Makale Başlıkları
Boşanmada “Mal Kaçırma” Nasıl İspat Edilir?, eşlerden birinin diğer eşin mal rejiminin tasfiyesinden doğacak katılma alacağını azaltmak amacıyla malvarlığını üçüncü kişilere devretmesi, karşılıksız kazandırma yapması veya malvarlığını gerçekte olduğundan daha düşük gösterecek işlemler gerçekleştirmesi için kullanılan pratik bir ifadedir.
Türk Medeni Kanunu’nda “boşanmada mal kaçırma suçu” adıyla özel bir suç bulunmamaktadır. Konu esas olarak edinilmiş mallara katılma rejimi ve TMK m.229’daki eklenecek değer hükümleri kapsamında değerlendirilir.
TMK m.229’a göre iki önemli işlem tasfiyede edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir:
- Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar.
- Mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler.
Bu nedenle eş boşanma öncesinde evi, arsayı, aracı, şirket hissesini veya banka parasını üçüncü kişiye devretmiş olsa bile diğer eşin mal paylaşımından doğan hakkı her durumda ortadan kalkmaz.
Yargıtayın güncel kararlarında da TMK m.229 kapsamındaki malvarlığı değerlerinin mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Eşlerin evlilik içerisindeki mali hak ve yükümlülüklerinin genel çerçevesi için Evlilik Birliğinde Eşlerin Mali Hak ve Yükümlülükleri başlıklı içeriğimiz incelenebilir.
| Şüpheli İşlem | Önemli Deliller |
|---|---|
| Evin akrabaya devredilmesi | Tapu kayıtları, banka hareketleri |
| Çok düşük bedelli satış | Ekspertiz, piyasa değeri, dekont |
| Bedelsiz devir | Tapu kaydı, para hareketinin bulunmaması |
| Bankadaki paranın çekilmesi | Hesap hareketleri |
| Paranın yakına gönderilmesi | Havale/EFT kayıtları |
| Aracın devredilmesi | Araç tescili, satış belgesi |
| Şirket hissesinin devri | Ticaret sicili, pay devir kayıtları |
| Gerçek olmayan borç iddiası | Sözleşme, dekont, ödeme kayıtları |
| Boşanma öncesi toplu devirler | İşlem tarihleri |
| Katılma alacağını azaltma kastı | Zamanlama, bedel, yakınlık ve işlemin ekonomik mantığı |
Boşanmada “Mal Kaçırma” Nasıl İspat Edilir?
Boşanmada “Mal Kaçırma” Nasıl İspat Edilir?, Mal kaçırma denildiğinde genellikle eşlerden birinin mal rejimi tasfiyesinde diğer eşin alacağı miktarı azaltmaya yönelik işlemleri anlaşılır.
Örneğin;
- evin kardeşe devredilmesi,
- aracın arkadaş üzerine geçirilmesi,
- banka parasının aile üyelerine aktarılması,
- şirket paylarının yakın kişilere devredilmesi,
- görünürde borç oluşturulması
mal kaçırma iddiasına konu olabilir.
Ancak evlilik sırasında yapılan her satış veya mal devri mal kaçırma değildir.
Bir eşin malı üzerinde tasarrufta bulunma hakkı vardır.
Asıl araştırılması gereken konu işlemin gerçek ekonomik gerekçesinin bulunup bulunmadığı ve diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığıdır.
TMK 229 Mal Kaçırma Konusunda Ne Düzenliyor?
TMK m.229 mal rejiminin tasfiyesinde “eklenecek değerler” başlığı altında iki önemli koruma getirmektedir.
Son Bir Yıldaki Karşılıksız Kazandırmalar
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar tasfiye hesabına eklenebilir.
Örneğin edinilmiş mal niteliğindeki bir evin boşanma davasından altı ay önce kardeşe bedelsiz olarak devredilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Katılma Alacağını Azaltmak Kastıyla Yapılan Devirler
İkinci düzenleme daha geniştir.
Eşlerden biri mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla mal devretmişse bu işlem tasfiyede dikkate alınabilir.
Bu ikinci durumda işlemin mutlaka son bir yıl içerisinde yapılmış olması gerekmez.
Dolayısıyla “boşanmadan bir yıldan daha önce devrettim, artık diğer eş hiçbir hak iddia edemez” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Mal Rejimi Hangi Tarihte Sona Erer?
