Kadına Verilen Nafaka Ne Zaman Kesilir?

Son güncelleme: Okuma süresi: 10 dakika

Kadına verilen nafaka ne zaman kesilir? Bu soru, boşanma sonrası ödenen nafakanın hangi durumlarda sona erdiğini merak edenler tarafından sıkça sorulmaktadır. Kadına ödenen yoksulluk nafakası, belirli şartların gerçekleşmesi durumunda kesilir. Türk Medeni Kanunu’na göre, kadının yeniden evlenmesi, maddi durumunun düzelmesi, haysiyetsiz yaşam sürmesi gibi durumlar, nafakanın kesilmesine yol açar. Nafaka ödeyenin ekonomik durumunun bozulması da nafakanın yeniden gözden geçirilmesine neden olabilir.

Kadına verilen nafaka, belirli koşulların gerçekleşmesi durumunda kesilebilir. Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma sonrası kadına ödenen yoksulluk nafakası ya da tedbir nafakası gibi nafaka türlerinin kesilmesi çeşitli nedenlere bağlıdır. İşte nafakanın kesilmesine yol açan başlıca durumlar:

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda nafaka, bakım nafakası ve yardım nafakası olmak üzere iki farklı temel türde düzenlenmiştir. Bakım nafakası ise kendi içinde iştirak, tedbir ve yoksulluk nafakası olmak üzere alt başlıklara ayrılmıştır.

1. Kadının Yeniden Evlenmesi

Kadına ödenen yoksulluk nafakası, kadının yeniden evlenmesi durumunda otomatik olarak sona erer. Evlenme, kadının nafaka alma ihtiyacının ortadan kalktığı kabul edildiği için, nafaka ödemeleri durur. Bu durumda, yeniden evlenmeyi bildiren belgelerle nafaka ödemesi kesilir.

2. Kadının Maddi Durumunun Düzelmesi

Kadının ekonomik durumunda iyileşme olması, nafakanın kesilmesine yol açabilir. Örneğin, kadın sabit bir gelir elde etmeye başlar, mal varlığı artar veya yaşam standardı önemli ölçüde düzelirse, nafaka ödeyen taraf mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme, bu talepler doğrultusunda kadının mali durumunu değerlendirir ve gerekirse nafakayı kesebilir.

3. Nafaka Alan Kadının Haysiyetsiz Yaşam Sürmesi

Türk Medeni Kanunu’nda yer alan bir diğer nafaka kesilme sebebi, nafaka alan kadının haysiyetsiz bir yaşam sürmesi durumudur. Nafaka ödeyen taraf, kadının toplumun genel ahlak anlayışına aykırı bir yaşam sürdüğünü kanıtlarsa, mahkemeye başvurarak nafakanın kesilmesini talep edebilir. Ancak bu durumu kanıtlamak için hukuki deliller sunulmalıdır.

4. Nafaka Ödeyenin Maddi Güç Kaybetmesi

Nafaka ödeyen tarafın maddi durumunda önemli bir değişiklik olması da nafakanın kesilmesine neden olabilir. Örneğin, nafaka ödeyen kişinin işini kaybetmesi, gelirinin ciddi oranda azalması veya iflas etmesi gibi durumlarda, mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme, tarafların mali durumunu inceleyerek nafaka miktarını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

5. Nafaka Alan Kadının Ölümü

Nafaka, kişisel bir hak olduğundan nafaka alan kadının ölümü durumunda sona erer. Kadının vefatıyla birlikte nafaka ödemesi otomatik olarak durur. Nafaka, kadının mirasçılarına geçmez.

Bakım Nafakası Nedir? Kimler Alabilir ve Şartları Nelerdir?

Bakım nafakası, eşler arasında ve anne-babaların çocuklarına karşı olan bakım yükümlülüğüne dayanan bir nafaka türüdür. Bu nafaka, boşanma veya ayrılık durumunda maddi olarak zor duruma düşen taraf ya da çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için ödenir.

Bakım nafakasını, boşanma veya ayrı yaşama durumunda maddi desteğe ihtiyaç duyan eş ve çocuklar alabilir. Çocuklar için genellikle velayet hakkı kendisine verilmeyen ebeveyn bu nafakayı öder.

Nafakanın belirlenmesi, talep eden kişinin ekonomik durumu, diğer tarafın ödeme gücü ve çocuğun temel ihtiyaçlarına göre yapılır. Mahkeme, bu şartları değerlendirerek nafakanın miktarını belirler.

