Ceza Hukuku

Uyuşturucu Kullanma, Bulundurma, İmal Ve Ticareti Suçu Nedir?

uyusturucu-kullanma-bulundurma-imal-ve-ticareti-sucu-nedir

Uyuşturucu Kullanma Veya

Uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu madde 191. düzenlenmiştir. Uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi KULLANAN KİŞİLER, Kullanmak için SATIN ALAN ve bu maddeleri KABUL EDEN ve BULUNDURAN KİŞİLER hakkında uygulanmaktadır.

Bu suç kişisel olarak maddenin kullanılması ve kullanım için bulundurulması halini düzenlenmiştir. Ticari bir faaliyet söz konusu olursa bu madde kapsamına girmeyip TCK 188 “Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal Ve Ticareti” suçundan cezalandırma yapılır.

Ayrıca madde kullanmak için bulundurmayı cezalandırdığı için üzerinde az miktarda uyuşturucu ile yakalanan ve kan ve idrar testiyle kullanmadığı ortaya çıkan kişi cezalandırılamayacaktır. Eğer fazla miktarda çıkarsa tabi ki bir ticari faaliyet için bulundurup bulundurmadığı telefon kayıtları, görüşmeler vs. incelenerek ticaretini yaptığı ortaya çıkarsa bu sefer TCK 188 gereği ticaretinden cezalandırılacaktır.

Ceza Kanunu 191. Maddede 6545 sayılı kanunun 68. maddesi ile yapılan değişiklikle suç başlığı ve içeriği değiştirilmiş 1 yıldan 2 yıla olan cezası 2 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır.

Ayrıca yapılan değişiklikle ceza usul kanunu 171. Maddedeki şartlar aranmaksızın 5 yıl boyunca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmekte ve bu süre zarfında denetimli serbestlik ve gerekli görülürse tedavi altına alınmasına karar verilmektedir.

Erteleme iyi hali olarak tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmekte, Ertelemenin iyi halli geçmemesi halinde ise açılarak yargılama sonuna 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.

Uyuşturucu Veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu:

Bu suç 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu madde 188. de düzenlenmiştir. 4. fıkradan itibaren ise suçun nitelikli halleri ve cezanın artırılacağı durumlar düzenlenmiştir. Bu madde genel anlamda uyuşturucunun ticareti halinde uygulama alanı bulmaktadır.

Bu maddenin kapsamı geniş olup uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi:

İmal Eden: Ruhsatsız veya ruhsata aykırı şekilde maddenin üretiminin yapılmasını ifade eder.

İthal veya İhraç Eden: Ülke dışına satışı veya dışardan ülkeye girişini sağlamayı ifade eder. 2. fıkrada yurtdışında alınan cezanın Türkiye’de mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu fiillere “20 yıldan30 yıla kadar hapis ve 2 bin günden 20 bin güne kadar adlî para cezası” uygulanır.

Satan: Para karşılığı başkalarına vererek ticaretini yapan kişi.

Satışa Arz Eden: Belli yerlerde sattığı bilinen ve satış yapmaya hazır şekilde bekleyen satışa sunan kişilerdir. Örn: Okulun çevresinde bir yerde satışa hazır bekleyen kişiler.

Başkalarına Veren: Bir bedel alınmadan ticari bir faaliyet içerisinde malın başkasına verilmesini ifade eder.

Sevk Eden, Nakleden, Depolayan, Satın Alan, Kabul Eden, Bulunduran Kişi: Ticari faaliyet içerisinde söz konusu fiilleri gerçekleştiren kişidir.

Bu fiillere ise “10 yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden 20 bin güne kadar adlî para cezası” uygulanır.

Görüldüğü üzere bu maddede, kişisel kullanım için değil tamamen ticari amaçlarla gerçekleştirilen fiiller cezalandırılmaktadır. Bu sebeple cezaları TCK 191 ‘e göre daha ağırdır.

Yukarıda ayrıntılı olarak hangi fiillerin suç olduğunu ve hangi suç tipine girdiğini kısaca izah etmiş olduk.

Söz konusu uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ticareti veya imali suçu ile kullanma veya bulundurma suçu şeklindeki iki farklı durumun cezalandırmada ciddi farkları bulunmaktadır.

Birinin cezası 2-5 yıl iken ticaret amacı ortaya çıktığında 10 yıl ve üzeri hapis bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası imal, ithal, ihraç söz konusu olduğunda ise 20-30 yıl hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezasıdır.

