Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Son güncelleme: Okuma süresi: 10 dakika

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasındaki ortak hayatın devamının kendilerinden beklenemeyecek ölçüde bozulması hâlinde gündeme gelen genel boşanma sebebidir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen bu sebep, uygulamada çekişmeli boşanma davalarının önemli bir bölümünün hukuki temelini oluşturur.

2026 yılı itibarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılması değerlendirilirken yalnızca eşlerin anlaşamaması veya tartışması yeterli kabul edilmez. Davaya konu davranışların evlilik ilişkisini ciddi biçimde etkilemesi, ortak hayatın sürdürülmesini beklenemez hâle getirmesi ve ileri sürülen vakıaların hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir.

Türk Medeni Kanunu m.166/1 uyarınca evlilik birliği ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Maddenin ikinci fıkrası ise davacının daha ağır kusurlu olması hâlinde davalının belirli şartlarla itiraz hakkını düzenler. Yargıtay uygulamasında da evlilik birliğinin sarsılması ile ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi somut olayın özellikleri üzerinden değerlendirilmektedir. Mevzuat

KonuTemel Kural
Hukuki dayanakTMK m.166
Dava türüÇekişmeli boşanma
Ana ölçütOrtak hayatın devamının beklenememesi
KusurBoşanma ve ferî taleplerde önemlidir
İspatHukuka uygun deliller gerekir
Görevli mahkemeAile Mahkemesi

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, eşler arasındaki uyuşmazlığın geçici veya günlük bir anlaşmazlığın ötesine geçerek evlilik ilişkisinin devamını ciddi biçimde etkilemesini ifade eder.

Kanun hangi davranışların tek tek bu kapsama gireceğini sınırlı şekilde saymamıştır. Bunun yerine hâkime somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapma imkânı tanınmıştır.

Ortak Hayatın Çekilmez Hâle Gelmesi

Her evlilikte tartışma veya görüş ayrılığı yaşanabilir. Bunların tamamı boşanma sebebi değildir. Uyuşmazlığın yoğunluğu, tekrarlanması, tarafların birbirlerine davranışları ve evlilik ilişkisinin geldiği aşama birlikte değerlendirilir.

Örneğin sürekli hakaret, aşağılayıcı davranış, fiziksel şiddet, tehdit, güveni ağır biçimde sarsan davranışlar veya eşin aile yaşamından sistematik şekilde dışlanması somut olayın koşullarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösterebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da değerlendirmede eşlerin sosyal, kültürel ve ekonomik durumları ile birbirleri ve çocuklarıyla ilişkilerinin dikkate alınabileceğini belirtmektedir. Son Karar

Her Anlaşmazlık Boşanma Sebebi midir?

Hayır. Tek seferlik ve evlilik ilişkisinin devamını esaslı biçimde etkilemeyen bir tartışma her durumda boşanma sebebi oluşturmaz.

Mahkeme olayların bütünü üzerinden değerlendirme yapar. Bir davranış tek başına sınırlı etki yaratırken aynı davranışın uzun süre tekrar edilmesi veya başka kusurlu davranışlarla birleşmesi farklı bir hukuki sonuca yol açabilir.

DurumGenel Değerlendirme
Basit görüş ayrılığıTek başına yeterli olmayabilir
Sürekli hakaretKusur oluşturabilir
Fiziksel şiddetAğır kusur değerlendirmesine yol açabilir
Sistematik ekonomik baskıKusur kabul edilebilir
Güven sarsıcı davranışBoşanma sebebi olabilir
Uzun süreli ilgisizlikSomut olayla birlikte değerlendirilir

Bu nedenle dava yalnızca “anlaşamıyoruz” iddiası üzerine değil, evlilik birliğini sarsan somut vakıalar üzerine kurulmalıdır.

Evlilik Birliğini Sarsan Davranışlar

Evlilik birliğini temelinden sarsabilecek davranışların kesin ve kapalı bir listesi bulunmaz. Eşlerin davranışları olayın gerçekleşme biçimi ve evlilik üzerindeki etkisine göre değerlendirilir.

Bir olayın boşanma bakımından kusur oluşturması, aynı davranışın her dosyada aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez.

Hakaret Şiddet ve Güven Sorunları

Eşe fiziksel şiddet uygulanması, tehdit edilmesi, sürekli aşağılanması veya hakarete uğraması evlilik ilişkisinin devamını ciddi biçimde etkileyebilir.

Benzer şekilde eşler arasındaki güven ilişkisini bozan davranışlar da TMK m.166 kapsamında değerlendirilebilir. Sadakat yükümlülüğü yalnızca belirli bir davranış biçimi üzerinden değil, evlilik birliğinden doğan karşılıklı bağlılık yükümlülüğü içinde değerlendirilir.