Bakım nafakasının amacı, çocukların eğitim, sağlık ve yaşam giderlerini karşılamak ve boşanma sonrası maddi zorluk yaşayan eşin temel ihtiyaçlarını sağlamaktır. Nafaka, mahkeme kararıyla düzenlenir ve şartlar değiştiğinde yeniden gözden geçirilebilir.

Tedbir Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası, bakım nafakasının bir türüdür. Bu nafaka evlilik birliği devam ederken talep edilebileceği gibi evliliğin boşanma ya da ayrılık davasıyla sona ermesi durumunda veya butlan sebebiyle geçersiz olması için açılan davalarda da istenebilmektedir.

Evlilik birliğinin ayrılık ya da boşanma davasıyla sona erdirilmesi için yapılan yargılama sürecinde eşler arasındaki maddi sorunların artma ihtimali yüksektir. Bu durumda eşlerin ve müşterek çocukların maddi yönden zarar görmelerinin engellenmesi için tedbir nafakası öngörülmüştür.

Davanın açılmasından kararın kesinleşmesine kadar geçen süreyle sınırlı olarak, ödeme durumu bulunan eşin ihtiyaç sahibi olan diğer eşe tedbir nafakası ödemesi yükümlülüğü getirilmiştir. Boşanma ve ayrılık davalarında çocuğun velayeti kendisine bırakılan eşin diğer eşten çocuk için tedbir nafakası talep etme hakkı bulunmaktadır.

Talep olmaması durumunda hâkim kendiliğinden de çocuk lehine tedbir nafakasına hükmedebilmektedir. Eşlerin boşanma ve ayrılık davalarından bağımsız olarak açtıkları iştirak nafakası davasında da dava süresince tedbir nafakası takdir edilebilir. Tedbir nafakası kural olarak dava kesinleştiği tarihte sona erer.

Tedbir Nafakasının Miktarı Ne Kadardır?

 Hâkim, tedbir nafakasının miktarını belirlerken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını araştırır ve somut olaya göre belirler. Sosyal ve ekonomik durum tespitinde eşlerin barınma, yeme, giyinme, eğitim, sağlık gibi zorunlu ihtiyaçları gözetilir.

Bu belirleme yapıldıktan sonra hâkim, günün şartlarını da dikkate alarak hakkaniyet ilkesine göre tedbir nafakası miktarını takdir etmektedir. Hâkim tedbir nafakasının miktarını belirlerken hem nafaka yükümlüsünün hem de nafaka alacaklısının ekonomik gücünü dikkate almaktadır.

Eşlerden birinin hiç geliri yokken diğerinin asgarî geçim düzeyi civarında geliri mevcutsa hâkimin az da olsa tedbir nafakasına hükmetmesi mümkündür. Bu belirleme yapılırken iki tarafın da ekonomik olarak zor durumda kalmamasına dikkat edilmelidir.

İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık durumunda, velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya babanın çocuğun bakım, eğitim ve temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Türk Medeni Kanunu’na göre, velayet hakkı kime verilirse verilsin, çocuğun bakımına her iki ebeveyn de katkı sağlamak zorundadır. Bu katkı, velayet hakkı kendisine verilmeyen tarafın iştirak nafakası ödemesi şeklinde olur.

Hakim, boşanma veya ayrılık davası sırasında çocuğun velayetini bir tarafa verirken, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kuracağı zamanları ve çocuğun maddi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını da karara bağlar. Bu bağlamda, iştirak nafakası ödemekle yükümlü olan taraf, çocuğun eğitim, sağlık, gıda, barınma gibi temel masraflarına katkıda bulunur. Bu nafaka, çocuğun reşit olmasına kadar devam eder, ancak eğitim hayatı devam ediyorsa 18 yaş sonrasında da ödenmeye devam edebilir.

İştirak Nafakası Şartları ve Kapsamı

  1. Velayet Hakkının Verilmemesi: Çocuğun velayeti kendisine verilmemiş olan taraf, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla iştirak nafakası öder. Boşanma veya ayrılık velayet hakkı verilmeyen tarafın bakım sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
  2. Çocuğun Temel İhtiyaçlarına Katkı: İştirak nafakası, çocuğun yaşam standardını korumak ve ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmak zorundadır. Bu nafaka, çocuğun eğitim giderlerinden sağlık masraflarına kadar birçok alanda kullanılabilir.
  3. Hakim Kararı ile Belirlenir: İştirak nafakasının miktarı, tarafların maddi durumları, çocuğun ihtiyaçları ve yaşam koşulları dikkate alınarak hakim tarafından belirlenir. Nafaka miktarı, zamanla değişen koşullara göre artırılabilir veya azaltılabilir.
  4. 18 Yaşına Kadar Devam Eder: İştirak nafakası, çocuğun reşit olduğu 18 yaşına kadar devam eder. Ancak çocuğun eğitim hayatı 18 yaş sonrasında devam ediyorsa, bu nafaka belirli şartlar altında daha uzun süre ödenmeye devam edebilir.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası ekonomik olarak zor duruma düşecek olan eşe, diğer eş tarafından ödenen maddi destektir. Boşanma, her iki eşin sosyal ve ekonomik durumunda ciddi değişiklikler yaratabilir. Yoksulluk nafakasının amacı, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu ihtiyaçlar arasında barınma, gıda ve geçim gibi zorunlu harcamalar yer alır.

