başkası Atanabilir mi?

Evet.

Vekaleten daire başkanlığı görevini yürüten kişi yıllardır görev yapıyor olsa bile mevzuattaki şartları taşıyan başka bir kişinin asaleten atanması mümkündür.

Asaleten atama yapılması halinde vekalet görevi sona erebilir.

Vekilin Onayı Gerekir mi?

Hayır.

Vekaleten görevlendirmenin sona erdirilmesi için vekilin onayının alınması veya kişinin görevi bırakmayı kabul etmesi kural olarak gerekmez.

Vekalet idarenin kamu hizmetini yürütmek amacıyla tesis ettiği geçici bir görevlendirme işlemidir.

Görevlendirme ihtiyacının sona ermesi veya kadroya asaleten atama yapılması halinde vekalet sona erdirilebilir.

Vekil Başarılıysa Görevden Alınamaz mı?

Kişinin görevini başarılı yürütmesi, asaleten atanma bakımından olumlu bir mesleki unsur olabilir ancak tek başına hukuki kadro hakkı yaratmaz.

Danıştay 2. Dairesinin yaklaşık 12 yıl süren görevlendirmeye ilişkin kararında da kişinin uzun yıllar görevi yürütmüş olması kazanılmış hak için yeterli görülmemiştir.

Bununla birlikte her görevden alma işleminin hukuka uygun olduğu da söylenemez.

İdari işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygun olmak zorundadır. Somut görevlendirme sona erdirme işleminin ayrımcı, cezalandırma amaçlı veya başka bir hukuka aykırı sebebe dayanması halinde işlem ayrıca idari yargı denetimine konu olabilir.

Vekaleten Görevde Mali Haklar

Vekaleten görevin kadro hakkı kazandırmaması, vekalet süresince hiçbir mali hakkın doğmayacağı anlamına gelmez.

Bu iki konu birbirinden ayrılmalıdır.

Kadro ve unvan hakkı kişinin sürekli hukuki statüsüyle ilgilidir. Vekalet aylığı ve görev nedeniyle doğabilecek bazı mali ödemeler ise belirli şartlarla yalnız vekalet dönemine ilişkin olabilir.

Vekalet Aylığı Alınabilir mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86 ve 175. maddelerinde vekalet aylığına ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Her vekaleten görevlendirmede otomatik olarak vekalet aylığı ödenmesi söz konusu değildir.

Görevlendirmenin şekli, kadronun dolu veya boş olması, vekalet süresi, kurum içinden veya kurum dışından görevlendirme yapılması ve kişinin vekalet ettiği görev için gerekli şartları taşıyıp taşımaması önemlidir.

Özellikle 657 sayılı Kanun’un 175. maddesinde kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet eden kişilere vekalet aylığı ödenebilmesi açısından vekilin asilde aranan şartları taşıması gerektiği düzenlenmektedir.

Bu nedenle daire başkanlığı görevini vekaleten yürüten kişinin mali hakları her dosyada ayrıca incelenmelidir.

Asilde Aranan Şartlar Neden Önemli?

Bir görevi fiilen yürütmek ile o görev için mevzuatta aranan atanma şartlarını taşımak farklı konulardır.

Kişi daire başkanlığı görevini fiilen yerine getiriyor olabilir ancak ilgili daire başkanlığı için özel mevzuatta aranan öğrenim, hizmet süresi, görevde yükselme veya başka şartların tamamını taşımıyor olabilir.

Bu durum özellikle vekalet aylığı ve bazı mali hakların değerlendirilmesinde önem taşır.

Dolayısıyla “yıllardır işi yapıyorum, kadronun bütün parasal haklarını otomatik almam gerekir” şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.

Vekalet Aylığı Kadro Hakkı Yaratır mı?

Hayır.

Kişiye vekalet aylığı veya başka mali farkların ödenmiş olması, idarenin kişiyi asaleten daire başkanı olarak atadığı anlamına gelmez.

Bu ödemeler geçici olarak yürütülen göreve bağlı mali sonuçlardır.