2025 tarihli bir Hukuk Genel Kurulu kararında fiziksel şiddet uygulayan eş ağır kusurlu kabul edilirken diğer eşin somut olayda tepki sınırını aşan hakaretleri de kusur değerlendirmesine alınmıştır. Bu yaklaşım, kusur tespitinde olayların tek tek değil birbirleriyle bağlantılı değerlendirilmesinin önemini gösterir. Boşanma Avukatı İstanbul

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali

Evlilik ilişkisi, eşlerden birinin diğerinin bütün özel alanını ortadan kaldırmaz. Telefonların izinsiz incelenmesi, özel yazışmaların ele geçirilmesi veya kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde kullanılması hem aile hukuku hem de kişilik hakları bakımından farklı sorunlar doğurabilir.

Bu tür uyuşmazlıklarda bir davranışın boşanma sebebi oluşturması ile elde edilen materyalin mahkemede hukuka uygun delil sayılması ayrı konulardır. Ayrıntılı değerlendirme için evlilik birliği içinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlıklı içeriğimiz incelenebilir.

Ekonomik Yükümlülüklerin İhlali

Evlilik yalnızca duygusal değil, ekonomik bir birliktelik de meydana getirir. TMK m.186 uyarınca eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emekleri ve malvarlıklarıyla katılırlar.

Eşin aile giderlerine hiçbir haklı sebep olmadan katılmaması, diğer eş üzerinde ekonomik baskı kurması veya ekonomik kaynakları kontrol aracı olarak kullanması somut olayın özelliklerine göre kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Eşlerin ekonomik sorumluluklarının kapsamı için evlilik birliğinde eşlerin mali hak ve yükümlülükleri hakkındaki açıklamalarımıza bakılabilir.

DavranışHukuki Önemi
Fiziksel şiddetAğır kusur oluşturabilir
Hakaret ve aşağılamaKusur sayılabilir
TehditOrtak yaşamı çekilmez hâle getirebilir
Ekonomik baskıKusur değerlendirmesine alınabilir
Özel hayatın ihlaliBoşanma ve başka hukuki sonuçlar doğurabilir
Sadakat yükümlülüğünün ihlaliKusur değerlendirmesinde önemlidir

Davada esas olan, iddiaların somutlaştırılması ve hukuka uygun delillerle desteklenmesidir.

Boşanma Davasında Kusur ve İspat

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması davalarında en önemli uyuşmazlıklardan biri tarafların kusur durumudur.

Boşanma kararı ile nafaka ve tazminat gibi boşanmanın mali sonuçları bakımından kusurun etkisi aynı değildir. Bu nedenle davada kimin hangi davranışı gerçekleştirdiğinin açık biçimde ortaya konulması gerekir.

Daha Ağır Kusurlu Eş Dava Açabilir mi?

TMK m.166/2 gereğince davacının kusuru daha ağırsa davalının boşanma davasına itiraz hakkı vardır.

Ancak kanun bu itiraza da sınır getirmiştir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunuyorsa ve evliliğin devamında davalı eş veya çocuklar açısından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme boşanmaya karar verebilir.

Dolayısıyla “kusurlu eş kesinlikle boşanma davası açamaz” şeklinde genel bir kural bulunmaz.

Kusur Nasıl İspatlanır?

Her taraf dayandığı vakıaları usul kuralları çerçevesinde ispatlamalıdır. Boşanma davalarında kullanılabilecek deliller olayın niteliğine göre değişebilir.

Tanık anlatımları, mesajlar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik kayıtlar, sağlık belgeleri, kolluk tutanakları, banka kayıtları ve başka dava veya soruşturma dosyaları somut olayda önem taşıyabilir.

UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı üzerinden erişilebilen Yargıtay kararlarında da soyut iddialardan ziyade somutlaştırılmış ve ispatlanmış vakıaların kusur belirlemesindeki önemi görülmektedir.

Fiili Ayrılık Tek Başına Yeterli midir?

Fiili ayrılık her durumda otomatik boşanma sonucu doğurmaz. Özellikle TMK m.166/1’e dayanan davada yalnızca “uzun süredir ayrı yaşıyoruz” şeklindeki açıklama yerine ayrılığın nedenleri ve evlilik yükümlülüklerinin nasıl ihlal edildiğinin ortaya konulması önemlidir.

