Telefon İncelemesinde Elde Edilen Her Delil Mahkemede Kullanılabilir mi?

Son güncelleme: Okuma süresi: 13 dakika

Makale Başlıkları

Telefon incelemesinde elde edilen her delil mahkemede kullanılamaz. Bir cep telefonunda mesaj, fotoğraf, video, WhatsApp yazışması, e-posta, konum kaydı veya başka bir dijital veri bulunması, bu verinin kendiliğinden hukuka uygun delil olduğu anlamına gelmez. Ceza yargılamasında önemli olan yalnızca bilginin ne söylediği değil, hangi hukuki yetkiye dayanılarak, hangi yöntemle ve hangi kapsamda elde edildiğidir.

Telefon İncelemesinde Elde Edilen Her Delil Mahkemede Kullanılabilir mi?

Telefon İncelemesinde Elde Edilen Her Delil Mahkemede Kullanılabilir mi?, Anayasa’nın 38. maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 206 ve 217. maddeleri, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin ceza yargılamasında hükme esas alınamayacağı temelini oluşturur. CMK m.217/2’ye göre yüklenen suç ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Yargıtay da dijital deliller konusunda bu ilkeyi açık şekilde uygulamaktadır.

Cep telefonu, kişinin yalnız telefon görüşmelerini barındıran basit bir iletişim aracı değildir. Günümüzde telefonlarda yıllara yayılan özel yazışmalar, fotoğraflar, sağlık bilgileri, banka hareketleri, konum geçmişi, sosyal medya hesapları, bulut verileri ve iş hayatına ilişkin belgeler bulunabilir. Bu nedenle telefon incelemesi özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması bakımından son derece ağır bir müdahale niteliğindedir.

KonuGenel Kural
Telefonda veri bulunduTek başına yeterli değil
Dijital incelemeHukuki dayanağı bulunmalı
CMK 134Dijital arama ve kopyalama bakımından temel düzenleme
Canlı iletişim dinlemeCMK 135 şartlarına tabidir
Hukuka aykırı veriHükme esas alınamaz
Başka suç delili çıkmasıCMK 138 ayrıca değerlendirilir
Silinen veriHukuka uygun inceleme kapsamında ise değerlendirilebilir
Ekran görüntüsüKaynağı ve doğruluğu araştırılabilir
Şüphelinin rızasıHer hukuka aykırılığı otomatik olarak gidermeyebilir
Delilin gerçekliğiTeknik inceleme ile doğrulanabilir

Telefon İncelemesi Hangi Maddeye Göre Yapılır?

Cep telefonu üzerinde kayıtlı bulunan dijital verilerin aranması ve kopyalanması bakımından uygulamada CMK m.134 önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır.

CMK m.134’e göre bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunması ve başka şekilde delil elde etme imkanının bulunmaması halinde şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve çözülerek metin haline getirilmesine karar verilebilir.

Yargıtay içtihatlarında bilgisayar niteliğindeki cep telefonları bakımından da CMK m.134’ün uygulanabileceği açık şekilde ifade edilmektedir. Özellikle cihazın içeriğine girilip kayıtların aranması ve kopyalanması, telefonun yalnız fiziken ele geçirilmesinden farklı bir işlemdir.

Telefonun Ele Geçirilmesi Yeterli mi?

Hayır.

Telefonun adli arama sırasında bulunarak kolluk tarafından muhafaza altına alınması ile cihazın içeriğinin incelenmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin kişinin üst aramasında telefonunun ele geçirilmiş olması, kolluk görevlisine otomatik olarak telefonun galerisini, WhatsApp konuşmalarını, notlarını ve diğer özel içeriklerini sınırsız şekilde inceleme yetkisi vermez.

Dijital veriye müdahalenin ayrıca hukuka uygun bir temele dayanması gerekir.

Yargıtay, cep telefonu gibi dijital cihazlarda yapılacak arama ve kopyalama işlemlerinin özel hayat ve kişisel veriler üzerinde ciddi etki doğurduğunu, bu nedenle CMK’daki usul şartlarının önem taşıdığını vurgulamaktadır.

Hakim Kararı Gerekir mi?

CMK m.134’ün güncel düzenlemesine göre dijital arama ve kopyalama konusunda kural olarak hakim karar verir.