Vekalet görevi sona erdiğinde vekalet statüsüne bağlı mali hakların da sona ermesi mümkündür.

Bu nedenle mali hak kazanılmasıyla kadronun kazanılması birbirine karıştırılmamalıdır.

Daire Başkanlığına Asaleten Atama

Daire başkanlığı kadrosunun hukuken kazanılabilmesi için yetkili makam tarafından usulüne uygun asaleten atama işlemi yapılması gerekir.

Atamanın şartları ilgili kurumun tabi olduğu özel mevzuata göre değişebilir.

Her Kurumda Aynı Şartlar mı Geçerli?

Hayır.

Bakanlık, belediye, üniversite, bağlı kuruluş veya başka kamu kurumlarında daire başkanlığına atanma şartları aynı olmayabilir.

657 sayılı Kanun genel çerçeveyi belirlerken özel teşkilat kanunları, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, görevde yükselme düzenlemeleri veya kurumun özel personel mevzuatı ek şartlar getirebilir.

Bu nedenle bir personelin “daire başkanı olmaya hak kazanıp kazanmadığı” yalnız vekalet süresine bakılarak cevaplanamaz.

İlgili kadronun atanma şartlarının ayrıca incelenmesi gerekir.

Liyakat ve Kariyer İlkesi

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun temel ilkeleri arasında kariyer ve liyakat bulunmaktadır.

Anayasa’nın 70. maddesi de her Türk vatandaşının kamu hizmetine girme hakkına sahip olduğunu ve hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka ayrım gözetilemeyeceğini düzenlemektedir.

Anayasa Mahkemesi de kamu personelinin belirli bir statü içinde nesnel kurallara göre görev yaptığını; atanma ve yükselme gibi hakların statü hukukundaki kurallara bağlı olduğunu vurgulamaktadır.

Dolayısıyla vekalet, görevde yükselme ve asaleten atanmanın yerine geçen alternatif bir kadro kazanma yöntemi olarak kullanılamaz.

Uzun Süreli Vekalet Hukuka Uygun mu?

Vekalet görevinin uzun sürmesinin kadro hakkı yaratmaması ile idarenin yıllarca vekalet sistemi kullanmasının hukuka uygunluğu farklı sorulardır.

Vekalet temel olarak geçici ihtiyaçları karşılamak amacıyla kullanılan bir personel yönetimi aracıdır.

Bu nedenle yıllarca asaleten atama yapılmadan aynı kadronun sürekli vekalet yoluyla yürütülmesi kamu personel rejiminin kariyer, liyakat ve belirlilik ilkeleri bakımından ayrıca tartışmaya açıktır.

Uzun Vekalet Otomatik Hukuka Aykırı mı?

Her olay için yalnız süreye bakılarak otomatik sonuç çıkarılması doğru değildir.

Görevlendirmenin nedeni, kurumun personel yapısı, kadronun durumu, özel mevzuat ve somut hizmet ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir.

Buna karşılık geçici olması gereken bir mekanizmanın yıllarca olağan personel yönetimi yöntemi haline getirilmesi, idarenin personel planlamasının hukuka uygunluğu açısından sorgulanabilir.

Ancak bu durumun sonucu “vekili otomatik olarak asaleten atamak” değildir.

Vekalet Sona Erdirilirse Dava Açılabilir mi?

Vekaleten görevlendirmenin sona erdirilmesi de bir idari işlemdir.

Kişi, işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa şartları varsa idari yargıda iptal davası açabilir.

Ancak yalnız “uzun yıllar görev yaptım, artık kazanılmış hakkım var” iddiası tek başına yeterli olmayabilir.

Danıştayın E.2012/6808, K.2013/3092 sayılı kararı bu konuda önemli bir örnektir. Yüksek Mahkeme yaklaşık 12 yıllık görevlendirmeye rağmen asaleten atama nedeniyle görevlendirmenin sona erdirilmesinde hukuka aykırılık görmemiştir.

Somut işlemde yetki, sebep, amaç veya başka bir hukuka aykırılık bulunuyorsa bunların ayrıca ortaya konulması gerekir.