TMK m.225’e göre boşanmaya karar verilmesi halinde mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Bu tarih mal kaçırma iddialarında son derece önemlidir.
Örneğin boşanma davası 1 Eylül 2026 tarihinde açılmış ve boşanma kararı 2028 yılında kesinleşmiş olabilir.
Boşanma gerçekleşirse mal rejiminin sona erme tarihi kural olarak 1 Eylül 2026 kabul edilir.
Bu nedenle şüpheli devirlerin;
- davadan önce mi,
- dava sırasında mı,
- mal rejimi sona erdikten sonra mı
yapıldığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Boşanma davasının hazırlanması ve ileri sürülecek vakıaların önemi için Boşanma Dilekçesi Örneği başlıklı içeriğimiz de incelenebilir.
Mal Kaçırma Nasıl İspat Edilir?
Mal kaçırma iddiası somut delillerle ortaya konulmalıdır.
TMK m.6 ve HMK m.190 uyarınca genel olarak iddia ettiği vakıadan kendi lehine hukuki sonuç çıkarmak isteyen taraf bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Yargıtayın 2026 tarihli mal rejimi kararlarında da TMK m.229 iddialarında bu genel ispat kuralına vurgu yapılmaktadır.
Tapu Kayıtları
Taşınmazlarla ilgili en önemli delillerden biri tapu kayıtlarıdır.
Tapu kayıtlarından;
- taşınmazın edinme tarihi,
- önceki maliki,
- devir tarihi,
- yeni malik,
- işlem türü
belirlenebilir.
Özellikle boşanma tartışmalarının başladığı dönemde yakın akrabaya yapılan devirler diğer delillerle birlikte önem kazanabilir.
Ancak yalnız alıcının kardeş veya anne-baba olması mal kaçırmayı tek başına ispatlamaz.
Banka Hareketleri Nasıl Kullanılır?
Tapuda satış gösterilen bir işlemde en önemli sorulardan biri satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğidir.
Örneğin yüksek değerli bir taşınmazın satıldığı belirtilmesine rağmen alıcıdan satıcı eşe herhangi bir para transferi bulunmaması işlemin gerçekliği açısından önemlidir.
Banka kayıtlarından;
- satış bedelinin gelip gelmediği,
- para gönderen kişinin kim olduğu,
- gelen paranın geri gönderilip gönderilmediği,
- bedelin hemen nakit çekilip çekilmediği,
- üçüncü kişiler üzerinden para dolaştırılıp dolaştırılmadığı
araştırılabilir.
Mahkemeden banka kayıtlarının getirtilmesi talep edilebilir.
Kişinin eşinin banka hesabına hukuka aykırı yöntemlerle erişmeye çalışması doğru değildir.
Çok Düşük Bedelli Satış Mal Kaçırma mı?
Tek başına düşük satış bedeli kesin ispat değildir.
Ancak önemli bir emare olabilir.
Örneğin piyasa değeri 10 milyon TL olan taşınmazın çok yakın bir akrabaya 500 bin TL gibi olağan dışı bir bedelle devredilmesi;
- tarafların yakınlığı,
- devir zamanı,
- banka hareketleri,
- malın kim tarafından kullanılmaya devam edildiği
ile birlikte değerlendirilir.
Mahkeme taşınmazın gerçek değerini belirlemek için bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Akrabaya Mal Devretmek Mal Kaçırma Sayılır mı?
Her akrabaya satış mal kaçırma değildir.
Gerçek satış yapılmış ve gerçek bedel ödenmiş olabilir.
Ancak şu durumlar şüpheyi güçlendirebilir:
- boşanma davasından hemen önce devir,
- bedelin ödenmemesi,
- çok düşük satış bedeli,
- alıcının malı satın alacak ekonomik gücünün bulunmaması,
- devreden eşin malı kullanmaya devam etmesi,
- satış bedelinin kısa süre sonra alıcıya geri gönderilmesi.
Mahkeme bunların tamamını birlikte değerlendirir.
Bedelsiz Devir Yapılmışsa Ne Olur?
TMK m.229/1 özellikle karşılıksız kazandırmaları düzenlemektedir.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan ve olağan hediye niteliğinde olmayan karşılıksız kazandırma tasfiye hesabında edinilmiş mallara eklenebilir.
Bu durumda mal artık eşin mülkiyetinde olmasa bile değeri tasfiyede dikkate alınabilir.