Yakın tarihli Yargıtay uygulaması da bu konuda somut olay ayrımını göstermektedir. Bir kararda yaklaşık dokuz yıldır ayrı yaşayan ve evlilik yükümlülüklerini yıllardır yerine getirmeyen eşler bakımından evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilirken, başka bir kararda ortak konutu terk etmenin tek başına yeterli olmadığı belirtilmiştir. Mevzuat

DelilKullanım Alanı
TanıkHakaret, şiddet, ilgisizlik gibi olaylar
Mesaj ve yazışmalarİletişim ve davranışların ispatı
Sağlık raporuFiziksel şiddet iddiası
Banka kayıtlarıEkonomik uyuşmazlıklar
Kolluk tutanağıŞiddet veya tehdit olayları
Önceki dava dosyalarıGeçmiş uyuşmazlıkların değerlendirilmesi

Delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Boşanmanın Hukuki Sonuçları

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilmesi yalnızca evlilik statüsünü sona erdirmez. Nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve mal rejiminin tasfiyesi gibi farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu taleplerin her birinin kendi şartları vardır.

Maddi ve Manevi Tazminat

TMK m.174 kapsamında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf belirli şartlarla maddi tazminat talep edebilir.

Boşanmaya yol açan olayların kişilik hakkına saldırı niteliğinde olması hâlinde manevi tazminat da gündeme gelebilir.

Bu nedenle mahkemenin kusur belirlemesi yalnızca boşanma kararı açısından değil, tazminat taleplerinin sonucu bakımından da önemlidir.

Nafaka

Dava devam ederken koşulları varsa tedbir nafakasına hükmedilebilir. Boşanmadan sonra ise yoksulluk nafakası ve ortak çocuk bakımından iştirak nafakası gündeme gelebilir.

Yoksulluk nafakasının şartları ile çocuk için belirlenen iştirak nafakasının şartları birbirinden farklıdır. Mahkeme tarafların mali ve sosyal durumlarını dosya kapsamındaki delillere göre değerlendirir.

Çocuğun Velayeti

Ortak çocuk bulunması durumunda velayet bakımından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Mahkeme anne veya babanın yalnızca boşanmada kusurlu olup olmadığına bakarak velayet konusunda karar vermez. Çocuğun yaşı, eğitimi, mevcut yaşam düzeni, ebeveynlerle ilişkisi ve bakım koşulları birlikte değerlendirilir.

Hukuki TalepTemel Değerlendirme
BoşanmaTMK m.166 şartları
Maddi tazminatKusur ve menfaat kaybı
Manevi tazminatKişilik hakkına saldırı
Yoksulluk nafakasıYoksulluğa düşme ve kusur
İştirak nafakasıÇocuğun ihtiyaçları
VelayetÇocuğun üstün yararı

Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken yalnızca boşanma talebinin değil, boşanmaya bağlı bütün taleplerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik Birliğinin Sarsılmasında 2026 Durumu

2026 yılı itibarıyla TMK m.166, evlilik birliğinin temelinden sarsılması konusunda temel hüküm olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte maddenin dördüncü fıkrasında 2024 yılında önemli bir değişiklik yapılmıştır.

Bu değişiklik özellikle daha önce boşanma davası reddedilmiş eşler açısından önemlidir.

Reddedilen Davadan Sonra Bir Yıllık Süre

TMK m.166/4’ün güncel hâline göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddedilmesine karar verilmiş ve kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmişse, bu süre içinde ortak hayat yeniden kurulamamış olması durumunda evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır.

Önceki düzenlemede bu süre üç yıldı. 7532 sayılı Kanun ile süre bir yıla düşürülmüştür. Bu nedenle 2026 yılında internette yer alan eski “üç yıl bekleme” bilgileri güncel değildir. Türkoğlu Avukatlık Ofisi

Yargıtay’ın 2026 Yaklaşımı

2026 tarihli güncel içtihatlarda özellikle uzun süreli fiili ayrılığın nasıl değerlendirileceği konusunda somut olayın koşullarının önemi devam etmektedir.

Yargıtay bir dosyada tarafların yaklaşık dokuz yıldır ayrı yaşaması, ortak yaşamın kurulması yönünde yeterli çaba göstermemeleri ve evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yıllardır yerine getirmemeleri nedeniyle TMK m.166/1 şartlarının gerçekleştiği sonucuna varmıştır. Mevzuat

Buna karşılık başka kararlarda salt ortak konutu terk etmiş olmanın tek başına boşanma için yeterli olmadığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle her davada ayrılığın nedeni, tarafların davranışları ve ortak hayatın neden devam ettirilemediği ayrıca incelenmelidir. Mevzuat

Düzenleme2026 Durumu
TMK 166/1Genel boşanma sebebi uygulanmaya devam ediyor
Kusur incelemesiSomut davranışlara göre yapılıyor
Salt fiili ayrılıkHer durumda tek başına yeterli değil
Önceki dava reddedilmişseTMK 166/4 ayrıca değerlendirilebilir
TMK 166/4 süresi1 yıl
DelillerHukuka uygun ve somut olmalı

Güncel uygulamada tek bir olguya değil, evlilik ilişkisinin tamamına bakılması önemini korumaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Ne Demektir?