Vekalet ve Tedviren Görevlendirme Farkı

Uygulamada vekaleten görevlendirme ile tedviren görevlendirme kavramları zaman zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır.

Bununla birlikte hukuki sonuçları aynı kabul edilmemelidir.

Vekaleten Görevlendirme

Vekalet, mevzuatta tanınan ve belirli şartları bulunan bir görevlendirme yöntemidir.

Kişi vekil sıfatıyla görevin yetki ve sorumluluklarını geçici olarak yürütür.

Şartları oluşmuşsa vekalet aylığı gibi mali sonuçların doğması mümkündür.

Tedviren Görevlendirme

Tedviren görevlendirme ise özellikle görevin vekaleten yürütülmesi için gerekli şartları taşıyan personel bulunamadığı bazı uygulamalarda hizmetin aksamaması amacıyla kullanılan bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tedviren görevlendirme de kişiye asaleten kadro hakkı kazandırmaz.

Bu nedenle görevlendirme yazısının nasıl adlandırıldığı ve hukuki dayanağının ne olduğu mali haklar açısından özellikle incelenmelidir.

Vekaleten Daire Başkanı Hangi Hakları İsteyebilir?

Vekaleten görev yapan kamu görevlisinin talep edebileceği haklar ile talep edemeyeceği hakların birbirinden ayrılması gerekir.

Kişinin asaleten atanmış sayılmasını yalnız süreye dayanarak istemesiyle, vekalet döneminde ödenmesi gerektiğini düşündüğü mali hakları talep etmesi farklı hukuki uyuşmazlıklardır.

Mali Hak Farkları Talep Edilebilir mi?

Görevlendirme usulüne uygun yapılmış, kişi ilgili görevin şartlarını taşımış ve mevzuat belirli bir ödeme öngörmüşse vekalet aylığı veya diğer mali farkların talep edilmesi gündeme gelebilir.

Burada personelin;

  • görevlendirme oluru,
  • vekalet başlangıç ve bitiş tarihleri,
  • asıl kadrosu,
  • vekalet ettiği kadro,
  • asilde aranan şartları taşıyıp taşımadığı,
  • aldığı ödemeler

ayrıntılı olarak incelenmelidir.

Geçmiş Ödemeler İçin Başvuru Yapılabilir mi?

Eksik ödendiği düşünülen mali haklar bakımından süreler önemlidir.

Kamu görevlilerinin mali ve özlük haklarına ilişkin uyuşmazlıklarda idareye başvuru ve idari dava süreleri somut olayın niteliğine göre değişebilir.

Bu nedenle yıllar boyunca vekalet görevi yapmış kişinin yalnız toplam çalışma süresine değil, her bir mali talebin hangi tarihte doğduğuna da bakılması gerekir.

Uzun süre beklenmesi bazı parasal talepler bakımından süre sorunu yaratabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vekaleten daire başkanı kaç yıl sonra kadroyu kazanır?

Belirli bir süre bulunmamaktadır. Bir, beş, on veya daha fazla yıl vekaleten görev yapmak kendiliğinden daire başkanlığı kadrosu kazandırmaz.

10 yıl vekaleten çalışan asaleten atanmış sayılır mı?

Hayır. Asaleten atanma için yetkili makam tarafından ayrıca atama işlemi yapılması gerekir.

12 yıl vekalet kazanılmış hak oluşturur mu?

Danıştay 2. Dairesinin E.2012/6808, K.2013/3092 sayılı kararında yaklaşık 12 yıllık görevlendirmenin dahi kazanılmış hak oluşturmadığı kabul edilmiştir.

Vekaleten görev yapan daire başkanı tüm maaş farklarını alır mı?

Her durumda değil. Mali haklar 657 sayılı Kanun ve ilgili özel mevzuattaki koşullara göre ayrıca değerlendirilir. Özellikle vekaletin şekli ve asilde aranan şartların taşınıp taşınmadığı önemlidir.

Vekalet aylığı almak kadro hakkı verir mi?

Hayır. Vekalet aylığı geçici göreve ilişkin mali haktır. Asaleten atama veya kadro kazanımı anlamına gelmez.