Bir Yıldan Eski Devirlerde Hak Kaybolur mu?
Hayır.
Bu konuda TMK m.229’un iki bendi birbirinden ayrılmalıdır.
Bir yıllık süre özellikle karşılıksız kazandırmalar açısından düzenlenmiştir.
Diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerde ise kanun son bir yıl sınırlaması getirmemektedir.
Dolayısıyla iki veya üç yıl önce yapılan bir işlem de katılma alacağını azaltma amacı ispatlanabiliyorsa değerlendirmeye alınabilir.
Mal Kaçırma Kastı Nasıl İspatlanır?
Mal kaçırma kastı çoğu zaman doğrudan bir belgeyle ispatlanamaz.
Mahkeme işlemlerin bütününden sonuca ulaşabilir.
Örneğin;
- ciddi boşanma tartışmalarının başlaması,
- hemen ardından mal devri yapılması,
- çok sayıda malın kısa sürede devredilmesi,
- alıcının yakın akraba olması,
- gerçek para ödemesinin bulunmaması,
- devirden sonra malı eski malikin kullanmaya devam etmesi
birlikte değerlendirilebilir.
Burada tek bir delilden ziyade olayların oluşturduğu bütün önemlidir.
WhatsApp Mesajları Delil Olur mu?
Hukuka uygun biçimde elde edilmiş WhatsApp mesajları ve diğer elektronik kayıtlar delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin kişinin “malları boşanmada paylaşmamak için kardeşimin üzerine geçiriyorum” şeklinde hukuka uygun elde edilmiş bir mesajı önemli delil niteliğinde olabilir.
Ancak HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller mahkeme tarafından dikkate alınamaz.
Bu nedenle eşin;
- telefon şifresini kırmak,
- hesabına gizlice girmek,
- casus yazılım kullanmak,
- özel hesabını ele geçirmek
gibi yöntemlerle delil toplamaya çalışması ayrıca hukuki ve cezai sorunlara yol açabilir.
Evlilik içinde özel hayatın sınırları açısından Evlilik Birliği İçinde Özel Hayatın Gizliliğini İhlal başlıklı içeriğimiz incelenebilir.
Bankadaki Para Başkasına Gönderilirse Ne Olur?
Banka hesabındaki para da mal rejimi tasfiyesinde önemli olabilir.
Eşin boşanma öncesinde yüksek miktarda parayı;
- kardeşine,
- anne veya babasına,
- arkadaşına,
- ilişkili şirkete
göndermesi halinde işlemin sebebi araştırılabilir.
Gerçek bir borç ödemesi mevcutsa durum farklıdır.
Ancak görünürde borç olduğu ileri sürülen işlemin gerçekte karşılıksız aktarım olduğu veya katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı ispatlanırsa TMK m.229 gündeme gelebilir.
Araç Devri Nasıl İspatlanır?
Araçların üçüncü kişilere devredilmesi de mal kaçırma iddiasına konu olabilir.
Araç tescil kayıtlarından;
- aracın edinme tarihi,
- devir tarihi,
- yeni malik
belirlenebilir.
Satış bedelinin ödenip ödenmediği banka kayıtları üzerinden araştırılabilir.
Araç başkasına devredildiği halde fiilen eski eş tarafından kullanılmaya devam ediliyorsa bu durum da diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Şirket Hisseleri Devredilirse Ne Olur?
Mal kaçırma yalnız ev ve araç üzerinden gerçekleşmez.
Şirket ortağı olan eş;
- şirket payını,
- ortaklık hakkını,
- ekonomik değer taşıyan başka ticari hakkını
üçüncü kişiye devredebilir.
Bu durumda ticaret sicili kayıtları, pay devir belgeleri, şirket finansal kayıtları ve banka hareketleri araştırılabilir.
Ancak şirketin malvarlığı ile eşin şirketteki payı birbirinden ayrılmalıdır.
Şirkete ait bina veya araç doğrudan eşin şahsi malı değildir. Tasfiyede esasen eşin ortaklık payının ekonomik değeri gündeme gelir.
Tapu İptal Edilir mi?
Her TMK m.229 iddiasının sonucu tapu iptali değildir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde diğer eşin temel hakkı kural olarak malın yarısının tapusunu almak değil, tasfiye sonucunda hesaplanan katılma alacağını talep etmektir.