Kanun hazırlanırken içiciler, bağımlılar ile madde ticareti yapanlar birbirinden ayrı tutulmuştur. Uyuşturucu ticaretinin topluma verdiği zarar dikkate alınarak daha öngörülmüştür. Fakat ticaret yapmaksızın sadece kendine zarar veren kişisel kullanıcılara daha az ceza öngörülmüştür.

Yine İki Suç Arasında Çok Önemli Bir Cezalandırma Farkı Vardır Bunlar Kısaca:

İçiciler için, Ceza Muhakemesi Kanununda kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik ve gerek görülürse tedavi olmasına karar verilmesi hükme bağlanarak kanunla hemen cezalandırma yapmadan öncelikle tedavi imkânı sunulmaktadır.

Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçlarıyla yapılan mücadele daha fazla ve ticaretin önlenmesi adına cezalandırma ve koşulları daha serttir.

Bu yüzden ticaret yapıldığına kesin gözle bakılamadığı durumlarda kullanma ve bulundurma suçları gündeme gelmektedir.

Hangi Durumlarda Hangi Suça İlişkin Hüküm Kurulduğunu Yargı Kararları Çerçevesinde İnceleyecek Olursak:

10.C. D. 2010/44979 E. 2011/55380 K. S.K.: muhbirin soyut ihbarı dışında somut delil bulunmadığı için ticaretin kanıtlanamayacağı ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluştuğuna kararı vermiştir.

Bunun anlamı şudur: Bu maddeleri satma, satışa arz etme, ticari faaliyet kapsamında başkalarına verme, sevk-nakil-depolama-satın alma fiillerini gerçekleştirdiği belirlenemeyen şahıslar hakkında sadece kullanım için bulundurma suçunun gerçekleştirdiği kabul edilmektedir. Saydığımız ticari faaliyetlerin somut delillerde kanıtlanması gerekir. Aksi halde sanık veya şüpheli cezalandırılamaz veya şartları varsa kullanmak için bulundurma suçu olan 191. Maddeye göre cezaya hükmedilir.

Yargıtay kararlarında ev veya aracında yapılan aramada uyuşturucu-uyarıcı madde bulunan şahıslar veya üzerinde madde ile yakalanan şahıslarda madde ticareti ile madde kullanma-bulundurma suçunu şu ölçütlere göre ayırmaktadır:

  1.  MADDE MİKTARI

Adli tıp kurumu esrar kullanımı için her defasında 1-1,5 gram kullanımın günde üç kere alındığı farz edilirse yıllık kullanımın üzerinde maddeye rastlanırsa artık kullanım amacının dışına çıktığını kabul etmektedir.

  • G.K. – KARAR: 2012/253:ÜÇYÜZKIRK gramlık uyuşturucu madde miktarının yıllık kişisel kullanım sınırları içerisinde bulunması, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği kuşku boyutunda kalmaktadır.” şeklinde karar vermiş.
  • C. D. – Karar: 2016/231: “evde 82 adet uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildiği, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırıdır.” şeklinde karar vermiş.
  • C. D. 2008/5575 E. 2011/393K. S. K.:601 gramdan ibaret olmasına, uyuşturucu madde bulundurma olarak nitelendirilmesi doğru olduğundan. (…)” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
  • C. D. 2010/12242 E. 2011/384 K. S. k.: 622 gr esrar ele geçirilen sanığın, uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğunu söylediği ve ele geçen madde miktarının kullanma sınırı içinde kaldığı;” şeklinde karar vermiş.
  • C. D. 2010/563 Esas 2013/ 5875 K. s.k.: 165,217 gramdan ibaret esrarı satacağına veya başkasına devredeceğine ilişkin delil bulunmadığı, sanığın suçu inkar etmesinin bu maddeyi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğu şeklinde yorumlanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” yerine “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan hüküm kurulması doğru olmamıştır(…)” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Ayrıca karar sanığın suçu inkarının da önemine vurgu yapmaktadır.
  • C. D. 2011/13043 E. 2012/14677 K. s. k.: “sanığın kullandığı araç içinde 4 ayrı pakette ele geçirilen net 187,6 gramdan ibaret suça konu esrarı kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu (…)” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. Yine sanığın savunmasına vurgu yapılmıştır. Savunma aksine de delil bulunamadağı gerekçesiyle kullanma suçunun oluştuğuna hükmetmiştir.
  • C. D. 2010/52678 E. 2012/6937 K. s. k.: evinde yapılan aramada ele geçirilen 4 poşet içinde 206 gramdan ibaret esrarı, kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu (…)” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
  • C. D. 2010/12245 E. 2011/604 K. s. k.: “sanığın da içinde bulunduğu araçta yapılan aramada sanığa ait çanta içerisinde ele geçirilen 380 gramdan ibaret esrarı, kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu (…)” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
  1. YAKALANAN KİŞİNİN KAN VE İDRAR TESTLERİNDE MADDEYE RASTLANIP RASTLANMAMASI