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Ancak savcının kararı 24 saat içinde hakim onayına sunulmalıdır. Hakim de en geç 24 saat içerisinde kararını vermelidir.

Hakim tarafından onay verilmemesi halinde çıkarılan kopyaların ve çözümü yapılan metinlerin derhal imha edilmesi gerekir.

Bu nedenle “savcı istedi, telefona baktık” şeklindeki açıklama tek başına yeterli olmayabilir. Kararın zamanı, içeriği, kapsamı ve hakim onayı olup olmadığı dosya üzerinden incelenmelidir.

Telefonda Bulunan Her Şey Delil midir?

Hayır. Telefon içerisinden çıkan her bilgi ceza dosyasıyla ilgili olmayabilir.

Bir telefon incelemesinde binlerce fotoğraf, mesaj, kişi kaydı veya uygulama verisi bulunabilir. Bunlardan yalnız soruşturma konusu suçla ilgili olan ve hukuka uygun yöntemle elde edilen veriler delil niteliği bakımından değerlendirilmelidir.

Örneğin ekonomik bir suç soruşturmasında telefon içerisinde kişinin özel sağlık bilgileri, aile fotoğrafları veya soruşturmayla hiçbir ilgisi olmayan kişisel konuşmaları bulunabilir. Bunların telefonda bulunması, tamamının dosyada kullanılabileceği anlamına gelmez.

Delilin Suçla İlgili Olması Gerekir mi?

Ceza yargılamasında ortaya konulan delilin ispat edilmek istenen hususla bağlantılı olması gerekir.

Telefon incelemesinden elde edilen bir mesajın gerçek olması kadar, soruşturulan fiille nasıl bağlantılı olduğu da önemlidir.

Örneğin üç yıl önce yapılmış ve soruşturma konusu olayla ilgisi bulunmayan bir konuşmanın sanığın karakteri hakkında olumsuz kanaat yaratmak amacıyla dosyaya konulması ile doğrudan suç tarihinde yapılan bir suç planlaması yazışmasının kullanılması aynı değildir.

Mahkeme delilin içeriğini, elde edilme şeklini ve olayla bağlantısını birlikte değerlendirmelidir.

Özel Konuşmalar Kullanılabilir mi?

Özel nitelikte olması bir verinin hiçbir şartta delil olamayacağı anlamına gelmez. Ancak özel hayatın gizliliğine yapılan müdahalenin kanuni dayanağının ve gerekli koşullarının bulunması gerekir.

Telefon incelemesinin hukukiliği değerlendirilirken özellikle kararın kapsamı önem taşır.

Soruşturmayla hiçbir ilgisi bulunmayan ve başka bir suç şüphesi de oluşturmayan özel yazışmaların yalnız merak amacıyla incelenmesi veya üçüncü kişilerle paylaşılması hukuken kabul edilebilir değildir.

Telefon İncelemesi ile Telefon Dinleme Aynı mı?

Hayır. Bu ayrım son derece önemlidir.

Telefonun hafızasında daha önce oluşmuş mesaj, fotoğraf veya dosyaların incelenmesi ile kişinin gelecekte yapacağı telefon görüşmelerinin veya iletişiminin teknik araçlarla dinlenmesi farklı koruma tedbirleridir.

Telefonda Kayıtlı Mesajların İncelenmesi

Daha önce telefona kaydedilmiş WhatsApp mesajları, SMS kayıtları, fotoğraflar veya başka dijital içerikler cihaz üzerindeki dijital inceleme kapsamında değerlendirilebilir.

Burada CMK m.134 başta olmak üzere arama ve elkoymaya ilişkin hükümler önem taşır.

Telefonun fiziki olarak elde edilmesi, cihazın bütün dijital içeriğinin sınırsız biçimde aranabileceği anlamına gelmez.

Telefon Dinleme CMK 135’e Tabidir

Devam eden telekomünikasyon iletişiminin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ise CMK m.135 kapsamında ayrı bir koruma tedbiridir.

CMK m.135’e göre bunun için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka suretle delil elde edilememe şartları aranır. Dinleme ve kayda alma tedbirleri yalnız kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir.

Bu nedenle telefon içerisinde eski bir WhatsApp konuşmasının bulunması ile devletin kişinin o anda devam eden haberleşmesini dinlemesi hukuken aynı işlem değildir.