Bu nedenle eş taşınmazı üçüncü kişiye devretmişse TMK m.229 kapsamında çoğu durumda malın değeri tasfiyede mevcutmuş gibi hesaba dahil edilir.
Doğrudan tapu iptali ve tescil için farklı hukuki sebeplerin ve şartların bulunması gerekebilir.
Devredilen Malın Değeri Nasıl Hesaplanır?
Tasfiyede eklenecek değerlerin hesaplanması TMK m.235 ve mal rejiminin diğer hükümleri çerçevesinde yapılır.
Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurur.
Malın;
- edinilme biçimi,
- edinilmiş veya kişisel mal niteliği,
- devir tarihi,
- değerleme tarihi,
- ilgili borçları
birlikte dikkate alınır.
Yargıtay da eklenecek değerlerin tasfiyede mevcutmuş gibi hesaba katılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açılabilir mi?
Belirli şartlarla evet.
TMK m.241’e göre tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa alacaklı eş, hesaba katılması gereken belirli karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişiden eksik kalan miktarı talep edebilir.
Ancak üçüncü kişinin sorumluluğu otomatik ve sınırsız değildir.
Öncelikle katılma alacağının ve borçlu eşin bunu karşılayıp karşılayamayacağının belirlenmesi gerekir.
Üçüncü Kişiye Dava Açma Süresi
TMK m.241 bakımından süre önemlidir.
Hakları zedelenen eş veya mirasçıları, haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her durumda mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde üçüncü kişiye karşı talepte bulunmalıdır.
Mallar Satılmadan Önce Tedbir Konulabilir mi?
Şartları varsa ihtiyati tedbir istenebilir.
HMK m.389’a göre mevcut durumda meydana gelecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkansız hale gelmesi ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması ihtimali varsa mahkeme tedbir kararı verebilir.
Örneğin belirli taşınmazın çok kısa süre içerisinde devredileceğine ilişkin somut risk bulunuyorsa devir işlemlerinin önlenmesine yönelik tedbir talep edilebilir.
Ancak boşanma davası açılması eşin bütün mallarının otomatik olarak dondurulacağı anlamına gelmez.
Tedbir için somut hukuki gerekçe gösterilmelidir.
Boşanma Davasından Önce Tedbir İstenebilir mi?
Şartlarına göre evet.
HMK m.390 uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce de görevli ve yetkili mahkemeden talep edilebilir.
Ancak dava açılmadan önce tedbir alınmışsa esas davanın kanunda belirtilen süre içerisinde açılması gerekir.
Bu nedenle ciddi mal kaçırma riski bulunan durumlarda zamanlama önemlidir.
Eşin Banka ve Tapu Kayıtları Nasıl Araştırılır?
Eşin özel hesabına hukuka aykırı şekilde erişmek yerine mahkeme aracılığıyla kayıtların getirtilmesi istenebilir.
Mal rejimi davasında gerekli görülürse;
- banka kayıtları,
- tapu kayıtları,
- araç kayıtları,
- ticaret sicili kayıtları,
- ilgili kurum belgeleri
mahkeme tarafından getirtilerek incelenebilir.
Bu yöntem hem daha güvenli hem de hukuka uygun delil elde edilmesi açısından önemlidir.
Kişisel Mal İddiası Mal Kaçırmadan Farklıdır
Her mal edinilmiş mal değildir.
TMK’ya göre;
- evlilik öncesi mallar,
- miras yoluyla gelen mallar,
- karşılıksız kazanımlar,
- bazı kişisel kullanım malları
şartlarına göre kişisel mal sayılabilir.
TMK m.222 uyarınca belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kişi iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Bir eşin malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Bu nedenle eşin “bu evi annemin parasıyla aldım” veya “para bana bağışlandı” şeklindeki iddiaları banka kayıtları ve diğer belgeler üzerinden ayrıca incelenebilir.
Mal Kaçırma Her Zaman Ceza Suçu mudur?
Hayır.
Boşanma sırasında katılma alacağını azaltmaya yönelik mal devirleri esas olarak aile hukuku ve mal rejiminin tasfiyesi kapsamında değerlendirilir.
Tek başına “mal kaçırma” ifadesi belirli bir ceza suçunun oluştuğu anlamına gelmez.
Ancak işlem sırasında ayrıca;
- sahte belge,
- sahte imza,
- dolandırıcılık,
- başka hukuka aykırı fiiller
gerçekleştirilmişse olayın ceza hukuku boyutu ayrıca değerlendirilebilir.