Daire başkanlığına başkası atanırsa vekalet sona erer mi?

Evet. Yetkili idarenin ilgili kadroya asaleten atama yapması halinde vekaleten görevlendirme sona erdirilebilir.

Yıllarca başarılı görev yapmak kazanılmış hak sağlar mı?

Tek başına sağlamaz. Başarı ve deneyim, personelin atanmasının değerlendirilmesinde önemli olabilir ancak hukuken asaleten atama işleminin yerini tutmaz.

Uzun süre vekalet hukuka aykırı mı?

Yalnız sürenin uzun olması üzerinden her olayda kesin sonuç verilemez. Ancak geçici olması gereken vekalet mekanizmasının sürekli personel yönetim yöntemine dönüştürülmesi idare hukuku açısından ayrıca incelenebilir.

Vekaletten alınan kişi dava açabilir mi?

İşlemin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa şartları varsa idari yargıya başvurabilir. Ancak uzun süre vekalet etmiş olmak tek başına iptal nedeni oluşturmayabilir.

Vekaleten görev ile tedviren görev aynı mı?

Hayır. İki görevlendirme yönteminin hukuki dayanakları ve özellikle mali sonuçları farklı olabilir. Görevlendirme belgesinin içeriği somut olayda incelenmelidir.

Süre Değil Atama İşlemi Belirleyicidir

Vekaleten daire başkanlığı görevini uzun süre yürütmek kişiye önemli mesleki deneyim kazandırabilir ve personelin ilgili yönetici görevini fiilen yerine getirebildiğini gösterebilir. Ancak kamu personel hukukunda fiili görevin uzunluğu ile hukuki kadro statüsü aynı şey değildir.

Kamu görevlilerinin atanmaları, hakları, yükümlülükleri ve özlük işlemleri kanuni statü esasına göre belirlenmektedir. Anayasa’nın 128. maddesi de kamu görevlilerinin atanma ve özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi esasını güvence altına almaktadır.

Danıştayın yaklaşımı da aynı yöndedir. Yaklaşık 12 yıl süren bir yönetici görevlendirmesinin bile kazanılmış hak oluşturmadığı ve asaleten atama yapıldığında vekalet görevinin sona erdirilebileceği kabul edilmiştir.

Bu nedenle “kaç yıl vekalet edersem daire başkanlığı kadrosunu kazanırım?” sorusunun hukuki cevabı belirli bir sayı değildir. Genel mevzuatta vekaleti belirli bir süre sonunda asalete dönüştüren otomatik bir hak kazanma sistemi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte kadro hakkı bulunmaması, vekaleten görev yapan kişinin hiçbir hakkı bulunmadığı anlamına gelmez. Vekalet süresindeki aylık, zam, tazminat, ek ödeme veya diğer özlük hakları ilgili mevzuat ve görevlendirmenin niteliğine göre ayrıca incelenebilir.

Ayrıca vekalet görevinin sona erdirilmesinin hukuka aykırı bir sebebe dayanması, usul yönünden sakat olması veya kişiye ödenmesi gereken mali hakların verilmemesi halinde idari başvuru ve dava yolları gündeme gelebilir.

Vekaleten daire başkanlığı, uzun süreli görevlendirme, vekalet aylığı veya görevlendirmenin sona erdirilmesine ilişkin dosyaya özel hukuki değerlendirme için MDM Hukuk iletişim sayfası üzerinden iletişime geçilebilir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla MDM Hukuk tarafından hazırlanmıştır. Kamu kurumlarının özel personel mevzuatı farklı hükümler içerebildiğinden her görevlendirme kendi şartları içinde değerlendirilmelidir.

Kaynaklar

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle 70 ve 128. maddeler.

Danıştay 2. Dairesi, E.2012/6808, K.2013/3092, 20.05.2013.

Anayasa Mahkemesi, kamu personelinde statü, atanma ve yükselmeye ilişkin değerlendirmeler.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, m.86, m.174 ve m.175.

Hemen Ara
WhatsApp