Hukuka Aykırı Telefon Delili Nedir?

Telefonun veya dijital verilerin kanunda öngörülen usule aykırı biçimde elde edilmesi halinde hukuka aykırı delil tartışması ortaya çıkar.

Anayasa m.38/6, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenlemektedir.

CMK m.206/2-a’ya göre kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulması reddedilir. CMK m.217/2 ise suçun yalnız hukuka uygun elde edilmiş delillerle ispatlanabileceğini belirtmektedir.

Karar Olmadan Telefon İncelenirse Ne Olur?

Usulüne uygun bir dijital arama kararı bulunmaksızın telefonun içeriğine girilmiş olması halinde elde edilen delillerin hukuka uygunluğu ciddi şekilde tartışmalı hale gelir.

Yargıtayın güncel içtihatlarında bilgisayar niteliğindeki cep telefonlarında yapılacak aramanın CMK m.134 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve hukuki karar olmadan yapılan işlemlerin yasak delil niteliğine dönüşebileceği ifade edilmektedir.

Bu durumda mahkemenin “içerik doğruysa kullanırım” şeklinde hareket etmesi mümkün değildir.

Ceza muhakemesinde doğru bilgi ile hukuka uygun delil aynı şey değildir.

Hukuka Aykırı Delil Tek Delilse

Bir mahkumiyet esaslı biçimde hukuka aykırı delile dayanıyorsa hükmün hukuka aykırı olması gündeme gelir.

CMK m.289/1-i uyarınca hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delile dayanması kesin hukuka aykırılık nedenlerinden biridir.

Yargıtay kararlarında da yasa dışı elde edilen dijital verilerin tek veya belirleyici mahkumiyet delili olarak kullanılamayacağı açıkça vurgulanmaktadır.

Telefonun Yedeğinin Alınması Gerekir mi?

CMK m.134 dijital inceleme sırasında verilerin bütünlüğünün korunmasına yönelik özel kurallar içerir.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüğüne elkoyma sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeğinin alınması gerekir.

Kanuna göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilmesi ve bu işlemin tutanağa geçirilmesi öngörülmektedir.

Neden Yedek Önemlidir?

Dijital veriler değiştirilebilir, silinebilir veya manipüle edilebilir niteliktedir.

Bu nedenle “telefonun içinde bu vardı” şeklindeki soyut bir kolluk tespitinden ziyade hangi cihazdan hangi yöntemle verinin elde edildiğinin ve veri bütünlüğünün korunup korunmadığının gösterilmesi önemlidir.

Örneğin WhatsApp konuşmasının yalnız bir ekran görüntüsünün dosyaya eklenmesi halinde konuşmanın tamamı, mesajın tarihi, numaranın kime ait olduğu veya ekran görüntüsünün değiştirilip değiştirilmediği tartışılabilir.

Teknik bilirkişi veya adli bilişim incelemesi bu tür uyuşmazlıklarda önem kazanabilir.

Hash Değeri Neden Kullanılır?

Adli bilişim uygulamalarında dijital kopyanın sonradan değiştirilip değiştirilmediğini kontrol etmek amacıyla hash değerlerinden yararlanılabilir.

Hash değeri dijital verinin bir tür teknik parmak izi olarak düşünülebilir.

Ceza dosyasında kullanılan dijital materyalin ilk elde edilen veriyle aynı olup olmadığı konusunda tartışma varsa imaj alma yöntemi, teknik tutanaklar, hash kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte incelenebilir.

Her teknik eksiklik otomatik olarak bütün dosyayı geçersiz kılmaz; ancak delilin güvenilirliğini ve ispat gücünü etkileyebilir.

Silinen Mesajlar Delil Olabilir mi?

Telefon incelemesi sırasında teknik yöntemlerle silinmiş mesajların veya dosyaların kurtarılması mümkün olabilir.

Bu verilerin silinmiş olması, tek başına delil olarak kullanılamayacağı anlamına gelmez.

Esas soru verilerin hukuka uygun bir inceleme sırasında elde edilip edilmediği ve gerçekliğinin doğrulanıp doğrulanamadığıdır.

Silinen WhatsApp Mesajları Kullanılabilir mi?