Yargıtay kararlarına göre, yoksulluk nafakasının amacı, evlilik sürecindeki yaşam standardını tamamen korumak değil, yoksulluğa düşen eşin temel ihtiyaçlarını karşılamaktır. Boşanma sonrası yoksulluğa düşecek olan eş, diğer eşten yoksulluk nafakası talep edebilir.

Yoksulluk Nafakası Şartları Nelerdir

Yoksulluk nafakasının bağlanabilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir:

    1. Geçerli Bir Evlilik ve Boşanma Kararının Kesinleşmesi: Yoksulluk nafakası talep edebilmek için tarafların evlilik birliği içinde olması ve boşanmanın kesinleşmiş olması gerekir. Henüz kesinleşmeyen bir boşanma davasında yoksulluk nafakası talebi mümkün değildir.
    2. Yoksulluğa Düşme: Nafaka talep eden eşin boşanma sonucunda maddi anlamda zor duruma düşecek olması gerekir. Bu durum, tarafların ekonomik koşullarına göre mahkeme tarafından değerlendirilir. Nafaka talep eden eş, boşanma sonrası temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmelidir.
    3. Kusur Durumu: Yoksulluk nafakası talep eden eşin, nafaka yükümlüsü olan diğer eşe göre daha az kusurlu ya da kusursuz olması gerekir. Eğer nafaka talep eden eş boşanma sürecinde daha ağır kusurluysa, yoksulluk nafakası bağlanmaz.
    4. Nafaka Talebinin Mahkemeye Bildirilmesi: Nafaka talebi, mahkemeye yazılı ya da sözlü olarak bildirilmelidir. Bu talep, boşanma davası sırasında yapılabilir ya da boşanma kesinleştikten sonra açılan ayrı bir dava ile nafaka istenebilir.
    5. Nafaka Borçlusunun Mali Gücü: Nafaka ödeyecek tarafın, bu mali yükümlülüğü karşılayacak ekonomik güce sahip olması gerekir. Mahkeme, nafaka ödeyecek eşin mali durumunu göz önünde bulundurarak bir karar verir. Nafaka borçlusu tarafın ödeme gücü yoksa, nafaka miktarı düşük olabilir veya hiç bağlanmayabilir.

Asgari Ücret Alıyorum Nafaka Alabilir Miyim?

Evet, asgari ücret alıyor olmanız nafaka talep etmenize engel değildir. Türk Medeni Kanunu’na göre, nafaka talep eden kişinin asgari ücretli olması, onun nafaka alamayacağı anlamına gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) tarafından 2011 yılında verilen karara göre, nafaka isteyen eşin asgari ücretle çalışıyor olması, nafaka bağlanmasına engel teşkil etmez. Ancak, bu durum nafaka miktarını belirlerken dikkate alınabilir.

Nafaka, tarafların maddi durumları göz önüne alınarak belirlenir. Boşanma sonrası maddi olarak zorluk çeken ve yoksulluğa düşecek olan taraf, asgari ücretle çalışıyor olsa bile nafaka talebinde bulunabilir. Mahkeme, hem nafaka talep eden hem de nafaka ödemesi istenen eşin ekonomik durumunu değerlendirir ve buna göre nafaka miktarını belirler. Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir eşin maddi durumuna bağlı olarak, nafaka alma ihtimali yüksek olabilir.

Yoksulluk Nafakasınun Miktarı Nasıl Belirlenir?

Yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için gerekli şartların somut olayda bulunuyorsa nafakanın kabul kararıyla birlikte miktarına, ödeme biçimine ve süresine de hükümde yer verilmesi zorunludur. Hâkim, tarafların iddialarını dinler, delilleri değerlendirir, sosyal ve ekonomik durumlarına dair araştırma yapar.