Üzerinde madde ile yakalanan şahıs eğer kullanmadığını ifade ederse ve kan ve idrar testi temiz çıkarsa hakkında hiçbir cezaya hükmedilemez. Ancak eğer madde miktarının fazla olması vs. bazı deliller şahsın satıcı olduğundan şüphe ortaya çıkarırsa ve şahıs için yapılan kan ve idrar testlerinde de hiçbir madde ize rastlanmazsa tek başına bu delille şahsın satıcı olduğuna hükmedilemez. Kan ve idrar tahlilleri sadece tanık ve şüphelilerin ifadelerindeki çelişkilerin giderilmesi için kullanılmalıdır. Ayrıca Adli Tıp 5. İhtisas kurulu verdiği bir mütalaada: “esrar etken maddesi THC (tetrahidrokanibal)’nin kandaki tespit edilebilme süresinin bireysel farklılıklar olmakla ve alınan esrarın içerdiği THC konsantrasyonuna göre değişmekle birlikte ortalama olarak bir kullanımlık esrar içenlerde 3 gün, kronik kullanıcılarda 2 hafta, idrarda tespit edilebilme süresi ise 3 haftadır.” şeklinde ifade ettiği üzere söz konusu testin güvenilirliği de bulunmamaktadır.

  1. MADDENİN NEREDE SAKLANDIĞI

Ayrıca sanık tarafından uyuşturucu maddelerin nerede saklandığı da önem arz etmektedir. Uyuşturucu ev veya iş yerlerinde bulunmuşsa bu kulanı için bulunduğuna işaret ederken depoda bulundurması madde ticaretine işaret edebilir. Tabi ki depoda saklanması tek başına ticarete delil olmayacaktır. Ayrıca miktar ve istiflenme biçimlerine bakılmalıdır.

  1. MADDENİN İSTİFLENME BİÇİMİ

İstiflenme biçiminden kasıt mini paketlere koyulmuş vaziyette bulunan maddeler satışının yapıldığına dair işaret olabilecektir. Ayrıca bu mini paketlerin yanında terazi veya tartılar ele geçirilmiş ise bu durum Yargıtay’a göre maddenin satış için hazırlandığına delalet etmektedir.

  1. İFADELER

Yan delil olarak kullanılmaktadır. Diğer deliller ile desteklenmesi gerekmektedir. Özellikle şüphelilerin birbirleri aleyhine ifadeler vermesi söz konusu olmaktadır. Tek başına bu suçlamalar ile sanık hakkında karar verilemeyecektir.

  1. TELEFON GÖRÜŞMELERİNİN KAYITLARI

Şüpheliler hakkında iletişimin dinlenmesi ve tespiti kararları verilebilir. Şüphelinin satıcı olup olmadığının tespit edilmesinde kullanılmaktadır.

Özetle yargı kararları ve doktrin şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği uyuşturucu maddenin ticareti suçunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde yüzde yüz kanıtlanması gerektiğini aksi halde sanık hakkında maddenin kullanımı suçundan cezalandırılmakla yetinilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Şüpheden sanığın yararlanması sadece sanık hakkında beraat hükmü verilmesini değil aynı zamanda daha ağır ceza verilecek durumlarda yüzde yüz kanıtlanamıyorsa sanık lehinde olan daha hafif ceza öngörülen suça hükmedilmesini de ifade etmektedir. Tıpkı inceleme konumuz olan uyuşturucu madde ticareti yapıldığına kesin gözle bakılamıyorsa yüzde yüz kanıtlanamıyorsa, sanık hakkında beraate veya şartları varsa sadece uyuşturucu madde kullanma veya kullanım için bulundurma suçundan cezalandırılmasında olduğu gibi olay değerlendirilmelidir.

 
Scroll Up