Hukuka uygun dijital inceleme sırasında elde edilmiş, teknik olarak doğrulanmış ve soruşturma konusu olayla bağlantılı silinmiş mesajlar delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak mesajın cihazda neden bulunduğu, hangi kişiye ait olduğu ve değiştirilip değiştirilmediği araştırılmalıdır.

Örneğin bir mesajın cihazın geçici belleğinde bulunması, mutlaka cihaz sahibinin mesajı gönderdiğini göstermez.

Kullanıcı hesabı, telefon numarası, zaman kayıtları ve diğer teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Başka Bir Suçun Delili Çıkarsa

Telefon incelemesinin belirli bir suç nedeniyle yapıldığı sırada tamamen başka bir suça ilişkin veri bulunabilir.

Bu durumda “telefon zaten hukuken inceleniyordu, ne çıkarsa kullanılır” yaklaşımı doğru değildir.

CMK m.138 tesadüfen elde edilen delilleri ayrıca düzenlemektedir.

Arama Sırasında Başka Suç Bulunursa

CMK m.138/1’e göre arama veya elkoyma tedbirinin uygulanması sırasında soruşturmayla ilgisi olmayan ancak başka bir suç işlendiği şüphesini uyandıran delil elde edilirse bu delil muhafaza altına alınır ve Cumhuriyet savcılığına derhal bildirilir.

Örneğin dolandırıcılık soruşturması nedeniyle usulüne uygun şekilde incelenen telefonda uyuşturucu ticaretine ilişkin açık mesajlar bulunursa tesadüfi delil hükümleri gündeme gelebilir.

Burada savcılığın durumdan haberdar edilmesi ve yeni suç yönünden gerekli soruşturma işlemlerinin usulüne uygun yapılması gerekir.

Telefon Dinlemede Kural Daha Dar

CMK m.135 kapsamında yapılan iletişimin denetlenmesinde tesadüfen elde edilen delil bakımından daha dar bir sistem bulunmaktadır.

CMK m.138/2’ye göre iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen tesadüfi delilin yeni suç bakımından kullanılabilmesi için ilgili suçun CMK m.135’teki katalog suçlardan olması gerekir.

Yargıtay 2025 ve 2026 tarihli kararlarında bu kuralı açık biçimde uygulamaktadır. Katalog dışında kalan suçlara ilişkin tesadüfi telefon dinleme kayıtlarının hükme esas alınamayacağı kabul edilmektedir.

Kişinin Kendi Kaydettiği Konuşmalar

Bir başka önemli konu, kişinin kendi yaptığı telefon görüşmesini veya içinde bulunduğu konuşmayı kaydetmesidir.

Bu kayıtlar devlet tarafından CMK m.135 kapsamında yapılan telefon dinlemesinden farklıdır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak başka şekilde elde edilmesi mümkün olmayan ve kaybolma ihtimali bulunan delili yetkili mercilere sunmak amacıyla yaptığı kayıtların bazı istisnai şartlarda hukuka uygun kabul edilebileceğini belirtmiştir.

Her Gizli Kayıt Delil Olur mu?

Hayır.

Bir kişiyi aylar boyunca sistematik biçimde gizlice kaydetmek ile aniden gelişen ve başka şekilde ispat edilmesi mümkün olmayan bir suç sırasında kayda başvurmak aynı değildir.

Özellikle kişinin kolluk veya savcılığa başvurma imkanı bulunmasına rağmen özel olarak senaryo oluşturarak karşı tarafı kayda almaya devam etmesi halinde hukuka aykırılık tartışması doğabilir.

Ayrıca ses kaydının kullanılması dışında, kaydı yapmak TCK’nın haberleşmenin ve özel hayatın gizliliğine ilişkin hükümleri bakımından ayrıca suç oluşturabilir.

Bu nedenle “ben görüşmenin tarafıyım, istediğim her konuşmayı kaydedebilirim” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

WhatsApp Ekran Görüntüsü Delil mi?

WhatsApp ekran görüntüleri ceza yargılamasında delil olarak dosyaya sunulabilir. Ancak ekran görüntüsünün bulunması mahkemenin onun içeriğini tartışmasız doğru kabul edeceği anlamına gelmez.

Ekran görüntüsünün hangi telefondan alındığı, hesabın kime ait olduğu, görüşmenin tamamının bulunup bulunmadığı ve üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı araştırılabilir.