Tüm inceleme ve değerlendirmeleri sonucunda hakkaniyete uygun miktar takdir eder. Hâkimin takdirinin yanı sıra tarafların aralarında yapacakları sözlü veya yazılı sözleşme ile belirlenmesi de mümkündür. Ancak bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için hakim onayına sunulması gerekir.

Hâkim onaylamadan önce, sözleşme ile yapılan miktar belirlemesinin kötü niyetli olup olmadığını değerlendirir. Yapılan anlaşmayı hâkim uygun bulursa hükümde yer verir ve tarafları açısından bağlayıcı hale gelir.

Ancak koşulların beklenmedik şekilde değiştiğini ispat eden taraf daha sonra hâkimin anlaşmaya müdahale etmesini talep edebilir.

Yoksulluk Nafakası Süresi

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesi uyarınca, yoksulluk nafakası süresiz olarak talep edilebilir. Kanunda yer alan “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir” hükmü, yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlı olmadığını belirtir. Ancak bu nafakanın süresi, belirli şartların devam etmesine bağlıdır.

Nafaka, mahkeme tarafından bağlandıktan sonra şartlar değişmediği sürece devam eder. Yani, nafaka alan kişinin maddi durumu düzelmediği, yeniden evlenmediği veya nafaka ödeyen kişinin mali durumu bozulmadığı sürece nafaka ödemesi devam eder. Fakat yoksulluk nafakasının kesilebileceği durumlar vardır. Bu durumlar arasında nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, maddi olarak rahatlaması ya da vefat etmesi gibi haller yer alır.

Nafaka ödeyen tarafın, nafaka yükümlülüğünü yeniden gözden geçirilmesi için mahkemeye başvurması mümkündür. Eğer nafaka ödeyen tarafın maddi durumu ciddi oranda değişirse ya da nafaka alan tarafın maddi durumu iyileşirse, mahkeme nafaka miktarını azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.

Emsal Yargı Kararları

Yargıtay 2. HD., E. 2015/2821 K. 2015/17192 T. 1.10.2015

‘’…Davalının bir başka erkekle yaşadığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Nafaka alacaklısının, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir;

(TMK.m.176/2). Nafakanın kaldırılması sebebi olan bir olayın boşanma davası sırasında gerçekleşmiş olması, yoksulluk nafakası tayinine engeldir.

O halde davalının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA…’’

Yargıtay 3. HD., E. 2012/15375 K. 2012/21121 T. 9.10.2012

“…Tanıkların beyanlarına göre taraflar …’ın başka bir kadınla ilişkisinden dolayı boşanmışlardır. Bu durumda bütün kusur …’dadır….’nın boşanma sonrasında başka bir şahısla yaşaması boşanmada kusurlu olduğunu göstermez.

Bu durum boşanmadan bağımsız müstakil bir davranış olarak kabul edilmelidir. Sonuç olarak davacının bir meslek ve gelirinin olmadığı, boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği, kusurunun daha ağır olmadığı ve TMK.nun 175.maddesindeki koşulların oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Gerekçesiyle” aylık 200 TL yoksulluk nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

TMK.nun 175.maddesine göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

”Aynı Yasanın 176/3.maddesine göre de; “İrat biçiminde ödenmesi sözleşme veya hakimin hükmüyle kararlaştırılan yoksulluk nafakası; Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde; kendiliğinden kalkar.

Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır”.

Yoksulluk nafakasının boşanma davasından sonra ayrı bir dava ile istenmesini engelleyen bir kanun hükmü yoktur.

Ancak, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Boşanma davasında mevcut olan davacıya nafaka bağlanması şartlarının; boşanma davasından sonra açılan nafaka davası tarihinde de mevcudiyetini koruması gerekmektedir.

Somut olayda; davacının, boşanmadan hemen sonra, tanıklarının nişanlısı olarak beyan ettikleri kişiyle, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı; dosya içerisindeki fotoğraflardan ve ceza davası dosyasından anlaşılmaktadır.

Mahkeme gerekçesinde; davacının, boşanma sonrasında başka bir şahısla yaşamasını; boşanmadan bağımsız müstakil bir davranış olarak kabul edilmiştir.

Oysa, bu husus, yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince, yoksulluk nafakasını ortadan kaldıran nedenler içerisinde sayılmış bulunmaktadır. Boşanmadan sonraki yaşantısıyla, yoksulluk nafakası isteme hakkını kaybetmiş olan davacının;

bu talebinin, yasaya aykırı olduğu kabul edilmeli ve davasının reddine karar verilmelidir.

Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA…’’

Hemen Ara
WhatsApp