Mal Paylaşımında Ne Talep Edilir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşin hakkı esas olarak parasal alacak niteliğindedir.
TMK m.236’ya göre kural olarak her eş diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olur.
Tasfiye hesabında;
- edinilmiş mallar,
- kişisel mallar,
- borçlar,
- değer artış payları,
- denkleştirmeler,
- TMK m.229 kapsamındaki eklenecek değerler
birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle yalnız bir ev veya banka hesabı üzerinden toplam mal paylaşımı sonucu belirlenemez.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanmadan önce evi başkasına devretmek mal kaçırma mı?
Her zaman değil. İşlemin karşılıksız olması veya diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılması önemlidir.
Eş evi kardeşine satarsa ne olur?
Gerçek satış bedelinin ödenip ödenmediği, devir zamanı, piyasa değeri ve işlemin amacı araştırılır.
Mal kaçırma nasıl ispatlanır?
Tapu kayıtları, banka hesap hareketleri, araç kayıtları, ticaret sicili, bilirkişi raporları, hukuka uygun mesaj kayıtları ve tanık anlatımları kullanılabilir.
Boşanmadan bir yıldan daha önce yapılan devir araştırılır mı?
Evet. TMK m.229/2 kapsamındaki katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerde yalnız son bir yıl şartı bulunmamaktadır.
Evi düşük fiyata satmak mal kaçırma mıdır?
Tek başına yeterli değildir ancak gerçek piyasa değerinden olağan dışı düşük bedel önemli bir emare olabilir.
Tapu geri alınır mı?
Her durumda değil. TMK m.229 bakımından temel sonuç çoğu zaman malın değerinin tasfiye hesabına eklenmesidir.
Eş banka parasını ailesine gönderirse ne olur?
Transferin gerçek nedeni araştırılır. Gerçek borç ödemesi ile katılma alacağını azaltmak için yapılan karşılıksız transfer birbirinden ayrılır.
WhatsApp mesajı delil olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmişse evet. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller kullanılamaz.
Mallara tedbir konulabilir mi?
HMK m.389 şartları varsa belirli mallar hakkında ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Boşanma davası açılınca mallar otomatik dondurulur mu?
Hayır.
Üçüncü kişiye dava açılabilir mi?
TMK m.241 şartları oluşmuşsa belirli durumlarda üçüncü kişiye karşı eksik kalan alacak için talepte bulunulabilir.
Mal kaçırma suç mudur?
Tek başına bu isimde özel bir ceza suçu yoktur. Ancak işlem sırasında başka suçlar işlenmişse ayrıca ceza sorumluluğu doğabilir.
Mal Kaçırmanın İspatında Tek Bir Delil Yerine İşlemlerin Bütünü Önemlidir
Boşanmada mal kaçırma iddiasında taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması tek başına yeterli değildir.
Mahkeme;
- devir zamanını,
- satış bedelini,
- tarafların yakınlığını,
- banka hareketlerini,
- malın kim tarafından kullanılmaya devam edildiğini,
- ekonomik gerekçeyi
birlikte değerlendirebilir.
TMK m.229 özellikle son bir yıldaki belirli karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirlerin tasfiyede hesaba eklenmesini sağlamaktadır.
Bu nedenle malın artık tapuda diğer eş adına görünmemesi hakkın tamamen kaybedildiği anlamına gelmez.
Öte yandan mal kaçırma şüphesi eşin telefonuna veya banka hesaplarına hukuka aykırı erişim hakkı vermez. Delillerin mümkün olduğunca mahkeme aracılığıyla ve hukuka uygun biçimde toplanması gerekir.
Mal henüz devredilmemişse ve somut devir riski bulunuyorsa ihtiyati tedbir imkanının zamanında değerlendirilmesi de önemlidir.
Boşanma, mal paylaşımı, katılma alacağı ve mal kaçırma iddialarında dosyaya özgü değerlendirme için MDM Hukuk iletişim sayfası üzerinden iletişime geçilebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Kaynaklar
1. 22.01.2026 tarihli, 2025/435 E., 2026/795 K. – Mal rejiminin tasfiyesi ve eklenecek değerler
4. 23.06.2026 tarihli karar – Araç devrinde katılma alacağını azaltma kastının ispatlanamaması