Mesajın Tamamı İncelenmeli mi?

Bağlamından koparılan bir veya iki mesaj yanlış anlam yaratabilir.

Örneğin on sayfalık konuşmanın yalnız sanık aleyhine görünen iki cümlesinin dosyaya konulması, konuşmanın gerçek anlamını değiştirebilir.

Bu nedenle savunma tarafı görüşmenin tamamının, telefonun teknik kayıtlarının ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesinin dosyaya alınmasını talep edebilir.

Ceza yargılamasındaki delil toplama ve değerlendirme süreci hakkında ceza hukukunda yargılama evreleri başlıklı içeriğimiz de incelenebilir.

Telefon İncelemesinin Kapsamı Sınırsız mı?

Telefon incelemesi kararı verilmiş olması kolluğa kişinin bütün hayatını sınırsız biçimde araştırma yetkisi vermez.

Koruma tedbirlerinin ölçülü ve soruşturmanın amacıyla bağlantılı uygulanması gerekir.

Kararda hangi suç nedeniyle inceleme yapıldığı, hangi cihazın inceleneceği ve tedbirin hukuki şartlarının bulunup bulunmadığı önemlidir.

Üçüncü Kişilerin Mesajları Ne Olur?

Şüphelinin telefonunda yalnız kendisine ait bilgiler bulunmaz.

Aile üyeleri, iş arkadaşları, avukatlar, doktorlar veya tamamen soruşturmayla ilgisiz üçüncü kişilerin yazışmaları da bulunabilir.

Bu kişilerin mesajlarının telefonda yer alması bunların sınırsız şekilde ifşa edilmesini haklı hale getirmez.

Soruşturmayla ilgisi olmayan kişisel içeriklerin korunması özel hayat ve kişisel verilerin korunması bakımından ayrıca önem taşır.

Avukatla Yazışmalar İncelenebilir mi?

Şüpheli ile müdafii arasındaki hukuki yardım ilişkisinin gizliliği özel koruma altındadır.

CMK m.154 şüpheli veya sanığın müdafii ile görüşmesinin başkalarının duyamayacağı ortamda yapılmasını ve yazışmalarının denetime tabi tutulmamasını temel kural olarak düzenlemektedir.

Telefon incelemesinde avukat-müvekkil yazışmalarına rastlanması halinde savunma hakkı ve mesleki gizlilik bakımından ayrıca dikkatli değerlendirme yapılması gerekir.

Hukuka Aykırı Delile Nasıl İtiraz Edilir?

Telefon incelemesinin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa öncelikle incelemeye dayanak hakim veya savcı kararı, elkoyma tutanakları ve dijital inceleme raporları incelenmelidir.

Savunma tarafından delilin hukuka aykırı elde edildiği ileri sürülebilir.

CMK m.206/2-a uyarınca hukuka aykırı delilin reddedilmesi talep edilebilir.

Mahkeme hükmünde hangi delilleri kabul ettiğini ve hukuka aykırı bulunan delilleri ayrıca değerlendirmek zorundadır.

Hukuka Aykırı Delil Dosyadan Fiziken Çıkarılır mı?

Her durumda dosyadan kağıdın veya dijital kaydın fiziksel olarak silinmesi zorunlu değildir.

Önemli olan hukuka aykırı delilin hükme esas alınmamasıdır.

CMK m.230, hükümde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesini öngörmektedir.

Bu nedenle savunmanın yalnız “delil hukuka aykırı” demesi yerine hangi usul kuralının ihlal edildiğini somut şekilde göstermesi önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Polis telefonuma karar olmadan bakabilir mi?

Telefon içindeki dijital verilerin ayrıntılı biçimde incelenmesi kural olarak özel hukuki şartlara tabidir. CMK m.134 kapsamında hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan halde savcı kararı önem taşır. Savcı kararı da 24 saat içinde hakim onayına sunulmalıdır.

Telefonun şifresinin açılması zorunlu mu?

Şifrenin çözülememesi halinde CMK m.134, cihazın gerekli kopyaların alınabilmesi amacıyla elkonulmasına imkan verir. Şifrenin çözülmesi ve kopyaların alınmasından sonra cihazın gecikmeksizin iadesi öngörülmektedir.

WhatsApp mesajları mahkemede delil olur mu?