Eşler arasındaki ilişkinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede bozulmasıdır. TMK m.166/1 kapsamında genel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut olayın özelliklerine göre hâkim evlilik ilişkisinin devamının beklenip beklenemeyeceğini değerlendirir.

Evlilik Birliğinin Sarsılması Nasıl İspatlanır?

İspat yöntemi ileri sürülen olaya göre değişir. Tanık, mesaj, sağlık kaydı, banka hareketleri veya resmi tutanaklar kullanılabilir. Ancak delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi gerekir.

Hakaret Boşanma Sebebi midir?

Eşe yönelik hakaret ve aşağılayıcı davranışlar somut olayın niteliğine göre kusur oluşturabilir ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olabilir. Mahkeme sözlerin niteliğini, olayların tekrarını ve eşler arasındaki ilişkinin tamamını değerlendirir.

Ekonomik Şiddet Boşanma Sebebi Olabilir mi?

Eş üzerinde sistematik ekonomik baskı kurulması veya aile giderlerine haklı neden olmadan katılmamak gibi davranışlar kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Her dosyada ekonomik koşullar ve eşlerin mali güçleri ayrıca incelenir.

Ayrı Yaşamak Boşanma İçin Yeterli midir?

Her durumda yeterli değildir. Fiili ayrılığın nedenleri ve tarafların evlilik yükümlülüklerini nasıl yerine getirdiği değerlendirilir. Daha önce reddedilmiş bir boşanma davası varsa TMK m.166/4’teki özel şartlar ayrıca gündeme gelebilir.

Daha Kusurlu Eş Boşanabilir mi?

Daha ağır kusurlu eşin dava açması mümkündür. Ancak TMK m.166/2 uyarınca diğer eşin itiraz hakkı bulunabilir. İtirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı da ayrıca değerlendirilir.

Tanık Olmadan Boşanma Davası Açılır mı?

Evet. Her boşanma davasında tanık bulunması zorunlu değildir. Somut olay farklı delillerle ispatlanabilir. Bununla birlikte yalnızca iddiada bulunmak yeterli değildir; ileri sürülen vakıaların ispatlanması gerekir.

Telefon Mesajları Delil Olabilir mi?

Mesajların delil değeri elde edilme biçimine göre değişebilir. Hukuka aykırı şekilde ele geçirilen özel yazışmalar farklı hukuki sorunlar doğurabilir. Bu nedenle dijital delillerin somut olay özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Evlilik Birliğinin Sarsılması Davası Ne Kadar Sürer?

Her dava için sabit süre yoktur. Tebligatlar, deliller, tanık sayısı, bilirkişi veya sosyal inceleme gereksinimi, karşı dava ve kanun yolu başvuruları toplam yargılama süresini etkileyebilir.

Dava Nerede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Dava Öncesi Doğru Değerlendirme

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, çok geniş bir olay grubunu kapsayabilen genel boşanma sebebidir. Ancak bu genişlik, her evlilik uyuşmazlığının otomatik olarak boşanma sebebi olduğu anlamına gelmez.

Davada hangi olayların ileri sürüleceği, bu olayların hangi delillerle ispatlanabileceği ve kusurun taraflar arasında nasıl dağıldığı önemlidir. Özellikle nafaka ve maddi veya manevi tazminat talepleri bulunuyorsa kusur tespiti davanın ekonomik sonuçlarını doğrudan etkileyebilir.

Özel hayatın gizliliği, ekonomik yükümlülükler, eşlerin birbirine karşı davranışları ve ortak yaşamın fiilen devam edip etmediği birlikte değerlendirilmelidir. Daha önce reddedilmiş bir boşanma davasının bulunması durumunda ise 2026 yılında geçerli olan TMK m.166/4 düzenlemesindeki bir yıllık süre ayrıca dikkate alınmalıdır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının şartları, ileri sürülebilecek talepler veya somut uyuşmazlığın hukuki değerlendirmesi konusunda MDM Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu

UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı

Adalet Bakanlığı Adalet Dergisi Aile Hukuku Çalışması

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Süreciniz ve haklarınızla ilgili sorularınız için uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Bize Ulaşın
Hemen Ara
WhatsApp