Olabilir. Ancak mesajın hukuka uygun elde edilmiş olması, gerçekliğinin doğrulanabilmesi ve dava konusu olayla bağlantısının bulunması gerekir.

Silinen mesajlar kullanılabilir mi?

Teknik olarak kurtarılan silinmiş veriler, hukuka uygun inceleme kapsamında elde edilmiş ve doğrulanabiliyorsa değerlendirilebilir. Silinmiş olması veriyi otomatik olarak hukuka aykırı hale getirmez.

Ekran görüntüsü tek başına mahkumiyet için yeterli mi?

Her olayda değil. Ekran görüntüsünün doğruluğu, hesabın kime ait olduğu, konuşmanın bağlamı ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Telefon dinleme ile telefon inceleme aynı mı?

Hayır. Cihazdaki mevcut kayıtların incelenmesi ile gelecekteki iletişimin dinlenmesi farklı koruma tedbirleridir. Telefon dinleme CMK m.135’in daha ağır şartlarına tabidir.

Başka suçla ilgili mesaj bulunursa kullanılabilir mi?

Arama ve elkoyma sırasında tesadüfen başka bir suça ilişkin delil bulunması halinde CMK m.138 uygulanabilir. Delilin muhafaza edilmesi ve savcılığa derhal bildirilmesi gerekir.

Telefon karar olmadan incelendiyse bütün dava düşer mi?

Hayır. Hukuka aykırı telefon delilinin hükümden çıkarılması gerekir; ancak dosyada hukuka uygun başka deliller bulunuyorsa yargılama bunlar üzerinden devam edebilir. Hukuka aykırı delilin mahkumiyet açısından tek veya belirleyici delil olup olmadığı önemlidir.

Telefon incelemesine itiraz edilebilir mi?

Koruma tedbirinin hukuki dayanağı ve delillerin kullanılması soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tartışılabilir. Savunma delilin hukuka aykırılığını ileri sürerek hükme esas alınmamasını talep edebilir.

Telefondan çıkan her fotoğraf dosyaya konulabilir mi?

Hayır. Soruşturmayla ilgisi bulunmayan özel verilerin sınırsız şekilde dosyaya dahil edilmesi veya yayımlanması özel hayat ve kişisel verilerin korunması bakımından sorun oluşturabilir.

Dijital Delilde Esas Olan Yalnız İçerik Değildir

Telefon incelemesinde en sık yapılan hata “mesaj telefonda bulunduysa gerçektir ve mahkemede kullanılabilir” şeklinde düşünmektir.

Ceza muhakemesi hukuku açısından delilin içeriğinin yanında elde edilme yöntemi de belirleyicidir.

Telefonun kimden ve hangi işlemle alındığı, dijital incelemeye ilişkin kararın bulunup bulunmadığı, savcı kararının hakim onayına sunulup sunulmadığı, incelemenin kararın kapsamını aşıp aşmadığı, verilerin değiştirilmeden muhafaza edilip edilmediği ve delilin soruşturulan suçla bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuka aykırı dijital delil, içeriği ne kadar güçlü görünürse görünsün mahkumiyetin hukuki temeli olamaz. CMK m.217/2 ve Anayasa m.38/6 bu konuda temel güvenceyi oluşturmaktadır.

Özellikle bir telefon incelemesi tek veya belirleyici delil durumundaysa CMK m.134 kapsamında gerekli kararların bulunup bulunmadığı ve dijital inceleme sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediğinin ayrıntılı incelenmesi gerekir.

Telefon incelemesi, hukuka aykırı delil, WhatsApp yazışmalarının delil niteliği veya ceza soruşturmasındaki dijital inceleme işlemleri hakkında dosyaya özgü değerlendirme için MDM Hukuk iletişim sayfası üzerinden iletişime geçilebilir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla MDM Hukuk tarafından hazırlanmıştır.

Kaynaklar

Adalet Bakanlığı UYAP – 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Adalet Bakanlığı UYAP – Hukuka Aykırı Dijital Delile İlişkin Yargıtay Kararı

Adalet Bakanlığı UYAP – Dijital Delil ve CMK 134 Yargıtay Kararı

Adalet Bakanlığı UYAP – Tesadüfen Elde Edilen İletişim Delilleri

Hemen Ara
WhatsApp